İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1287 E. 2026/958 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1287
Karar No
2026/958
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1287 Esas KARAR NO : 2026/958

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 28.01.2025 tarihinde ... İlçesi, ... Mah., 1493 Sk., No:39 mevkiinde ... A.Ş. tarafından yürütülen çalışmalar esnasında idaremize ait içmesuyu şebeke hattına hasar verildiği tespit edildiğini, verilen hasar bedellerinin ödenmesi için, davalı şirketlere İhtarname çekilmesine rağmen hasar bedelleri ödenmediğini, davacı İdare alacağının tahsili için Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ile beraber Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna 18/11/2025 tarihinde 2025/... dosya numarası ile başvuruda bulunulduğunu, arabuluculuk bünyesinde yapılan görüşmeler anlaşamama ile 26/11/2025 tarihinde sonuçlandığını, yapılan görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlanması münasebetiyle sayın mahkemende iş bu davanın açılması gereği hasıl olduğunu, İdare zararının rızaen tahsili mümkün olmadığından, toplam 2.702,72- TL. idare alacağının hasar tespiti olan 28/01/2025 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsilini temin için bu davayı açmak zarureti doğduğunu, Türk Lirası cinsinden olan toplam 2.702,72-TL. idare alacağının, hasar tespiti olan 28.01.2025 tarihinden itibaren işletilecek T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davayı ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı talepleri zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, ayrıca davalı şirketin adresi "..." olup İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğundan dava yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu olaya davalı şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiili neden olmadığını, bu hususta illiyet bağının ispat yükü davacı tarafa ait olduğunu, davacı tarafın iddiaları doğrultusunda davalı şirket'in ilgili birimleri ile gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiş ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste davalı şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğu sonucuna ulaşıldığını, dava konusu hasar davalı şirket çalışmalarından kaynaklanmayıp davalı şirket tarafından davacının tesislerine yapılmış herhangi bir müdahale söz konusu olmadığını, dolayısıyla dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalı şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, davacı, davalı şirketin yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İnşaat Mühendisi bilirkişisinin 17.07.2026 tarihli raporunda özetle; 28.01.2025 tarihinde ... İlçesi, ... Mah., 1493 Sk., No:39 mevkiinde ... ait Ø32 mm polietilen içme suyu hattında hasar meydana geldiği anlaşılmıştır. İSKİ tarafından düzenlenen saha tespit tutanağı, iş emri, hasar bedeli hesap çizelgesi ve fotoğraflar birbirini doğrulamaktadır. ... Belediyesi'nin "kazı ruhsatı bulunmadığı" yönündeki yazısı, tek başına kazı ya pılmadığını veya hasarın meydana gelmediğini göstermemektedir. Ruhsat bulunmaması ile fiili çalışma yapılmaması aynı teknik anlamı taşımamaktadır. Dosyada mevcut teknik belgeler çerçevesinde, hasarın ... çalışmaları sırasında meydana geldiğine ilişkin İSKİ tespitinin aksini ortaya koyan teknik bir belge bulunmamaktadır. İSKİ tarafından hesaplanan 2702,72 TL hasar bedelinin kullanılan malzeme, işçilik ve yol onarım giderleri bakımından teknik olarak makul olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, mevcut dosya kapsamındaki teknik deliller itibarıyla hasarın meydana geldiği, hasarın ... çalışmaları sırasında oluştuğuna ilişkin İSKİ tespitini çürüten teknik bir veri bulunmadığı ve hesaplanan hasar bedelinin teknik açıdan uygun olduğu kanaatine varılmıştır . Kapatılan .... A.T.M.'nin 29/04/2026 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... beyanında; ''ben davacı kurumda saha kontrol ekibinde çalışmaktayım, bana sormuş olduğunuz adreste 28/01/2025 tarihinde hasar tespit çalışmamız olmuştur, saha tespit tutanağının altındaki imza bana aittir, davalı taraf ile aynı şekilde birçok uyuşmazlığımız vardır, hasar ihbarı geldiğinde öncelikle tarafımıza iş emri oluşturulur, bu ihbarlar bazen vatandaş bazen de ... çalışanları tarafından yapılır, biz olay yerine intikal ettiğimizde genellikle davalı çalışanları orada bulunmazlar bir üst sokağa geçmiş olabilirler, bazen de orada bulunurlar ancak tutanağı imzalamazlar, biz bu hasarların ... tarafından yapıldığını, çalışma yapılan hattın yatay veya dikey olmasından ayrıca hasar tespiti için yeri açtığımızda orada elektrik hattının geçtiğinin görmemizden anlarız, bazen plastik malzemeler kullanılır bu malzemeler dayanıksız olur ve bodrumları su basması gibi istenmeyen sonuçlar doğurur bazen de hortum katlama yapmaktadırlar, biz olay yerini fotoğraflayıp tespit tutanağını düzenler ve gerekli onarımını yüklenici firmaya yaptırırız dedi.'' şeklinde beyan vermiştir. Faaliyeti durdurulan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasının Mahkememizin 2026/1287 Esasına kaydedildiğinden, dosyanın mevcut safahati korunarak bundan sonraki tüm işlemlerinin Mahkememizce yürütülmesine karar verilmiştir. DELİLLER: -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi Raporu -Tanık -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı şirket tarafından yürütülen çalışma sırasında davacı idareye ait içme suyu şebeke hattına zarar verildiği iddiasına dayalı olarak, meydana gelen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı idare tarafından, 28.01.2025 tarihinde ... mevkiinde davalı şirket tarafından yürütülen çalışmalar sırasında idareye ait içme suyu şebeke hattına zarar verildiği, meydana gelen hasarın giderilmesi için yapılan masrafların davalıya ihtar edilmesine rağmen ödenmediği ileri sürülerek 2.702,72 TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir.

Davalı tarafça, öncelikle zamanaşımı ve yetki itirazında bulunulmuş; esasa ilişkin olarak ise uyuşmazlığa konu tarih ve adreste şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmediği, davacı idareye ait tesislere müdahalede bulunulmadığı, meydana geldiği iddia edilen hasar ile davalı şirketin faaliyetleri arasında illiyet bağı bulunmadığı savunularak davanın reddi istenmiştir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle davalının zamanaşımı ve yetki itirazlarının değerlendirilmesi gerekmiştir. Dava konusu talebin, davalı şirketin yürüttüğü çalışma sırasında davacı idareye ait içme suyu şebeke hattına zarar verilmesinden kaynaklanan haksız fiil niteliğinde olduğu, olay tarihi ile dava tarihi arasında uygulanması gereken zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Yetki itirazı yönünden ise davanın, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, HMK’nın 16. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinin de yetkili bulunduğu, zararın meydana geldiği yerin mahkememiz yargı çevresinde kaldığı anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacı idare tarafından düzenlenen saha tespit tutanağı, iş emri, hasar bedeli hesap çizelgesi ve hasara ilişkin fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde; 28.01.2025 tarihinde dava konusu adreste davacı idareye ait Ø32 mm polietilen içme suyu hattında hasar meydana geldiği, hasarın tespiti üzerine gerekli onarım işlemlerinin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu hasarın davalı şirketin çalışmaları sırasında meydana gelip gelmediği ve talep edilen hasar bedelinin uygun olup olmadığı hususlarında alınan 17.07.2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı idare tarafından düzenlenen saha tespit tutanağı, iş emri, hasar bedeli hesap çizelgesi ve fotoğrafların birbirini doğruladığı, ... Belediyesinin ilgili adreste kazı ruhsatı bulunmadığına ilişkin yazısının fiilen çalışma yapılmadığını göstermeyeceği, ruhsat bulunmaması ile fiili çalışma yapılmamasının teknik açıdan farklı hususlar olduğu, dosyada mevcut teknik belgeler itibarıyla hasarın ... çalışmaları sırasında meydana geldiğine ilişkin davacı idare tespitini çürüten herhangi bir teknik veri bulunmadığı, ayrıca 2.702,72 TL olarak hesaplanan hasar bedelinin kullanılan malzeme, işçilik ve yol onarım giderleri bakımından teknik açıdan makul olduğu tespit ve kanaatine yer verilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça uyuşmazlık konusu tarih ve adreste herhangi bir çalışma gerçekleştirilmediği savunulmuş ise de davacı tanığı ...’nün beyanında; 28.01.2025 tarihinde dava konusu adreste hasar tespit çalışması yaptığını, saha tespit tutanağının altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, hasar ihbarı üzerine olay yerine intikal ettiklerini, hasarların ... çalışmaları sırasında meydana geldiğini, çalışma yapılan hattın konumu ve hasar yerinde elektrik hattının bulunması gibi teknik ve fiilî emarelerden anladıklarını, olay yerini fotoğraflayarak tutanak düzenlediklerini ve gerekli onarımın yaptırıldığını ifade ettiği görülmüştür. Tanık beyanı, davacı idare tarafından düzenlenen olay tarihli tutanak ve fotoğraflar ile bilirkişi raporundaki teknik tespitler birlikte değerlendirildiğinde; hasarın yalnızca davacı idarenin soyut beyanına dayanılarak ileri sürülmediği, olay tarihinde gerçekleştirilen saha incelemesi ve teknik tespitlerle belgelendirildiği, bu delillerin birbirini doğruladığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça ise dava konusu adreste herhangi bir çalışma yapılmadığı savunulmuş olmakla birlikte, bu savunmayı doğrulayacak nitelikte somut bir çalışma kaydı, teknik belge veya karşı delil sunulmadığı görülmüştür. Belediyenin kazı ruhsatı bulunmadığına ilişkin yazısı da fiilî çalışmanın gerçekleşmediğini tek başına kanıtlamaya yeterli görülmemiştir. Bu kapsamda, dosya kapsamındaki deliller bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde, 28.01.2025 tarihinde davalı şirketin yürüttüğü çalışmalar sırasında davacı idareye ait içme suyu şebeke hattına zarar verildiği, meydana gelen zarar ile davalı şirketin faaliyeti arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, davalı tarafın aksi yöndeki savunmalarını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Zarar miktarı yönünden yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporunda davacı idare tarafından talep edilen 2.702,72 TL hasar bedelinin kullanılan malzeme, işçilik ve yol onarım giderleri itibarıyla teknik açıdan uygun ve makul olduğunun tespit edildiği, bu tespitin dosyadaki hasar bedeli hesap çizelgesi ve diğer belgelerle de örtüştüğü anlaşılmakla davacının talep ettiği hasar bedelinin tamamının kabulü gerekmiştir. Faiz talebi yönünden; dava konusu zararın davalının ticari işletme faaliyeti kapsamında gerçekleştirdiği çalışma sırasında meydana gelmiş olması, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması ve talep edilen faizin niteliği dikkate alınarak TTK’nın 19/2. maddesi ile 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi kapsamında avans faizi uygulanması gerektiği değerlendirilmiş; haksız fiil sonucu ortaya çıkan zararın hasar tarihi olan 28.01.2025 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulü ile, 2.702,72-TL'nin tazminatın hasar tarihi olan 28.01.2025 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 615,40-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.280,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 2.702,72-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00 -TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 07/10/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1287, K. 2026/958, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1287-e-2026-958-k-1d383763864b