İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/121 E. 2026/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/121
Karar No
2026/812
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/121 Esas KARAR NO : 2026/812

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2024 KARAR TARİHİ : 27/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalı sigorta şirketine ... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı... plakalı araç, 11.02.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, taraflarca tutulan tutanağa istinaden müvekkilinin aracında gerçekleşen hasar onarım zararının tazmini amacıyla ... aracın ... sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonun... başvuru numaralı dosyasına açılan davada yapılan yargılamada düzenlenen STK Uyuşmazlık Hakeminin ...sayılı kararı ile "başvuru konusu kazayla ilgili olarak davalı şirketin 100.000,00 TL maddi hasar ve değer kaybı bedelinin (... numaralı dosyada verilen karar gözetilerek) ödendiği ve 2022 yılı itibari ... poliçe limiti olan 100.000,00 TL poliçe limitinin tüketildiği anlaşıldığından başvurunun reddine" karar verildiğini, değer kaybı zararının tazmini amacıyla ... aracın ... sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonun ... başvuru numaralı dosyasına açılan davada yapılan yargılamada düzenlenen STK Uyuşmazlık Hakeminin ...sayılı kararı ile "sayın bilirkişi tarafından sunulan raporda; başvurana ait araçta 60.102,0 TL bakiye değer kaybı tazminatı ödenmesi gerektiği hesaplanmıştır …. piyasa rayicine göre hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas ve bakiye poliçe limiti doğrultusunda 15.102,00 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsiline" karar verildiğini, bahse konu bilirkişi rapor ve kararalara göre müvekkiline ait araçta 77.926,73-TL hasar ve 70.000,00-TL değer kaybı olmak üzere toplam 147.926,73-TL zarar meydana geldiğini, davalı aracın .. Sigorta Şirketince sigorta limitleri dahilinde yapılan 45.00000-TL hasar onarım ve 55.000,00-TL değer kaybı ödemelerin mahsubu neticesinde 32.926,73-TL hasar ve 15.000,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplamda 47.926,73-TL bakiye hasar ve değer kaybının davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, davalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketince poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığını ve ... limiti dolduğunu, davalı sigorta şirketi, müvekkiline hasar bedeli ile birlikte KDV tutarını da ödemekle yükümlü olduğunu, onarım maliyetinin KDV eklenerek hesaplanması gerektiğini, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmasını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile müvekkilinin 47.926,73-TL bakiye hasar ve değer kaybı tazminatının poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt itibaren işleyecek avans faizinen aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davacı tarafın aracının hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, somut olayda davacının müvekkili şirkete başvurusu bulunmaması sebebiyle işbu davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 09.08.2022 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmasını, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi hesaplamasının ... genel şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu formüle göre 165,000 km ve üstü olan araçlar değer kaybı kapsamına girmediğini, ayrıca kaza sonrası araçta ve plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı ile ilgili yapılan onarımlar değer kaybı kapsamına alınmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu sınırlı olduğunu, sigorta şirketinin faiz sorumluluğu avans faizi üzerinden değil, yasal faiz üzerinden hesaplanmasını, talep edilen hasar ve değer kaybı bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebi fahiş olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre hasar onarım miktarına en az %30 iskonto uygulanmasını, müvekkili şirketin KDV ödemesinden sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Sigorta Tahkim Komisyonu, ... Sigorta A.Ş. Müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 06/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nin %100 oranında asli derecede etkili olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusur ve etkisinin olmadığı, ... plakalı araç sürücüsünün kusur ve etkisinin olmadığı, ... plakalı kaza tarihi itibar ile dosyaya sunulan ekspertiz raporundaki toplam parça ve işçilik maliyetinin makul olduğu tespit edilmiştir. 06/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda Davacı ... ŞİRKETİ’ne ait ... plakalı araç sürücüsü ... kazanın oluşumunda KUSURUNUN BULUNMADIĞI, KUSURSUZ olduğu, 25/11/2022 kaza tarihinde, Davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’nin kazanın oluşumunda %100 (Yüzde Yüz) Oranında ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, 25/11/2022 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu ... plakalı ... Şasi numaralı araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin kaza tarihi itibarıyla 77.926,74 TL olduğu, Davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeline ilişkin 12/01/2023 tarihinde 45.000,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında bakiye hasar bedelinin 25/11/2022 kaza tarihi itibarıyla 32.926,74 TL olduğu, 25/11/2022 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu ... plakalı ... Şasi numaralı araçta meydana gelen araç değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibarıyla 66.000,00 TL olduğu, Davalı sigorta şirketi tarafından değer bedeline ilişkin 09/03/2023 tarihinde 39.898,54 TL ve 30/01/2024 tarihinde 35.214,04 TL (STK tarafından poliçe limiti dahilinde belirlenen 15.102,00 TL asıl alacak) olmak üzere toplamda (39.898,54 TL + 15.102,00 TL) 55.000,54 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında bakiye değer kaybı bedelinin 25/11/2022 kaza tarihi itibarıyla (66.000,00 TL - 55.000,54 TL) 10.999,46 TL olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 25.11.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait araçta oluşan ve zorunlu mali mesuliyet sigortası limitini aşan bakiye hasar ve değer kaybı zararının, kazaya karışan aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, KTK'nın 97. maddesi ve TTK'nın 1427. maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de; KTK'nın 97. maddesindeki başvuru şartı zorunlu mali mesuliyet sigortasına ilişkin olup, ihtiyari mali mesuliyet sigortası yönünden dava şartı niteliğinde değildir. Sigortacının temerrüdüne ilişkin TTK'nın 1427. maddesi ile KTK'nın 99. maddesi ise tazminatın muacceliyeti ve faiz başlangıcıyla ilgili olup davanın usulden reddini gerektirmez. Kaldı ki davacı vekili, dava tarihinden önce 27.12.2023 tarihinde davalının kurumsal e-posta adreslerine gönderdiği başvuru ile değer kaybı ve hasar bedeli talebini bildirmiş, başvuruya kaza fotoğrafları, ekspertiz raporu, araç ruhsatı, vekaletname ile Sigorta Tahkim Komisyonu dosyalarındaki bilirkişi raporları ve hakem kararlarını eklemiştir. Bu nedenle gerekli belgelerle usulüne uygun başvuru yapıldığı kabul edilmiştir. Kusur ve sorumluluk yönünden; 06.02.2025 tarihli kusur bilirkişi heyet raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin önünde trafik yoğunluğu nedeniyle yavaşlayan davacı aracına arkadan çarparak kazanın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı aracı sürücüsü ile diğer araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Rapor kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamıyla uyumlu olup hükme esas alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarından, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı nezdinde ... numaralı ... poliçesi ile ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. İhtiyari mali mesuliyet sigortacısı, zorunlu mali mesuliyet sigortası limitlerini aşan zarardan kendi poliçe limiti dahilinde sorumludur. Davalının ... sigortacısı sıfatıyla 12.01.2023 tarihinde 45.000,00 TL hasar, 09.03.2023 tarihinde 39.898,54 TL değer kaybı ve... sayılı hakem kararı uyarınca 30.01.2024 tarihinde 15.102,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 100.000,54 TL ödeme yaptığı ve 2022 yılı için geçerli 100.000,00 TL araç başına maddi zarar limitinin tükendiği anlaşılmıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki uyuşmazlıklar ... poliçesine dayalı olup, eldeki dava farklı bir poliçeye dayandığından hakem kararları bu dava yönünden kesin hüküm oluşturmamaktadır. Hasar bedeli yönünden; mahkememizce alınan 06.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda davacı aracında kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 77.926,74 TL hasar onarım bedeli oluştuğu tespit edilmiştir. Bu tespit, Sigorta Tahkim Komisyonunun ... sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla da örtüşmektedir. Davalı vekilinin hasar bedelinden %30 iskonto yapılması gerektiği savunması, sigortacının anlaşmalı servisleriyle yaptığı iskonto anlaşmalarının zarar göreni bağlamaması ve gerçek zararın tazmini ilkesi karşısında yerinde görülmemiştir. Onarım işçilik ve parça bedelleri KDV'ye tabi olup KDV gerçek zararın unsurudur; davacının söz konusu KDV'yi indirim konusu yaptığı davalı tarafından ispatlanamamıştır. Buna göre ... kapsamında ödenen 45.000,00 TL düşüldüğünde bakiye hasar bedeli 32.926,74 TL olup, taleple bağlılık ilkesi gereğince talep edilen 32.926,73 TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Değer kaybı yönünden; bilirkişi raporunda, dava konusu 2019 model ... marka aracın kaza tarihindeki kilometresi (42.961 km), hasar geçmişi, hasar gören parçalar ve yapılan onarım işlemleri dikkate alınarak, kaza tarihine yakın döneme ait (Ocak–Şubat 2023) beş adet emsal satış ilanı incelenmiş, emsal araçların 425.000,00 TL ile 550.000,00 TL arasında değiştiği belirlenerek aracın kazadan önceki hasarsız hâldeki ikinci el piyasa değerinin 500.000,00 TL, onarılmış hâldeki değerinin ise 434.000,00 TL olduğu ve aradaki fark olarak 66.000,00 TL değer kaybı oluştuğu tespit edilmiştir. Aynı sonuç, ... Genel Şartlarında yer alan hesaplama yöntemiyle de doğrulanmıştır. Davacı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonunun ... sayılı dosyasında alınan raporda aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 530.000,00 TL ve değer kaybının 70.000,00 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek rapora itiraz etmiştir. İki rapor karşılaştırıldığında, değer kaybı oranının belirlenmesinde esas alınan hasar ve onarım verilerinin aynı olduğu, raporlar arasındaki farkın yalnızca aracın kaza tarihindeki rayiç değerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Nitekim bilirkişi raporundaki hesaplama 530.000,00 TL rayiç değer esas alındığında da yaklaşık 70.000,00 TL sonucunu vermektedir. Tahkim dosyasındaki raporda rayiç değer, rapor tarihindeki güncel ilanlar (680.000,00 TL – 730.000,00 TL) esas alınarak geriye dönük tahminle belirlenmiş iken, mahkememizce alınan raporda kaza tarihine yakın döneme ait somut emsal ilanlar esas alınmıştır. Satış ilanlarındaki fiyatların gerçekleşen satış bedellerinin üzerinde olduğu ve emsal ilanların ortalamasının yaklaşık 481.800,00 TL olduğu gözetildiğinde, 500.000,00 TL olarak belirlenen rayiç değer kaza tarihindeki piyasa koşullarını daha gerçekçi biçimde yansıtmaktadır. Açıklanan nedenle ek rapor alınmasına gerek görülmemiş, davacı vekilinin itirazı ve ek rapor talebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin değer kaybının münhasıran ... Genel Şartlarındaki formüle göre hesaplanması gerektiği savunması ise, zararın genel hükümlere göre gerçek zarar ilkesiyle belirlenmesi gerektiğinden ve davalının sorumluluğu ihtiyari mali mesuliyet sigortasına dayandığından yerinde görülmemiştir. Kaldı ki bilirkişi raporunda Genel Şartlar formülüyle yapılan hesaplama da aynı sonucu vermektedir. Buna göre 66.000,00 TL değer kaybından, ... kapsamında değer kaybı için ödenen 39.898,54 TL ile 15.102,00 TL toplamı olan 55.000,54 TL düşüldüğünde bakiye değer kaybı 10.999,46 TL olup, bu miktarı aşan kısım reddedilmiştir. Hükmedilen 43.926,19 TL'lik toplam tazminat, davalının poliçe limiti dahilinde kalmaktadır. Faiz yönünden; davacı ve davalı ticaret şirketi olup uyuşmazlık TTK'nın 4. maddesi uyarınca ticari dava niteliğindedir. Ticari işlerde 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi uygulanabileceğinden, davalı vekilinin yasal faiz uygulanması gerektiği yönündeki savunması yerinde görülmemiştir. Zorunlu mali mesuliyet sigortasını tamamlayıcı nitelikteki ihtiyari mali mesuliyet sigortasında sigortacının temerrüdü, KTK'nın 99/1. maddesi ve ... Genel Şartlarının B.2.2.1. maddesi kıyasen uygulanarak, gerekli belgelerle yapılan başvurudan itibaren sekiz iş günü sonunda gerçekleşir. Davalıya 27.12.2023 tarihinde gerekli belgelerle başvuru yapılmış olup sekiz iş günlük süre içinde ödeme yapılmadığından davalı 09.01.2024 tarihinde temerrüde düşmüştür. Bu nedenle faizin bu tarihten itibaren işletilmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; 32.926,73 TL bakiye hasar bedeli ve 10.999,46 TL bakiye değer kaybı olmak üzere toplam 43.926,19 TL'nin, davalının poliçe kapsamındaki sorumluluk limiti ile sınırlı olmak üzere, 09/01/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.000,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 818,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.182,13 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 43.926,19-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 4.000,54-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 818,47 TL peşin/nisbi harcı, 16.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 191,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.937,97 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%91,65) dikkate alınarak; 16.440,65 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3600 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%91,65) dikkate alınarak; 300,50 TLnin Davacıdan, 3.299,50 TLnin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/121, K. 2026/812, T. 27.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-121-e-2026-812-k-8b0e8b898cbd