İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1400 E. 2026/882 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1400
- Karar No
- 2026/882
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1400 KARAR NO : 2026/882
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 31/08/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket adına ...'nde 214.525 m² arazi ve 55.600 m² kapalı alan üzerinde kurulu, 16.04.2025 tarihinde üretime başlamış, 210 çalışanı bulunan ve vasıflı çelik kütük üretimi yapan bir sanayi kuruluşu olduğunu, müvekkili şirketin, 31.05.2026 tarihli ... esaslı finansal tablolarına göre 10.206.088.629 TL aktif toplamına, 3.826.483.368 TL özkaynağa ve 2026 yılının ilk beş ayında 1.610.304.055 TL satış hasılatına, 1.104.561.805 TL esas faaliyet kârına sahip; rayiç değerlere göre dahi 2.509.707.970 TL pozitif özvarlığı bulunan, borca batık olmayan ve üretim bütünlüğü korunduğu takdirde tüm borçlarını fazlasıyla ödeyebilecek bir işletme olduğunu, ağır bir sanayi yatırımının tamamlanma ve devreye alma dönemine denk gelen tedarikçi borçlarının vadeleri ile üretimden elde edilen nakit girişlerinin vadeleri arasında oluşan vade uyumsuzluğu, hazır değerlerin kısa vadeli yükümlülüklere oranının (nakit oranı) 0,01 seviyesine gerilemesi ve muhtelif alacaklılar tarafından başlatılan icra takipleri neticesinde üretim tesisindeki 44 kalem makine ve ekipmana haciz konulması, müvekkili şirketi borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi ile karşı karşıya bıraktığını, haciz ve takip baskısının sürmesi hâlinde, birbirine entegre bir üretim hattı olan tesisin parçalanarak paraya çevrilmesi ve böylece hem işletme değerinin yok olması hem de alacaklıların alacaklarının önemli bir kısmından mahrum kalması kaçınılmaz olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin; alacaklılarından herhangi bir tenzilat talep etmeksizin, konkordato kapsamındaki tüm adi borçlarının %100'ünü ve buna ek olarak bir defaya mahsus %25 ilave ödemeyi, tasdik sonrası 20.06.2027 – 20.06.2029 tarihleri arasında dokuz eşit üç aylık taksitte ödemeyi teklif eden bir vade konkordatosu hazırladığını, ön projede yer alan bu teklifin gerçekleşeceği hususunda KGK tarafından KAYİK dâhil bağımsız denetim alanında yetkilendirilmiş ... A.Ş. tarafından olumlu ve şartsız makul güvence verildiğini, müvekkili şirketin, İİK m. 286/1-a ve Yönetmelik m. 6 uyarınca hazırladığı ön projede vade konkordatosu teklif ettiğini belirterek; Müvekkili ... A.Ş. hakkında İİK m. 285 ve devamı maddeleri uyarınca adi (vade) konkordatosu talebinin kabulüne, İİK m. 286'da sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulmuş olduğunun tespiti ile İİK m. 287/1 uyarınca müvekkili şirket hakkında derhâl üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine, İİK m. 287/3 uyarınca konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla geçici konkordato komiseri, Sayın Mahkemece uygun görülmesi hâlinde biri KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçi olmak üzere üç kişilik geçici komiser heyeti görevlendirilmesine, İİK m. 287/1, 288/1, 294, 295, 296 ve 297/2 uyarınca, müvekkil şirketin malvarlığının muhafazası ve işletme bütünlüğünün korunması amacıyla geçici mühlet süresince geçerli olmak üzere aşağıdaki tedbirlerin alınmasına, –Müvekkili şirket aleyhine 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler ve amme alacakları dâhil olmak üzere, hiçbir icra takibinin yapılamamasına, başlamış olan takiplerin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına ve bu doğrultuda zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlememesine (İİK m. 294/1), –Müvekkili şirketin ... OSB'deki üretim tesisinde bulunan ve icra takipleri kapsamında haczedilmiş 44 kalem makine, ekipman ve mal ile diğer tüm menkul ve gayrimenkullerinin muhafaza altına alınmasının, tesisten çıkarılmasının ve cebri satışının durdurulmasına; bu kıymetlerin üretim faaliyetinde kullanılmak üzere yediemin sıfatıyla müvekkili şirket uhdesinde bırakılmasına, –Mühlet kararından önce müvekkili şirketin banka hesapları üzerine konulmuş haciz ve blokelerin, işletme faaliyetinin ve ücret ödemelerinin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla, hesap bakiyelerinin geçici komiser denetiminde ve onayıyla işletme faaliyetinde kullanılmasına imkân verecek şekilde uygulanmasına; bankaların, müvekkili şirketin mevduat ve tahsilatlarını takas/mahsup suretiyle bloke etmemesine, –İİK m. 296 uyarınca, müvekkili şirketin taraf olduğu sözleşmelerin (elektrik, doğalgaz, su, OSB altyapı hizmetleri, kira, tedarik, hizmet, sigorta, taşıma ve finansal kiralama sözleşmeleri dâhil) sırf geçici mühlet talep edilmiş veya mühlet verilmiş olması gerekçesiyle feshedilememesine; bu sözleşmelerdeki aksi yöndeki hükümlerin uygulanmamasına; başta elektrik ve doğalgaz olmak üzere üretim için zorunlu enerji ve altyapı hizmetlerinin, mühlet öncesi döneme ilişkin borçlar gerekçe gösterilerek kesilmemesine veya kısıtlanmamasına, –İİK m. 297/2 uyarınca müvekkili şirketin, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edememesine, kefil olamamasına, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredememesine, takyit edememesine ve ivazsız tasarruflarda bulunamamasına; buna karşılık işletmenin olağan faaliyetlerini (hammadde alımı, üretim, satış, ücret ve SGK ödemeleri, enerji giderleri) geçici komiserin gözetiminde sürdürmesine izin verilmesine, –Müvekkili şirket aleyhine mühlet kararından önce başlatılmış icra takipleri kapsamında düzenlenen haciz ve muhafaza işlemlerinin ilgili icra dairelerine bildirilmesine ve bu dosyalardaki satış taleplerinin işlemden kaldırılmasına, İİK m. 288/2 uyarınca geçici mühlet kararının ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumu resmî ilan portalında ilanına; kararın ... Ticaret Sicili Müdürlüğü, ... Sanayi Odası, ilgili tapu müdürlükleri, trafik tescil şube müdürlükleri, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Sermaye Piyasası Kurulu, Türkiye Noterler Birliği, ... OSB Müdürlüğü, ilgili vergi daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmesine, Gerektiğinde İİK m. 287/4 uyarınca geçici mühletin iki ay daha uzatılmasına, Geçici mühlet içinde, İİK m. 289/2 uyarınca geçici komiserin raporu ve alacaklıların görüşleri alındıktan sonra, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşıldığından İİK m. 289/3 uyarınca müvekkil şirkete bir yıllık kesin mühlet verilmesine; gerekmesi hâlinde İİK m. 289/5 uyarınca kesin mühletin altı aya kadar uzatılmasına ilişkin talebimizin saklı tutulmasına, Kesin mühlet kararıyla birlikte, geçici mühlet kararıyla alınan tüm tedbirlerin kesin mühlet süresince aynen devamına; geçici komiserin (veya komiser heyetinin) İİK m. 290 çerçevesinde görevine kesin mühlet süresince devam etmesine, İİK m. 289/4 uyarınca, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde, alacak büyüklüğü ve alacaklı gruplarının temsili gözetilerek beş üyeli bir alacaklılar kurulu oluşturulmasına, Kesin mühlet kararının İİK m. 288 uyarınca ilanına ve ilgili kurumlara bildirilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin müvekkil şirket üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, İİK'nın 285. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca açılan konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Adi Konkordato 2004 sayılı İİK. m. 285-309/ı arasında düzenlenmiştir. Konkordato, borçlunun, kanunda öngörülen çoğunluktaki alacaklılar ile yapacağı ve ancak mahkemenin tasdiki ile borçlu ve alacaklılar bakımından (konkordatoya tabi ve ancak borçlu ile anlaşmaya varmayan alacaklılar dahil) bağlayıcı hale gelen bir cebri icra anlaşmadır. Konkordato kurumu, elinde olmayan sebeplerle işleri iyi gitmeyen ve ekonomik durumu bozulan veya bozulma ihtimali olan dürüst borçluları, iflastan korumak (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara: Adalet Yayınları, 2013 s.1443-1444) ve ödeme güçlüğü çeken borçlulara borçlarını yeniden yapılandırarak, işletmelerini iyileştirmelerine olanak sağlamak için ihdas edilmiştir. Konkordato kurumu ile borçluya, alacaklıların çoğunluğu ile anlaşarak borçlarını ödeme ve böylelikle iflastan kurtulma imkanı sağlanmak istenmiştir. Borçlu yapılacak olan anlaşma doğrultusunda borçlarını ödediğinde tüm borçlarından kurtulmuş olur. İsviçre doktrininde, konkordato sürecinde verilen konkordato kesin mühleti borçlunun mali durumunu iyileştirmesinin bir aracı olarak görülmektedir. İsviçre’deki kanun değişikliklerinin bir çoğunda açıkça iyileştirme kavramına yer verilmiştir. Konkordatoda alacaklıların menfaati olmakla birlikte esasen borçlunun menfaati daha ön plandadır. Adi konkordatoda, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda olduğu gibi malvarlığının tasfiyesi değil borçlunun mali durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanır.(Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Yasa Çerçevesinde KONKORDATO, İstanbul: Vedat Kitapçılık 2018, s.3 ve6) Adi konkordato, geçici mühlet, kesin mühlet, konkordatoya tabi (nisaba esas) alacaklı ve alacaklıların tespiti, alacaklılar toplantısının yapılması ve tasdik raporunun mahkemeye ibrazı ile başlayan tasdik aşamalarından oluşmaktadır. Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir. Mahkememizin 14.09.2026 tarihli ara kararı gereğince dosya kapsamında bulunan belgelerin HMK.nın 266. maddesi gereğince Vergi Usul Kanunu, genel muhasebe ilkeleri ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde düzenlenip düzenlenmediği özel ve teknik bilgi gerektiren konulara ilişkin olduğundan bu konuda sunulan belgeler ile sınırlı olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına, ancak konkordato kurumunun niteliği ve geçici konkordato mühleti talebinin en kısa sürede değerlendirilip sonuçlandırılması gerektiğinden 1 gün içinde mali tabloların ve belgelerin Vergi Usul Kanunu'na, genel muhasebe ilkelerine ve diğer mevzuat hükümlerine uygun düzenlenip düzenlenmediği, belgeler arasında açık çelişki bulunup bulunmadığı, gerçeğe aykırı, usulsüz bilgi ve belge bulunup bulunmadığı yönünden rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi ADNAN AY'a tevdiine karar verildiği ve bilirkişi tarafından 16.09.2026 havale tarihli bilirkişi ön raporunun mahkememize ibraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 16.09.2026 tarihli ara kararı ile davacı vekiline, Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmeliğin 7.maddesi ne uygun olarak davacı şirketin güncel ara bilançosunu, rayiç değer bilançosunu, envanter defteri tasdik bilgileri ve yevmiye beratlarını, maddi olmayan duran varlıklara ilişkin defter değerlerini gösteren listeyi, borçlu şirketin tüm alacaklarının ve borçlarının vadeleri ile birlikte gösterildiği listeyi ve detay mizan dökümlerini, stok, mizan, alacaklar listesini, borçlu şirket tarafından alacaklıların unvanlarını, alacak tutarlarını, vadelerini ve imtiyaz durumlarını gösteren listesini mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddine karar verilebileceğinin davacı vekiline ihtarı içeren ara kararın davacılar vekiline tebliğine 22.09.2026 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili ... UYAP'tan göndermiş olduğu 05.10.2026 havale tarihli dilekçesi ile konkordato talebinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat yetkisinin olduğu tespit edilmiştir. HMK'nın 307. maddesi gereğince, feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK'nın 310. maddesi gereğince de, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilmesi mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın geçici mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konkordatonun tasdiki talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Peşin harcın mahsubu ile başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının, iflas avansının ve konkordato gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/10/2026 BAŞKAN ¸e-imzalıdır ÜYE ¸e-imzalıdır ÜYE ¸e-imzalıdır KATİP ¸e-imzalıdır