İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1721 E. 2026/166 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1721
- Karar No
- 2026/166
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1721 Esas KARAR NO : 2026/166
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2026 KARAR TARİHİ : 05/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kaza tarihi olan 01.09.2025 tarihinde ... İdaresine ait ve sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken sola dönmeye çalıştığı esnada, aynı istikamette arkadan gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile ...plakalı aracın sol teker kısımlarına çarpması sonucu iki araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkili ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunduğu, ... plakalı plakalı araç davalı ... A.Ş tarafından ... poliçe numarası ile hakkında zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilininde lomber vertebra kırığı meydana geldiği, ameliyat sırasında kırık olan L3 omuru tespit edilmiş, omurganın stabilitesini sağlamak amacıyla T12 ile L5 seviyeleri arasındaki omurlara toplam 10 adet vida yerleştirilmiş ve bu vidalar rod adı verilen metal çubuklarla birbirine bağlanarak halk arasında “platin takılması” olarak bilinen omurga sabitleme işlemi gerçekleştirildiği, kaza sonrası ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi kaldırılan müvekkiline ilk müdahalesi ile tetkik, muayene, ameliyat işlemi yapılmış ve müvekkilinin bel kırığı bölgesine 2 adet platin ve 10 adet vida ile sabitlendiği, müvekkilinin taburcu olmasından sonra 6 ay istirahat süresi geçirdiği, müvekkili, kaza tarihinde ve halen ...adresinde mukim ... Şirketinde büro görevlisi olarak asgari ücretli şekilde çalıştığı, müvekkili, gerçekleşen kaza nedeniyle bel omur bölgesinden ağır bir şekilde yaralanmış, 2 adet platin ve 10 adet vida takılması nedeniyle uzun bir süre çalışamamış, mesleğini icra edemez hale gelmiş, tedavi ve iyileşme dönemi boyunca çalışamadığından kazanç kaybına uğradığı, işbu nedenle müvekkilinin tedavi ve iyileşme süresinin tespiti ile nezdinde oluşan geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili gerektiği, müvekkili, gerçekleşen kaza nedeniyle bel omur bölgesinden ağır bir şekilde yaralanmış, vidalar ve platinler takılmış, bu nedenle müvekkil nezdinde sürekli iş gücü kaybı oluştuğu, müvekkilinin hastaneye sevki ile sürekli iş göremezlik/maluliyet/meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti gerektiği, tüm bu nedenlerle bir kısım alacak kalemi yönünden HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası olarak, bir kısım alacak kalemi yönünden ise HMK m. 109 gereği kısmi alacak davası olarak ikame ettikleri huzurdaki davada, mahkemece re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası olarak müvekkili nezdinde oluşan şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının, şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının/meslekte kazanma gücü kaybı tazminatının (belirsiz alacak) ve şimdilik 100,00-TL geçici bakıcı giderinin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, HMK m. 109 gereği kısmi alacak davası olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL tedavi (iyileşme dahil) ve yol giderinin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete başvuru şartı eksik evrak sebebi ile yerine getirilmemiş olduğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği; soruşturma aşamasında ceza dosyasında alınan uzlaştırma evrakları davacı tarafça sunulmamış olduğundan eksik incelemeye sebebiyet vereceği, davanın usulden reddine karar verilmesini, müvekkili şirket kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan talepler sorumluluk kapsamında bulunmadığı, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemek ile birlikte sigortalı araç sürücüsü KTT'de tali kusurlu tespit edildiği, kabul anlamına gelmemek ile birlikte tazminat hesabı yapılacaksa genel şartlara uygun 1.65 teknik faiz hesaplaması yapılması gerektiği, ticari / temerrüt/ avans faizi talep edilemeyeceği, sosyal güvenlik kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiği, müvekkili şirketin sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlıd olduğu, müvekkili şirket temerrüde düşmediği, tüm bu nedenlerle usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava; 01.09.2025 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi (iyileşme dahil) ve yol gideri olmak üzere maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekili 02/10/2026 tarihli dilekçesi ile; davadan feragat ettiklerini, feragat sebebi ile herhangi bir yargılama gideri veya vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 02/10/2026 tarihli dilekçesi ile; davacı ile sulh olunduğunu, sulh nedeni ile davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığı bu karar verilmesini talep etmiştir. Davacı Vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK md. 307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK md. 309/1, 2, 4). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK md. 310). Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK md. 311). Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir (HMK md. 312/1). Davacı vekilinin feragat beyanı sunduğu, feragatin davayı sona erdiren taraf usul işlemi olması ve feragat beyanından sonra yargılamaya devam edilmesi söz konusu olamayacağından feragate göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davadan feragatin ilk duruşmadan önce gerçekleştiği görülmekle karar ve ilam harcı olan 244,00-TL harcın peşin yatan 732,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 488,00-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekilinin talebi bulunmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk ücretinin Davacı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize verilecek veya başka bir Mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/10/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır