İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/708 E. 2026/91 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/708
- Karar No
- 2026/91
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/708 Esas KARAR NO : 2026/91
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.07.2025 tarihinde saat 03: 50 sıralarında dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkili ...'ın maliki olduğu ... plakalı ... marka araca %100 kusurlu şekilde çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağı ve Tramer kayıtlarına göre ... plakalı araç sürücüsüne tam kusur atfedildiğini, kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, kaza neticesinde araçta 123.000.01 TL tutarında hasar meydana geldiğini ve sigorta şirketinin sadece onarım bedellerini ödediğini, araçta oluşan 75.000 TL tutarındaki değer kaybının karşılanmadığını, 10/11/2025 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, 03.10.2025 tarihinde sigorta şirketine yapılan başvuruda sunulan reel değer kaybı teklifinin düşük olması nedeniyle uzlaşma sağlanamadığını, ihtarname ve gerekli belgelerin PTT aracılığıyla ... koduyla davalı şirkete gönderildiğini, müvekkilinin aracının uğradığı değer kaybının tazmin edilmesi gerektiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL tutarındaki araç değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 60.000TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının değer kaybı tazminatı taleplerini kabul etmediklerini, aracın somut özellikleri ile geçmiş hasarlarının dikkate alınması gerektiğini, aracın markası, modeli, trafiğe çıkış tarihi, piyasa tercih edilirliği, kilometresi, parça orijinalliği ve yedek parça temin kolaylığı gibi hususların değer kaybı incelemesinde değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu aracın daha önce birçok kez kazaya karıştığını, daha önce kaza geçiren araçlarda değer kaybı oluşmasının güçleştiğini, bu nedenle aracın geçmiş kaza kayıtlarının sorulması gerektiğini, Genel Şartlar çerçevesinde bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, bu sebeple faiz talebinin reddi gerektiğini, faiz başlangıç tarihi hesaplanırken yasal düzenlemelerin dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğunu, yargılama sırasında bu limitin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının usulüne uygun başvuru yapmaması ve gerekli belgeleri sunmaması nedeniyle alacağın muaccel olmadığını, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, dava öncesi başvuru şartı nedeniyle arabuluculuk ücretinin müvekkil şirkete yüklenemeyeceğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Uyuşmazlık 27/07/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumunun hangi oranlarda olduğu davacının meydana gelen kaza nedeni ile davalıdan değer kaybı alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; 27.07.2025 günü saat 03: 50 sıralarında ... feribot yolu üzerinde kaza meydana geldiğinin anlaşıldığını, ... yönetimindeki ...plakalı araç ile ... yönetimindeki ... plakalı aracın çarpıştığının belirtildiğini, ...'in karşı şeritten gelen aracın şerit ihlali yaptığını iddia ettiğini, ...'ın ise kendi şeridinde ilerlerken karşı tarafın şeridine girdiğini beyan ettiğini, bilirkişi incelemesinde ...'in direksiyon hakimiyetini kaybettiğinin tespit edildiğini, karşı şeride geçtiğinin belirlendiğini, nizami seyreden ...'a çarptığının saptandığını, kazanın oluşumunda ...'in asli kusurlu olduğunun anlaşıldığını, ...'ın ise kusursuz olduğunun değerlendirildiğini, olayın gece saatlerinde gerçekleştiğinin vurgulandığını, tarafların kaza tutanağını imzaladığının görüldüğünü, tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirildiğini, Sürücü ..., yönetiminde bulunan...plakalı aracı ile ile Karayolları Trafik Kanununu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin yukarıda verilen maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, herhangi bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yöndeki trafik için ayrılan karşı yol bölümüne girdiği, karşı yönden gelen trafik akış şeridine tecavüz ettiği sebebiyle kazaya neden olduğu ve kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu,... plakalı aracın sürücüsü ... ’ın ise, yol üzerinde nizami seyri esnasında karşı yön şeridinden ani ve kontrolsüz kendi şeridine giren araç ile çarpışmasında alabileceği tedbir olmaması nedeni ile kusursuz olduğu, raporun sonuç kısmında;... plakalı araç sürücüsü ...’in kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın ise kazaya karışmasında kusurunun olmadığı, davacının talep edebileceği değer kaybı bedelinin 60.000 TL olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş kazaya etken ... plakalı aracın 22.02.2025-22.02.2026 tarihleri arası ... sayılı poliçesi ile trafik sigortacısı olduğu, kaza tarihi itibarı ile trafik sigortası teminat limitinin araç başına 300.000 TL olduğu, Trafik sigortasının teminat limitleri içinde değer kaybı zarar bedeli 60.000 TL’den sorumlu olduğu, bakiye teminat miktarının yeterli olduğu, temerrüt tarihinin bildirim tarihi 03.10.2025 +8 işgünü= 14.10.2025 olduğu beyan ve rapor edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; Kılıçoğlu Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay 17. HD'nin 23.09.2019 t....E. - ...K.sayılı kararı). Dava konusu kazaya ilişkin olarak davalının kısmi ödemede bulunduğu ve zamanaşımının kesildiği anlaşıldığından davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile dava konusu kaza sebebiyle davacının aracında 60.000 TL değer kaybının meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalı yana sigortalı aracın yüzde 100 kusurlu olduğu, davalının da sigortalısının kusuru oranında meydana gelen değer kaybından sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur. Davacı yan davayı hmk m.109 uyarınca kısmi dava olarak açtığı ve ıslah talebinde bulunduğu dikkate alındığında talebe bağlılık ilkesi uyarınca bakiye kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Davalı yana sigortalı araç hususi araç niteliğinde olduğundan yasal faiz işletilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE; 1-)100 TL değer kaybı tazminatına temerrüt tarihi olan 18/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bakiye kalan 59.000 TL değer kaybı tazminatına ıslah tarihi olan 25/06/2026 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine 2-Karar harcı 4.098,60 TL 'den davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 1.050,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 2.433,20 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç 1.050,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.280,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.122,90 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.0000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2026
Katip
Hakim