Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/459 E. 2026/9435 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/459
Karar No
2026/9435
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1647 Esas, 2025/2053 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne , birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

l. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 49... ve 75 parsel sayılı taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 109 uncu maddesi kapsamında açılan kısmi alacak davasının kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hâzineden tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesiyle; öncelikle görev, zamanaşımı ve husumet itirazları bulunduğunu, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne , birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazların değerinin düşük hesaplandığını, objektif artış oranının en az % 150 uygulanması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranın da %4 alınması gerektiğini, emsal ürünler ile değerleme yönteminin doğru olmadığını, orman olan taşınmaz sahası bölümü yönü ile de itirazlarının olduğunu, hesaplanan saha kadar bölümün orman olmadığını, birleşen dava dosyası kapsamında, "fazlaya dair hakların saklı kalması" kaydı ile talepte bulunulmasına rağmen, davada tam kabul üzerinden hüküm kurulduğunu, ancak çelişkili olacak şekilde fazlaya dair istemin reddine karar verildiğini, bu hususla ilgili olarak tashih taleplerinin kabul edilerek hükmün düzeltildiğini, dosyaya yatınla harçların, davalı taraf harçtan muaf olduğundan, "kararın kesinleşmesine gerek kalmaksızın davacı tarafa iadesine" şeklinde karar verilmesi gerektiğini, usuli kazanılmış hakka neden olmamak adına, tazminatın hisselere paylaşımının yanılgılı olduğunu beyan ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydına konan şerhin Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, davalı Maliye Bakanlığının davada sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişilerce belirlenen değerin yüksek olduğunu, UYAP dosyası içerisine bakıldığında dava konusu taşınmazlara ilişkin yeterli resmi veri yer almadığının görüldüğünü, mahkemece hükmedilecek tazminatta faiz alacağının başlangıcının, iptali sağlayan mahkeme kararının kesinleşme tarihi olduğunu, kararda faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi değil kararın kesinleştiği tarih esas alınması gerektiğini, ıslah edilen tutarlar bakımından da, ıslah harçlarının ikmal edildiği 02.03.20 20... .10.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması ve asıl ve birleşen davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi vasfında olduğu belirlenen taşınmazların değerinin net gelir yöntemiyle belirlenmiş bulunmasında ve faiz başlangıç tarihinin dava açılış tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından bu hususa değinen istinafın yerinde görülmediği, ancak ilk kaldırma kararında da belirtildiği üzre Hazine harçtan muaf olduğundan davacılar tarafından asıl ve birleşen davalar için yatırılan harcın talep halinde iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar kesinleştiğinde iadesine karar verilmesi ve karar başlığında davalı Hazine vekilinin isminin gösterilmemesi hatalı olup taraf vekillerinin bu hususa değinen istinaf talebi yerinde görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne , birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1 Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplen tekrar etmiş ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre birleştirilen dava yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiğim ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metodu esas alınarak tazminata hükmolunmasında ve davacı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dosya kapsamından, birleştirilen dava yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıların her birine düşen payın 43.176,05 TL olduğu ve davacılar vekilince verilen kısmi ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmakla fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var kı bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (II) numaralı bendinin (B) harfli paragrafında yer alan "REDDİNE", kelimesinin çıkarılmasına yerine"saklı tutulmasına" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/459, K. 2026/9435, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-459-e-2026-9435-k-90263fa141df