Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16771 E. 2026/10227 K. – Kamulaştırması

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16771
Karar No
2026/10227
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2643 Esas, 2025/1918 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/352 Esas, 2024/412 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili sıfatıyla davayı açan Av. ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili sıfatıyla davacı açan Av. ... ve davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili sıfatıyla davacı açan Av. ... dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 90... parsel sayılı taşınmaz müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlıyken taşınmazın 598,65 m²lik kısmına davalı ... tarafından el atıldığını, söz konusu el atmaya ilişkin Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/80 Esas ve Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/43 Esas sayılı dosyalarıyla yargılama yapıldığını ve kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedildiğini ancak davalı Belediyenin daha sonra taşınmazın kalan 123,10 m²lik kısmına da el atarak arsanın tamamını ... alan haline getirdiğini, davalı ... tarafından bilahare el atılan kısmın aynı topografik bütünlükte kullanıldığını ve taşınmaz maliklerinin tasarruf yetkisini kısıtladığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davacılar vekili Av. ... 26.07.2024 tarihli dilekçesinde özetle; ekte sunulu vekâletname gereğince vekili olduğu ... ve ... adına vekâleten Av.... tarafından açılan davayı müvekkillerinin E-Devlet sisteminden haricen öğrendiklerini, dava açılırken her ne kadar müvekkilleri tarafından verilen, davacılar vekili olduğunu iddia eden Avukat tarafından dosyaya sunulan 16.01.1985 tarihli vekâletnameye dayanılmış ise de müvekkilleri tarafından ekte sunulu azilnameler ile Av....'ın 28.05.2007 tarihinde azledildiğini, söz konusu azil işleminin Av.... tarafından da bilindiğini, işbu davanın müvekkillerinin bilgisi ve rızası dışında açıldığını bu nedenle davanın aktif davacı ehliyet yokluğundan reddi ile birlikte dava yetkisiz temsilci tarafından açıldığından davalı taraf lehine hükmedilecek vekâlet ücretinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 77/2 nci maddesi gereğince yetkisiz bir şekilde dava açan Av....'ın sorumlu tutulması gerektiğini beyan ve talep etmiştir.

2.Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili sıfatıyla davayı açan Av.... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili sıfatıyla davayı açan Av. ... istinaf dilekçesinde özetle; açılan davada hükmedilecek tazminatın %80'i davacılara ait olacağından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun vekâletsiz iş görmeye ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacıların davaya olurlarının sorulması gerektiğini, vekilin bu konuda özel yetkisi olmaksızın muvafakat konusunda beyanının alınamayacağını, dava esasına ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığını, kararın kanuna aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada davacılar vekili sıfatıyla dava açan Av....'ın 2007 yılında davacılar tarafından azledildiği, buna ilişkin ....Noterliği'nden azilname düzenlendiği ve Av....'a tebliğe çıkarıldığı, bu nedenle dava açıldığı tarihte davacıların vekili olmadığı, davacılar vekili Av. ...'nun 26.07.2024 tarihli dilekçesi ile davacıların açılan davaya muvafakatlerinin olmadığı beyanı karşısında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili sıfatıyla davayı açan Av. ... ve davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili sıfatıyla davayı açan Av. ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idarece istinaf yoluna başvurulmadığı halde idare yönünden hatalı şekilde karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın açılmamış sayılmasının usulüne uygun olup olmadığına ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili sıfatıyla davayı açan Av. ... ve davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine, usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16771, K. 2026/10227, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16771-e-2026-10227-k-da234a8723f6