İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1161 E. 2026/164 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1161
- Karar No
- 2026/164
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1161 Esas KARAR NO : 2026/164
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2026 KARAR TARİHİ : 02/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "...." sayılı adreste bulunan "..." ünvanlı iş yerinin sahibi olduğunu, müvekkilinin kombi satışı, servisi ve bakım işleri yaptığını, 02.12.2025 tarihinde saat 9.00 sıralarında ... sayılı telefon numarasından müvekkilin kullanmakta olduğu ...sayılı telefon numarasına ... uygulaması üzerinden "25 adet sıfır kombimiz vardır alır mısınız" diye mesaj gelmiş ve ardından müvekkil tarafından fiyat bilgisi istediğini bunun üzerine 03.12.2025 tarihinde yukarıda belirtilen ... sayılı telefon numarası kendisini aradığını ve kombi hakkında konuşulduğunu, müvekkili ile telefonla konuşan telefondaki Ulaş isimli şahıs 25 adet kombinin elinde olduğunu, fiyatının 25.000 TL olduğunu, acil çek ödemesinin olduğunu söylediğini, bunun üzerine müvekkili de 25 adet kombiyi alacak parasının ve ihtiyacının olmadığını, en fazla 15 adet kombi alabileceğini söylediğini, daha sonra adının ... olduğunu söyleyen kişiyle telefonda anlaştığını, akabinde yukarıda beyan edilen... numaralı telefon numarasına ... üzerinden müvekkili iş yerinin konumunu atıldığını, ... olduğunu söyleyen kişi 05.12.2025 tarihinde kombilerin sevkiyatının olacağını depocunun müvekkiline ait iş yerine kombileri getireceğini, ürünleri burada teslim aldıktan sonra ödemeyi kendisinin gönderdiği ibana göndermesi gerektiğini söylediğini, ardından 05.12.2025 günü saat 10.00'da sıralarında yine yukarıda beyan edilen ...telefon numarasından müvekkilin kullanmakta olduğu telefon numarası aranarak müvekkiline depocunun bugün kombileri getireceğini, ürünleri teslim aldıktan sonra ödemesini yapması gerektiği ... isimli kişi tarafından söylendiğini, davalı ... tarafından 17.02.2025 Tarih 495.000-TL bedelli faturaya dayanılarak müvekkili hakkında ... 17. İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, icra dosyasından yapılan tebligat usulsuz olarak muhtara yapıldığını, müvekkilinin başlatılan icra takibinden haberdar olmadığını, kötü niyetli davalı takip alacaklısı müvekkilinin banka hesaplarına, tapularına, aracına ve hatta konutuna yapılan hacizler ile müvekkil mağdur edilmeye çalışıldığını, davacı kötü niyetli olarak takip başlattığını ve kısmı tahsilat yaptığını belirterek öncelikle davacı müvekkilinin aleyhine telafisi imkansız mağduriyetlerin yaşanmaması adına ...17. İcra Dairesi ..Esas Sayılı takibin tedbiren ve teminatsız yahut makul bir teminat mukabilinde yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici olarak durdurularak dosyadaki hacizlerin kaldırılmasını, bu mümkün olmadığı takdirde İİK 72/3 maddesi uyarınca teminat mukabilinde icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile davacı müvekkilinin... 17. İcra Dairesi ... Esas Sayılı icra takibinde borçlu olmadığının tespit edilerek takibin iptaline, davalının iş bu icra dosya kapsamında haksız olarak tahsil etmiş olduğu 11.662.18-TL'nin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini, kötü niyetli davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takipten sonra açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavram olup her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Eldeki dava mutlak ticari davalardan değildir. Davalı tacir ise de davacının gerçek kişi ticari işletme ve tacir kaydı olmamasına, esnaf olarak işletme esasına göre defter tutmasına göre davacı tacir değildir. Bu halde dava nispi ticari davalardan da olmadığından mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davaya konu uyşmazlığı incelemeye görevinin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 3-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi) 4-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına, 5-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi) 7-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır