İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/850 E. 2026/633 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/850
- Karar No
- 2026/633
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/850 Esas - 2026/633 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/850 KARAR NO : 2026/633
HAKİM : KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : Tue Oct 14 00:00:00 TRT 2025 KARAR TARİHİ : 12/10/2026 K.YAZIM TARİHİ : 13/10/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle : İstanbul Anadolu 7... İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın 371.516,10 TL alacak açısından iptali ile takibin 30.12.2024 tarihinden itibaren alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle : Davacı tarafından açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması nedeniyle usulden reddine, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarının ve dava şartı yokluğunun gözetilerek davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Dava, 14/10/2025 tarihinde Ankara Batı .... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, ...... Esas ...... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla dosya Mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davalının sebep olduğu trafik kazasında, davacı sigorta şirketi kasko sigortası yaptırdığı dava dışı sigortalıya ödediği tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş olup, bu sebeple icra takibi başlattığını fakat davalının itirazı üzerine durdurulan icra takibinin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, Yargıtay 20 HD.nin 23.01.2017 tarih, 2016/11796-2017/343 sayılı; 23.01.2017 tarih 2016/13991-2017/368 sayılı; Yargıtay 17.HD.nin 29.12.2016 tarih ve 2016/17069-2016/12160 sayılı; 29.12.2016 tarih ve 2016/17069-2016/12160 sayılı; 29.12.2016 tarih ve 2016/17069-12160 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, dava niteliği itibarı ile haksız fiilden kaynaklanmış olup, TTK.nun 4/1.Maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava kapsamında bulunmayan davanın asliye hukuk mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekir. Şöyle ki; Uyap üzerinde yapılan araç sorgusunda kasko sigortalı aracın kullanım şekli hususi otomobil olup, işletenide tacir değildir. Dava yukarıdaki açıklamalar göz önüne alındığında; mutlak ticari dava olmayıp haksız fiilden kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine itiraz davasıdır. TTK'nın 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları da oluşmamıştır. Bu sebeplerle, davaya bakmakla görevli olan mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, Ankara Batı 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davaya bakmaya devam etmesi gerektiği, buna göre Ankara Batı 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, görevli Mahkemenin Ankara Batı 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğuna, 2-Karar istinaf edilmeksizin kesinleştiği takdirde Mahkememiz ile Ankara Batı 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan görevli Mahkemenin belirlenmesi (merci tayini) için dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/10/2026
Katip ..... E- İmzalıdır Hakim .....E- İmzalıdır