İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/23 E. 2026/111 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/23
- Karar No
- 2026/111
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/23 Esas KARAR NO : 2026/111
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 27/04/2021 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil ...A.Ş. Türkiye’nin ilk GSM, 2G ve 3G operatörü olduğunu, Müvekkil tarafından mobil elektronik Söz konusu olağan faaliyetler kapsamında, aşağıdaki tabloda bilgileri verilen ticaret şirketleri ve iş ortaklıkları ile ayrı ayrı olmak üzere “Kurumsal Temlikli Cihaz Sözleşmesi” (Firmaların belirli bir süre...’den hizmet almaya devam etme taahhüdü karşılığında ...’den taksit ile akıllı telefon gibi cihazlar almasını içerir sözleşme) (Bundan böyle kısaca “Cihaz Sözleşmesi” olarak anılacaktır) ve ...Mobil Telefon Hizmetleri Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi (Kısaca “Abonelik Sözleşmesi”) akdedildiğini ve Firmalara Cihaz Sözleşmesi kapsamında 2019 yılı içerisinde toplamda 254 adet akıllı telefon teslim edildiğini, bir süre sonra bu firmaların, taksitle aldıkları cihazların faturalarını ödememeye başlaması üzerine Müvekkil Şirket tarafından faturasını ödemeyen söz konusu firmalar hakkında şirket nezdinde araştırma faaliyetlerine girişildiğini ve firmalar aleyhine icra takipleri başlatıldığını, herhangi bir sonuç elde edilemediğini, Müvekkil Şirket’in benzer konularda denetim için çalışmakta olduğu dava dışı ... Ltd.Şti. isimli firma tarafından yapılan kontrol ve ziyaretlerde; hiçbir firmanın belirtilen adreslerde yer almadığını ve daha önceden de söz konusu adreslerde faaliyet yürüttüğüne dair herhangi bir bilgiye rastlanmadığının tespit edildiğini, 2019 yılında imzalanan sözleşmelerle teslim edilen cihazların taksit bedelleri, 2019 yılının son aylarına doğru ödenmemeye başlandığını, faturaların ödenmemesi nedeniyle firmalara tahakkuk ettirilen cayma bedeli de Müvekkil Şirket’e ödenmediğini, firmaların imzaladıkları sözleşme uyarınca Müvekkil Şirkete olan toplam borcu 2.000.000,00 TL’yi geçtiğini, oldukça yüklü meblağlardaki faturaları ve sözleşmeye bağlı olarak cayma bedellerini ödemeyen ve belirtilen adreslerde mukim olmayan firmaların tüm iş ve işlemlerinin davalılar ... ve ...tarafından vekil/yetkili sıfatı ile gerçekleştirdiğini, Firmalarla ilgili olarak Müvekkil Şirket nezdinde dolandırıcılık şüphesi ile detaylı olarak yapılan araştırmalar neticesinde; Faturalarını ödemeyen firmaların kendisini ‘’... Grup’’ olarak adlandırdığı ve 4’ü hariç toplamda 28 adet firmanın karmaşık adi ortaklık yapılanması üzerinden hareket ettiğini, Abonelik Sözleşmesi ekindeki belgelerden söz konusu adi ortaklıkların Müvekkil Şirket’i dolandırma saiki ile, sözleşme tarihine yakın zamanlarda, 3’ünün Mayıs 2019 döneminde diğerlerinin ise Ağustos- Eylül ve Ekim aylarında kağıt üzerinde göstermelik bir şekilde kurulduğunu, Adi ortaklıklardan 3’ünün grup içinde yer alan 2 ticaret şirketi; ...Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti., kalan 21 iş ortaklığının ise yine bu iki ticaret şirketi ile ...Ltd. Şti. arasında imzalanan adi ortaklık sözleşmeleri ile kurulduğunu, Davalılardan ...’ın, ... dahil tüm firmalar adına abonelik sözleşmelerini imzalayan ve cihazları teslim alan kişi olduğunu, diğer Davalı ...’nin Grup içerisindeki neredeyse tüm adi ortaklıkların yetkilisi olduğu ve adi ortaklık yapılanmalarının tamamına dahil olan ...Ltd. Şti. adına da yetkili olarak hareket ettiğini, Davalı ...’ın firmalar adına vekaleten teslim aldığı 254 adet cihazın, Davalılar tarafından firma dışında başkaca 3. şahıslara kendi ad ve hesabına sattığını, cihazların başkaca kişiler tarafından kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, ... Grup bünyesinde yer alan firmalar nam ve hesabına hareket eden Davalılarca Müvekkil Şirketin prosedürleri suistimal edilerek cihaz temin edilmiş ve cihazlar piyasada 3. şahıslara satıldığını, .Müvekkil Şirket’ten hukuka aykırı iş ve işlemlerle karmaşık şirket yapılanmaları üzerinden temin edilip bedeli ödenmeyen 254 adet cihaz sebebiyle Müvekkil Şirket’in uğramış olduğu zararın Davalılarca giderilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalıların usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermediği görüldü. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davalılar tarafından davacı şirket aleyhine gerçekleştirilen haksız iş ve işlemler nedeniyle uğranılan zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istemidir. HMK.nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. TTK'nun 4. maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre, "her iki tarafın tacir olduğu ve iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Görev, dava şartı olması sebebiyle mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. HMK'nın "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davaya konu zararın dayanağı talebin davacı şirketin dava dışı şirketlerle ve yine bu şirketlerin kurduğu adi ortaklıklarla olan ilişkisine dayanmakta olduğu, davalılar arasında davacı ile ticari ilişkiye giren ticari şirketler bulunmadığı, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere yine davalıların adi ortaklık oluşturduğu belirtilen şirketlerde de ortaklığının bulunduğu iddiasının bulunmadığı, davalıların dava dilekçesinde davalıların şirketler adına ve adi ortaklık adına iş ve işlemler yaptıklarının belirtildiği, doğrudan davalıların tacir sıfatı ile yaptıkları bir işlem olmadığı, davalıların şirketlerin veya adi ortaklığın yetkili temsilcileri olduklarından bahsedilmediği, davalının söz konusu şirketlere veya adi ortaklıklara karşı da yöneltilmediği, bu haliyle davanın nispi ticari dava niteliğini taşımadığı ve bu haliyle eldeki davanın görev kapsamı sınırlı ve dar yetkili olan mahkememiz görev alanına girmediği anlaşılmakla, HMK.nun 114/1-c ve HMK.nun 20. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya İstanbul Anadolu ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır