İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/522 E. 2025/555 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/522
Karar No
2025/555
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/522 Esas - 2025/555 T.C. ... ... MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/522 Esas KARAR NO : 2025/555

HAKİM :.... KATİP : ...

DAVACI : ... ...

VEKİLİ : Av... DAVALI : ... .. VEKİLİ : Av...

DAVA : Manevi Tazminat(Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2025 KARAR TARİHİ : 18/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2025 tarih ve 2025/102 Değişik İş nolu kararı ile 15.200.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak davacı hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu karar doğrultusunda davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/42552 Esas nolu dosyası ile davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlattığını, davacının itirazı üzerine ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, ihtiyati haciz kararının ... 69. Noterliğinin 05/04/2022 tarihli veraset ilamına dayandığını, davacının icra takibine konu bonodan dolayı hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, bonoda taraf olmadığı gibi mirasbırakan ... ...'un imzasını taşıyan bono ile ilgili herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, mirasbırakan ... ...'un ölümünden sonra davacının süresi içinde başvurarak ... 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/950 Esas 2019/950 Karar nolu kararı ile mirası reddettiğini tespit ettirdiğini, mirası reddeden davacının mirasbırakanın borçlarından sorumluluğunun kalmadığını, davalının bu durumu bilmesine karşın haksız ve kötüniyetli olarak aynı veraset ilamına dayanarak davacı hakkında ihtiyati haciz kararı aldırdığını ileri sürerek davacının haksız ve kötüniyetli ihtiyati haciz kararından dolayı uğradığı 300.000,00 TL manevi tazminatın ihtiyati haczi tarihi olan 10/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle mirasçılık belgesinde mirasçı görünen .. ..., .. . ve ... ...'un ayrı ayrı manevi tazminat davası açtıklarını, eldeki dosyanın Hatice ... tarafından açılan ... 12. ATM 2025/445 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, yine dosyanın bankacılık ile ilgili ihtilaflardan olduğundan ihtisas mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, Yargıtayın yerleşik uygulmalarına aykırı olarak çekişmesiz olarak açılan veraset ilamının iptali davasında verilen kararın usulsüz olduğunu, mirasçılık belgesinin halen ayakta olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkili banka tarafından usulüne uygun noterlik mirasçılık belgesine dayanılarak başlatılan takip nedeniyle kötü niyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, talebin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/461 Esasına kayden açıldığı, anılı mahkeme tarafından 2025/461 Esas, 2025/574 Karar sayılı ve 08/07/2025 tarihli kararda özele; davanın banka alacağına dayalı olduğu gerekçesiyle ihtisas mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği, gönderme kararı üzerine dosyanın mahkememize tevzi olmakla işbu 2025/522 esas kaydını aldığı anlaşılmıştır. Dava, haksız ihtiyati haciz nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde " mahkemenin görevli olması " hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler, görev itirazı yapılmamış olsa bile mahkemenin resen görevli olup olmadığını inceleyerek karara bağlaması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı ... Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı ... Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Somut olayda; dava haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, davacı özetle borçlu olduğu iddia edilen müteveffanın, mirasını reddetmesine ve bu nedenle mirasçılık sıfatının bulunmamasına rağmen aleyhine alınan ihtiyati haczin haksız olduğunu, nitekim ihtiyati haczin kaldırıldığını ileri sürmüş olduğuna göre dava dışı müteveffanın borçtan sorumluluğuna dair varsa genel kredi sözleşmesi veya kambiyo senedi eldeki uyuşmazlığın konusu değildir. Uyuşmazlığın davacının mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığı da irdelenerek, neticeten haksız fiil hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafın tacir olmaması da nazara alındığında, haksız fiilden kaynaklanan eldeki uyuşmazlığın niteliği itibariyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaat edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 31/03/2016 tarih ve 2016/2 Esas, 2016/4306 Karar sayılı ilamı da benzer niteliktedir. (Bkz. ... BAM 25. HD. 2021/1384 Esas 2021/1293 Karar, 01/09/2021 T.) Nitekim benzer türdeki bir davada asliye ticaret mahkemesi ve asliye hukuk mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2023/248 Esas, 2023/349 Karar sayılı ve 17/03/2023 tarihli kararında özetle " davanın haksız ihtiyati haciz nedenine dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflardan davacının tacir olmadığı, davanın dayanağının genel kredi sözleşmesi olmadığı, ihtisas dairelerinin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere haksız ihtiyati haciz ile ilgili tazminat davalarının genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği" gerekçesiyle asliye hukuk mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine, dair karar verildiği görülmüştür. Yine konuya ilişkin olarak, bonoya dayalı haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemli benzer bir dava dosyası kapsamında; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2015/13385 Esas, 2015/13448 Karar sayılı ve 23/11/2015 tarihli ilamında özetle; "Dava, haksız haciz nedenine dayalı olarak açılmış olan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davaya bakmakla genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir." denilmiştir. Yapılan açıklamalar ve değinilen içtihatlar doğrultusunda, davacı tarafın tacir olmaması da nazara alındığında, haksız fiilden kaynaklanan eldeki uyuşmazlığın niteliği itibariyle genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından; mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiştir. Yargıtay HGK'nın 2017/15-2141 Esas, 2019/442 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 115/1, 138. Maddeleri ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca (duruşma günü verilmeksizin) dosya üzerinden davanın görevsizlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... (NÖBETÇİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/07/2025

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/522, K. 2025/555, T. 18.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-522-e-2025-555-k-ec0bf4433fe0