İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/945 E. 2026/897 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/945
Karar No
2026/897
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/945 Esas KARAR NO : 2026/897

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Mahkememiz nezdinde görülecek olan uyuşmazlığın çözümü adına dava şartı olması sebebiyle İstanbul Arabuluculuk Merkezine başvurulmuştur. İstanbul Arabuluculuk Merkezi'nin 2025/131246 numaralı dosyasına kayıt edilen uyuşmazlığın çözümü için gerçekleştirilen görüşmeler sonrası anlaşma sağlanamamış olup 08.09.2025 tarihli anlaşamama tutanağı imzalanmıştır. Davalı – borçlu müvekkil şirket tarafından işletilen otoyolda muhtelif zamanlarda ihlalli geçişler yapmış ancak davalı, işbu ihlalli geçişlerinden kaynaklanan ücret ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Davalı-Borçlu ... Limited Şirketi'ne ait ... plakalı araçlar ile ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapılmıştır. Davalının Bursa İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu yönündeki itirazı yerinde değildir. Davalının borcun tamamına yönelik itirazları mesnetsizdir. Ücret ödemeksizin geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tüm işlemler, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak yürütülmektedir. Bu kapsamda, başvuranın gerçekleştirdiği ihlalli geçişlere ilişkin ceza uygulanması hukuka uygundur. İhlalli geçiş yapan araç sahibi birçok kanaldan ihlalli geçiş sorgulaması yaparak yasal takip aşamasına gelmeden borcunu ödeyebilmektedir. Davalının takip talebinde faize ve faiz oranına yönelik itirazları da mesnetsizdir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli şartlar somut olayda gerçekleşmiş olup, davalı aleyhine alacakla birlikte en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Haklı davamızın kabulüne, Davalı-Borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapımış olduğu itirazının iptaline, Takibin toplam alacak tutarı olan 1.743,23-TL. üzerinden icra masrafı, avukatlık ücreti ve avans faizi (faizin değişen oranlarda kademeli olarak hesaplanması suretiyle) ile birlikte tahsiline imkân verecek şekilde takibin devamına, Davalı borçlunun itirazının haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle, takip asıl alacak toplamının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı Müvekkil Şirkete ödenmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabuluculuk vekalet ücretini davalı tarafa yükletilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; "Davaya konu icra takibi yetkili icra dairesinde başlatılmış olduğundan huzurdaki davada da yetkisizlik kararı verilmesi gerekmektedir. Davacının iddialarının aksine müvekkil şirketin davacıya borcu bulunmamaktadır. Müvekkil temerrüde düşürülmediğinden davacının faiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı/alacaklı tarafından talep edilen icra inkâr tazminatı hukuka aykırıdır. Zira icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, alacağın likit (belirli ve tartışmasız) olması gerekmektedir. Oysa somut olayda dava konusu alacak; ihlalli geçiş yapıldığı iddiasına, geçiş sayısına, uygulanacak ücret ve cezai tutarın belirlenmesine, faiz türüne ve başlangıcına ilişkin ciddi uyuşmazlıklar içermekte olup, alacak yargılamayı gerektiren ve likit olmayan niteliktedir. Bu haliyle müvekkilin icra takibine itiraz etmesi hukuka uygun ve yerindedir. Likit olmayan bir alacak bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığından, davacının bu yöndeki talebinin reddi gerekmektedir." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Huzurdaki davaya konu icra takibi yetkili yerde başlatılmadığından ve dava yetkisiz mahkemede açıldığından öncelikle davanın usulden reddine, müvekkilin davacıya borcu bulunmadığından haksız ikame edilen davanın esastan reddine, Müvekkil temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise faiz oranın reddine, Haksız icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyetli ve haksız takip nedeniyle lehimize %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacıya yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, davalı tarafa ait olduğu iddia edilen araçların otoyoldan cezalı geçtiği, geçişler sonrası otoyol geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı cezai şart alacağının ödenmemesine dayalı yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 1.,240,00-TL asıl alacak 420,71-TL işlemiş faiz ve 82,52-TL KDV olmak üzere toplam 1.743,23TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 19/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 25/07/2025 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Gider avansı 6100 sayılı HMK’nın 120. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 114-1- g maddesinde dava şartları arasında sayılmıştır. Delil avansı ise, HMK’nın 324.maddesinde hükme bağlanmıştır. HMK’nın 324. maddesinin 2. fıkrasında, “taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi gider avansının yatırılmaması ile delil avansının yatırılmamasının sonuçları farklıdır. Bilirkişi ücreti delil avansı niteliğindedir. Belirtilen avansın yatırılmaması halinde belirtilen delilden vazgeçilmiş sayılır. (Yargıtay 19. HD'nin 2016/5061 -10409 E-K; Yargıtay 19. HD'nin 2015/12309 - 2016/6589 E-K sayılı ilamları) bu nedenle ara kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edilmiştir. HMK 190. Maddesine göre; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Delil avansı, HMK’nın 324.maddesinde hükme bağlanmıştır. HMK’nın 324/2 maddesinde “taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi gider avansının yatırılmaması ile delil avansının yatırılmamasının sonuçları farklıdır. Bilirkişi ücreti delil avansı niteliğindedir. Belirtilen avansın yatırılmaması halinde belirtilen delilden vazgeçilmiş sayılır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkememizin 17/03/2026 tarihli öninceleme duruşmasında bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlanmadığı, kesin süreden sonra celse talikine neden olacak şekilde eksikliğin ikmal edilmesi nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin meselenin çözümünün uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği, bu itibarla mahkememizce mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-732,00-TL karar harcının peşin alınan 615,40-TL den düşümü ile kalan 116,60-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 1.743,23-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/945, K. 2026/897, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-945-e-2026-897-k-7cb5eb04227e