İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/877 E. 2026/903 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/877
Karar No
2026/903
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/877 Esas KARAR NO : 2026/903

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 19/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından yapılan altyapı çalışmaları sırasında 08/06/2024 tarihinde ...adresi üzerinde müvekkil kuruma ait içme suyu hattının delinmesi suretiyle zarar verildiğini, 988699 nolu müracaat numaralı faturalar gereğince oluşan zararın tutanak ile kayıt altına alındığını, müvekkil idare tarafından onarıldığı ve yapılan maliyetlerin faturası hazırlanarak davalı şirkete gönderildiği halde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ... 9. İcra Müdürlüğü...E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını ancak borçlu tarafından itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk aşamasında anlaşamama sonucunda 09.04.2025 tarihinde son tutanak düzenlendiğini belirterek borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.318,19 Türk Lirası üzerinden yasal faiziyle birlikte devamına karar verilmesini ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, ...adresindeki hasar mahallinde müvekkil şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, ... tarihli ve ... sayılı Erişim Şebekeleri İşleri Yapım Sözleşmesi ile işin tamamen dava dışı ... Ltd. Şti. 'ye devredildiğini ve müvekkil şirketin sadece ihale makamı olup denetim yükümlülüğü bulunmadığından hasardan sorumluluğunun olmadığını, haksız fiil şartları ile illiyet bağının oluşmadığını ve husumet itirazlarının kabulü gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla etüt koordinasyon bedeli, montaj, araç, işçilik, dağıtılmayan enerji bedeli ile eşik kesinti süresi aşım maliyetinin gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, fatura veya KDV ödeme belgesi sunulmadığından hesaba KDV eklenmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davacının iddialarını ispatlayamadığını ve kusur durumunun araştırılması gerektiğini, faiz ve faiz oranını kabul etmediklerini, icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu belirterek %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın ... Şti. 'ye ihbar edilmesini, öncelikle zamanaşımı nedeniyle aksi halde esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın 08.06.2024 tarihinde içme suyu hattının delinmesi suretiyle zarar verildiği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, müvekkil şirketin diğer davalı ... A.Ş. ile imzalanan sözleşme uyarınca alt yapı bakım ve onarım işlerini yürüttüğünü, kazı çalışmasının alınan ruhsata istinaden usulüne uygun yapıldığını, açılan kanalda davacıya ait içme suyu hattı üzerinde uyarıcı şerit bant, kırmızı bims tuğlası ve dolgu malzemesi bulunmadığını, davacının içme suyu hattını uygun yerde ve yeterli derinlikte döşemediğinden zarara kendisinin sebebiyet verdiğini belirttiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dosyada herhangi bir fatura bulunmadığından KDV talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. ... 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 5.318,19TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya inşaat mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Dava Konusu, ... binalar arasında, 08/06/2024 tarihinde... A.Ş tarafından görevlendirilen, .... Şti.’nin tarafından yapılan Altyapı kazısı sırasında ... içme suyu hatlarına verilen hasar sebebi ile açılan davada, dava dilekçesi, davaya ilişkin davalılar cevap dilekçileri ve ekine konulan kanıt niteliğinde ki belgeler, fotoğraflar incelenmiş olup; 1- Davaya konu Altyapı Çalışmalarının, Davalı ... A.Ş Adına düzenlenen 28.03.2024 talep tarihli .. numaralı ruhsat ile ... tarihleri arasında, ... A.Ş tarafından görevlendirilen ... San. Ltd. Şti. tarafından başladığı, 2- 28.03.2024 tarihinde ... de yapılan kazı sırasında ... içme suyu Şebeke Hattına hasar verildiği, ... yetkilileri tarafından tutulan tutanak sonucu, Yapılan ölçüm sonucu tespit edilen malzeme ve işçilik miktarlarının , ... tarifelerindeki birim fiyatlarla değerlemesi sonucu TOPLAM : 4066,52 TL KDV dahil Hasar bedeli tespit edildiği, 3- Hasar Bedeline İlişkin olarak İSKİ tarafından,... tarih ve ... nolu, 01.07.2024 ödeme tarihli fatura tanzim edildiği, faturanın gününde ödenmemesi üzerine 10.06.2024 tarih, ... fatura bedeli 4.066,52 TL + 1251.67 TL Tahakkukuz B. Gecikme Zammı ile birlikte: 5.318.19 TL tutarında bedel için 20.12.2024 tarihinde,... 9.İcra Dairesi...Esas sayılı dosyada,Borçlu... A.Ş hakkında ilamsız icra takibatı açılmış, Davalı kurum vekili ...’ün 20.12.2024 tarihli dilekçe ile borca itirazı üzerine icra takibatı durdurulmuş ve İSKİ tarafından huzurdaki dava açılmıştır.4- Dosya üzerinde yapılan ve inceleme ve değerleme gerekçeleri detayları geniş şekilde açıklandığı üzere, dava ihtar edilen Taşeron (Müteahhit) ... Şti.’nin dava dilekçesine verdiği cevapta iddia ettiği; Davacının Tesisat Döşeme İşlemlerini Usulüne Uygun Yapıp Yapmadığı Araştırılmalıdır” talebi ve sonrasındaki açıklamaları, Olay tarihi ile Görevlendirilme ve rapor tarihi arasında yaklaşık 2 yıl geçmesi, yolun asfaltlanmış olması sebebi fiilen tespit edilmesi mümkün olmayıp, olay tarihinde uygulamacı şirketin, ruhsat taahhütnamelerinin 2d maddesinde taahhüt edilen altyapı kurumunda görevli yetkili teknik personel bulundurulması” hükmünü yerine getirmemesi, iddialarını kanıtlayacak, tutanak, fotoğraf, video vb. delillerle iddialarını kanıtlamaması sebebi ile değerlemeye alınmamıştır. 5- 08/06/2024 tarihinde ...’nin ...adresinde meydana gelen Hasarın, Davalı ... A.Ş tarafından görevlendirilen... Şti.’nin .. talep tarih ve ... tarihli Altyapı Kazı ruhsatı a- Ruhsat taahhütnamelerinin 2d maddesinde taahhüt edilen “altyapı kurumunda görevli yetkili teknik personel bulundurulması” hükmünü yerine getirmemesi ve dolayısı ile ehil olmayan işçilerin denetimsiz olarak çalışmaya devam edilmesi, b- Diğer altyapı kuruluşlarından, o sokakta bulunan yatırımlarına ilişkin sayısal harita ve belgeleri talep etmeden, gerekili bilgiyi edinmeden kazıya başlanması ve yeterli özenin gösterilmemesinin dava konusu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği görüş ve kanaatinde olduğumu,c-Davacı ...’nün dava konusu hasarın oluşmasında hiçbir olumsuz katkısının olmadığı görüş ve kanaatinde olduğumu, ... Tarafından tespit edilen, 10.06.2024 tarih, ... fatura bedeli 4066,52 TL + 1251.67 TL Tahakkukuz B. Gecikme Zammı ile birlikte: 5.318.19 TL toplam tutar, tutanaklarla tespit edilen metrajlar ve ...Tarifeleri ile değerlendirilmiş olması sebebi ile kadri maruf olduğu değerlendirilmiştir. " denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK.m.50/1). Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı, zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Özetle davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında; Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Bu doğrultuda alınan rapor ve dosyadaki belgeler ile sabit olduğu üzere; davaya konu hasarın davalı tarafından 08/06/2024 tarihinde yapılan alanlarda gerçekleştiği, ilgili kurumdan gelen yazı cevaplarında hasarın meydana geldiği adreste, davalının kazı ruhsatı aldığının bildirildiği, dinlenen tanık beyanının da ilgili tarihte davalının hasara konu bölgede çalışma yaptığını doğruladığı, bu haliyle dava konusu hasara dava dışı şirketin kusurlu davranışlarıyla sebep olduğı, davalının uhdesinde gerçekleştirilen çalışmalarda dava dışı şirketin çalışanların üzerinde gözetim ve denetim yükümlülüğünün bulunduğu, davalı şirketin iş bu yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacı tarafın talep ettiği bedelin hasarın oluş şekline ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, talep edilen miktarın gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulüne, alacağın miktarının tespiti ancak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğinden likit bir alacak olmadığı kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine hükmedilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... 9. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin aynı alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, 2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 367,90 TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 9.598,7TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.318,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/10/2026

Katip ✍e-imzalıdır

Hakim ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/877, K. 2026/903, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-877-e-2026-903-k-892335ea4ecd