İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1048 E. 2026/871 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1048
- Karar No
- 2026/871
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1048 Esas KARAR NO : 2026/871
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 12/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası kapsamında davalının itiraz etmiş olduğu itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesi ve alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 02.05.2025 tarihli ve 600.000,00 TL bedelli faturaya dayalı olarak başlattığı icra takibine müvekkil şirket tarafından süresinde itiraz edildiğini, faturaya konu işin sözleşmeye aykırı, eksik ve ayıplı şekilde ifa edildiğini, davacının akdi ilişkiyi ve işin tam olarak teslim edildiğini ispatlayamadığını, salt fatura düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını kanıtlamaya yetmediğini, müvekkilin haklı gerekçelerle ödeme yapmadığını belirterek davanın reddini, davacının kötü niyetli icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 600.000,00TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Davacı ... Şti. ‘nin incelenen 2025 yılı ticari defterlerinde; davaya konu icra takip tarihi (12/06/2025) itibariyle 120.18 Kodlu hesabına istinaden davacı şirketin davalı... A.Ş.’ den 600.000,00 TL Alacak bakiyesi bulunduğu kayıtlı olarak yer aldığını, Davalı şirketin incelenen 2025 yılı ticari defterlerinde, icra takip tarihi itibariyle, davalı şirketin ... kodlu hesabına istinaden davacı şirkete 599.983,94 TL Borç bakiyesi bulunduğu kayıtlı olarak yer aldığını • Tarafların incelenen 2025 yılı ticari defterlerinde, taraflar arasındaki Cari Hesaplarda 16,06 TL küsurat farkı bulunduğunun yer aldığını, Davaya konu icra takibinde davacı tarafça davalıdan 600.000,00 TL Asıl Alacak Tahsili talebinde bulunulduğunu, davaya konu uyuşmazlığın, davaya konu icra takibinde davacı şirketin davalı şirketten 600.000,00 TL Asıl Alacak tutarının kaynağını oluşturan, davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği 02.05.2025 tarihli .. No.lu 600.000,00 TL Ödenecek Tutarlı e-Fatura kapsamındaki Kalıp Revizyon işleminin davacı tarafça ayıplı, eksik ve sözleşmeye aykırı yapıldığına ilişkin davalı taraf iddiasından kaynaklandığını, Davacı Şirketin Davalı Şirkete düzenlediği ... nolu 600.000,00 TL Ödenecek Tutarlı e-Faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olarak yer aldığını, davaya ilişkin yapılan mali incelemede davalı tarafça, davacı tarafından davalıya düzenlenen 02.05.2025 tarihli ... nolu 600.000,00 TL Ödenecek Tutarlı e-Faturadaki ayıplı, eksik ve sözleşmeye aykırı yapılan Kalıp Revizyon işleminin dava dışı ... Şti.’ ne 12.06.2025 tarihli ... Nolu, Açıklama: ‘ŞİŞE KORUMA KALIBI TADİLATI’, Ödenecek Tutar: 46.200,00 TL E-Fatura ile Tadil ettirildiği iddiasında bulunduğu "şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere her iki taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmuştur. Defter kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü tespit edilmiştir. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davalı tarafın ayıp iddiasına ilişkin ayıp ihbarı yapıldığı hususunda veya ayıp iddiasını destekler nitelikte dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı, bu nedenle ayıp iddiasını ispat edemediği Mahkememizce değerlendirilmiştir. Usulüne uygun tutulan her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 600.000,00 TL asıl alacak olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 600.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 600.000,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 40.986,00 TL ilam harcından peşin alınan 7.246,5TL harcın Mahsubu ile bakiye 33.739,5 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 287,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 7.246,50 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 16.149,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 96.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2026
Katip ✍e-imzalıdır
Hakim ✍e-imzalıdır