İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/359 E. 2026/783 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/359
Karar No
2026/783
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/359 Esas KARAR NO:2026/783

DAVA:Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ:24/04/2026 KARAR TARİHİ:08/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin üyesi olduğu davalı ... Kooperatifleri Birliği'nin 26.03.2026 tarihinde gerçekleştirdiği 2025 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararların usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 26. maddesinde öngörülen on beş günlük çağrı süresine uyulmadığını, çağrı yazısında tebligat tarihlerinin belirsiz bırakıldığını, gündemin 6. maddesinde yer alan taşınmaz tescil işlemlerine ilişkin bilgilerin eksik ve yanıltıcı olduğunu, hazirun cetvelinde yer alan delegelerin seçim süreçlerinin ve delege seçim tutanaklarının usulüne uygunluğunun denetlenemediğini, Bakanlık temsilcisinin görevlendirilme usulünün şüpheli olduğunu, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmalarının 1163 sayılı Kanun'un 55. maddesine aykırı olup kararı yoklukla malul kıldığını, 6. madde kapsamında müvekkil kooperatife ait 231 Ada, 3 Parsel ve 244 Ada, 1 Parsel sayılı taşınmazların devrine ilişkin yetkinin belirsiz olduğunu, 7. madde ile belirlenen arsa alım-satım fiyatları arasındaki fahiş farkın ekonomik gerekçeden yoksun olduğunu, 9. madde ile getirilen ortaklıktan çıkarma koşullarının hukuki belirsizlik taşıdığını ve ... Kooperatifi temsilcisinin beyanına rağmen haklarının çiğnendiğini, 10. madde ile belirlenen huzur hakkı ve aidat tutarlarının mali analiz sunulmaksızın kabul edildiğini, 11. madde ile alınan merkez taşıma kararının kiraya ilişkin mali yükümlülükler açıklanmadan alındığını, toplantıdaki usul ihlallerinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde kararların yok hükmünde olduğunu veya iptal edilmesi gerektiğini, 6. ve 7. madde kapsamındaki işlemlerin telafisi güç zararlar doğuracağını belirterek davacı kooperatifin dava açma ehliyetinin kabulünü, 26.03.2026 tarihli Genel Kurul'da alınan 4, 6, 7, 9,10 ve 11. madde kararlarının öncelikle yok hükmünde olduğunun tespitini, aksi takdirde iptalini, yargılama süresince 6. ve 7. maddeler kapsamındaki tapu tescil işlemlerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 26.03.2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların iptali ve toplantının yok hükmünde olduğunun tespiti talebiyle açtığı davanın usul ve esas yönünden yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı kooperatif delegesi ...'in genel kurula katılmasına rağmen alınan kararlara karşı herhangi bir muhalefet şerhi koymadığını, 9. madde dışındaki tüm kararların oy birliği ile alındığını, bu nedenle iptal davası açma ön koşulunun yerine getirilmediğini, toplantı çağrılarının yasal süresi içerisinde elden ve posta yoluyla usulüne uygun yapıldığını, gündem maddelerinin ortaklara detaylıca açıklandığını, hazirun cetvelinin KOOPBİS sistemi üzerinden bakanlık denetiminde oluşturulduğunu, genel kurulun bakanlık temsilcisi ... gözetiminde gerçekleştirildiğini, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını, tahsis işlemlerinin ana sözleşmeye uygun olarak yönetim kuruluna verilen yetki çerçevesinde yapıldığını, gayrimenkul alım ve satımına ilişkin belirlenen fiyatların piyasa değerleri gözetilerek ortakların menfaatine uygun tespit edildiğini, ortaklıktan çıkma taleplerinin ana sözleşme ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğini, genel kurul kararlarının eşitlik ilkesine uygun olduğunu, davacı tarafın iddialarının somut bir gerekçeye dayanmadığını, ihtiyati tedbir talebinin birlik ve ortak kooperatifler üzerinde büyük mağduriyetlere yol açacağını belirterek haksız açılan davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kooperatif genel kurul kararının butlanı, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca genel kurul kararlarının sakatlıkları; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilirlikle malul olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Bunlardan en ağırı olan yokluk müeyyidesi, bir kararın hukuk aleminde hiç sonuç doğurmadığını ifade etmektedir. Alınan kararların şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici hükümlere aykırılıklar barındırması durumunda kararlar yokluk ile malul olacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki, yokluk ve mutlak butlanla sakatlık hallerinin ileri sürülebilmesi için muhalefet şerhi ya da hak düşürücü süre içerisinde dava açma şartı bulunmamaktadır. Eldeki davada da davacı, kararların yoklukla sakat olduğunu ileri sürmüş ise de; davacının kararların çoğu bakımından iddiasını somutlaştırmadığı, bununla beraber ileri sürülen hususların hiçbiri şekil ve kurucu unsurlar yönünden sakatlığa vücut vermediği gibi maddi öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık taşıma koşuluna da vücut vermediği, bu nedenle yokluk veya mutlak butlan müeyyidesini gerektirir bir halin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Bir an için çağrının usulsüz olmasının genel kurulda alınan kararların yok hükmünde sayılmasını gerektireceği akla gelebilir ise de; çağrının usulüne uygun yapıldığı, kaldı ki 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 47.maddesinin de olayda uygulanma yerinin bulunduğu göz önüne alınarak yoklukla sakatlığın tespiti istemi yerinde görülmemiş; kararların iptal edilebilirliğini isteme bakımından ise kararların altına muhalefet şerhi düşülmesi yönündeki dava şartı gerçekleşmediğinden iptal edilebilirlik talebi cihetinden esasa girilmeksizin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2025-3326 E-2026/2796 K ve 2025/1233-2805 E.K sayılı kararları). HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE, 2-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/359, K. 2026/783, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-359-e-2026-783-k-05ab15e3c458