İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/90 E. 2026/218 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/90
Karar No
2026/218
Karar Tarihi

T.C. ............... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/90 Esas - 2026/218 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ............... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/90 Esas KARAR NO : 2026/218

................... ........................... .................................. ....................................... ............................................... .......................................................

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2024 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 23/12/2023 tarihinde .............. yazılım programının en üst versiyonunu kullanmak üzere davalı taraf ile iletişime geçerek içeriği sınırlı bir demo program yüklendiğini ve akabinde program için 520.000.00 TL bedelde anlaşıldığını, 398.995,00 TL'si için müvekkili şirket tarafından çek ile ödeme yapılacağını, geri kalan kısmın daha sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, programın kullanılmaya başlanmasıyla, satın alınan programın başta belirtilen niteliklere sahip olmadığının anlaşılması üzerine davalı tarafa sözleşmeden dönme iradesini ilettiğini, sözleşme gereği yapılan kısmi ödemenin iadesinin istendiğini, davalı tarafça geri ödeme yapılmadığını, bunun üzerine 23/08/2024 tarihinde ............... Yenimahalle 6. Noterliği'nin 20159 yevmiye numaralı ihtarname ile iadenin istendiğini, davalı tarafça herhangi bir cevap verilmediğini belirterek; tüm bu nedenlerle, davalarının kabulüne, ayıplı ifa nedeniyle sözleşmeden dönme iradeleri sonucu sözleşme ilişkisinin sona erdiğinin tespitine, müvekkili tarafından ödenen 398.995,00 TL 'nin fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça .............. programının satın alınmak istenmesi üzerine, müvekkili şirket tarafından demo programı kurulduğunu, demonun beğenilmesi üzerine fiyat teklifi sunulduğunu, fiyat teklifinin ve şartlarının kabul edilmesi üzerine 29/12/2023 tarihli program sipariş sözleşmesi akdedilerek satışın gerçekleştiğini, daha sonra davacı tarafın program ile ilgili değişiklik taleplerinin altyapıya uygun olmaması nedeni ile reddedildiğini, davacı şirketin müvekkili tarafından düzenlenen faturaya ilişkin bir itirazı olmadığını, iade faturası da düzenlenmediğini, müvekkili şirketin satmış olduğu programda herhangi bir ayıp olmadığını belirterek; tüm bu sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 23/11/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davalı tarafça sağlanan .................... MRP II yazılımının; davacının "Basit Üretim" modülünde sahip olduğu 100 KG (Kazan Bazlı) üretim esnekliğini sağlamadığı, bu özelliğin yeni modülde geriye gittiği, yazılımın, ithalata dayalı üretim yapan firmalar için elzem olan " Dövizli Üretim Maliyet Planlaması" özelliğini barındırmadığı, bu durumun "Ar-Ge" talebi olarak reddedildiği, dolayısıyla yazılımın mevcut haliyle davacının üretim planlaması yapmasına teknik olarak imkan vermediği, basit üretim modülünden verilerin otomatik aktarılamaması ve manuel giriş zorunluluğunun, sistemin sürdürülebilirliğini engellediği, davalı yanın, davacının iş süreçlerini (Boya/Kimya üretimi) tam analiz etmeden, davacının ihtiyaçlarını karşılamayan bir paketi (MRP 1I) sattığı, satış sonrası talep edilen düzeltmeleri "altyapı yetersizliği" gerekçesiyle reddettiği, dava konusu .................... yazılımının "Genel Muhasebe, Finans ve İK" modüllerinin çalışır vaziyette olduğu ve davacı tarafından kullanılmaya devam edilebileceği, yazılımın tamamının iadesi yerine, yalnızca verim alınamayan Üretim/MRP modüllerinin iptal edilerek bedelinden düşülmesinin teknik ve ticari hakkaniyete uygun olduğu, paket içeriğindeki ağırlığı gözetilerek; davacı tarafından ödenen bedelin %60'ına tekabül eden kısmın (Hesaplanan: 239.397,00 TL) "Bedel İndirimi" veya "Kısmi İade" kapsamında davacıya geri ödenmesi gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. 17/02/2026 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporda özetle; davalı yanın teknik itirazlarının, sektörün "hassas veri girişi" ve "ön maliyet planlama" gerçekleriyle örtüşmediği, dolayısıyla kök rapordaki "teknik ayıp / yetersizlik" tespitlerinin değişmesini gerektiren bir veri sunulmadığı, davacı yanın tüm sistemin iadesi talebinin, yazılımın bağımsız çalışan modülleri (Muhasebe /İK) bulunması nedeniyle teknik olarak" kısmi iade" kapsamında değerlendirilmesinin hakkaniyete daha uygun olduğunun ve kök rapordaki teknik görüş ve kanaatlerinin aynen muhafaza edildiğinin bildirildiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava, ayıp nedeniyle satım bedelinin aynen iadesi istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davacının, 520.000 TL bedel mukabilinde davalıdan yazılım programı satın aldığı, satım bedelinin 398.995,00 TL'sinin davalıya ödendiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davacının, davalıdan satın aldığı yazılım programının ayıplı olup olmadığı, davacının satış bedelinin iadesi talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. TBK'nın 219. maddesinde hükmü uyarınca, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir suretle bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerlerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. Satıcının bu durumları bilmemesinin de sonuca etkisi yoktur. Yine de sorumluluğu esastır. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi hükmünde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanacağı düzenlenmiştir. TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır hükmüne yer verilmiştir. TBK’nın 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır. Satıcının ağır kusurlu olmadığı durumlarda tacirler arası satış sözleşmelerinde ayıp ihbarının yapıldığının ispatı ise TTK 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde ise TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. Dava konusu olayda satım sözleşmesinin mevcudiyeti konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu ile, satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunduğu tespit edilmiş olmakla, davacı alıcı tarafından yazılım programı kullanılmaya başlandıktan sonra, ayıbın bulunduğu ve davalı satıcıya Yenimahalle 6.Noterliği'nin 23/08/2024 tarihli ihtarname ile bildirildiği, bu suretle ayıp ihbarının yapıldığı anlaşılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde, dava konusu yazılım programının, davacının "Basit Üretim" modülünde sahip olduğu 100 KG (Kazan Bazlı) üretim esnekliğini sağlamadığı, bu özelliğin yeni modülde geriye gittiği, yazılımın, ithalata dayalı üretim yapan firmalar için elzem olan "Dövizli Üretim Maliyet Planlaması" özelliğini barındırmadığı, bu durumun "Ar-Ge" talebi olarak reddedildiği, dolayısıyla yazılımın mevcut haliyle davacının üretim planlaması yapmasına teknik olarak imkan vermediği, basit üretim modülünden verilerin otomatik aktarılamaması ve manuel giriş zorunluluğunun, sistemin sürdürülebilirliğini engellediği, davalı yanın, davacının iş süreçlerini (Boya/Kimya üretimi) tam analiz etmeden, davacının ihtiyaçlarını karşılamayan bir paketi (MRP 1I) sattığı, satış sonrası talep edilen düzeltmeleri "altyapı yetersizliği" gerekçesiyle reddettiği, dava konusu .................... yazılımının "Genel Muhasebe, Finans ve İK" modüllerinin çalışır vaziyette olduğu ve davacı tarafından kullanılmaya devam edilebileceği, bu kapsamda yazılım programının ayıplı kısmının, programın %60'lık kısmına tekabül ettiği hükme esas alınan kök ve ek rapor ile tespit edilmiştir. TBK'nın 219. maddesinde hükmü uyarınca, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir suretle bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerlerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. Satıcının bu durumları bilmemesinin de sonuca etkisi yoktur. Yine de sorumluluğu esastır. Açıklanan kanun hükmü doğrultusunda somut olay incelendiğinde, satış aktine konu yazılım programındaki ayıp oranının %60 olduğu, bu hali ile davacı alıcının, kullanım amacı bakımından değerlerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran düzeyde ürünün ayıplı olduğu, bu oranda ayıplı olan bir ürünü, davacı alıcının kabule zorlanmasının hakkaniyetli olmadığı, davacı alıcının, TBK’nun 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından biri olan, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği kanaatine varılmakla, davanın kabulü ile; davaya konu yazılım programının davalıya iadesine, satış bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olup, davacı tarafça gönderilen 23/08/2024 tarihli ihtarnamenin, davalıya 27/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede bedel iadesi için 3 günlük mehil tanındığı, bu suretle temerrüt tarihinin 02/09/2024 tarihi olduğu dikkate alınarak, 398.995,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 02/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ İLE; davaya konu yazılım programının davalıya iadesine, satış bedeli olan 398.995,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 02/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli 27.255,35 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 63.839,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 11.578,30 TL ( ilk yargılama gideri, vekalet harcı bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 2.080,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2026

YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: Bilirkişi Ücreti : 9.000.00 TL Posta Masrafı : 2.517,50 TL Vekalet Harcı : 60.80 TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/90, K. 2026/218, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-90-e-2026-218-k-2479ec7743fb