İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/880 E. 2026/620 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/880
Karar No
2026/620
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/880 Esas KARAR NO : 2026/620

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2025 KARAR TARİHİ : 10/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraf şirketler arasında 03.03.2020 tarihli Tedarikçi Sözleşmesi imzalanarak davalıya muhtelif mobilya ürünleri ürettirildiğini, davalı tarafından haksız olarak sözleşmenin fesih edildiğini, tüketicilerden iade gelen ürünlerin davalıya teslim edildiğini ve iade faturası kesilerek bedellerinin davalıdan tahsil edildiğini, davalının son dönemde iade ürün alımını durdurduğunu, iade konusu ürünleri teslim alması için davalıya ... 35. Noterliğinin...tarih ... yevmiye no.lu ve ... tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamelerin keşide edildiğini, ürünlerin iade alınmaması üzerine davalıya 14.07.2025 tarih ... nodu 6.715,01 TL tutarlı, 14.07.2025 tarih ... nodu 14.851,00 TL tutarlı, 30.09.2025 tarih ... no.lu 11.350,79 TL tutarlı iade faturaları düzenlendiğini, fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ve ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı itirazı üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle; davalı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA/ Davalı şirket tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen 03/03/2020 tarihli tedarikçi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından kesilen iade faturalara konu alacağa vaki ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ...ve ...Esas sayılı dosyalarından başlatılan takibe davalı/takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Davalı tarafından cevap dilekçesi ve delil listesi sunulmadığı gibi, aşamalarda beyan dilekçesi de sunulmamıştır. Davaya dayanak icra takip dosyaları celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Celp edilen takip dosyalarının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine.... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı dosyalarından fatura alacağının tahsili için ilamsız icra takipleri başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takiplere yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairelerince takiplerin durdurulmasına karar verildiği ve her iki takip dosyası bakımından işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır., Mahkememizin 10/03/2026 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın Mali Müşavir ...'na tevdi ile tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, sahipleri lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı, davacı tarafından davalı aleyhine tanzim edilen ve ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... ve...Esas sayılı sayılı takip dosyasına dayanak gösterilen faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, taraflarca faturalara süresi içerisinde itiraz edilip edilmediği, iade faturası düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş iade faturası var ise tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, takip talebine dayanak faturaların tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edilip edilmediği, tarafların ticari defterleri ile BA/BS formları arasında mutabakat bulunup bulunmadığı, var ise mutabakatsızlık nedeninin ne olduğu, Taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesinin incelenmesi suretiyle rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 15/06/2026 tarihli raporda özetle; "İncelenen davacı şirkete ait ticari defterlerden; 2024 yılı envanter defteri açılış noter tasdikinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, 2025 yılı envanter defteri açılış noter tasdikinin süresi geçtikten sonra yaptırılmış olduğu, yevmiye defteri ve defteri kebir e-defter beratlarının zamanında ve usulüne uygun bildirilmiş olduğu, Taraflar arasında 22.03.2021 tarihinde imzalanan Tedarikçi Sözleşmesi bulunduğu, davacının Alıcı olarak ve davalının Tedarikçi olarak sözleşmeyi imzalamış olduğu, davacı şirket tarafından davalıya keşide edilen ihtarnamelere konu olan ürünlere istinaden, dava konusu icra takiplerinde talep edilen e-Faturaların davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, faturalar borçlusunun davalı şirket olduğu, e-Faturaların davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, Söz konusu faturalara karşı davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamına rastlanılmadığı,Taraflarca 2025 yılında tanzim edilen faturaların vergi dairesi BA/BS sisteminde kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında; dava konusu icra takiplerinde talep edilen e-Faturaların kayıtlı olduğu, dava konusu ... 25. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası ile 08.08.2025 tarihinde başlatılan icra takip tarihi itibarıyla; davalı şirket cari hesabının 275.103,63 TL borçlu durumda olduğu, icra takibinde talep edilen toplam 21.566,01 TL tutarındaki fatura alacağının Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına virman yapılmış olduğu, Dava konusu ... 25. İcra Müdürlüğü...E. sayılı dosyası ile 08.10.2025 tarihinde başlatılan icra takip tarihi itibarıyla; davalı şirket cari hesabının 315.585,75 TL borçlu durumda olduğu, icra takibinde talep edilen 11.350,79 TL tutarındaki fatura alacağının Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına virman yapılmış olduğu, Davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarına göre; davalı şirketten toplam (21.566,01+11.350,79 =) 32.916,80 TL alacaklı durumda olduğu, " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar) 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay (kapatılan) 19. HD...Esas... Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) Ayrıca Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E.,... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 22.03.2021 tarihinde imzalanan Tedarikçi Sözleşmesi bulunduğu, davacının Alıcı olarak ve davalının Tedarikçi olarak sözleşmeyi imzalamış olduğu görülmektedir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, Garanti, İade ve İptaller başlıklı 4.4 maddesi: “Sözleşme konusu ürünler, ilgili yasa gereği 2 yıl Tedarikçi” nin garantisi kapsamındadır. Tedarikçi müşteri taleplerini garanti kapsamında Kanun ve ilgili yasal mevzuata uygun olarak süresinde karşılamayı ve ayıplı ürünleri herhangi bir gerekçe ileri sürmeksizin iade almayı kabul eder. Mesafeli satış sözleşmesinin tanıdığı haklar çerçevesinde Müşteri vermiş olduğu siparişi iptal edebilir. Tedarikçi, iptal edilen siparişin üretimi tamamlanmış olsa dahi iptal talebini kabul edecek olup, Alıcı'ya iptal edilen ürüne ilişkin herhangi bir bedel yansıtmayacaktır. ...” şeklinde düzenlenmekle, müşteriler tarafından iade edilen ürünlerin teslim alınması gerektiğinin, 7 günlük süre içinde teslim alınmaması halinde ürünler ile ilgili iade faturaları düzenleneceği, davacı tarafından, davalıya Beyoğlu 35. Noterliğinin 20.06.2025 tarih 11002 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiği, yine davacı tarafından Beyoğlu 35. Noterliğinin 19.09.2025 tarih 19475 yevmiye numaralı İhtarnamesi ile davalı şirkete; “Tedarik edilen Merlin New Mini Köşe Koltuk, Kiremit 8b7206316824 sipariş numaralı ürününün tüketicisi tarafından 12.09.2025 tarihinde THH kararı kapsamında koltuğun alt kısmındaki yayların açılması nedeni ile iade edildiği, sözleşme gereği ürünü iade alma yükümlülüğü bulunduğu ve 3 gün içinde ürün teslim adresinin taraflarına bildirilmesi gerektiği” taraflar arasında akdedilen tedarik sözleşmesinin 4.4 maddesi uyarınca ihtar edildiği,İhtarnamenin e-Tebligat Mazbatasında; davalı şirkete 19.09.2025 tarihinde teslim edilmiş olduğu görülmektedir. Taraflar arasında tedarik sözleşmesine dayalı ticari ilişki bulunduğu, işbu ticari ilişkiye istinaden taraflar arasında akdedilen 22.03.2021 tarihli Tedarikçi Sözleşmesi'nin Garanti, İade ve İptaller başlıklı 4.4 maddesi uyarınca tüketiciler tarafından ayıp nedeni ile iade edilen ürünlerin teslim alınması aksi halde iade faturasının düzenleneceğinin, davacı tarafından, davalıya ihtar edildiği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre davalı tarafından ayıplı ürünlerin teslim alındığına dair bir delil bulunmadığı davalı tarafından da aksi yönde bir beyanda bulunulmadığı, İhtarnamelere konu olan ürünlere istinaden, dava konusu icra takiplerinde talep edilen e-Faturaların davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, faturalar borçlusunun davalı şirket olduğu görülmekte olup, e-Faturaların davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamına rastlanılmadığı, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ödeme yapılmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesi ve delil listesi ibraz edilmediği, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 32.916.80 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafından cevap dilekçesi ve delil listesinin de dosyaya sunulmadığı ve buna ilişkin geçerli bir mazeret de sunulmaması sebebiyle davacının ticari defter ve kayıtlarına Mahkememizce itibar edildiği, davacı tarafından tanzim edilen iade faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edildiği, eş deyişle tarafların BA BS formları arasında mutabakat olduğu, bu durumda davacının dayanak fatura bedelleri kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulü ile , davacı tarafından ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyalarından başlatılan takiplere davalı tarafından yapılan itirazların ayrı ayrı iptali ile takiplerin takip talepnamesindeki şartlar uyarınca aynen devamına, alacak likit olduğundan İİK md.67/2 uyarınca her iki takip dosyasındaki asıl alacak tutarının %20'si oranındaki 6.583,36-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın KABULÜ ile , davacı tarafından ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... 25.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyalarından başlatılan takiplere davalı tarafından yapılan itirazların ayrı ayrı iptali ile takiplerin takip talepnamesindeki şartlar uyarınca aynen devamına, 2-)Alacak likit olduğundan İİK md.67/2 uyarınca her iki takip dosyasındaki asıl alacak tutarının %20'si oranındaki 6.583,36-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.248,55-TL harçtan peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.633,15-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 32.916,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 10.104,50-TL yargılama gideri ile 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı toplamı 11.335,30-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/07/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/880, K. 2026/620, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-880-e-2026-620-k-948f8f58facf