Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/941 E. 2026/3224 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/941
Karar No
2026/3224
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2092 E., 2025/1886 K. DAVA TARİHİ : 03.06.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/227 E., 2022/82 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 03.09.2016-27.04.2017 tarihleri arasında yurt dışı tır şoförü olarak çalıştığını, fazla çalışma yapıp hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret ve masraf alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 03.09.2016-02.05.2017 tarihleri arasında uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada davacının imzasını taşıyan ve fazla çalışma tahakkukunun yer aldığı ücret bordrosunun bulunmadığı, takograf kayıtlarının ibraz edilmediği, bu nedenle tanıkların ortak beyanlarının değerlendirmeye tâbi tutulduğu, davacının yurt dışı tır şöförü olması, sefer başına harcırah alması, uluslararası kurallar gereğince günlük çalışma süresinin sınırlı olması ve yerleşik Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığı, yurt dışında hafta tatilinde çalışılmadığından davacının hafta tatili alacağı bulunmadığı, ulusal bayram ve genel tatil alacağının ödendiği, ücret ve masraf alacaklarının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada davacının imzasının bulunduğu ve fazla çalışma tahakkukun yer aldığı ücret bordrolarının bulunmadığı, takograf kayıtlarının da bulunmadığı, tarafların ortak tanık beyanları dikkate alındığında davacının yurt dışı tır şoförü olması, uluslararası günlük çalışma süresinin sınırlı olması ve yerleşik Yargıtay içtihatları hep birlikte ele alındığında fazla çalışma alacağının bulunmadığı, bu alacağın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, yine tanık beyanları ve dosyadaki delil durumu dikkate alındığında ulusal bayram genel tatil alacağı talebinin reddinin de yerinde olduğu, davacı yurt dışında tır şoförlüğü yaptığından hafta tatili alacağının reddinin yerinde olduğu, davacının ödenmemiş ücret ve masraf alacaklarının bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığını, 2. Davalının yedinde bulunan takograf kayıtlarının celp edilmediğini, alacak hesabında yurt içi çalışmalarının nazara alınmadığını, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, 3. Müvekkilinin ödenmeyen ücret ve masraf alacaklarının bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden uluslararası tır şoförü olarak çalışan davacının, dijital ve manuel takograf kayıtlarına delil olarak dayanarak kayıtların işverenden temin edilmesini talep ettiği, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de bu talebini yinelediği, İlk Derece Mahkemesince söz konusu kayıtların dosyaya kazandırılmadığı ve dosyada kayıtların bulunmadığı belirtilerek tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 219. maddesine göre; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.'' 6100 sayılı Kanun'un “Tarafın belgeyi ibraz etmemesi” başlıklı 220. maddesi ise şöyledir: “(1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.

(3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.” Uluslararası tır şoförlüğü yapan davacının gerek fazla çalışma gerekse hafta tatili ile ulusal bayram genel ve tatil günlerinde çalışma iddiasını, günlük ve haftalık çalışma sürelerini ispata elverişli takograf kayıtları gibi teknik takibi içeren yazılı kayıtlar ile ispat edebileceği noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince; söz konusu yasal düzenlemeler kapsamında davacının delil olarak dayandığı takograf kayıtlarının davalı tarafından sunulması için 6100 sayılı Kanun'un 220. maddesine göre süre verilmesi ve sunulduğunda bu kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi, kayıtların ibraz edilmemesi hâlinde ise 6100 sayılı Kanun'un 220. maddesi çerçevesinde yargılama usul işlemlerinin yapılması gerekir. Belirtilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/941, K. 2026/3224, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-941-e-2026-3224-k-fd69d9158ad8