İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/845 E. 2026/665 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/845
Karar No
2026/665
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/845 Esas KARAR NO : 2026/665

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2024 KARAR TARİHİ : 06/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen ve davacı şirketin işveren, davalı tarafın ise yüklenici olduğu eser sözleşmesi niteliğindeki 15.11.2016 tarihli ''İnşaat Yapım Sözleşmesi'' ve akabinde tarafların 05.09.2020 tarihinde ''15.11.2016 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin Eki'' başlıklı sözleşme ile ana sözleşmenin bazı maddelerinde yapılan revize sonucu aralarındaki sözleşmeyi kat karşılığı inşaat sözleşmesine dönüştürdüklerini, İşbu 15.11.2016 tarihli ana sözleşmesinin aynı kalan MADDE 14 ''GİDERLER'' başlıklı maddesi ile; ''İşveren ile Yüklenici arasında inşaat yapımı esnasında doğacak tüm bilcümle damga vergisi, noter masrafları, tapuda oluşabilecek bilimum masraflar, vergi ve harçların tamamı yüklenici tarafından karşılanacaktır.'' şeklinde, damga vergisinin yüklenici tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı/yüklenici şirket sözleşmede kararlaştırıldığı gibi sözleşme ile ilgili damga vergisini ödemediğini, müvekkil şirketin damga vergisi nedeniyle icra tehdidi altında kalmasına sebebiyet verdiğini, işbu Damga Vergisi borcu nedeniyle davacı şirkete, ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, 06.06.2023 tarihli Vergi/Ceza İhbarnamesi gönderildiğini ve damga vergisi borcunun ödenmesi için 30 günlük süre tanındığını, bunun üzerine davalı şirkete ... 20. Noterliği'nin, ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnemesi ile müvekkilinin icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, sözleşmeden kaynaklı borcunu ödemesini ve ayrıca yapılandırma imkanından faydalanmasına ilişkin vergi dairesinin 10.03.2023 tarihli yazısı da ek yapılarak bildirildiğini, Davalı/yüklenicinin hiç bir şekilde ödemeye yanaşmaması sebebiyle davacı şirket icra tehdidinden kurtulmak için kredi kullanıp borcu ödemek zorunda kaldığını, davacı damga vergisinin ödenmesi için yapılandırmaya başvurduğunu ve borcu taksitlendirerek ödediğini, Davalının ödemesi gereken damga vergisi için yapılan her taksit ödemesine ilişkin ödeme yapıldıktan sonra faturalar düzenlendiğini, yapılandırma kapsamında davacı tarafça ödendikten sonra davalı tarafa fatura edilen ve icra takibine konu edilen damga vergisi borcunun ödenmesine ilişkin son taksit tutarına ilişkin ödeme ve fatura ; 28.06.2024 tarihli, 226.515,81 TL tutarlı faturadan doğan asıl alacak ve ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar işleyen ticari faiz olmak üzere toplamda 244.090,94-TL tutarlı alacak için işbu davaya konu takibin başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde itiraz ettiğini belirterek, öncelikle davalı şirkete ait malvarlıklarına ihtiyati tedbir uygulanmasına, ... 26. icra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin ferileri ile birlikte devamına, iik md. 67/ıı uyarınca likit ve talep edilebilir nitelikteki sözleşmeye dayalı alacağa yapılmış haksız itiraz sebebiyle, davalının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle takip ve davanın yetkisiz mercilerde başlatıldığını, yetkili mercilerin müvekkillerinin yerleşim yeri olan Bakırköy İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafın takipte dayanmamış olduğu belgeye dayalı olarak itirazın iptali talep etmesinin mümkün olmadığını, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın alacağına dayanak yaptığı sözleşmenin feshi talep edilmiş olmakla sözleşme hükmüne dayalı olarak müvekkilinden alacak talebinde bulunulmasının kötü niyetli olup hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın takipte istemiş olduğu faiz tutarı ve faiz oranı hatalı olduğunu, davacı yan herhangi bir alacağı olmamasına rağmen müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını, davacı yanın kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek, öncelikle yetki itirazımızın kabulüyle yetkisizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın reddine ve davasında ve takipte kötü niyetli olan davacının asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava, taraflar arasında akdedilen 15.11.2016 tarihli ''İnşaat Yapım Sözleşmesi'' ve ''15.11.2016 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin Eki'' başlıklı sözleşme kapsamında davalının sorumlu olduğu iddia edilen damga vergisinin davacı tarafça ödenmesi nedeniyle bu hususta davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin İstanbul 26. İcra Dairesinin 2024/22629 esas sayılı/ dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davaların birleştirilmesi başlıklı HMK.nun 166. Maddesinde" (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. (Değişik cümle:16/7/2026-7589/23 md.) İlk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” hükmü yer almaktadır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Mahkememize açılan işbu dosya ile ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, konu birliğinin mevcut olduğu, aynı maddi olay kapsamında dava açıldığı, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğu, iddia ve savunmaların birlikte değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmakla ve usul ekonomisi de gözetilerek HMK.nun 166/1, 4 madde ve bentleri uyarınca mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kayıtlı dosyasının daha önce açıldığı anlaşılan ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-HMK 166 maddesi uyarınca Mahkememizin 2026/845 Esas dosyası ile ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin...sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkememiz dosyasından daha önce açıldığı tespit olunan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA, 3-Yargılamanın ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 4-Birleştirme kararı verildiğinin HMK 166/3 maddesi uyarınca derhal ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne UYAP üzerinden BİLDİRİLMESİNE, 5-Harç, yargılama gideri ve sair hususların birleştirilen dosya üzerinden karara bağlanmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/08/2026

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/845, K. 2026/665, T. 06.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-845-e-2026-665-k-80153c041e94