İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/855 E. 2026/507 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/855
- Karar No
- 2026/507
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/855 Esas KARAR NO : 2026/507
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 19/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :01.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı borçlu arasında müvekkilin üretimini yaptığı birtakım araç ve makine parçalarının alım-satımından kaynaklanan ticari iş ilişkisi bulunduğunu, Müvekkilin teslim ettiği mallara ilişkin irsaliyeli elektronik faturaların süresi içerisinde düzenlendiğini ve davalıya gönderildiğini, Davalı tarafından işbu malların teslimi sonrası defterlerine kaydedilen ve süresinde itiraz edilmeyen bu fatura alacaklarına istinaden hiçbir ödeme yapılmadığını, Müvekkil şirket tarafından oluşturulan faturaların kayıt altına alındığını ve hiç ödemesi yapılmayan faturalar ile birlikte bakiye alacakların mevcut olduğunun tespit edildi Alacakların tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davalı tarafından 30/09/2025 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davalının kendisine gönderilen faturalara itirazı olmadığını, Yukarıda izah olunan ve Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak diğer tüm sebeplerle, davanın kabulünü, itirazın iptali ve takibin devamını, asıl alacağın %20" sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, Talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; «Davacı taraf, icra takibine ve işbu davaya dayanak yaptığı faturaların bedellerinin ödenmediğini iddia etmekte ise de söz konusu faturaların bedellerinin müvekkil şirket tarafından ilgili tarihlerde banka kanalıyla ödendiğini, Davacının, yapılan bu ödemeleri bilmesine rağmen gerçeğe aykırı şekilde alacak iddiasında bulunduğunu, Belgeler incelendiğinde, davacının iddia ettiği alacağın gerçekte mevcut olmadığını ve müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının açıkça ortaya çıkacağını, Davacının, fatura düzenlenmiş olmasını tek başına alacak varlığına dayanak gösterdi; düzenlenmiş olmasının, bedelin ödenmediği anlamına gelmediğini, Müvekkilin ticari defter ve kayıtları ile banka hesap hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, davacıya karşı borçlu olunmadığı açıkça anlaşılacağını, itirazın iptali davasının kabul edilebilmesi için davacının, alacağın varlığını ve miktarını kesin, açık ve inandırıcı delillerle ispatlaması la ise borcun mevcut olmadığını, ödeme yapılmış olduğundan davacının ispat yükünü yerine getirmesinin mümkün olmadığını, Davacı ile müvekkil şirket arasında iddia olunan ticari ilişkinin 2022 yılına ait olduğunu, bu tarihten sonra davacının yaklaşık üç yıl boyunca herhangi bir icra takibi başlatmadığını, alacağını talep etmediğini ve dava yoluna başvurmadığını, Aradan geçen bu kadar uzun süreye rağmen 2025 yılında icra takibi başlatılması ve itiraz üzerine işbu davanın açılması, dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, davacının kötü niyetli hareket ettiğini, Kaldıki davacının işbu faturalara ilişkin olarak müvekkile herhangi bir ihtar çekmediği halde icra takibine konu faturalara faiz işletmesinin de hukuka aykırı olduğunu, Yukarıda arz edilen nedenlerle davanın reddini, icra inkar talebinin reddini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, Talep etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava, davacının, davalı borçlu hakkında fatura kaynaklı alacağı için başlattığı icra takibine davalı tarafından icra itiraz edilmesi üzerine açılan vaki itirazın iptali ile takibin devamı davasına ilişkindir. UYUŞMAZLIK: Tarafların ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi halinde celp edilen BS/BA formla ile birlikte yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda davacı tarafın kendi ticari defter ve kayıtlarına göre faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, davalı tarafında davacı tarafa faturdan kaynaklı borcunun bulunup bulunmadığı, borcu var ise miktarının ne olduğunun tespitine ilişkin olup AYRICA davalı vekilinin icra dosyasında yetkili icra dairesinin Elazığ İcra Dairesi, yetkili mahkemenini ise Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair yetki itirazı talebinin öninceleme duruşmasında değerlendirilmesine ilişkindir. DELİLLER: Tensip ara kararlarının yerine getirilmiş olduğu anlaşıldı. ... tarafından davacıya ait hesap hareketleri incelendiğinde 21.06.2022 tarihinden sonra davalı şirket tarafından para gönderimi olmadığı yönünde cevap verildiği görüldü .... Esas sayılı dosyasının UYAP'tan dosyamız arasına alındığı, Davalı defterlerinin talimat mahkemesi aracılığıyla incelendiği, 08.02.2026 tarihli ... raporunun geldiği, taraflarca itiraz edildiği, davacı defterinin 16.03.2026 tarihli ... raporu ile incelendiği akabinde Davacı şirket yetkilisine dava konusu fatura alacaklarına ilişkin davalı şirket tarafından dosyaya sunulan dekontlar gibi şahsi hesabına ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda İSTİCVAP EDİLMESİNE, karar verildiği, ve isticvapın yapıldığı anlaşıldı. BİLİRKİŞİ RAPORU : Mahkememize sunulan bilirkişi raporu ile; Davacı tarafın, 2022 yılı ticari defteri incelenmiş olup firmanın E-Defter mükellefi olduğu, defter beratlarının süresi içinde ... sistemine yüklendiği, defterlerin bu yönü ile TTK ve VUK hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, Davacı tarafından 2022 yılında KDV Dahil 175.554,50 TL bedelli 3 adet fatura düzenlendiği, Faturaların taraf defter kayıtlarında bulunduğu, Takip tarihi ile birbirini teyit eden defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 175.554,50 TL alacağı bulunduğu, Davalı tarafından ödemelerin davacı firma yetkilisinin şahsi hesabına yapıldığı beyanında bulunulduğu, sureti bulunan dekontların toplam tutarının 196.000,00 TL olduğu, nihai değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Ödeme emrinde “Yıllık TTK. 1530. Madde Temerrüt Faizi” talep edildiği, 176.768,46 TL işlemiş faizin faturaların düzenlendiği tarihlerinden yaklaşık 30 gün sonrası (21.06.2022 tarihli fatura için 23.07.2022, 29.06.2022 tarihli fatura için 30.07.2022, 11.08.2022 tarihli fatura için 11.09.2022 tarihlerinden başlatılmıştır.) ile başlatıldığı, Faiz ve tazminat talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının, davalı borçlu hakkında fatura kaynaklı alacağı için başlattığı icra takibine davalı tarafından icra itiraz edilmesi üzerine açılan vaki itirazın iptali ile takibin devamı davasına ilişkindir. Uyuşmazlık: Tarafların ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi halinde celp edilen BS/BA formla ile birlikte yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda davacı tarafın kendi ticari defter ve kayıtlarına göre faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, davalı tarafında davacı tarafa faturdan kaynaklı borcunun bulunup bulunmadığı, borcu var ise miktarının ne olduğunun tespitine ilişkindir. Dosya kapsamında ... raporu alınmış, rapora göre; Davacı tarafın, 2022 yılı ticari defteri incelenmiş olup firmanın E-Defter mükellefi olduğu, defter beratlarının süresi içinde ... sistemine yüklendiği, defterlerin bu yönü ile TTK ve VUK hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, Davacı tarafından 2022 yılında KDV Dahil 175.554,50 TL bedelli 3 adet fatura düzenlendiği, Faturaların taraf defter kayıtlarında bulunduğu, Takip tarihi ile birbirini teyit eden defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 175.554,50 TL alacağı bulunduğu, Davalı tarafından ödemelerin davacı firma yetkilisinin şahsi hesabına yapıldığı beyanında bulunulduğu, sureti bulunan dekontların toplam tutarının 196.000,00 TL olduğu, Ödeme emrinde “Yıllık TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi” talep edildiği, 176.768,46 TL işlemiş faizin faturaların düzenlendiği tarihlerinden yaklaşık 30 gün sonrası (21.06.2022 tarihli fatura için 23.07.2022, 29.06.2022 tarihli fatura için 30.07.2022, 11.08.2022 tarihli fatura için 11.09.2022 tarihlerinden başlatılmıştır.) ile başlatıldığı belirtilmiştir. Defter incelemelerine göre dava konusu faturalar taraf defterlerinde yer almış ve iadeye uğramamakla satım ilişkisinin varlığı ve malların davalıya teslimi de karine olarak davacı tarafça ispatlanmış sayılmış, malların teslim edilmediğini veya ödeme yapıldığını bu sefer davalı taraf ispatla yükümlü olup dosyaya sunulan davacı şirket yetkilisi ... hesabına gönderilen ödemelerin bir kısmında açıklamalar bölümünde ''karıştırıcı pompa parçası, bilya bedeli, beton pompası işçilik malzeme bedeli'' yazmakta olup takip konusu fatura içerikleri ile bir ilgisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Yetkilinin hesabına yapılan ödemeler yönünden şirket yetkisi isticvap edilmiş ve hesabına yatırılan ödemelerin takip konusu 3 adet fatura içeriği ile ilgili olmadığını açıklamış olup asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İşlemiş faiz yönünden ise “Öte yandan, TTK'nın 1530. madde gerekçesinde belirtildiği gibi, bu maddenin konuluş amacı, üreticiler ile küçük ve orta boy işletmelerin (.... ), mal ve hizmet tedarik ettikleri güçlü ticari işletmeler, (özellikle market, süper market, hiper market gibi alışveriş merki karşısında korunmasıdır. Bir başka deyişle büyük ve güçlü ticari işletmeler geç ödemeyi bir finansman aracı olarak kullandıkları için mal ve hizmet tedarik edenleri çok güç durumda bıraktığı, finansal durumlarını sarstığı, hatta iflasa dahi sürüklediği için bu kötü ve haksız uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Somut olayda bu maddenin uygulanması koşullarının bulunmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince 27.02.2019 tarihinin faize başlangıç yapılmasıbu tarihten itibaren avans faizi uygulanması gerekirken, TTK'nın 1530/2. maddesi esas alınmak suretiyle temerrüt tarihinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.” bu nedenle TTK madde 1530 kanunun amacı dikkate alındığında uygulama şartlarının oluşmadığı, usule uygun temerrüt ihtarı da yapılmadığı anlaşılmakla işlemiş faizin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının, .... Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca kısmen İPTALİ İLE 175.554,50TL asıl alacağın takip talebinde belirtilen şekilde faiz işletilerek tahsili ile TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin 176.768,46 işlemiş faiz talebinin REDDİNE, 2-)Alacak likit olduğundan İİK'nun 67.maddesi gereğince alacağın %20'si olan 35.110,90TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.992,13 TL harçtan, dava açılışında alınan 4.255,19 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 7.736,94 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 2.307,92 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN, 2.292,08 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 952,50 TL posta gideri, ile dava açılışında alınan 4.255,19 TL peşin harç toplamından oluşan 23.823,09 TL yargılama giderinin davanın kabul- red oranı dikkate alınarak hesaplanan 14.005,43 TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 7) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE, Dair, davacı vekili, davacı şirket yetkilisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır