İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/858 E. 2026/250 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/858
Karar No
2026/250
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/858 Esas - 2026/250 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2025/858 Esas KARAR NO : 2026/250

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Tic. A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında 28.03.2025 tarihli ..... Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacı, davalıya ait “...” markası için sosyal medya yönetimi, dijital reklam planlaması, içerik üretimi ve benzeri hizmetleri sağlayacağını, davalı ise aylık 30.000,00 TL + KDV ve açacağı her şubeye davacı tarafça hizmet sunulması halinde şube başına 5.000,00 TL + KDV hizmet bedeli daha ödeyeceğini, sözleşmenin düzenlenme tarihi itibariyle çalışmalara aynı gün başlayan davacının sözleşme süresi boyunca tüm hizmetleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı hizmetlere karşılık olarak 6 adet fatura düzenlediğini, Faturalardan Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ilişkin olanlar ..... şubesine hizmet verildiğinden 35.000,00 TL + KDV olarak Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ilişkin olanlar ise; ..... ile birlikte ..... şubelerine de hizmet verildiğinden 45.000,00 TL + KDV olarak düzenlendiğini, ödeme iradesi göstermeyen ve davacı tarafından yapılan çalışmaları ödeme yapmadan kullanmaya devam eden davalı yandan ödemeleri tahsil etmek amacıyla 12.09.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığını, açılan ..... numaralı icra dosyasına davalı tarafından 26.09.2025 tarihinde itiraz edildiğini takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; .....soyut bir fatura düzenleme işlemi değil, somut çıktıları olan bir süreç olduğunu, davacının fatura konusu hizmetleri (özellikle ..... şubeleri nezdinde) sözleşmeye uygun, ayıpsız ve eksiksiz olarak teslim ettiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, ..... konuşmaları veya sosyal medyada bazı görsellerin bulunması, sözleşmedeki taahhütlerin (stratejik planlama, .....hedefleri, düzenli içerik yönetimi vb.) tam olarak yerine getirildiğini gösteremeyeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre; bir faturanın düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş olması, akdi ilişkinin varlığını kanıtlasa dahi, o faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiğini kanıtlamaya yetmeyeceğini, davalının hizmetteki aksaklıkları ve memnuniyetsizliğini hem şifahen hem de whatsapp yazışmalarında defalarca dile getirdiğini, Teslim edilen kısımla alakalı ayıplar müvekkil şirket yetkililerinin yoğun çabası ile ayıpsız hale getirilmeye çalışıldığını, Davacının hem hizmet vermeyip hem de sözleşme süresinin sonuna kadar olan (henüz doğmamış) alacakları talep etmesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 17.03.2026 tarihli raporda özetle; "Davacının 28.03.2025 tarihli davalı ile yapmış olduğu ..... Sözleşmesi gereği edimlerini yerine getirmiş olduğu kabulü ile davacının kestiği faturalardan dolayı 04.06.2025 tarihli 30.000 TL ödeme mahsubu ile bakiye alacağının 219.000 TL olduğu, takip tarihine kadar temerrüt tarihinden itibaren hesaplanan faiz toplamı 12.205,48 TL olarak hesaplandığı" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava hizmet temini sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. ..... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 266.124,12 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki davanın ise İİK 67/1. Madde gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 28/03/2025 tarihli ..... Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin konusunun davacı yüklenicinin davalı iş sahibinin marka tanıtımı için verilecek hizmetlerin tanımlanması ve ne şekilde işletileceğine dair olduğu, sözleşmenin 4.1.a maddesinde iş bedelinin aylık 30.000,00 TL +KDV olduğu, 4.1.b maddesinde ise iş sahibinin franchising usulü ile açacağı her şube için yüklenicye şube başına 5.000,00 TL+KDV ödeyeceği, sözleşme süresinin ise 6 aylık olduğu, davacı tarafından davalıya takibe konu 5 adet toplamda 234.000,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı yan tarafından 30.000,00 TL ödeme yapıldığı her iki yan ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle 204.000,00 TL alacak kaydının bulunduğu, davacı tarafından kesilen faturalardan sadece 11/09/2025 tarihli 6. Faturaya davalı tarafından itiraz edildiği ihtilaf konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı yüklenicinin sözleşme konusu hizmeti ifa edip etmediği, hizmetin ayıplı olup olmadığı ve takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki borç alacak durumunun tespit ve tahsil şartlarının oluşup oluşmadığına yöneliktir. ..... sayılı ilamında da vurgulandığı üzere "... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklinde olup Mahkememizce davalı tarafından ihtilafsız olarak ticari defterlere kaydolan ve takibe konu 11/09/2025 tarihli faturalar dışarısındaki faturalardan kaynaklanan hizmetin davalı tarafından davalıya eksiksiz ve ayıpsız olarak verildiği kabul edilmiştir, davalı tarafından bu faturalar yönünden hizmetin verilemediği yasal deliller ile ispat edilememiştir. Yine takibe konu 11/09/2025 tarihli fatura yönünden ise hükme esas 17/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafından sözleşmeye konu hizmetin 14/09/2025 tarihine kadar yerine getirildiği kabul edilmiş olup ödenen iş bedelinin düşülmesi sonrasında davacı alacağı 219.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından takip talebinde TTK 1530. Madde gereğince temerrüt faizi talebinde bulunulmuş ise de, TTK 1530. Maddenin uygulanmasına ilişkin olarak ..... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...Öte yandan, TTK’nın 1530. madde gerekçesinde belirtildiği gibi, bu maddenin konuluş amacı, üreticiler ile küçük ve orta boy işletmelerin (.....), mal ve hizmet tedarik ettikleri güçlü ticari işletmeler, (özellikle market, süper market, hiper market gibi alışveriş merkezleri) karşısında korunmasıdır. Bir başka deyişle büyük ve güçlü ticari işletmeler geç ödemeyi bir finansman aracı olarak kullandıkları için mal ve hizmet tedarik edenleri çok güç durumda bıraktığı, finansal durumlarını sarstığı, hatta iflasa dahi sürüklediği için bu kötü ve haksız uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Somut olayda bu maddenin uygulanması koşullarının bulunmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince 27.02.2019 tarihinin faize başlangıç yapılması bu tarihten itibaren avans faizi uygulanması gerekirken, TTK’nın 1530/2. maddesi esas alınmak suretiyle temerrüt tarihinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir..." şeklindeki ilamından da anlaşılacağı üzere eldeki dava dosyasında TTK 1530. Maddesinin uygulanma ihtimali bulunmadığından takip öncesinde davacının usulüne uygun temerrüte düşürülmediğinin kabulü ile faizin ise takip tarihi itibariyle oluştuğu kabul edilmiş, yine alacak likit kabul edilerek davacı lehine inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, ..... Esas sayılı takip dosyasında takibin 219.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile devamına, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-43.800,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 14.959,89 TL harçtan peşin alınan 3.214,12 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.745,77 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre 3.785,80 TL'sinin davalıdan 814,20 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 3.214,12 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.829,52 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 85,00 TL tebligat ve müzekkeri gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.085,00 TL masrafın davanın kabulü ret oranına göre 8.299,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/04/2026

Katip ..... e-imzalı

Hakim ..... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/858, K. 2026/250, T. 17.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-858-e-2026-250-k-fb6ea8d918ae