İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/359 E. 2025/627 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/359
- Karar No
- 2025/627
- Karar Tarihi
T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/359 Esas - 2025/627 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/359 KARAR NO : 2025/627
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/05/2024 KARAR TARİHİ : 29/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine ...4. Genel İcra Müdürlüğü 2024/19847 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 26.03.2024 tarihinde itiraz ederek konu takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinde müzakereler sonucunda anlaşmaya varılamadığını, davalının, mükerrer olarak kaçak elektrik enerjisi tükettiğini, takip konusu kaçak elektrik tüketim bedelinden sorumlu olduğunu, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan lehlerine icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle itirazının iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde “kaçak” kullanımdan bahsedilmekte ise de; bu ifade yanlış olduğunu, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek üzere somut olaydaki davacı iddiası; kişinin abone olmadan tüketim yaptığı ve bununda sayaç ile ölçüldüğü yönünde olduğunu, bu şekilde ileri sürülen iddianın hukuki ve teknik karşılığı; kaçak değil, “usulsüz tüketim” iddiası olduğunu, “Kaçak” ile “usulsüz tüketim” kavramlarının farkı arada ölçü olup -olmadığı yönünde olduğunu, kaçak tüketimde kişi abone olmadığını, ve ne miktarda enerji sarf ettiği (sayaç v.s. olmadığı için) tespit edilemeyeceğini, usulsüz tüketimde ise, kişi yine aboneolmadığını ama sayaç v.b. cihaz bulunduğu için kişinin ne miktarda enerji sarf ettiği net biçimde BEDAŞ tarafından ölçüldüğünü, dolayısı ile iki kavram birbirinden farklı olduğunu, öte yandan yine hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek üzere davacının faiz isteminin yasal dayanağı bulunmadığını, bu nedenlerle haksız davanın reddine, eldeki davayı ikame etmesinden ötürü ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde ise davacının icra inkâr isteminin reddine, süre uzatım dilekçemizle birlikte zamanaşımı ile takas/mahsup def 'ilerinin ileri sürüldüğünün yeniden anımsatılması suretiyle herhâlde yargılama giderleri ile vekâlet creti karşı tarafa yükletilmek üzere karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -10/05/2024 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -...4.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/19847 E sayılı dosyası, -Kaçak Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı, Tahakkuk Hesap Detayı, Tutanak, -Müşteri Talep Formu, 11/10/2023 tarihli dilekçe, Tanık beyanları, -21/02//2025 tarihli kök, 25/07/2025 tarihli ek bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; kaçak elektirik tüketiminden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 10.597,19-TL (asıl alacak, 4,88-TL KDV, 494,53-TL işlemiş faiz, 98,91-TL KDV, 24,34-TL KDV, olmak üzere toplam 11.219,00-TL alacağın tahsili için ...4.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/19847 E. sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile borca itirazlarını bildirmiştir. Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından Elektrik-Eloktronik Mühendisi bilirkişiye rapor alınmasına karar verilmiş, 21/02//2025 tarihli kök, 25/07/2025 tarihli ek bilirkişi raporları alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi kök raporlarında özetle; "...Davalı yanca, söz konusu binadan mevcut meskenlere ait aboneliklere ait sayaçların davacı şirket görevlilerince karıştırıldığı, böylece her bir tesisat nosu farklı olan aboneliklerde bulunan sayaçların davacı kayıtlarındaki sayaçlardan farklı olduğu, bu durumun davacı görevlilerinin hatasından kaynaklandığı, yapılan müracaatlar üzerinde karışıklığın düzeltildiği, öne sürülmektedir. Dosyaya sunulan belgelere ve sayın Mahkemece dinlenen yanık ifadelerine göre söz konusu binadan bazı meskenlerde bu durumun meydana geldiği, 11.10.2023/21.11.2023 ve 22.01.2024 tarihlerinde yanlışlıkların düzeltilmesi için davacı şirkete başvuru yapıldığı, davacı şirket görevlilerince 180 daire den bazı dairelerde mevcut satanın düzeltildiği, anlaşılmaktadır. Bu tür çok sayıda mesken olan iste veya binalarda, projesine göre tesis edilen kullanım yerine ait tesisatlara sayaçlar dağıtım şirketince değil ilgili elektrikçilerce takılmakta ve bunların doğru şekilde listesi dağıtım şirketine elektrik tesisatını yapanca verilmekte, dağıtım şirketince de yerinde kontrol yapılmaktadır. Şayet dağıtım şirketince yapılacak kontrolde verilen listede mevcut tesisat nosuna ait sayaç nosu kontrol edilmediğinde bu tür hatalar meydana geldiği gibi dağıtım şirketine verilen listedeki sayaç nolarının da hatalı olması halinde bu durumlarla karşılaşılabilmektedir. Bu çerçevede hatanın kimden kaynaklandığı konusunda bilirkişi olarak bir tespit imkanım bulunmamaktadır. Ancak, böyle bir durumun mevcut olması halinde hata kimden kaynaklanırsa kaynaklansın dağıtım şirketi kayıtlarını düzeltmek durumunda olup, bu tür hatanın bulunduğu her hangi bir abonelik için düzenlenen tutanakların bir geçerliliği söz konusu değildir. Zira, ...Hizmetleri Yönetmeliğinin III. bölümde yer verilen hükmüne göre yapılan tespitlerin doğru bulgu ve belgeye dayalı olması zorunludur. Sunulan müracaat yazıları, abonelik ve sayaç listelerinin yer aldığı listeler incelendiğinde, yapılan müracaatların hiçbirisinde 4012194072 Tesisat nolu abonelik ile Makel marka 80241785 seri nolu sayacın adının geçmediği, Listede davaya konu olan 4012194072 Tesisat nolu abonelikte mevcut sayacın Makel marka 80241785 seri nolu sayaç olduğu, listede yer düzeltmeye konu tesisat ve sayaç nolarının davaya konu olmadığı, tespit edilmektedir. Binada yer alan başka meskenlere ait tesisatta oluşan hatalar bu meskenlerle ilgili olup, davaya konu meskende her hangi bir hata olmadığından, düzenlenen tutanağın geçerli olacağı değerlendirilmektedir. Diğer yandan, bina yeni bir bina olup davaya konu T 114 nolu meskende elektrik tüketiminin kimin tarafından yapıldığı belirsizdir. Davalı şirket mülk sahibi olduğu gibi dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması akdetmiş olup, kullanıcı farklı olsa dahi müştereken sorumlu olacağı düşünülmekte olup, bu konudaki taktir Sayın Mahkemeye aittir. Davalı, düzenlenen tutanağın abonelik olması nedeniyle kaçak değil usulsüz tüketim olduğunu öne sürmektedir. Ülkemizde gerek dağıtım şirketi gerekse tüm kullanıcılar için bağlayıcı olan E.P.T. Hizmetleri Yönetmeliği ile elektrik tüketimi konusunda uygulama esasları belirlenmiş olup, yapılan tespit III. bölümde yer verilen Yönetmeliğin 48. maddesinde yer alan Usulsüz Tüketim hallerine girmemekte, buna karşılık 42. maddenin 1.a bendinde yer alan “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,” hükmüne göre kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilmektedir. Davacı şirketin uymakla yükümlü olduğu mevzuata göre, kaçak tutanağı kapsamında usul ve esaslara uygun kaçak tahakkuku yapılması esastır.
"..davalının takibe konu kaçak elektrik faturasının düzenlendiği mesken sahibi olduğu, kullanıcı bilinmemekle birlikte kaçak tespiti yapılan mesken için Perakende Satış Sözleşmesi akdedilmeksizin elektrik kullanımı yapıldığı, düzenlenen davaya konu kaçak tutanağının Yönetmeliğin 42.1.a hükmüne göre kaçak elektrik kullanımını içerdiği, davacının uymakla yükümlü olduğu E.P. Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde yapacağı tahakkuku davalıdan talep hakkı olacağı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 7.161,54 TL asıl alacak, 369,71 TL asıl alacak işlemiş faizi olmak üzere toplam 7.531,25 TL talep edebileceği, 11.219,90 TL üzerinden yapılan takipte toplam bazda 3.688,65 TL fazlalık olduğu,.." bildirilmiş, taraf itirazları üzerine alınan ek raporda özetle; "...Kök rapordaki görüş ve kanaatimin korunduğu,.." bildirilmiştir. ... İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 20/12/2021 Tarih Ve 2021/2662 E, 2021/3409 K sayılı ... kararında; "...Konuya ilişkin yasal mevzuat uyarınca kaçak kullanım bedeline ve işlemiş faize KDV eklenmesi yasal bir zorunluluk olduğuna ve taraflar arasında sözleşme benzeri bir ilişki kurulduğuna göre, davalının kaçak kullanımından da bu çerçevede sorumlu olduğu açıktır. Buna göre kaçak kullanım ve bunun işlemiş faizi yönünden KDV hesaplanması gerekirken, faizin KDV'si hesaplanmamış ve mahkemece takip talebindeki bu kalem alacak yönünden hüküm kurulmamıştır. Yargılamada alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmayıp, hükme esas alınması da doğru olmamıştır...." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/8023 E, 2021/12775 K sayılı ilamı ve HGK'nın 12/10/2011 tarihli ve 2011/7-690 E. 2011/617 K. sayılı kararı da aynı yöndedir).
Tüm dosya kapsamından; Dava, davalı şirkete ait Konutkent Mah. Dumlupınar Blv. No 399 Çankaya adresinde yer alan 180 mesken bulunan binanın T-114 nolu dairesine ait 4012194072 Tesisat nolu mesken için Perakende satış sözleşmesi akdedilmeksizin abonesiz şekilde elektrik tüketiminde bulunması nedeniyle, davacı şirketçe 18.01.2024 tarihinde düzenlenen CE00108471 seri nolu kaçak tutanağı kapsamında tahakkuk ettirdiği bedelin ferileri ile birlikte tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu, davacının davalından alacağın tayin ve tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hükme elverişli olduğu, bu raporlara göre davalının kaçak olarak elektrik kullandığı, davalının takibe konu kaçak elektrik faturasının düzenlendiği mesken sahibi olduğu, kullanıcı bilinmemekle birlikte kaçak tespiti yapılan mesken için Perakende Satış Sözleşmesi akdedilmeksizin elektrik kullanımı yapıldığı, düzenlenen davaya konu kaçak tutanağının Yönetmeliğin 42.1.a hükmüne göre kaçak elektrik kullanımını içerdiği, davacının uymakla yükümlü olduğu E.P. Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde yapacağı tahakkuku davalıdan talep hakkı olacağı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 7.161,54-TL asıl alacak, 369,71-TL işlemiş faiz, ve (her ne kadar bilirkişi tarafından işlemiş faizin %20 KDV si raporda hesaplanmamış ise de bu eksiklik sebebiyle yeninden ek rapor alınmasına gerek bulunmadığının mahkememizce hesaplanması yoluna gidilmiştir. ) 73,94-TL KDV olmak üzere toplam 7.605,19-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacak baştan beri likit ve hesaplanabilir olduğu değerlendirildiğinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın kısmen kabulü ile; ...4.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/19847 Esas sayılı dosyasında 7.161,54-TL asıl alacak, 369,71-TL işlemiş faiz, 73,94-TL KDV olmak üzere toplam 7.605,19-TL toplam alacak için borçlu itarızının iptali ile takibin aynen devamına, 2-İ.İ.K.'nun 67/2. maddesi gereğince alacağın %20 si oranında 1.521,03--TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 855,20 TL harç ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 5.980,00-TL yargılama giderinin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 4.006,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 7.605,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 3.614,71TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul ve redde göre yapılan oranlamada 2.412,00 TL sinin davalıdan 1.188,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, HMK'nun 341. Maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29.09.2025
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]