İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/820 E. 2026/129 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/820
- Karar No
- 2026/129
- Karar Tarihi
T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/820 Esas - 2026/129 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/820 Esas KARAR NO : 2026/129
............. ...................... .......................... . . ..................................
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2022 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 KARAR Y. TARİHİ : 27/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ................. NGS Projesi'nin ihale sürecine katılım ve takibi hususunda 09/03/2019 tarihli Joint Venture (İş Ortaklığı) Sözleşmesi akdedildiğini ve iş bu sözleşme gereği müvekkili şirketin davalı ................... Madencilik Makina Sanayi Danışmanlık Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin projede yer almasını sağladığını, müvekkili şirketin ................. NGS Projesi'nin işverenleriyle önceye dayalı ticari ilişkilerinin olması nedeniyle öncelikle tüm yazışmaların müvekkili şirket .............. İnşaat Taahhüt Danışmanlık Sanayi Ticaret Limited Şirketi üzerinden resmi yazışmalar yapıldığını, onay alındıktan sonra davalı şirketin projede yer alması için gerekli referansları sağladığını, sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirketin ................. NGS Projesi'nin işverenlerinden olan .............. İnşaat Anonim Şirketi ile yaptığı yazışmalar sonucu davalı şirketin projede yer almasının sağlandığını, müvekkil şirketin ................. Projesinde yer alan işverenlerle daha öncesine dayanan ticari iş ilişkilerinin olması ve aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle ................. NGS Projesi'ne ilk olarak davalı şirketin inşaat sahasının ziyareti hususunda gerekli izinlerin alınması ile süreci başlatmış bulunduğunu, İnşaat Sahası Ziyaret İzin Talep belgelerine bakıldığında, ilk olarak davalı şirketin tek başına hareket ederek izin talebinde bulunmuş olmasına rağmen ................. NGS Projesi'ndeki yetkililer tarafından olumlu cevap verilmediğini, bu durum üzerine inşaat sahasına ziyaret edilmesi için aynı gün içerisinde müvekkili şirket ve yöneticilerininde ziyaret ekibinin içerisinde bulunduğu talep belgesi düzenlendikten sonra yine müvekkili şirket tarafından ................. NGS projesinde yer alan işveren ............... Anonim Şirketi'ne bu listenin mühürlenerek gönderildiğini ve sonrasında işveren tarafından proje inşaat alanına ziyaret izinleri verildiğini, müvekkili şirketin ................. NGS projesinde Adi ortaklık sözleşmesi gereği yükümlülüklerini yerine getirebilmek için ................. NGS projesi kapsamında ihale sürecinin takibi hususunda .............. İnşaat Anonim Şirketi'nin eski proje müdürü .................... adlı danışman ile Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, sözleşme bitiminde danışmana 50.000,00-TL ödendiğini, iş bu Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesinin akdedilmesinin amacının davalı şirketin ihale sürecini olumlu şekilde sonuçlandırarak, ................. NGS projesinde yer almasını sağlamak olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen 09/03/2019 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi gereği müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirerek davalı şirketin ................. NGS Projesi'nde yer almasını sağladığını ancak iş bu sözleşmede Ortakların Hak ve Yükümlülükleri'nin düzenlendiği bölümün 2.1.5. maddesi uyarınca %50-%50 olarak ortaklık payı düzenlenmesine rağmen davalı şirketin sözleşme gereği ................. NGS Projesi'nden aldığı hak ediş tutarlarından müvekkili şirketin payına düşen bedeli bu zamana kadar ödemediğini, bu nedenle gerek davalı şirketin ticari kayıt ve dökümleri, gerekse dava dışı işverenler ............... Anonim Şirketi, ........... Devlet Kuruluşu, .............. İnşaat Anonim Şirketi'nden davalı şirketin ................. NGS Projesi'ndeki iş karşılığı olan hak edişlerinin tutarı celp edildikten sonra, sözleşme gereği müvekkili şirketin fesih tarihine kadar hakettiği ortaklık payına düşen bedelin hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin ortaklık payına düşen alacağına ulaşmasının yargılama gerektirmesi nedeniyle alacaklarını güvence altına almak için yargılama sonuna kadar davalı şirketin malvarlığına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünün gerektiğini beyan etmiş, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davalı şirketin mal varlığına ve banka hesaplarına tedbir konulmasına, 09/03/2019 tarihli Joint Venture ( İş Ortaklığı) Sözleşmesi'nin haklı nedenle feshine, adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi ile şimdilik 100.000,00-TL ortaklık kar payının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ............... A.Ş ile sözleşme imzalamadığını, dava konusu sözleşmenin başlangıç kısmında “............... A.Ş (bundan sonra – Alıcı olarak anılacaktır.” denilerek ............... A.Ş'nin alıcı olarak belirlendiğini ve devamında “Ortaklar ihale kazananları olarak ilan edilecekse Ortaklar ve Alıcı arasında imzalanmalıdır” ifadesiyle de sözleşmenin uygulanabilmesi için davanın tarafları ile alıcı yani ............... A.Ş arasında sözleşme imzalanması şartının dercedildiğini, dolayısıyla bu sözleşmenin ihlal edilebilmesi için öncelikle alıcı ............... A.Ş ile sözleşmenin tarafları arasında imzalanmış bir sözleşme bulunması gerektiğini, davacının dava konusu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davalı şirket ile .............. İnşaat A.Ş arasında imzalanan sözleşmenin dava konusu sözleşme kapsamında olduğu kabul edilse dahi davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden kar payı adı altında herhangi bir talep hakkı olmadığını, sözleşmenin işlevsiz kaldığını, özellikle tarafların sözleşmede belirledikleri ortak girişim şirketi kurulmadığnı, böylece sözleşme fiilen hiçbir zaman yürürlük kazanamadığını, davacının kar talebinin karşılanmasının yasal olarak imkansız olduğunu, davacı yanın danışmana 50.000,00-TL ödeme iddiasının sözleşmenin 2.14. maddesi karşısında bir anlam ifade etmediğini, bir an için davacının tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, ............... A.Ş yerine .............. A.Ş İle yapılan sözleşmenin dava konusu sözleşme kapsamında olduğu kabul edilse bile davacı yanın %50 kar talebinin sözleşmenin 1.4 maddesi gereği kabul edilemez olduğunu, davalının .............. İle mevcut olan sözleşmeleri bakımından her türlü şartları tek başına sağladığını ve karşılamış olduğunu beyan etmiş, davanın reddine, yargılama giderleriyle, avukatlık ücretinin de karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizin 15/05/2024 tarih, 2022/202 Esa, 2024/259 Karar, sayılı ilamıyla davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 2024/2054 E, 2025/1563 K, sayılı ilamıyla Mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür. ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 2024/2054 E, 2025/1563 K, sayılı ilamında; "Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebine ilişkin olduğu anlaşıldığından, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından heyet halinde bakılması gerekirken, tek hakimli olarak yargılama yapılarak davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, davaya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından heyet halinde bakılarak yapılacak yargılama neticesinde oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun (diğer hususlar incelenmeksizin) kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,4 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Belirtilen nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklinde belirtilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda Mahkememiz heyetince yargılamaya devam edilmiştir.
Dava dışı ................. Taş A.Ş.ile ............... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak davalının ................. NGS Projesi kapsamında ihale/iş alıp almadığı sorulmuş, söz konusu işlere ait her türlü belgenin onaylı birer örneğnin gönderilmesi istenilmiş, dava dışı ............... A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabında söz konusu şirket ile davacı .............. İnşaat Taahhüt Danışmanlık San Tic Ltd Şti ve davalı ................... Madencilik Makina San İnş Danışmanlık ve Dış Tic Ltd Şti arasında herhangi bir iş ilişkisi veya ticari ilişkinin mevcut olmadığı belirtilmiş, dava dışı ................. Taş A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verilmediği ve söz konusu şirket hakkında yapılan yargılamada mahkemenin 31/05/2023 tarihli celsesinin 1 sayılı ara kararı gereğince ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç/kabahat duyurusunda bulunulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalı defterleri de incelenmek sureti ile tarafların iddia ve savunması ve mahkememizce belirlenen ihtilafa göre tespit ve değerlendirme yapılması amacıyla HMK. nın 273. maddesi gereğince dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 31/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; taraflar arasında 09/03/2019 tarihinde İş Ortaklığı sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin giriş bölümünde ............... A.Ş. ( Alıcı ) ................. NGS Projesi'nin (İHALE) inşaat, altyapı ve kamp projeleri için ihale açacaktır; Ortakların bir ihale sürecine katılmaya hazır, yetkin ve istekli olması ve ihaleye göre işlerin tamamlanmasını öngören Ana Sözleşmeyi (bundan böyle Ana Sözleşme olarak anılacaktır) yapması, Ortaklar ihale kazananları olarak ilan edilecekse, Ortaklar ve Alıcı arasında imzalanmalıdır.” şeklinde açık düzenleme yapıldığı, taraflar arasındaki 09.03.2019 tarihli “İş Ortaklığı Sözleşmesi” hükümlerine uygun şekilde ortak girişim şirketleriyle ............... AŞ arasında akdedilen bir sözleşmenin bulunmadığı, ............... AŞ'nin 12.05.2010 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasında yapılan anlaşma ile kurulmuş olan Proje Şirketi olduğu, anlaşmanın 6/3.maddesi gereğince ............... Güç Santralinin (NGS) inşaası için genel yüklenicinin .............. (...............) AŞ şirketi olduğu, ............... ile ................ İNŞAAT Aş. arasında da bir takım işlerin devri için sözleşme imzalandığı, ................ İNŞAAT Aş ile davalı şirket arasında 08.10.2020 tarihinde sözleşme yapıldığının beyan edildiği ancak sözleşme, kapsamı ve içeriği, yüklenilen iş, davalı şirketin bu anlaşmadan elde edebileceği kar payı ve tutarı konusunda bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, davalı şirket kayıtlarına göre davalı şirketin sözleşme kapsamında dava dışı ................ İNŞAAT Aş'den 31/12/2022 tarihi itibariyle 81.178.095,40 TL alacaklı olduğu, ............... AŞ'nin cevabi yazısında “Müvekkil Şirket ile davacı .............. İnşaat Taahhüt Danışmanlık San.Tic. Ltd. Şti. ve davalı ................... Madencilik Makine San. İnş. Danışmanlık ve Dış Tic. Ltd.Şti. arasında herhangi bir iş ilişkisi veya ticari ilişki mevcut olmadığını tekrarla, bu sebeplerle ilgili dokümanları da gönderemeyeceğimizi bildirir,...” şeklinde açıklama yaptığı, TITAN 2 1C.............. İNŞAAT AŞ.'nin ise mahkememize yanıt vermediği, İş Ortaklığı Sözleşmesinin paylaşımla ilgili “1.4. Ortaklar, Ana sözleşmenin yalnızca bu eylemleri gerçekleştirmek için uygun izne sahip kişiler tarafından uygulanacağını Alıcıya kabul ve taahhüt eder. Bu nedenle, İhale ve Ana sözleşmeyi yürütmek için uygulanan işin oranları, ilgili izin/sertifika sahibi olma gereksinimlerini karşılayan/karşılayacak olan Ortaklara uygun şekilde dağıtılacaktır. Sözleşmede belirtilen oranlar, Ana sözleşme yürütürken Ana sözleşmede belirtilen Ortakların haklarına bağlı olarak değişebilir.” hükmünü taşıdığı, davalı şirket ile ................ İNŞAAT AŞ arasındaki sözleşmenin taraflar arasındaki İş Ortaklığı Sözleşmesi kapsamında kaldığına ve İş Ortaklığı Sözleşmesi'ne göre davacı şirketin madde 1.3, 2.1.5, 2.2.3, 3.4, 3.5 ve 4. madde yükümlüklerini yerine getirdiğine ve Ortak Girişim Şirketi kurulduğuna dair bir belgenin dava dosyasında görülemediği rapor edilmiştir. Mahkememizce davacının itirazlarının değerlendirilmesi için dosya önceki bilirkişilere tevdi edilmiş, 13/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; işbu ek raporda davacı vekilinin dosyada mevcut kök rapora vaki itiraz dilekçesine konu edilen hususların asıl davayı etkileyen yönleri açısından gerekli tespit ve değerlendirmeler mahkememizce kök raporda yasal defterler üzerinden yapılan inceleme ve tespitler ışığında, davacı tarafın davaya konu ettiği alacak tutarının hesabını mümkün kılacak bir tespit veya değerlendirme yapılmasının bu aşamada bilirkişi heyetlerince mümkün görülmediği, davacı vekilinin itiraz dilekçesine konu edilen mail içeriklerinin değerlendirilmediği ile davalının dava dışı ................. NGS Projesi kapsamında davalıya aracılık hizmeti verildiği ve talep edilen davaya konu tutarın bu minvalde davalı firmanın ................. NGS Projesi kapsmaında aldığı işlerden elde ettiği kazancın %50'sinin hesaplanması yönündeki taleplerin, açıklanan nedenlerle mümkün olmadığı, bu durumun kök raporunda açıkça yasal defter ve kayıtlar üzerinden yapılan incelemede belirlendiği rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki 09/03/2019 tarihli Joint Venture (İş ortaklığı) Sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi ile davacı şirketin söz konusu sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanan 09/03/2019 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi kapsamında davalının dava dışı ................. Nükler A.Ş.ile ................. NGS Projesi Kapsamında ihale alıp almadığı, almış ise davalının ihale bedelinin/kazanımından kar/ortaklık payı almasının koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise miktarı, öte yandan yine davalının dava dışı ................. Taş A.Ş.ile imzaladığı sözleşmelerin taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında olup olmadığı, kapsamında ise davacının ihale bedelinden/kazanımından kar/ortaklık payı almasının koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise miktarı ve adi ortaklığın feshi noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. 6100 sayılı HMK’nın 204. maddesinde: “(1) İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar. (2) İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. (3) Mahkeme, yukarıdaki belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse, ilgili daireden açıklama isteyebilir.” ifadesine yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesine göre Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, delil gösterilmesini isteyebilir, aynı Kanun'un 204. maddesinin 3. fıkrasında resmî belgeler hakkında tereddüt olduğunda mahkemeye ilgili daireden açıklama isteme imkânı verilmiştir. Resmî belgenin muhtevasının kesinliği ve doğruluğu konusunda tereddütün giderilmesi amacıyla belgeyi düzenlediği iddia edilen resmî memur veya makamın bilgisine başvurabilecektir. (Mine Tan Dehmen, Milletlerarası Usul Hukukunda Yabancı Belgelerin İspat Gücü, sayfa 184).
HMK’nın 219/1. maddesi gereğince taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür. Bu doğrultuda taraflar, ileri sürdükleri vakıayı ispata elverişli bir biçimde somutlaştırmanın yanında delil olarak dayandıkları belgeleri ve hangi belgenin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıklamakla yükümlüdürler. Anılan yükümlülüğün ifası ile belgenin içerik ve niteliği hakkında bilgi sahibi olunarak ispat konusu vakıaya ilişkin olarak ibrazı istenen belgenin gerekli olup olmadığı yahut belgedeki hangi kısımların gerekli olduğu belirlenebilecektir. Bu sayede ileri sürülen hususların ispatıyla ilgili olmayan belgelerin gereksiz yere ibrazı önlenebileceği gibi HMK’nın 219/2. maddesi gereğince devamlı kullanılan ve içeriği bölünebilen belgelerin tamamı yerine sadece ispat konusu vakıa ile ilgili kısımları belirlenerek tarafların mahkemeye belge ibraz yükümlülüklerinin sınırları tespit edilebilecektir (Pekcanıtez, Hakan/Özekes, Muhammet/Akkan, Mine/Korkmaz, Hülya Taş; Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, C II, İstanbul 2017, sayfa 1814, 1815).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 64/1. maddesinde ise: her tacirin, ticarî defterleri tutmak ve defterlerinde, ticarî işlemleriyle ticarî işletmesinin iktisadi ve malî durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiştir (YHGK 27/01/2022 tarih, E. 2019/11-172, K. 2022/69 ). Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar (HMK m. 222/4). HMK'nın 222/5. maddesi uyarınca ticarî defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır. Kural olarak hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme HMK’nın 190. maddesinin birinci fıkrasında, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2021 tarihli ve 2017/15-425 E., 2021/440 K.; 29.04.2021 tarihli ve 2017/15-3098 Esas, 2021/546 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/01/2022 tarih, 2019/11-172 Esas, 2022/69 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/10/2022 tarih, 2019/23 (6)-852 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararları) Yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 09.03.2019 tarihinde “İş Ortaklığı” sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin giriş bölümünde "............... A.Ş. ( Alıcı ) ................. NGS Projesi'nin (İHALE) inşaat, altyapı ve kamp projeleri için ihale açacaktır; Ortakların bir ihale sürecine katılmaya hazır, yetkin ve istekli olması ve ihaleye göre işlerin tamamlanmasını öngören Ana Sözleşmeyi (bundan böyle Ana Sözleşme olarak anılacaktır) yapması, Ortaklar ihale kazananları olarak ilan edilecekse, Ortaklar ve Alıcı arasında imzalanmalıdır.” ve madde 3.4. “Ortaklar, proje ödeme planlarının başlamasına kadar ortak girişime mali destek sağlayacaktır. Buna yerel ofis, yerel Ortak Girişim Şirketinin kurulumu, kayıt ve avukatlık masrafları ve seyahat ve konaklama masrafları dahildir ancak bunlarla sınırlı değildir.” hükmünün bulunduğu, sözleşmenin taraflarınca Ortak Girişim Şirketi kurulduğuna dair bir belgenin sunulmadığı, dava dışı ............... AŞ.'nin 18.08.2022 tarihli müzekkere cevabında ............... AŞ'nin 12.05.2010 tarihinde Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında yapılan anlaşma ile kurulmuş olan Proje Şirketi olduğu, anlaşmanın 6/3.maddesi gereğince ............... Güç Santralinin (NGS) inşaası için genel yüklenicinin .............. (...............) AŞ şirketi olduğu, ilgi yazıda ; “...Müvekkil Şirketin kurulmasından sonra ............... ile yapılan sözleşmelerin tamamı anahtar teslim sözleşmelerdir. Müvekkil şirket kuruluşundan sonra yaptığı tüm sözleşmelerde, tüm işlerini ihale suretiyle, anahtar teslim olarak işverenlere vermektedir. ............... ile ................ İnşaat Aş. arasında da bir takım işlerin devri için sözleşme imzalanmıştır. ............... Anlaşma gereği ana yüklenici olup, aralarındaki sözleşme gereği de ................ İnşaat Aş. şirketi sorumluluk kapsamındadır. Müvekkil şirket ile ............ İçraş İnşaat Aş. arasında imzalanmış olan 358 sayılı sözleşme uyarınca yapılan iş anahtar teslimidir.Müvekkil Şirket ile davacı .............. İnşaat Taahhüt Danışmanlık San.Tic. Ltd. Şti. ve davalı ................... Madencilik Makine San. İnş. Danışmanlık ve Dış Tic. Ltd.Şti. arasında herhangi bir iş ilişkisi veya ticari ilişki mevcut olmadığını tekrarla...” şeklinde beyanda bulunulduğu, ilgili yazıya göre İş Ortaklığı sözleşmesinde tanımlandığı şekilde ortak girişim şirketleriyle ............... A.Ş. ( Alıcı ) arasında imzalanan bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı şirketle dava dışı ................ İnşaat AŞ. arasında 08.10.2020 tarihinde sözleşme yapıldığı, ancak sözleşme ve kapsamı, yüklenilen iş, davalı şirketin olası kar payı ve tutarı konularında bir belgenin sunulmadığı, davacı şirket tarafından 15.08.2019 tarihli ............... AŞ'ye hitaben “................... Madencilik Makine...Ltd Şti ortak girişimi çalışanlarına aşağıdaki yapıda iş görüşmeleri için Mersin ilindeki toplam kapasitesi 4800 MW olan dört enerji biriminden oluşan nükleer enerji santrali inşaat projesini ziyaret etmeleri için izin verilmesi” talebinin gönderildiği, davalı şirket tarafından ise dava dışı ................ İnşaat AŞ arasında 08.10.2020 tarihinde sözleşme yapıldığı, bu görüşme ile anlaşma arasındaki irtibatın olduğuna dair delil bulunmadığı, davalının dava dışı ................. Taş A.Ş.ile imzaladığı sözleşmelerin taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında olduğunun ispat edilemediği, İş Ortaklığı Sözleşmesi'ne göre davacı şirketin madde 1.3, 2.1.5, 2.2.3, 3.4, 3.5 ve 4. madde yükümlüklerini yerine getirdiğinin ispatlanamadığı bu haliyle davacının kar/ortaklık payı alması koşullarının oluşmadığı ve bu hususa yönelik bir hesaplama yapılamayacağı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 1.707,75-TL'nin mahsubu ile arta kalan 975,75-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan toplam yargılama giderinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, 5-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026