İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/797 E. 2026/30 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/797
Karar No
2026/30
Karar Tarihi

T.C. .............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/797 Esas - 2026/30 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. .............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/797 Esas KARAR NO : 2026/30

.................x ....................x. ......................x. ...............x............x ...........x.........x...........x

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 31/10/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARAR Y. TARİHİ : 19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından taraflarına yapılan 23/10/2025 tarihli başvuru ile 431803 sicil numarası ile kayıtlı davalı ............. Grup Güvenlik Ve Koruma Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin tescil adresi olan "Batı Site..................57 İç Kapı No: 30 Yenimahalle / .............. " adresine 21.04.2022 tarihinde yaptıkları tebligatın adresinden taşınmış olduğu gerekçesiyle iade olması üzerine yazılarının tebliğ edilebilmesi amacıyla söz konusu hususun düzeltilmesine yönelik taleplerinin taraflarına bildirildiğini, Türk Ticaret Kanunu 31/1. maddesine göre: “(1)Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur...” Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 29. maddesine göre: “Tescil edilmiş olgularda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil edilir. Tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişiler, işletmelerin yönetim ve temsillerine ait olan değişiklikleri de tescil ettirmekle yükümlüdür.” Türk Ticaret Kanunu “Tescile davet ve ceza” başlıklı madde 33: " (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin (17.686) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz." Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin “Tescile davet ve ceza” başlıklı 36. maddesi: "(1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir." Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığının 23/10/2025 tarihli bildirimi üzerine taraflarınca 17/03/2025 tarih ve 279302 sayılı tescile davet yazısı şirket yetkilisinin MERNİS adresine ve şirket adresine gönderilerek, adres değişikliği işleminin tescili için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 33. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 36. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde adres değişikliği için tescil başvurusunda bulunulması, tescili gerektiren bir husus yok ise bu durumun ispat edilmesi, aksi takdirde idari para cezası talebinin mahallin en büyük mülki amirine iletileceği ve yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi'nde hukuki sürecin başlatılacağının ihtaren bildirildiğini, şirket yetkilisi ............'ın MERNİS adresi olan "Mara.........................o: 6 Sincan/.............." adresine gönderilen tescile davet yazısının "Taşınmış/tanınmıyor" notu ile, şirket merkezine gönderilen tescile davet yazısının ise yine aynı şekilde tebligat yapılamaması sebebiyle iade olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 33. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36. maddesi uyarınca hazırlanan idari para cezasının uygulanması talebinin de 07.05.2025 tarihinde .............. Valiliği Ticaret İl Müdürlüğüne bildirildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, ayrıca şirketlerin 6102 sayılı TTK’nin 31’nci maddesi uyarınca, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerektiğini, ancak şirket adres değişikliğinin tescili zorunluluğunu yerine getirmediğini ve Ticaret Sicili Yönetmeliği madde 22’de ise Limited şirketlerde tescil başvurusu yapmaya yetkili kişiler şirket müdürleri olduğundan bu konudaki sorumluluğun şirket yetkilisine ait olduğunu, davalı şirket ve yetkilisi Ticaret Sicili Yönetmeliği’nde yer alan 30 günlük yasal süre içerisinde tescil talebinde bulunmadığını, tescilden kaçınma sebeplerini sunmadığını, Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 29. Maddesine göre “Tescil edilmiş olgularda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil edilir. Tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişiler, işletmelerin yönetim ve temsillerine ait olan değişiklikleri de tescil ettirmekle yükümlüdür” hükmü amir olduğunu, faaliyet göstermediği adresini halen sicilde kayıtlı olarak devam ettiren davalıların, adres değişikliği tesciline ilişkin yükümlülüklerini tescile davet edilmelerine rağmen yerine getirmediğini, davalıların “ Batı Sit...............d. Ger-s..................pı No: 30 Yenimahalle / ..............” adresinden terkin edilmesine ilişkin tescilin taraflarınca gerçekleştirilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nun 33. maddesinin 3. fıkrası uyarınca işbu davanın açılması gerektiğini, taraflarınca ikame edilen ve huzurdaki dava ile konusu aynı olan .............. 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2022 T. ve 2021/91 E. 2022/92 K. sayılı kesinleşmiş kararı ile " Davanın KABULÜ İLE; .............. Ticaret Sicil Müdürlüğünde 111095 sicil numarası ile kayıtlı davalı............. İnş.Yapı San. ve Tic.Ltd.Şirketinin "Kaya.........../A Mamak/.............." adresinde faaliyet göstermediğinin tespiti ile kayıtlı adresinin ticaret sicilinden terkininin tesciline..." karar verildiğini, yine .............. 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2021 T. ve 2021/457 E. 2021/626 K. sayılı kararıyla "Davanın kabulü ile davalı .......... İnşaat Tarım Hayvancılık Gıda San. Tic. Ltd; Şti'nin ticaret siciline kayıtlı bulunan Anafartalar Mahallesi,' R................ Altındâğ adresinin sicil kayıtlarından terkini ile ticaret siciline bu minvalde tescil ve Ticaret Sicil Müdürlüğünce ilanına..." karar verildiğini, ticaret sicili müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, davada taraf gösterilmesinin gerekçesinin de bu olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, zorunlu hasım olması ve kusurunun bulunmaması sebebiyle taraflarınca yargılama gideri ve vekalet ücretini hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 33. maddesinin 3. fıkrası ve Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 36. addesinin 4. fıkrası gereği açılmış davanın kabulüne, Davalı şirketin adına kayıtlı bulunan “Batı ............merkezi No: 57 İç Kapı No: 30 Yenimahalle / ..............” adresinde faaliyet göstermediğinin tespiti ile Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 26/1 Maddesi uyarınca söz konusu adresin ticaret sicilinden terkininin tescil ve ilanına karar verilmesini, yasal (zorunlu) hasım olduklarından tarafları aleyhine yargılama gideri vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi ibraz edilmemiş; HMK m. 128 gereğince dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamı inkar edilmiş sayılmıştır. DELİLLER: .............. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/11/2025 tarihli cevabi yazısının incelenmesinde; davalı şirketin .............. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 431803 sicil numarasında kayıtlı olduğu kuruluş tarihinin 21/03/2019 olduğu, ortak ve yetkilisinin ............ olduğu, şirket adresinin Batı Sitesi Mah. T..................i no:57/30 Yenimahalle/.............. olduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı şirket adresinin ticaret sicilinden terkinini tescil ve ilanı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun "İnceleme görevi ve geçici tescil" başlıklı 32. maddesine göre "(1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. (2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. (3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. (4) Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır." 6102 sayılı TTK'nun 33 maddesinde "(1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) (Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz." düzenlemesi yer almaktadır. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 29. maddesinde "(1) Tescil edilmiş olgularda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil edilir. Bir ticaret unvanına ilaveler yapılması veya bu unvanın unsurlarından olan ilavelerin çıkarılması veyahut bir tüzel kişinin şirket sözleşmesinin hükümlerinin değiştirilmiş olması, bir temsilciye verilen yetkilerin daraltılmış veya genişletilmiş bulunması, bir tüzel kişinin tasfiye haline girmesi yahut bir işletmenin tescil edilmiş olan işyerini sicilin iş çevresi içinde başka bir yere nakletmesi gibi haller, tescil edilmiş olgularda değişiklik sayılır. (2) Tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişiler, mahkeme kararı veya idari tasarruf gereğince müdürlüğün resen tescil ile yükümlü tutulmadığı hallerde de mahkeme veya idari makam tarafından emredilmiş olan ve işletmelerin yönetim ve temsillerine ait olan değişiklikleri veya kısıtlamaları tescil ettirmekle yükümlüdür. (3) Tescilin dayandığı olgu veya işlemler kısmen veya tamamen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen ya da tamamen silinir." Ticaret Sicil Yönetmeen ya da tamamen silinir." Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin "İnceleme yükümlülüğ"ü başlıklı 34. maddesine göre, MADDE 34- (1) Müdür ve müdür yardımcıları, ile tescile yetkili personel tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını aşağıdaki hususları da dikkate alarak inceler: (1) a) Tescili istenen olgunun kanuni olarak sicile kaydı gerekli bir olgu olup olmadığı. b) Tescil isteminin Kanun ve bu Yönetmelikte öngörüldüğü şekilde ve ilgililer tarafından yapılıp yapılmadığı. c) Tescil için Kanun, bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen belgelerin ve harç makbuzunun bulunup bulunmadığı. ç) Tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı. d) Tescil edilecek olguların gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı, üçüncü kişilerde yanlış bir izlenim yaratacak nitelik taşıyıp taşımadığı ve kamu düzenine aykırı olup olmadığı. e) Ticaret şirketinin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, Kanunun emredici hükümlerine aykırı olup olmadığı, Kanunun bulunmasını zorunlu kıldığı hükümleri içerip içermediği. f) Tescil edilecek olgunun Bakanlığın veya diğer resmi kurumların iznine ya da uygun görüşüne tabi olması halinde, söz konusu iznin veya uygun görüşün alınıp alınmadığı. (2) Müdürlükçe birinci fıkra hükmü uyarınca yapılan inceleme sonucunda, tescil için aranan şartlardan bazılarının eksik olduğunun anlaşılması halinde bu olguların ilgiliye yazı ile bildirilmesi ve bunların Kanuna ve/veya bu Yönetmeliğe uygun hale getirilmesi veya şartlara ait eksikliklerin veya belgelerin tamamlanması için otuz günden fazla olmamak üzere uygun bir süre verilir. Verilen süre, işlemin mahiyetine göre aynı süre ile en çok iki defa uzatılabilir. Verilen veya ihtiyaca göre uzatılan süre içinde durum Kanuna ve/veya bu Yönetmeliğe uygun bir hale getirilmemiş veya belgeler tamamlanmamış olduğu takdirde tescil isteği reddolunur. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin "Tescile davet ve ceza" başlıklı 36. maddesine göre,

" (1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir". Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2025 tarih, 2024/6753 Esas, 2025/229 Karar sayılı kararından da anlaşılacağı üzere, 6102 sayılı Kanun'un 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesindeki düzenleme, anılan Kanun'un 31. maddesi ve anılan Yönetmeliğin 28. ve 37. maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, tescil edilmesi gereken hususların tesciline ilişkin düzenlemeleri kapsadığı, terkini kapsamadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun'un 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesine göre işlem yapması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerekmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; 6102 sayılı TTK.nın 32, 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34, 36. maddelerine göre, Sicil Müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, şirketin feshi davası açılması gerektiği, Ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, aynı kanunun 115. maddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve taraflarında her zaman ileri sürebileceği anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nun 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısımın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .............. Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/797, K. 2026/30, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-797-e-2026-30-k-da97036dca5f