Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/980 E. 2026/1095 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/980
Karar No
2026/1095
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/980 Esas

KARAR NO: 2026/1095

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 12/01/2024

NUMARASI: 2021/38 E. - 2024/23 K.

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’un dünya çapında tanınan .... vatandaşı bir sanatçı olduğunu, müvekkilinin ... çalışmalarının ... ... Olimpiyatları açılışında dahi kullanıldığını, müvekkilinin eserlerinden kopya edilerek davalılar tarafından meydana getirilen ürünün İstanbul ili ... ilçesinde... Sitesi sınırları içerisinde sergilendiğini, söz konusu tecavüzün İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/165 değişik iş dosyası ile yerinde keşif yapılarak tespit edildiğini, müvekkilinin mali ve manevi haklarına tecavüz edilmiş olması nedeniyle davalılar ile aralarında arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin eserlerinin 200.000 USD ile 600.000 USD aralığında değişiklik gösterdiğini, tüm hususlar kapsamında müvekkilinin işleme, çoğaltma, yayma temsil ve umuma arz haklarının ihlal edildiğini belirtmiş ve davalıların, müvekkilinin FSEK’ten kaynaklı eser sahipliğine ilişkin mali ve manevi haklarına tecavüz ettiklerinin tespitini, FSEK 68’inci maddede belirtilen rayiç bedelin 3 katı oranında tazminatın Amerikan Doları ya da fiili ödeme günündeki TL karşılığının işleyecek faizi ile 2 davalılardan tahsilini, 10.000 Amerikan Doları manevi tazminatın ya da fiili ödeme günündeki TL karşılığının işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH:27/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde talep edilen alacakların, FSEK 68 uyarında talep etmiş olduğumuz maddi tazminat tutarının ıslahı yolu ile 794.000 Amerikan Doları daha arttırılarak, toplam 795.000 Amerikan Doları’nın dava dilekçesindeki 10.000 Amerikan Doları manevi tazminat talepleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı .... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava miktarı üzerinden eksik harcı tamamlaması gerektiğinden öncelikle eksik yatırılan harcın tamamlatılması gerektiği, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacı tarafın haksız kazanç peşinde olduğu, iddiaların mesnetsiz olduğu, dava konusu kinetik heykelin davalı müvekkili tarafından satın alınarak Çin’den ithal edildiği, dava konusu ürünün internet ortamında ..., ... gibi dünya çapında satış yapan şirketler tarafından satıldığı, ihlale konu ürünün .... Ltd. firmasından satın alındığı, tüm dünyaya yapılan bir pazarlamada ilgili internet sitesinden görülen kinetik heykelin sipariş verilip ithal edilmesinde davalı müvekkilinin kusuru olmadığı belirtilmiş ve davanın reddi talep edilmiştir.

Davalılar.... Şti. ve .... Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkillerinin inşaat şirketleri olduğu, ticari faaliyetleri dışında herhangi bir çalışmalarının bulunmadığı, davaya konu objenin davalı müvekkil şirketler tarafından temin edilmediği, davanın öncelikle husumet yönünden reddedilmesi gerektiği, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığı, müvekkillerinin... Projesi’nin inşasını sağladıkları, proje kapsamında diğer davalılardan .... A.Ş. ve .... Şti. arasında çevre düzenlemesi ile ilgili 05/05/2018 tarihli ‘...... Temini ve Montajı İşlerine ait Yüklenici Sözleşmesi’ akdedildiği, sözü edilen sözleşme kapsamında ilgili objelerin temini ve montajı işlerinin taşeron ve diğer davalı..... Şti.’ye verildiği, davaya konu ... isimli objenin diğer davalı taşeron ... tarafından satın alınmış olması kapsamında müvekkillerinin sorumluluklarının bulunmadığı, davaya konu objenin işlenmesi, çoğaltılması veya yayılmasının söz konusu olmadığı, davacının taleplerinin herhangi bir dayanağı olmadığı belirtilmiş ve davanın reddi talep edilmiştir.

Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili .... ile..... (.... arasında... Projesi Yönetimi Sözleşmesi imzalandığı, sözü edilen sözleşme kapsamında davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davalı müvekkilinin sözleşme kapsamında koordinasyonundan sorumlu olduğu, tüm hizmetler ve kararlar ile ilgili olarak işverenin görüş ve onayının alınacağı, davalı müvekkilinin bir karar/ödeme mercii veya iş sahibi olmadığı, söz konusu objelerin diğer davalı ...’den temini ve ithalini talep eden iş sahibinin ...Adi Ortaklığı olduğu, davalılardan ....’nun karar alınması veya ödeme yapılması konularında herhangi bir tasarrufunun bulunmadığı, ...’nun iş sahibi veya mülk sahibi konumunda olmadığı, davalı ...’nun işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma arz hususlarından herhangi birini gerçekleştirmemiş olduğu belirtilmiş ve davanın reddi talep edilmiştir.

Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ... ile ... Adi Ortaklığı arasında ‘AVM Kiralama ve Yönetim İşleri Hizmet Sözleşmesi’ imzalandığı, ilgili sözleşme kapsamında davalı ...’ın işverenin onayı olmaksızın herhangi bir tasarrufta bulunamadığı, bu kapsamda davalı müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, üzerinde hak iddiası bulunan objenin davalılardan ... tarafından .... Ltd. adlı Çinli firmadan ithal edildiği, davalı müvekkilinin sadece işveren ...l’e hizmet veren şirket konumunda olduğu, ilgili objenin ...’e ait... Sitesi sınırları içerisinde bulunduğu, davalı müvekkilinin işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma arz konularından herhangi birini gerçekleştirmediği ve bu kapsamda davacının haklarının ihlal edilmediği belirtilmiş ve davanın reddi talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,

1-Davalılar.... A.Ş., .... Şti. Ve .... Şti'nin davacı tarafa "..." isimli eserin izinsiz kullanımı dolaysıyla davacının FSEK 22. Maddesinden kaynaklı haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,

2-Eserin bilirkişilerce belirlenen 275.000,00 USD bedelinden eserin oluşturduğu ihlal ve ihlalin süresi dikkate alınarak kabul edilen %20 oranındaki 55.000,00 USD telif tazminatının FSEK 68.maddde uyarınca 3 katı kadar olan 165.000,00 USD tazminatın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işlemiş faiz toplamının fiili ödeme tarihinde T.C. Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılar.... A.Ş., .... Şti. Ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN kabulü ile 5.000,00 USD'nin ve dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işlemiş faiz toplamının fiili ödeme tarihinde T.C. Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılar.... A.Ş., .... Şti. Ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

4-Davalı.... A.Ş. Aleyhine ikame edilen FSEK 22. Maddesinden kaynaklı haklara tecavün tespiti, maddi tazminat ve manevi tazminat davalarının PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,

5- Davalı .... A.Ş. Aleyhine ikame edilen FSEK 22. Maddesinden kaynaklı haklara tecavün tespiti, maddi tazminat ve manevi tazminat davalarının PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalılar .... Şti, .... A.Ş. ve .... Şti. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin davayı kısmen kabul eden kararının davalılar lehine kaldırılması gerektiğini, mahkemece davacının teminat yatırmadan davanın görülmesi ve karar oluşturulmasının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 48'e aykırı olduğunu, davaya konu objenin Çinli bir firma tarafından imal edildiğini ve uluslararası e-ticaret yapan bir firma tarafından global ölçekte satıldığını, davacının benzer objeler üreten firmalara dava açmadığını, davalıların objeyi yerinden kaldırdığını, bilirkişi incelemesinin eksik ve hatalı yapıldığını, telif bedeli ve telif tazminatının hatalı hesaplandığını, davacının haksız ve kötü niyetli davrandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının tüm yönleri ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ...'un davaya konu "..." isimli eserin hak sahibi olduğunu, müvekkilin FSEK kapsamında işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarını haiz olduğunu, davalılarca kullanımın izinsiz olduğunu, eserin çoğaltılması hakkının ihlal edildiğini tespit eden bilirkişi raporlarına ve mahkeme kararına katıldıklarını, mahkemenin telif tazminatı tayininde hata yaptığını, hukuka uygun olmayan bir karar verdiğini, FSEK 68'in amir hükmü gereğince telif tazminatının eserin değerinin üç katı olarak tayin edilmesi gerektiğini, mahkemenin ise hiçbir yasal dayanağı olmadan %96,80 oranında indirim yaptığını, bu indirim gerekçesinin FSEK'te yeri olmadığını ve maddi gerekçesinin de sakat olduğunu, davalı ...A.Ş. bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin hukuka uygun olmadığını, manevi tazminatın takdir edilen 5.000 Amerikan Dolarının hakkaniyete ve olayın özgül ağırlığına uygun olmadığını belirterek istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...... A.Ş. ile.... A.Ş. vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinin 14.03.2024 tarihinde talebin süresinde olmadığından reddine karar verilmiş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin kararına karşı, müvekkilleri .... A.Ş. ile.... A.Ş. lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin eksik ve hukuka aykırı olduğunu, ... şirketinin yalnızca danışmanlık hizmeti verdiğini ve inşaat sorumluluğu bulunmadığını, ... ise eserin temini veya sergilenmesinde bir dahli olmadığını belirterek davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesinin yerinde olduğunu, hüküm kısmında her bir müvekkil için ayrı ayrı tecavüzün tespiti, maddi tazminat ve manevi tazminat kalemleri üzerinden üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece 25.500,00 TL belirlenmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın ... AVM yönetiminden sorumlu olduğu ve başka eserler satın aldığı yönündeki istinaf iddialarının mesnetsiz olduğunu, FSEK kapsamındaki ihlal konularıyla ilgisi bulunmadığını, istinaf dilekçesindeki alıntıların müvekkile değil diğer davalı vekiline ait olduğunu ve aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden müvekkilleri aleyhine olan kısımlarının kaldırılmasını, davacı tarafın haksız istinaf başvurusunun reddedilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalıların iddialarını reddettiklerini, davacının eser sahibi olduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında haklarının ihlal edildiğini, davalıların izinsiz kullanımlarının FSEK'e aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemenin bu hususları tespit ettiğini, ancak telif tazminatı tayininde hukukumuzda yeri olmayan bir takdiri indirim yetkisi kullandığını, Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında FSEK madde 68 çerçevesinde talep edilen üç kat tazminat miktarlarında takdiren yapılan indirimlerin hukuka uygun görülmediğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesinin 2. Fıkrasının FSEK 68 çerçevesinde uygulanamayacağını, davalının mali durumunun güçlü olduğunu ve hafif kusurlu olmadığını, bu nedenle takdiri indirim uygulanmaması gerektiğini belirterek davalıların istinaf taleplerinin reddedilmesini ve istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar .... Şti, .... A.Ş. ve .... Şti. vekili vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf talebinde gerçekleri görmezden geldiğini, davanın esasını oluşturan tecavüz iddiasının olayda karşılığı olmadığını, objenin dava açılmadan 15 ay önce kaldırıldığını, ortada önlenecek bir durum kalmamışken varmış gibi davranılmasının kabul edilemeyeceğini, bilimsel mütalaaların ve bilirkişi raporlarının bu gerçeği teyit ettiğini ancak davacının eksik raporlara sığındığını, özellikle ikinci bilirkişi raporunun mahkeme emrine rağmen depodaki objeyi incelemeden hazırlandığını ve davacının bu çaresiz yaklaşımla hareket ettiğini, asıl olayda rüzgar gülünün kopya edildiği iddiasıyla fahiş maddi ve manevi tazminat istendiğini ancak yerel mahkemenin hatalı bir incelemeyle davayı kısmen kabul ederek 165.000 USD maddi ve 5.000 USD manevi tazminata hükmettiğini, bu miktarların çok fahiş olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin telif bedelini belirlerken haklı olarak takdir yetkisini kullandığını, eserin sahibinin davacı değil bir Amerikan şirketi olduğunu ve bu yüzden davacının taraf sıfatı bulunmadığını, sunulan faturanın sahte olup eserin aslında bağışlandığını, davacı yanın ıslah süresini kaçırdığını ve usuli hatalar yapıldığını belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine, mahkeme kararının ise müvekkiller lehine düzeltilerek davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, FSEK kapsamındaki mali ve manevi haklara tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili; müvekkili ...’un dünya çapında tanınan ... vatandaşı bir sanatçı olduğunu, müvekkiline ait “...” isimli kinetik heykelin davalılar tarafından izinsiz şekilde kopyalanarak İstanbul ili ... ilçesinde bulunan... projesinde kullanıldığını müvekkiline ait eserlerin piyasa değerinin 200.000 USD ile 600.000 USD arasında değiştiğini, dava konusu kullanım nedeniyle müvekkilinin FSEK kapsamında işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma arz haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek; davalıların FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz ettiğinin tespitine, FSEK m.68 kapsamında rayiç bedelin üç katı oranında maddi tazminata, ayrıca 10.000 USD manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

27/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebi artırılarak toplam 795.000 USD maddi tazminat ile 10.000 USD manevi tazminatın davalılardan tahsili talep edilmiştir.

Davalı .... Şti. Vekili, davacının eksik harç yatırdığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, kinetik heykelin müvekkili şirket tarafından Çin merkezli .... Ltd. firmasından satın alınarak ithal edildiğini, ürünün ..., ... ve benzeri uluslararası internet platformlarında açık şekilde satıldığını, bu nedenle müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Davalılar ...A.Ş. ile .... Şti. vekili ; müvekkili şirketlerin yalnızca... projesinin yatırımcı ve inşaat şirketleri olduğunu, dava konusu objenin müvekkilleri tarafından temin edilmediğini, çevre düzenlemesi işleri için diğer davalı.... Şti. ile “.... Temini ve Montajı İşlerine Ait Yüklenici Sözleşmesi” imzalandığını, dava konusu “...” isimli objenin de bu taşeron şirket tarafından satın alındığını, müvekkillerinin çoğaltma, yayma veya işleme fiillerini gerçekleştirmediğini ileri sürerek davanın husumet nedeniyle ve esastan reddini talep etmiştir.

Davalı ... ... ...A.Ş. vekili; müvekkili şirketin... projesinde yalnızca proje yönetimi ve koordinasyon hizmeti verdiğini, karar alma veya ödeme yapma yetkisinin bulunmadığını, objelerin temini ve ithali konusunda herhangi bir dahlinin olmadığını, iş sahibi veya mülk sahibi sıfatının bulunmadığını müvekkilinin çoğaltma, yayma veya umuma arz etme fiillerini gerçekleştirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ...A.Ş. Vekili ; müvekkili şirket ile ... Adi Ortaklığı arasında yalnızca AVM kiralama ve yönetim hizmet sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu objenin temini veya sergilenmesi konusunda herhangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını diğer davalı.... Şti. tarafından Çinli firmadan ithal edildiğini, müvekkili şirketin yalnızca yönetim hizmeti verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; “...” isimli eserin FSEK m.4 kapsamında güzel sanat eseri niteliğinde olduğu, davacının eser sahibi olduğu, eserin... projesinde izinsiz kullanıldığı, çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği kabul edilerek; davalılar ...A.Ş., .... Şti. ve.... Şti. Aleyhine yukarıda yazılı olduğu üzre maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili ile aleyhine hüküm kurulan davalı vekilleri istinaf talep etmiştir.

05/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu “...” isimli objenin FSEK m.4 kapsamında güzel sanat eseri niteliğinde bir heykel olduğu, davacının eser sahibi sıfatıyla hak sahibi olduğu, ....projesinde aynı eserin kullanılmasının çoğaltma hakkının ihlali niteliğinde bulunduğu, ayrıca eser sahibinin adının belirtilmemesi nedeniyle manevi hak ihlali oluştuğ, dava konusu eserin rayiç bedelinin 265.000 USD olduğu ve FSEK m.68 kapsamında üç katı tutarında 5.930.700 TL tazminat talep edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.

10/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda i; davaya konu objenin FSEK kapsamında güzel sanat eseri olduğu, davacının eser sahibi bulunduğu, davalılar tarafından izinsiz şekilde çoğaltılıp projede kullanılması nedeniyle çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği, dosyada yer alan 275.000 USD bedelli emsal fatura lisans sözleşmesi bedeli olarak kabul edildiğinde FSEK m.68 kapsamında bunun üç katı olan 825.000 USD tutarında tazminat talep edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.

HMK'nın 114/ğ maddesi gereği "Teminat gösterilmesine ilişkin" dava şartı bakımından yapılan incelemede; Dairemizin 2024/1464 E. - 2025/292 K. Sayılı dosyasında istinaf incelemesi yapılan İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/58 E. - 2024/201 K. Sayılı dosyasında mahkemece, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Ve Avrupa Birliği Genel müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Türkiye ile ... arasında federal veya eyalet bazında yabancılık ve yargılama teminatında muafiyet konusunda ikili anlaşma bulunup bulunmadığı hususu sorulmuş , verilen cevapta özetle ...'de hiçbir eyalet yasası veya federal yasanın teminat konusunda herhangi bir zorunluluk getirmediği bildirilmiş olup, eldeki davada davacının ... de mukim gerçek kişi olduğu , Türkiye ile ... arasında federal veya eyalet bazında yabancılık ve yargılama teminatında karşılıklılık esasına göre fiili muafiyet bulunduğu bu nedenle teminat alınmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, birlikte değerlendirildiğinde; “...” isimli kinetik heykelin FSEK’in 4. maddesi kapsamında özgün ve sahibinin hususiyetini taşıyan güzel sanat eseri niteliğinde bulunduğu, bu eserin ana ögesini oluşturan kısmının 2010 yılında tamamlanmış halinin varyasyonlarının 2013 ve 2015 yılında davacının resmi ... hesabına yüklenmiş olduğu , ... ... olimpiyatları törenlerinde kullanıldığı yönündeki delillere göre eser sahibinin FSEK m 11. gereği davacı ... olduğu, eserin... projesinde kullanılan kinetik objenin davacıya ait eserin birebir çoğaltılması niteliğinde olduğu, davalı kullanımının eser sahibinden izin alınmaksızın gerçekleştirildiği ve bu suretle davacının çoğaltma, yayma ve umuma arzdan kaynaklanan mali hakları ile eser sahipliğinden doğan manevi haklarının ihlal edildiği sabittir. Bu nedenle davacının FSEK 68 maddesine dayalı maddi tazminat ile FSEK m.70/1 uyarınca manevi tazminat talep edebileceği anlaşılmıştır.

Davalılar tarafından objenin ... merkezli bir firmadan satın alındığı, internet ortamında satışa sunulduğu ve bu nedenle iyi niyetli oldukları savunulmuş ise de, FSEK kapsamında korunan ancak izinsiz çoğaltılmış bir eserin yetkisiz üçüncü kişiler aracılığıyla piyasaya sürülmüş olması, bu eseri kullanan kişilerin iyiniyetli olsalar dahi sorumluluğunu kaldırmaz(FSEK 54 ). TTK ’nun 18. maddesi gereğince tacir sıfatını taşıyan davalıların faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü altında oldukları, davaya konu eserin özgünlüğünü, hak sahipliğini ve kullanım izinlerini araştırmaksızın yurtdışından ithal edilerek projede kullanılması davalıların kusurlu olduklarını göstermektedir.

Dava konusu heykelin... alışveriş merkezi ve çevre düzenlemesi içerisinde Ekim 2018-Kasım 2019 tarihleri arasında ticari ve tanıtımsal amaçla kullanıldığı ,... projesinin yatırımcı ve malikinin davalılar ...A.Ş. ile .... Şti. Olduğu, davalı.... Şti.’nin ise 05/05/2018 tarihli sözleşme kapsamında dava konusu kinetik objeyi temin ve monte eden şirket olduğu, eserin projede kullanılması ve umuma arz edilmesinden doğan mali hak ihlalinden bu şirketlerin sorumlu oldukları, davalı ... A.Ş. Ve ... ... A.Ş.’nin ’nin yönetim ve kiralama hizmeti verdikleri bu nedenle mali hak ihlaline sebebiyet veren karar alma ve tasarruf sürecine dahil olmadıkları anlaşıldığından, bu davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; dosyada mevcut 275.000 USD bedelli davacı tarafından ... üniversitesine düzenlenen aynı esere ait emsal satış faturası bilirkişilerce rayiç eser bedeli bakımından emsal alınmış olup, söz konusu faturanın rayiç değerin tespiti bakımından denetime elverişli ve somut bir veri olduğu , mali hak ihlali sonuçlarının genel ref amacını taşıyan FSEK m.68/1 hükmüne göre hak sahibinin rayiç bedelin en çok üç katını talep edebileceği düzenlenmiş olup, bu talebin hukuki sonucu olarak , arada farazi bir sözleşme hali (hukuki ilişki) ortaya çıktığından, izinsiz kullanımın sonuçları ortadan kalkmakla uyuşmazlık konusu davalı kullanımları artık hukuki bir sözleşmesel zemine oturmuş olacağından artık kusur ve zararın ispatı aranmayacaktır. Somut olayda davalılar tarafından davacıya ait eser izinsiz şekilde çoğaltılıp ticari projede kullanılmış olduğundan, davacının FSEK m.68 kapsamında rayiç bedelin üç katı tutarında tazminat talep etme hakkı bulunduğu açıktır.

İlk derece mahkemesince TBK’nın 52. maddesi gerekçe gösterilerek maddi tazminat tutarından indirim yapılmış ise de, somut olayda yüksek ticari hacmi bulunan davalı şirketlerce dava konusu eserin izinsiz şekilde uzun süre ticari projede kullanıldığı, eser sahibinin fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması gibi bir fiilinin bulunmadığı ayrıca davalıların tacir sıfatları gereği ihlalin hafif kusura dayalı olduğundan da söz edilemeyeceği dikkate alındığında yasal şartları bulunmadığı halde TBK m.52/2 kapsamında telif tazminatından hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davacının sunduğu fatura bedeli emsal kabul edilerek rayiç bedel bilirkişi tarafından 265.000 USD olarak tespit edilmiş olduğuna göre, tespit edilen rayiç bedelden indirim yapılmasını gerektiren yasal koşulların bulunmadığı, bunun 3 katının davacı tarafından talep olunabileceği, davacının ıslah ile talep ettiği 265. 000 USD rayiç değerin üç katı olan 795.000 USD maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde indirim uygulanarak eksik tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Manevi tazminat yönünden ise; davacının uluslararası tanınırlığa sahip bir sanatçı olduğu, eserlerinin çeşitli uluslararası organizasyonlarda sergilendiği, dava konusu eserin uzun süre ticari amaçla izinsiz kullanıldığı ve eser sahibinin isminin belirtilmediği bu şekilde manevi haklarının da ihlal edildiği ihlalin boyutu, süresi, kusurun derecesi dikkate alındığında ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmadığı davacı lehine talep olunan 10.000 USD manevi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamına ve adalet ilkesine uygun olacağı görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle; davalıların istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereği esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereği kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 795.000 USD maddi tazminat ile 10.000 USD manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

3- İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../01/2024 tarih, 2021/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

4- Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,

4/a-Davalılar.... A.Ş., .... Şti. Ve .... Şti'nin davacının eser sahibi olduğu "..." isimli eserin izinsiz kullanımının davacının eserden kaynaklanan mali ve manevi haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,

4/b-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, FSEK 68.maddde uyarınca hesaplanan 795.000,00 USD maddi tazminatın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işlemiş faiz toplamının fiili ödeme tarihinde T.C. Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılar.... A.Ş., .... Şti. Ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,

4/c-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile, 10.000,00 USD manevi tazminatın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işlemiş faiz toplamının fiili ödeme tarihinde T.C. Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılar.... A.Ş., .... Şti. Ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,

4/d-Davalı.... A.Ş. Ve Davalı .... A.Ş. Aleyhine ikame edilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken tecavüzün tespiti yönünden 732,00 TL, maddi tazminat yönünden 413.831,44 TL, manevi tazminat yönünden 5.205,42 TL olmak üzere toplam 419.768,86 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL, tamamlama harcı olarak alınan 5.553,13 TL ve ıslah harcı olarak ayrı ayrı alınan 101.002,00 TL ve 149.086,97 TL olmak üzere toplam 255.701,40 TL harcın mahsubu ile 164.067,46 TL harcın davalılar.... A.Ş., .... Şti. Ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, Hazine'ye irad kaydına,

5/b-Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk dava masrafı, 12.000,00 TL bilirkişi gideri, 630,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.412,90 TL tespit gideri olmak üzere toplam 14.110,70 TL yargılama giderinin davalılar.... A.Ş., .... Şti. ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

5/c-Davacı tarafından yatırılan toplam 255.701,40 TL harç giderinin davalılar.... A.Ş., .... Şti. Ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

5/ç-Davalılardan .... Şti. tarafından sarfedilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, tecavüzün tespiti talebi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar.... A.Ş., .... Şti. ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya ödenmesine,

5/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, maddi tazminat yönünden 760.651,08 TL vekalet ücretinin davalılar.... A.Ş., .... Şti. ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya ödenmesine,

5/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, manevi tazminat yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar.... A.Ş., .... Şti. ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya ödenmesine,

5/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, pasif husumet yokluğu yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı.... A.Ş. ve davalı .... A.Ş.'ye verilmesine,

6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken tecavüzün tespiti yönünden 732,00 TL, maddi tazminat yönünden 413.831,44 TL, manevi tazminat yönünden 5.205,42 TL olmak üzere toplam 419.768,86 TL karar harcından peşin alınan 262.673,00 TL harcın mahsubu ile 157.095,86 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazine'ye irad kaydına,

6/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

6/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

6/d-İstinaf yargılamasında davalılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

6/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/980, K. 2026/1095, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-980-e-2026-1095-k-b513e3272ca7