İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/77 E. 2025/630 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/77
Karar No
2025/630
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/77 Esas KARAR NO : 2025/630

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. .....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/01/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2025 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ve müvekkili arasındaki ticari ilişki sonucu müvekkil tarafından faturalar düzenlendiğini, 31.10.2024 tarihinde cari alacak hesabı yapıldığını ve davalı şirketin müvekkile 298.310,31 TL. borçlu olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davalı şirketin, müvekkil lehine 28.09.2024 keşide tarihli, 0129769 seri numaralı, 300.000,- TL. değerinde çek keşide ettiğini, ... Limited Şirketinin anılan çek nedeni ile de müvekkile borçlu olduğunu, bu nedenle müvekkilin cari hesap alacağının ve çek bedeli alacağının toplamı olan 598.310,31 TL'nin tahsili amacıyla ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/75057 E. Sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, borca itiraz edildiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafça, müvekkil tarafından düzenlenen faturalara süresi içinde itiraz edilmediğinden kanun hükmü gereği davalının fatura içeriğini kabul ettiğini, itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafından müvekkil ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalara itiraz edilmediğini, icra dosyasına konu edilen alacağın likit ve muayyen olduğu,müvekkil şirket ile davalı arasında mevcut ticari ilişki sonucu mal alım satımı yapıldığını, bunlara istinaden faturaların düzenlendiğini, davalı, müvekkile olan borcu nedeniyle ... A.Ş. ...- ... şubesinin .... seri numaralı, 28.09.2024 keşide tarihli, keşide yeriAnkara olan 300.000,- TL. bedelli çeki keşide ederek müvekkile verdiğini, anılan çek davalının talebi doğrultusunda süresinde ilgili bankaya ibraz edilmediğinden davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz etmişse de itirazının iptali gerektiğini, davalının, ... A.Ş. Yıldız- ... Şubesi'nin .... Seri Numaralı, 28.09.2024 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 300.000,-TL. bedelli çeki keşide ederek müvekkile verdiğini, davalı şirket yetkilisi ve şirket yetkilisinin avukat olan annesinin müvekkille görüşerek şirketin şu an çeki ödeyecek durumu olmaması nedeniyle çeki bankaya ibraz etmemesi yönündeki talepte bulunduğunu, borcunu en geç bir ay içinde ödeyeceğini taahhüt ettiğini, bunun üzerine müvekkilin davalı şirket ile aralarındaki önceye dayalı ticari ilişkiye ve davalı şirket yetkilisi taahhütte bulunurken avukatlık yapan annesinin de yanlarında olmasından kaynaklı duyduğu güvenle çeki süresi içinde ilgili bankaya ibraz etmediğini, bir aylık süre sonunda davalının müvekkile herhangi bir ödeme yapmadığını, çekin süresinde ibraz edilmemesinin borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip yapılamaması sonucunu doğuracağını, çekin geçerliliğini yitirmeyeceğini, TTK m. 732/4’e göre ispat yükünün düzenleyenin üzerinde olduğunu, dolayısıyla borca itiraz eden davalının müvekkil aleyhine zenginleşmediğini ispatlaması gerektiğini, davanın kabulü ile davalının yerinde olmayan İtirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasındaki iddiaları ispatlamakla mükellef olduğunu,ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının bir kısım faturalar bedeli olan 298.310,31 TL. alacağından söz ettiği, ayrıca 300.000,-TL.lık de çek bedeli olduğunu belirterek 598.310,31 TL. alacaklı olduğunu beyan ettiği,bu durum da 300.000,- TL.lık ürünlerin faturası nerede olduğu ve bu faturalardaki ürünlerin borçlu şirkete teslim edilmiş mi, bunlardan söz edilmeden hem fatura bedeli hem de çek bedelinden söz edildiğini,müvekkil şirkete aralarındaki ticari ilişkiye güvene dayalı olarak teslim alınmayan faturalanmayan ürünler karşılığı çek verdiğini, görüldüğü üzere çek tarihilerinin fatura tarihlerinden sonra 28.09.2024 olduğu, bu durumda davacı ...’ın hem faturalar karşılığı bedeli istediği hem de ürün karşılığı olmayan çek bedelini istediği, ticari alışverişler gereği banka aracılığı ile şirket yetkilisinin şahsi hesapları ile ve elden ödemeler yapıldığını, davacı yan dava dilekçesinde 31.10.2024 tarihinde cari alacak hesabının yapıldığından söz ettiğini, kendi muhasebesinden yapılan hesabı kabul etmenin mümkün olmadığını,faturalarda teslim tesellüm olmadığını, ayrıca açık fatura olmadığını,faturaların celbini talep ettiklerini,300.000,-TL. olan çek karşılığı gönderilen ürünler var ise ispatını istediklerini, ispat yükünün de davacı yanda olduğunun gözetilerek ,davanın reddine , icraya yapılan itirazın devamına ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı Bilirkişi Raporu ... 6. Genel İcra Md. 2024/75057 E. Sayılı dosyası Taraflara ait 2024 yılını kapsar BA-BS formları örneği Davacı tarafın ticari defterleri DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturaya ve çekten kaynaklı cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine ... 6. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/75057 E. Sayılı dosyası üzerinden 598.310,31 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip talebinde borcun sebebi olarak faturadan kaynaklı cari hesap alacağı ve ... nolu çek bedelinin gösterildiği, davalı tarafça borca itiraz edildiği, taraflara ticari defter ibrazı hususunda HMK 222.madde ihtarı içerir davetiye gönderildiği , davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafın ticari defterlerinde davacı yanın faturadan kaynaklı bakiye 298.310,31 TL alacaklı olduğu, davaya konu faturaların e-fatura olduğu ve davalı yana usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı yanca yasal süresi içinde faturalara itiraz edilmediği, dosya kapsamındaki Ba/Bs formları da dikkate alındığında tarafların alış/satış bildirimlerinin mutabık olduğu, yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alındığında HMK 222. Maddesi ve 220/3. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftanaturadan kaynaklı bakiye 298.310,31 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın defter kayıtlarına ve Şekerbank'tan gelen müzekkere yanıtına göre de takip konusu yapılan 300.000,TL bedelli çekin ödenmediği, davacı tarafın davalı taraftan toplamda 598.310,31 Tl alacaklı olduğu anlaşılmış; en nihayetinde davanın kabulüne, faturalara dayalı alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kabulü ile; ... 6.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/75057 Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında kaldığı yerden devamına, Kabul edilen alacağın (598.310,31 TL) %20'si üzerinden hesaplanan 119.662.02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 598.310,31 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 40.870,58 TL karar ve ilam harcından 7.226,10 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 33.644,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 7.226,10 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.841,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 467,50 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.467,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca .. ... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 598.310,31 TL üzerinden takdir edilen 93.746,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2025

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/77, K. 2025/630, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-77-e-2025-630-k-e3a9126acbdd