İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/76 E. 2025/807 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/76
Karar No
2025/807
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/76 Esas - 2025/807 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/76 Esas KARAR NO : 2025/807 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalının müvekkili firmadan sipariş fişleri, mail ve mesaj, arama yolu ile ürün talep ettiğini, müvekkili firmanın ekte yer alan faturalarda belirtilen ürünleri ve faturaları davalı tarafa eksiksiz teslim ettiğini, düzenlenen faturalar itiraza uğramadan kabul edildiğini, müvekkili tarafından bir kısım iadelerde bulunulduğunu, bunların iade faturalarının düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin davalı taraftan 92.632,89 TL alacaklı olduğunu, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için ... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2024/60935 E. sayılı dosyada icra takibi başlatıldığını, haksız itirazla takibin durduğunu iddia ederek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, takip alacağının % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında söz konusu faturalara ilişkin bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsedilmişse de faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlamadığını, müvekkili şirketin, davacı şirkete karşı bahse konu fatura veya başkaca bir borcunun bulunmadığını, faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir ticari ilişkinin varlığının söz konusu olması halinde mevcut faturaya ilişkin ürünlerin teslim edilip edilmediği, teslimatın süresinde ve olması gerektiği şekilde yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, öncelikle müvekkili şirket ile söz konusu faturaya ilişkin ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı / faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkil şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispat etmesi, faturayı dayanaklandırması gerektiğini, aksi halde tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması yazılı işin yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermediğini, işbu sebeplerle müvekkili şirketin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığından söz konusu borcu kabul etmediğini, söz konusu hesaplar gerçeğe uygun dava konusu borcun tamamına açıkça itiraz ettiğini, iddialarında bulunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/60935 esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının fatura alacağının tahsili amacı ile başlattığı ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/60935 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 92.632,89TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/60935 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 09/29/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 25/09/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 27/01/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 30/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda, Her iki taraf ticari defter kayıtlarının incelendiği, kayıtlara göre taraflar arasında açık hesap ilişkisinin olduğu, davacı ...Otomasyon'un düzenlediği 10.01.2024 tarihli 2.876,02TL tutarlı e-faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, buna karşılık davalı Weilotech'in düzenlediği 11.06.2024 tarihli 85.673,05 TL tutarlı iade e-faturanın da davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, incelemeye sunulan onay belgelerine göre, her iki faturanın da sistem üzerinden onaylanarak kabul edildiği, mahkeme tarafından sistem üzerinden gerçekleşen onaylama esas alınarak Weilotech'in düzenlediği 11.06.2024 tarihli 85.673,05 TL tutarlı iade e-faturanın davacı alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilecekse, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan ( 92.146,43 - 85.673,05 TL ) 6.473,38 TL alacaklı olacağı, aksi durumda davacının 92.146,43 TL alacaklı olacağı, davacı talebinin 92.632,89 TL olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları ayrıca dosyada mevcut 14/02/2025 tarihli Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı uyarınca kök raporu hazırlayan bilirkişiden alınan 30.07.2025 tarihli raporda; Kök raporda belirtildiği üzere taraf defter kayıtları arasında 92.146,43 TL fark mevcut olup, bu farkın en önemli kısmı (85.673,05 TL), davacı ...Otomasyon ltd.şti.nin 11.06.2024 tarihli AMC2024000000350 nolu 85.673,05 TL'lik (kdv dahil) faturası karşılığında, davalı Weilotech ltd.şti.'nin 20.09.2024 tarihinde düzenlediği WEİ2024000000 637 nolu, aynı tutarlı iade faturasının davacı ...defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmıştır. Davalı şirket iade faturasını davacının faturasından 3,5 ay sonra düzenlemiş, kök rapor ekinde sunulmuş olan onay belgesine göre davacı ...e-faturayı sistem üzerinden onaylamış ve kabul etmiş olup, takdiri sayın mahkemeye ait olduğu, davalı Weilotech'in bağlı olduğu Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü davalının 2023 ve 2024 yılları "karşılaştırmalı alış satış analizi" belgelerini dosyaya sunmuş olup, davalı şirket tarafından 2023 yılında davacının 2 faturası beyan edilmiş, ancak yukarıda belirtilen ve karşılıklı düzenlenen 85.673,05 TL'lik faturalara ilişkin beyanda bulunulmadığı, kök rapor sonrasında, bu farka ve 2.876,02 TL ve 3.597,36 TL'lik diğer 2 farka ilişkin yeni bir beyan delil sunulmadığı, belirtilen gerekçelerle kök rapordaki mali değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının takibe konu ettiği alacak kalemlerinden olan 11.06.2024 tarihli AMC2024000000350 nolu 85.673,05 TL'lik (KDV dahil) faturaya davalı tarafça yasal süresinde itiraz edilmediği, bu süre geçtikten sonra 20/09/2024 tarihinde iade faturası düzenlendiği, iade faturasının davacı taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, yasal süresinde yapılmayan itirazın geçerli olmayacağı, 2.876,02 TL' lik faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak sistem üzerinden onaylanıp kabul edildiği yasal süresinde itiraz edilmediği ve 3.597,36 TL'lik diğer farkın davalının tek taraflı cari hesap düzeltmesi açıklamasıyla davacı alacağından düştüğü bedel olup buna ilişkin dayanak belge ve delil sunulmadığı bu nedenle davacı alacağının varlığının kabulü gerektiği anlaşılmakla, takipte talep edilen ve bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlar gözetildiğinde fazla istemde bulunulduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, -... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/60935 esas sayılı takip dosyasının davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 92.146,43 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 18.429,29 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 92.146,43 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.294,52 TL karar ve ilam harcından 1.118,78 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.175,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.118,78 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.821,68 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 115,00 TL tebligat gideri, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.615,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 6.580,26 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 34,74 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 18,91 TL'sinin davacıdan, 3.581,09 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 92.146,43 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 486,46 TL üzerinden takdir edilen 486,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/76, K. 2025/807, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-76-e-2025-807-k-747745aedf85