İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/725 E. 2026/496 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/725
- Karar No
- 2026/496
- Karar Tarihi
T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/725 Esas - 2026/496
T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/725 Esas KARAR NO : 2026/496 .......................... ................................. ...................................... ........................................... ............................................. ...................................................... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin cam üretimi yapmakta olup, camın perakende, ithalat ve ihracatı ile uğraştığını, hem yurtiçi hemde dünya çapında hizmet sağlayabilme potansiyeline sahip olan müvekkili şirketin kendi sektöründe oldukça tanınan, güvenilir ve tercih edilen bir firma olduğunu, müvekkili firmanın ticari itibari dolayısıyla davalı/ borçlu tarafından müvekkili firmadan cam satın alındığını, bahse konu mallara ilişkin davalı tarafa faturalar kesildiğini ve davalının ise bahse konu fatura bedelleri müvekkil firmaya her seferinde ödediğini, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden ise vadesinde ödenmeyen faturalardan kaynaklı olarak vade farkı faturası kesileceğinin taraflarca bilindiğini, bu anlaşmaya göre müvekkili tarafından birçok defa davalı aleyhine vade farkı faturaları düzenlendiğini, davalının ise ilgili fatura bedellerini müvekkile ödediğini, faturalara herhangi bir itiraz da bulunmadığını, ancak davalı tarafından davaya ve icra takibine konu fatura bedelinin müvekkiline ödenmediğini ve müvekkilinin ödeme yapılması talebinin her seferinde başka bir bahane ile yerine getirilmediğini, taraflarınca ............. 2. Noterliği’nin 27.08.2025 tarih, 8348 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "davalı tarafa 01.07.2025 tarih ve DN.........4 nolu 259.974,78 TL bedelli faturanın ödenmesi gerektiği" bildirildiğini, ihtarnamenin davalı tarafa 03.09.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, dolayısıyla davalı tarafın işbu ihtarname ile de temerrüte düşürüldüğünü, bu nedenle müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla ......... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/60996 E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takipte gönderilen ödeme emrinin tebliğinin ardından, davalı borçlu şirket tarafından 16.09.2025 tarihinde icra dairesinin yetkisine, ödeme emrine, borca, faize ve borcun ferilerine itiraz edildiğini, taraflarınca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak yapılan müzakereler sonunda anlaşma sağlanamadığını, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davalının icra takibine yönelik bulunduğu itirazında haksız olduğunu, alacağın tarafların ticari kayıtlarında mevcut ve likit olduğunu beyan ederek: davanın kabulü ile ......... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/60996 E. Sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili süresinden sonra sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine ikame edilen itirazın kaldırılması davasında, dava dilekçesinin müvekkili şirketin elektronik adresine tebliğ edildiğini, bu sebeple cevap dilekçelerinin süresinde verilemediğini, bu tebliğ işleminin usule aykırı olduğunu, söz konusu davanın temelini oluşturan ......... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/60996 Esas sayılı takip dosyasına vekaletname sunularak borca itiraz edildiğini, borca taraflarınca itiraz edildiğini, dava öncesi gerçekleştirilen 2025/150543 Dosya numaralı arabuluculuk sürecinde müvekkili şirketin taraflarınca vekil sıfatıyla temsil edildiğini, davacı taraf ve vekilinin davalı şirketin vekili olduklarını en başından beri bildiklerini, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 73. Maddesi uyarınca; "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." hükmü emredicidir. Ayrıca "Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük genel Kurulu'nun 03.06.2022 tarihli ve 2021/1 Esas, 2022/3 Karar sayılı kararının gerekçesinde belirtildiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4. Maddesi gereğince icra mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikayetlerle, itirazları incelemeye görevli olup takip hukukuna ilişkin karar verir. Vekaletnamenin icra dosyasına ibrazı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 73. Maddesine kıyasen bir kül (bütün) olan icra takibinin sonuna kadar takip hukuku ile ilgili tüm işlemler vekile tebliğ edilir. İtirazın kaldırılması borçlunun itirazı ile duran ilamsız icra takibine (ilamsız icra prosedürü içinde) devam edilmesini sağlayan bir yoldurt. İtirazın iptali gibi bir dava olmadığından, itirazın kaldırılması istemini içeren dilekçe asıla değil borçlunun vekiline tebliğ edilir ve itirazın kaldırılması istemi İİK hükümlerine göre incelenir." bu sebeple dava dilekçesinin asıla değil, vekiline tebliğ edilmesi gerektiğini, ancak müvekkili şirketin elektronik adresine tebliğ edildiğini ve tebliğin usule aykırı olup, gelinen aşamada cevaplarını ve delillerini sunduklarını, davacı şirketin ............. 2. Noterliğinin 27.08.2025 tarihli 8348 yevmiye numaralı ihtarnamesi üzerine müvekkili şirket tarafından Erzincan 4. Noterliğinin 15.09.2025 tarihli 07862 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kesilen vade farkı faturasının müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğinin ihtar edildiğini, ek olarak müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcun taraflarınca ödendiğini ve kesilen fark faturasının haksız ve mesnetsiz olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir borcunun olmadığını, vade farkı faturası kesileceğine dair taraflar arasında herhangi bir anlaşmanın da bulunmadığını beyan ederek; cevaplarının ve delillerinin kabulü ile davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının vade farkı faturasından kaynaklı asıl alacak ve işlemiş faiz isteminin yerinde olup olmadığı, taraflar arasında vade farkına yönelik sözleşme/teamül bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacı taraf taraflar arasındaki anlaşma uyarınca ,daha öncesine ait vade farkı faturalarının ihtiraz-i kayıt ileri sürülmeksizin ödendiğini ileri sürmüş, Davalı taraf ise;taraflar arasında vade farkı faturası kesileceğine ilişkin herhangi bir anlaşmanın bulunmadığını ileri sürmüştür. Fevzipaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün, Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır. 12/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu dava dosyasındaki flash bellek içerisinde bulunan 2025 (Ocak-Eylül) yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, davalı vekilinin 06.03.2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu flash bellek incelenmiş olup, flash bellek içerisinde pdf formatında dosyaların bulunduğu, dosyalar içerisinde davalı şirketin 2025 yılına ilişkin elektronik yevmiye defteri ve elektronik yevmiye defteri beratlarının görüntüleri bulunduğu, kebir defterleri ile ilgili herhangi bir dosya bulunmadığı, bulunan dosyaların Gelir İdaresi Başkanlığının elektronik defter görüntüleme programında açılabilecek ve doğrulanabilecek dosya formatında (xml) olmadığı, incelemelerin Mahkemenin takdirinde olmak üzere flash bellek içerisinde bulunan dosyalar üzerinden yapıldığı, bu bağlamda davalı şirketin ticari defterlerinin delil olma hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, T.C. ......... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/60996 Esas numaralı dosyasında takip tarihinin 10.09.2025, takip tutarının 259.974,78-TL Asıl Alacak ve 4.412,45-TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplamda 264.387,23-TL olduğu, davacı şirketin dava dosyasında bulunan 2025 yılı ticari defter kayıtları ve davalı şirket vekilinin beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu pdf formatındaki 2025 yılına ait dosyalar üzerinden dava konusu ile ilgili yapılmış olan inceleme tespit ve değerlendirmeler neticesinde; Mahkemenin takdirinde olmak üzere, davacı şirketin ticari defterlerinde takip konusu faturadan önce bakiye bulunmadığı, davacı şirketin alacak talebinin 01.07.2025 tarihli DN...........584 numaralı "VADE FARKI" açıklamalı 259.974,78.-TL tutarındaki elektronik fatura bedeli olduğu, ilgili faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı şirketin flash bellek içerisinde sunulmuş olan pdf formatındaki dosyalarında kayıtlı olmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete ............. 2. Noterliğinin 27.08.2025 tarihli 8348 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile takip konusu fatura bedelinin vadesinin geçtiğinin ve 3 iş günü içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği, dava dosyasında bulunan BA/BS formlarının sayfa sayılarının eksik olmasından dolayı takip konusu faturanın BA/BS bildirimlerindeki kayıt durumunun tespit edilemediği, davacı şirketin ticari defterlerinde takip konusu fatura haricinde yukarıda tablo halinde gösterilmiş olan elektronik faturaların da kayıtlı olduğu, ilgili elektronik faturaların davalı şirketin flash bellek içerisinde sunulmuş olan pdf formatındaki dosyalarında da kayıtlı olduğu, ilgili faturaların cam ürünlerine ait mal satışlarını kapsadığı ve aralarında vade farkına ilişkin fatura bulunmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete 2025 yılı içerisinde takip konusu fatura haricinde düzenlenmiş herhangi bir vade farkı faturasının bulunmadığı rapor edilmiştir. Alınan rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup yapılan değerlendirmede; 27.06.2003 tarih, 2001/1 E. 2003/1 K. sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kurulu kararı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ve Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği gibi vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda düzenlenmiş bir sözleşme bulunması ya da teamül halini almış yerleşik bir uygulamanın var olması gerekmektedir. Taraf ticari defterleri incelenmekle;taraf ticari defterlerinde takibe konu bu fatura haricinde vade farkı faturası yahut ödemesi kaydına rastlanılmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1- Açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL maktu harcın, peşin alınan 3.193,14-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.461,14-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ......... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/06/2026