Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/158 E. 2026/4085 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/158
Karar No
2026/4085
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/968 E., 2025/939 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/104 E., 2023/18 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 17.11.2020 tarihinde davalı ...'dan satın almış olduğu aracı 19.07.2021 tarihinde dava dışı ...'a satışı sonrası Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma ile aracın şasi numarası üzerinde değişiklik yapıldığının tespit edildiğini, "change" olduğunu, dava dışı ... tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, kesinleşen borç miktarının 185.775,12 TL olduğunu, araçtaki şasi numarası değişikliğinin gizli ayıp mahiyetinde bulunduğunu, müvekkilinin durumdan haberdar olur olmaz aracı kendisine satan davalı ...'ya 30.11.2021 tarihli ihtarname tebliğ ettiğini, ayrıca kendisine şasi numarası değiştirilmiş araç satılması sebebiyle suç duyurusunda bulunduğunu, davalı ...'nın şasi numarası değişmiş aracı satmak suretiyle müvekkilinin oluşan bütün zararını karşılama külfeti altında olduğunu, diğer davalı Şirket'in edimini ayıplı olarak ifa etmesi neticesinde araca "kusursuz" muayene raporu tanzim ettiğini, müvekkilinin de aracı muayene evrakına güvenerek satın aldığını, davalı şahsın şasi numarası değişmiş aracı müvekkile satması nedeniyle, davalı şirketin ise muayene hizmetini eksik ve ayıplı olarak ifa etmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep haklarını saklı tutarak 180.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında davalı ... aleyhine açılan davanın tefrikine karar verilmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili; davaya konu aracın muayene tarihi olan 12.11.2020 tarihinde malikinin davacı değil, diğer davalı olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının halihazırda doğmuş olan bir zararı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kusur yönünden ispatı sağlamakla birlikte uğradığı zararı usulüne uygun deliller ile ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı muayene istasyonunun hizmetini gereği gibi yerine getirmeyerek davacının zararına neden olduğunu, bu bağlamda davalı muayene istasyonu tarafından davaya konu araç ile ilgili verilen muayene hizmetininin ayıplı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalı şirket ağır kusurlu olduğundan müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, davaya konu aracı galerici aracılığıyla dava dışı ...'a sattığını, dava dışı ... tarafından icra takibi başlatıldığını, icra takibi nedeniyle borcun dava dışı ...'un eşine ödenmesi neticesinde dosyaya haricen tahsil beyanında bulunulduğunu, ödemenin davacı tarafından yapıldığının ispatlanamaması sebebiyle davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı şirkete ait araç muayene istasyonunda gerçekleştirilen muayene hizmetinin ayıplı ifasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; dava konusu aracın 12.11.2020 tarihinde davalı şirket tarafından muayene edildiği, muayene geçerlilik süresi içinde 17.11.2020 tarihinde davacı tarafından satın alınarak 19.07.2021 tarihinde dava dışı Ayşegül'e satıldığı, satış sonrası aracın "change" olduğunun tespiti ile aleyhine icra takibi başlatılması sonrası ayıbı öğrendiği anlaşılmaktadır. Aracın "change" olduğunun tespiti üzerine, araç bedelinin tahsili amacıyla davacı aleyhine yapılan takipte borcun haricen ödenmesi nedeniyle aktif husumet ehliyeti davacıya geçmiştir. Davalı şirket, yürürlükteki Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hizmet vermekle yükümlüdür. Anılan Yönetmeliğin 8/1 ve EK-2 maddeleri uyarınca, araç şasi ve şasi numarasının kontrol edilmesi zorunludur. Dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre; her ne kadar şasi numarasındaki değişikliğin uzmanlık gerektirdiği belirtilmiş ise de, davalı personeli tarafından düzenlenen iş emrinde motor numarasının ruhsattaki gibi "K9KH8 34... 8" yazılmasına karşın, gerçek motor numarasının "....." olduğu tespit edilmiş, davalı şirket tarafından davaya konu araç ile ilgili verilen muayene hizmetinin ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Hal bu iken; davalı şirketin ayıplı hizmet nedeniyle ağır kusurlu olduğunun ve davacının bu sebeple doğan zararından sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddi yönünde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. 6100 sayılı HMK'nın B73/1 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. Maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/158, K. 2026/4085, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-158-e-2026-4085-k-b41c2081a4ec