İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/706 E. 2026/138 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/706
- Karar No
- 2026/138
- Karar Tarihi
T.C. ................ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/706 Esas - 2026/138
T.C. ................ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/706 Esas KARAR NO : 2026/138
H..................................... ............................................... ...........................................] UETS DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 29/092025 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/05/2025 tarihinde 2025/6991 Başvuru Numarası ile taraflarınca Afyonkarahisar Arabuluculuk Bürosuna başvurularak dava şartının yerine getirildiğini, ancak davalı taraf ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varılamadığını, müvekkili ............... Sigorta A.Ş., sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye'nin önde gelen sigorta şirketlerinden birisi olduğunu, müvekkili, davalı .................. Restoran İşl. Ak. Tur. Ltd. Şti.'ye ait ................ plaka sayılı sigortalı kamyoneti ("sigortalı") 11/05/2024 başlangıç ve 11/05/2025 bitiş tarihli, 272431021895-4 no'lu ZMSS Poliçesi ile 3. Kişiye karşı sigortalı araçtan kaynaklanabilecek hasar, zarar ve ziyan teminat altına aldığını, 25/09/2024 günü 14:25 sıralarında sürücü .............. idaresindeki ................ plakalı aracı ile Basın Sokak kavşağı gerisinde aracının ön kısımları ile ................ idaresindeki ............... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza akabinde emniyet ekiplerince kaza tespit tutanağı tanzim edilmiş olup ................ plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK’nın 52/1-C maddesini ihlal etmek suretiyle meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu ve sürücünün 0,39 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, davalının meydana gelen hasardan TTK m. 85 uyarınca sorumlu olduğunu, buna ek olarak sürücünün alkollü olması nedeniyle müvekkili nezdinde rücu hakkı bulunmakta olup, araç malikinin meydana gelen hasara katlanması gerektiğini, müvekkili şirket Karayolları Trafik Kanunu m. 95 uyarınca rücu hakkına haiz olduğunu, motorlu araçların kullanımı esnasında sürücülerin alkollü olmasıyla meydana gelen kazalarda sigorta şirketlerinin rücu hakkı bulunduğu açıkça belirtilmiş olmakla beraber davalı sürücünün meydana gelen kazada 0,39 promil alkollü olması nedeniyle şirketçe ödenen hasar miktarına katlanması hukukun, yerleşik içtihatların ve hakkaniyetin gereği olduğunu, müvekkili şirketçe sigortalı araçta bağımsız ekspertiz vasıtasıyla inceleme yaptırılmış ve davaya konu kaza sonucu oluşan hasar nedeniyle 200.000,00-TL'nin 03/02/2025 tarihinde müvekkili şirketçe ödendiğini, dava konusu alacağın davalıdan rücuen tazmini ................ 4. Genel İcra Dairesi 2025/21633 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının gönderilen ödeme emrine ve takibe konu borca itiraz ettiğini, davalının bu itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, tüm bu sebeplerle ................ 4. Genel İcra Dairesi 2025/21633 E. dosyasına yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul etmemekle birlikte, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemeleri görevli olmayıp, mahkeme tarafından öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında ödediği tazminat nedeniyle davalı müvekkili şirkete karşı rücuen tazminat talebinde bulunarak işbu davayı açtığını, sigortacının sigortalısına yönelik rücu isteminin sigorta sözleşmesinden kaynaklanan özel hukuk ilişkisi olduğunu, buradan kaynaklı uyuşmazlığın ticari nitelikte bir işlem ve uyuşmazlık olmadığını, Bu sebeple görevli, 6100 sayılı HMK m.1 ve m.2 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görev itirazları yerinde bulunmazsa, davacı taraf dava şartı olan arabuluculuk sürecinin usul ve yasaya göre gerçekleştirmediğini, davacı tarafın ödemiş olduğu miktarı müvekkiline rücu etmesinin hukuken mümkün olmadığını, mezkur davada rücu şartları oluşmadığını, ayrıca kusur yönünden ve ödenen miktar ile meydana gelen hasar arasında da tutarsızlık söz konusu olduğundan davacının taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda meydana gelen kazanın alkollü araç kullanmaya bağlı olarak gerçekleştiğini gösterir herhangi bir somut delil olmadığını, bu sebeple de dosyanın bilirkişiye gönderilerek, dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranının tespiti ve varsa yan etkenlerin kazaya sebebiyet vermiş olup olmadığının tespiti ile meydana gelen kazanın alkollü araç kullanmaya bağlı olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, dava konusu haksız fiilin oluşmasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığının belirlenmesi ve karşı tarafın kusurunun belirlenebilmesi için hasar dosyasının, hasar fotoğrafları, eksper raporu, kaza tespit tutanağı ve sair evrakları içerir şekilde mahkemece ilgili sigorta şirketlerinden celbi sonrası kusur tespiti hususunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini, tüm bu sebeplerle usule ilişkin itirazları doğrultusunda işbu davanın usulden reddine, mahkeme aksi takdirde ise esas ilişkin itirazları doğrultusunda haksız ve mesnetsiz olarak açılan işbu davanın esastan reddine, kötü niyetli alacaklı hakkında %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının sigortalısı davalıya ait araç ile dava dışı 3. Şahısa ait aracın karıştığı kaza sebebi ile davacı tarafça 3. Kişiye yapılan ödemenin alkollü araç kullanılması sebebi ile rücu isteminin yerinde olup olmadığı, alkolün tek başına kazaya sebebiyet verip vermediği, kusur oranlarının ne olduğu, itirazın iptali isteminin yerinde olup olmadığı,Mahkememizin yetkili olup olmadığı noktalarına toplanmaktadır. ............... Sigorta A.Ş'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davalının yetki itirazı üzere öncelikle yapılan değerlendirmede ,davalının ikametgahının Kahramankazan olduğu, kazanın Sincan 'da gerçekleştiği ; 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 16.maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir" hükmü yer almaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110.maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, madde metni "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" şeklindedir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, mevcut davanın trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olduğu, temelinin haksız fiile dayandığı, haksız fiil davalarında yetkili mahkemelerin 6100 sayılı HMK'nın 16.maddesinde, haksız fiilin meydana geldiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim mahkemesi olarak belirlendiği, yine 6100 sayılı HMK'nın 6.maddesi gereğince genel yetkili olarak davalının ikametgahının da mevcut olayımızda yetkili olduğu, ayrıca poliçeyi düzenleyen şubenin bulunduğu yerin de 6100 sayılı HMK'nın 14.maddesi gereğince yetkili olduğu, 2918 sayılı kanunun 110/2.maddesin de yetkiye ilişkin HMK kapsamındaki düzenleme ile benzer bir düzenlemenin bulunduğu , söz konusu düzenlemeler mevcut olayımıza uygunlandığında, ................ Batı Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerin yetkili olduğu anlaşılmakla ve davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile HMK nun 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın ................ Batı Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ................ Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 23/02/2026