İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/653 E. 2026/232 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/653
Karar No
2026/232
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/653 Esas - 2026/232 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/653 Esas KARAR NO : 2026/232

...

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 27/12/2022 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 28.01.2021 tarihinde saat 08:00-08:30 sularında itfaiye eri olarak görev yapmakta olduğu ... Sanayi Bölgesine gitmek için ... Plakalı, .... Sefer sayılı ... otobüsüne bindiğini, otobüs şoförü ...'ın 2013. Cadde üzerinde seyir halindeyken, yolun ortasında bulunan hız kesici kasisi görmesine rağmen aracın hızını kesmeyerek ilerlediğini, davalının bu fiili sonucunda otobüsün içinde bulunan yolcuların koltuklarından bir miktar yükseldiği ve hızla yere düştüğünü, kaza nedeniyle müvekkil ...'in sol el bileğinde ve belinde kırıkların oluştuğunu, yaşanan kaza sonrasında müvekkiline yapılan ameliyatla kırık hattının 13 adet vida ile sabitlendiğini, ...başvurarak yaşadığı trafik kazası sonucu uğradığı bedensel fonksiyon kaybına ilişkin bir raporun düzenlendiği ve sürekli özür oranının %24, Erişkinler için Engellilik değerlendirilmesi hakkında Yönetmeliğe göre sürekli özür oranının %13,5 olduğunun belirlendiğini, raporda müvekkilinin 28.01.2021 tarihli olay nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 120 gün, geçici bakıcıya ihtiyaç duyacağı günün 60 gün olduğunu, müvekkil ...'in 28.01.2021 tarihli trafik kazası neticesinde yaşadığı maluliyet nedeniyle çektiği ve yaşam boyunca çekmeye devam edeceği elem ve ızdırabın bir nebze hafifletilmesi için manevi tazminat talep ettiklerini ileri sürerek, bu nedenlerle 80.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı yandan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karış yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ileri sürdüğünün aksine kusurun tümünün Kuruluşlarına ait aracı kullanan şoföre ait olduğunun kabul edilemeyeceğini, kazaya karışan ... trafik kuruluş aracını kullanan şoför ...'ın kuruluşlarının “şoförlük hizmet alımı” yaptığı ... şirketi elamanı olup, dava neticesinde kuruluşu aleyhine bir ödeme kararı verilmesi halinde, davacı tarafa yapılması söz konusu olabilecek ödeme dolayısıyla Kuruluşlarınca adı geçen şirkete rücu edilmesi yoluna gidileceğini, söz konusu kuruluşun aracının kaza tarihi itibariyle "....tarafından sigortalı olup, Kuruluşun araçları tarafından 3. şahıslara verilecek zararlara karşı maddi, bedeni ve maddi tazminat ayırımı yapılmaksızın sigorta teminatı altında olduğunu savunarak, davanın .....'ye ihbar edilmesi ile davanın usul ve esas yönlerinde reddine, mahkeme masrafları ve karşı vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili duruşmada verdiği beyanda; ...'nun maddi-manevi tazminatı kapsayan sigorta poliçesi olduğu ve sigorta şirketinin ödeme yapması gerektiği yönünde beyanda bulunmuştur. İhbar Olunan ... vekili sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; ... ait ... plaka sayılı ...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile seyir halindeyken hız kesici kasis olmasına rağmen aracın hızını kesmeyerek ilerlemesinden mütevellit meydana geldiği iddia edilen kaza nedeniyle davalı Kurum tarafından herhangi bir ödeme yapıldığı takdirde müvekkili şirkete rücu edileceğinden bahisle davanın ihbarını kabul etmediklerini, davaya konu kaza nedeniyle yaralanmanın, diğer davalı müvekkili şirket çalışanı ... sevk ve idaresinde .... Cadde üzerinde seyir halinde iken, kasis üzerinden geçtiği esnada meydana geldiğinin iddia edildiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber varsa müvekkili şirket çalışanının kusuru, kusur isnad edilebilmesi ancak alanında uzman bilirkişi tarafından olay yerinde yapılacak keşif sonrasında eldeki delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle mümkün olabileceğini, müvekkili şirket çalışanı otobüs sürücüsü ... tarafından özen ödevi çerçevesinde halin gerektirdiği bütün önlemler alındığını, ancak kazanın meydana gelmesini önleyemediğini, zira davacı araç içinde gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden yaralanmış olup ağır kusurlu olduğunu, müvekkili şirket otobüs sürücülerini işe alırken birtakım sınavlara tabi tuttuğunu, komisyon marifetiyle seçmekte ayrıca seçtikten sonra da hizmet içi eğitimler vererek işlerini en iyi yapmalarını sağladığını, ayrıca otobüs içinde ve dışında yer alan kameralarla da sürekli denetim ve gözetim görevini yerine getirdiklerini, olayda otobüs şoförü tarafından özen yükümlülüğü yerine getirildiğini, ancak davacı araç içinde tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde seyahati neticesinde yaralanmış olup kusurlu olduğunu, anılan kazaya tedbirsiz ve dikkatsiz davacının sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket sürücüsünün kazada kusursuz olduğunu, anılan kaza ile otobüs sürücüsünün eylemi arasında illiyet bağı kurulamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin de kaza nedeniyle sorumluluğu bulunmadığının açık olduğunu belirterek, davanın müvekkil şirket açısından reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ...vekili sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; İşbu davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasını amaçladıklarını, müvekkili şirket tarafından tedavi giderlerine ilişkin aktarımı .... yapıldığını ve bu sebeple tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir mükellefiyeti kalmamış olduğundan, somut olayda, başvuranın başvuruya konu kaza nedeni ile uğradığı bedeni zarara ilişkin tüm sağlık hizmet bedelleri kaza tarihi itibariyle .... tarafından karşılanacağını, müvekkili şirket poliçe dahilinde başvuranın geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, bu sebeple başvuranın talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri de tedavi gideri kapsamında olup müvekkil şirketten talep edilmesinin doğru olmadığını, başvuru konusunun maddi zararla ilgili tazminat talebinin daha önce müvekkili şirkete iletildiğini, müvekkili şirket tarafından yasal süresinde tüm tetkikler tamamlanarak gerekli ödeme yapıldığını, bu nedenle başvurunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhine hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin komisyonuna başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, müvekkili sigorta şirketinin söz konusu yargılamanın yapılmasından kusuru bulunmadığını, böyle bir durumda müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediği açıklandığı üzere müvekkili şirket nezdinde geçerli bir başvuru yapılmadığı anlaşıldığından söz konusu yargılamanın yapılmasından sigorta şirketinin kusuru bulunmadığını, böyle bir durumda, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediği izahtan vareste olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu belirterek, davanın görev, yetki, derdestlik, hak düşürücü süre itirazları ve zamanaşımı def'i yönünden usulden reddine, haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davanın öncelikle .... Tüketici Mahkemesi'nde açıldığı, anılan mahkemece 16.03.2023 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalılar vekilleri tarafından İstinaf edildiği, ....Dairesi'nin 19.06.2025 tarihli kaldırma kararı ile dosyanın... Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosyanın Mahkememize tevzi edildiği ve Mahkememiz esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına karar verilerek, bu kapsamda.... Karar sayılı dosyasında verilen gerekçeli kararın kesinleşme şerhli bir örneği ile.....Dairesi tarafından düzenlenen raporun UYAP sistemi üzerinden gönderilmesinin istenildiği ve davacı hakkında davaya konu kaza nedeniyle uğramış olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik süre ve oranlarının tespiti ile bakıcı ihtiyacının doğup doğmadığı, doğmuş ise süresi hususlarında rapor düzenlenmesi için davacının ....sevkine karar verildiği, verilen ara karar gereği düzenlenen raporun 12.02.2026 tarihli üst yazı ekinde Mahkememize sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalılar vekilleri tarafından beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak sunulan raporun hükme esas almaya medar olduğu görülmekle ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, görevsiz mahkemece verilen karara, ....Hukuk Dairesince verilen kaldırma kararı ile kaldırma kararı sonrası Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan delillere ve kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün yapmış olduğu kaza sonucu yaralanan davacının bu nedenle uğradığı manevi zararın tazmini istemiyle açtığı davada, davanın açıldığı Tüketici Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile, 60.000,00-TL'nin olay tarihi olan 28.01.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin olarak karar verildiği, karara karşı davalılar vekilleri tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulması sonucu İstinaf incelemesini yapan ....Tarihli Karar ile; "Somut olayda, davacının itfaiye eri olarak görev yaptığı .....Bölgesine gitmek için davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araca bindiği ileri sürüldüğünden, davacının mesleki amaçla hareket ettiği açıktır.Bu durumda, davacının 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesi çerçevesinde tüketici sıfatını haiz olmadığının kabulü gerekmektedir (Aynı yönde ..... sayılı ilamı). Bu itibarla, işbu uyuşmazlığa bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olmayıp, taraflar arasındaki ilişki taşıma sözleşmesinden kaynaklandığından ve taşıma ilişkisi de TTK'nın 4. kitabında düzenlendiğinden, bu tür davalara bakma görevi, TTK'nın 5. maddesi uyarınca ...aittir. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma görevinin ....Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.Bu durumda, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş, anılan maddenin (a) bendinde açıkça, bölge adliye mahkemesince dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan karar verilebileceği düzenlendiğinden, HMK'nın 360. maddesinin atfı ile aynı Kanun'un 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın, dosyanın görevli ....davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kabulü ile .... Mahkemesince verilen 16/03/2023 gün v..... gönderilmesine" şeklinde karar verilmiş olup, verilen Karar uyarınca Mahkememize tevzi edilen dosyada yapılan yargılama sırasında incelenen davaya konu kazaya ilişkin olarak .... aracı ile seyir halindeyken kasisten geçtiği sırada ani fren yapması neticesinde otobüste yolcu olarak bulunan katılanların (Katılanlar arasında ... de mevcut) basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde taksirle yaralanmalarına sebebiyet verdiği, bu suretle de atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği katılanların beyanı, bu beyanlar ile uyumlu .... rapor içerikleri, yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı, 03/02/2021 tarihli olay tutanağının içeriği ile tüm dosya kapsamına göre sabit görülerek maddi vaka olarak kabul edilmiştir. Sanığın olay tarihinde sevk ve idaresindeki ... aracı ile seyir halindeyken kasisten geçtiği sırada ani fren yapması neticesinde otobüste yolcu olarak bulunan katılanların basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde taksirle yaralanmalarına sebebiyet verdiği, bu suretle de atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği dosya kapsamına göre sabit görülerek sanığın kusur durumu, olay nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlike ile katılanlarda meydana gelen yaralanmanın niteliği göz önüne alınarak eylemine uyan TCK 89/1 madde yollamasıyla TCK 89/4 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak ve hapis cezası tercih edilmek suretiyle 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilecek cezanın sanık üzerindeki etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK 62/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı göz önüne alınarak hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK 50/1-a ve 3 maddesi gereğince (TCK 52/2 maddesindeki kıstaslara göre) günlüğü 20,00 TL den hesaplanmak suretiyle 300 gün hapis cezası karşılığı neticeten 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine"şeklinde karar verildiği, kazaya ilişkin olarak .... alınan 15.09.2021 tarihli kusura ilişkin raporda özetle; "Şüpheli sürücü ..., idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken zemini kar kaplı yolda gereken dikkatini vermesi ve olay mahallinde bulunan hız kesici kasis üzerinden kontrollü bir şekilde geçişini yapması gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup, aracının teknik özelliklerini dikkate almadan seyir ettiği esnada bahse konu hız kesici kasis üzerinde kontrolsüzce geçtiği sırada otobüs içinde yolcu olarak bulunan müştekilerin savrularak yaralanmalarına sebebiyet verdiği anlaşılmakla meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmakla asli kusurludur. Müşteki yolcular ... ve ..., yolcu olarak bulundukları şüpheli sürücü idaresindeki otobüsün bahse konu hız kesici kasis üzerinden kontrolsüzce geçmesi sonucu yaralanmaları olayında atfı kabil kusurları yoktur.Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Şüpheli sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, müşteki yolcular ... ve ...'in kusursuz oldukları" hususlarının tespit edildiği, davacı 07/02/1982 doğumlu ...28/01/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen yaralanmasının 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; davacının 28/01/2021 tarihli trafik kazasına bağlı bedensel engel oranının %13 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği hususlarının .... tarafından düzenlenen rapor uyarınca belirlenmiş olmasına göre, 28.01.2021 tarihinde davalı .... Müessesesi'ne (....) ait ... plakalı 581 Hat numaralı otobüsün davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde iken kasisten geçtiği esnada ani fren yapması nedeni ile otobüste yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, meydana gelen kazada davacının bir kusurunun bulunmayıp, otobüs sürücüsü davalı ...'ın kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu otobüsün sebep olduğu kaza sonucu yaralandığı, yaralanmasının %13 oranında ve sürekli bedensel engele yol açtığı, ayrıca kaza nedeniyle tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin de 6 (altı) aya kadar uzayabileceği hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle çektiği acı, üzüntü, sıkıntı ve ömür boyu sürecek olan etkisi nazara alındığında davalı otobüs maliki/işleteni kurumdan ve haksız eylem sorumlusu olan davalı otobüs şoföründen manevi tazminat talep hakkının doğduğu, davacının içerisinde yolculuk yaptığı otobüsün sebep olduğu trafik kaza sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı cismani zararın boyutu, yaşamış olduğu acı, üzüntü ve sıkıntılar ile ömür boyu sürecek etkisi, kaza tarihi, kazada kusurunun olmayışı ile sosyal ve ekonomik koşullar nazara alındığında, davacının manevi tazminat isteminin takdiren 60.000,000 TL üzerinden kısmen kabulü ile takdir olunan söz konusu manevi tazminat tutarının kaza tarihi olan 28/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı otobüs maliki/işleticisi ...ile davalı sürücü ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin istemi ile davalıların yerinde görülmeyen usul ve esasa dair savunmalarının reddine, ihbar olunanlar davanın tarafı olmadıklarından ihbar olunanlar hakkında bir hüküm tesis edilmesine yer olmadığına,.... sayılı ve 14.12.2025 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Kararı ile, kısmen kabul edilen manevi tazminat davalarında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinin 2. Fıkrasının manevi tazminat davaları yönünden iptal edilmiş olması nedeniyle de reddedilen kısım için davacı aleyhine karşı taraflar (davalılar) yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının manevi tazminata ilişkin davasının KISMEN KABULÜ İLE; 60.000,00-TL manevi tazminatın, davalılardan kaza tarihi olan 28.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 60.000,00-TL üzerinden hesaplanan 4.098,60‬-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 1.366,20-TL harcın mahsubu sonucu kalan 2.732,40-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 1.366,20-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.458,40-TL‬ harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 1.126,00-TL posta ve tebligat gideri ve 10.698,00-TL adli tıp faturası olmak üzere toplam 11.824,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı ... tarafından yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ... Müessesesi tarafından yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/653, K. 2026/232, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-653-e-2026-232-k-3dc1928643cf