İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/606 E. 2026/472 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/606
Karar No
2026/472
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/606 Esas KARAR NO : 2026/472

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu ...... Sigorta tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü nezdindeki ..... esas sayılı dosya aracılığı ile başlatılan icra takibine karşı yetki itirazında bulunulmuş ise de, bu itirazın hukuken mümkün olmadığını, zira icra takip dosyasının incelenmesi ile söz konusu takip alacağının nedeninin; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karışmış olduğu trafik kazasında asli kusurlu olarak sigortalı araca çarpması neticesinde sigortalı araçta meydana gelen zararın haksız fiil kapsamında tazmini olduğunu, HMK'nin 16. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği yer mahkemesinde de dava açılabileceğini, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağından haksız fiilin İstanbul Avcılar ilçesinde gerçekleştiğini, bu mülki birimin Küçükçekmece İcra Daireleri ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetki alanı içinde bulunduğunu, ilgili yetki kuralları gereğince takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış olması sebebiyle söz konusu itirazın kaldırılması gerektiğini, müvekkil şirket ile dava dışı ...... 'nin maliki olduğu ...... plakalı araç için kasko sigorta poliçesi düzenlendiğini, 15.12.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında; davalı ... Sigorta tarafından ZMM sigortalı bulunan ve davalı ......'un maliki ve sürücüsü olduğu ..... plakalı aracın, müvekkil şirket nezdinde kasko sigortalı olan ..... plakalı araca asli kusuruyla çarptığını, kazanın ardından sürücüler tarafından maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tanzim edildiğini, tutanakta taraf beyanlarının ve olayın oluş şeklinin belirtildiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 57. Maddesinde kavşaklarda geçiş hakkı kurallarının açıkça belirtildiğini, somut olayda ..... plakalı aracın gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, bu sebeple trafik düzenini ve güvenliğini bozmak suretiyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuru kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda da davalı ......'un %100 kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplama yapıldığını, kaza sonrası bilirkişi raporu kapsamında yapılan ekspertizde sigortalı araçta 36.764,67 TL hasar bedeli tespit edildiğini, işbu hasar tazminatının davalı sigorta şirketinden rücu edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda zarar miktarının KDV hariç 36.764,67 TL, KDV dahil 43.382,31 olarak tespit edildiğini, sigorta şirketi tarafından 40.559TL ödeme alındığını, bakiye kalan 7.066,78TL için davalılar aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, ancak davalı / borçlu borcu kabul etmeyerek, ödeme emrine haksız ve kötü niyetle itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, izah edilen nedenlerle Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak muteriz borçlular tarafından yapılan itirazların iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının esasa yönelik iddialarının haksız olduğunu, müvekkilinin kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacının bu iddiasını dayandırdığı Sigorta Tahkim Komisyonu kararı veya dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunun müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, kazanın meydana geldiği yerin dörtlü bir yol ayrımı olduğunu, bu tip kontrolsüz kavşaklarda tüm sürücülerin Karayolları Trafik Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca yavaşlama, dikkatli olma ve geçiş hakkı kurallarına uyma zorunluluğu bulunduğunu, davacı tarafın sigortalısı olan aracın sürücüsünün de kazanın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunduğunu, bu nedenle kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi için uzman bir bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının müvekkiline rücu etmek istediği ek tazminatın Sigorta Tahkim Komisyonu kararıyla ödendiğini belirtmesine karşın, müvekkilinin bu tahkim yargılamasının tarafı olmadığından, bu yargılama sonucunda belirlenen hasar miktarının müvekkili açısından kesin bir delil niteliği taşımadığını, hasar bedelinin fahiş olup olmadığı veya yapılan ödemelerin haklılığının denetime muhtaç olduğunu, bu nedenle talep edilen alacak miktarını da kabul etmediklerini, müvekkilinin borca ve takibe itiraz etmesinin son derece haklı sebeplere dayandığını, ortada husumet, kusur oranı ve alacak miktarı gibi ciddi hukuki uyuşmazlıklar varken, müvekkilinin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, icra inkâr tazminatının şartlarının oluşmadığını ve bu talebin de reddi gerektiğini belirterek, öncelikle davalı müvekkili ......'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddini, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davanın reddini savunmuştur. Davalı ..... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun 15 gün içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava açabileceğini veya tahkime başvurabileceğini, bu hüküm gereğince çekme-hurda belgesi de dahil olmak üzere tüm belgelerle beraber zarar görenin ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmasının dava şartı olduğunu, davaya konu kazanın ardından davacının müvekkil sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmadığını, usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketin ancak ve ancak ödenen asıl alacak mikarından sorumlu olacağı ve davacı tarafından icra dosyasına konu edinilen yargı masraflarından sorumlu tutulamayacağına, kusur oranı bakımından ve taminat miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, müvekkili şirketin sorumlu bulunması durumunda, sorumluğunun yukarıda açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkili şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre rücuan tazminat için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 15/12/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle ZMSS sigortacısı davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin rücuen tahsil edilip edilmeyeceği noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edildi. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 7.349,31 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Alınan bilirkişi raporuyla; Sigortalı tarafından 25/01/2023 – .....E...... başvuru tarih ve sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığı 12/09/2023 – K-..... tarih ve sayılı dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda 15.12.2022 tarihli kazaya bağlı 07.07.2023 tarihli bilirkişi raporu incelemesinde; ..... hasar onarım bedeli miktarının KDV Hariç 36.764,67 TL, KDV dahil 43.382,31 olarak tespit edildiği, Dava konusu ...... plakalı ..... marka ..... model aracın şasi numarasının ..... ve kaza anında 84.959 kilometrede olduğunun anlaşıldığı, 15.12.2022 günü ....., yönetimindeki ..... plakalı sigortalı vasıta ile Faruk Nafiz Çamlıbel caddesi üzerinde seyir halinde iken, kavşakta ..... plakalı vasıta ile çarpışması neticesi maddi hasarlı kaza meydana, dosya kapsamında sunulan ..... Sigorta Ekspertiz Ltd. Şti. tarafından hazırlanan 28.12.2022 tarihli ekspertiz raporunda dava konusu araçtaki hasarı gidermek için gerekli işçilik ve KDV Hariç 36.764,67 TL bedelli parça ve işçilik bedelleri ile kazaya ait resimlerin karşılaştırılmasından hasarı yansıttığı ve kadri maruf sayılmasının uygun olacağı; Tahkim yargılaması sonucunda bakiye hasar bedeli kapsamında toplamda 7.066,78 TL tutarında ..... Sigorta A.Ş. Tarafınca ek tazminat ödemesi yapıldığının tespit ediliği; 102 s. T.T.K.’ nın 1472/I maddesinde düzenlenen halefiyet kuralı ve Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.4 Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3 maddesinde yer alan; ''Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur'' hükmü uyarınca ..... Sigorta A.Ş tarafınca toplam 47.626,61 TL'lik hasar tazminatı tutarının ödenmiş olması sebebiyle rücu etmeye hak kazandığı; ..... Sigorta A.Ş. Tarafınca ZMSS Poliçesi kapsamında 40.559,83 TL ödeme yapıldığı; Rücu Yönünden: Tespite konu aracın hasar onarım bedeline ilişkin olarak bakiye hasar onarım bedeli olarak ..... Sigorta A.Ş. tarafınca ödenen 7.066,78 TL için rücu hakkının olduğu ve ...... plakalı aracın ...... nolu ZMSS poliçesi teminatları dahilinde olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporlarıyla maddi zarara yönelik hesaplama yapılmıştır. Dosya kapsamı ve kaza tespit tutanağı içeriğine göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun da hükme elverişli olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınmıştır. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; kusur ve zarar iddiası dosyada mevcut deliller ve hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre ispatlanmış olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 7.066,78TL asıl alacak ve 168,34TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.235,12TL üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-İcra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 494,23TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 121,16TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 615,40TL Peşin Harç ücreti harcı olmak üzere toplam 1.230,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.700,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.626,97TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.700,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 73,02TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 16.000,00TL bilirkişi ücreti, 557,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 16.557,00TL'den kabul red oranına göre hesaplanan 16.299,74TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.235,12TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 114,19TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı ..... vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/04/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/606, K. 2026/472, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-606-e-2026-472-k-7c021305d90c