İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/337 E. 2026/527 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/337
Karar No
2026/527
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/337 KARAR NO : 2026/527

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2026 KARAR TARİHİ : 12/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---. İcra Müdürlüğünün ----. Sayılı ilamsız takip dosyası ile ------ numaralı fatura kapsamında davalı borçlu şirkete karşı icra takibine girişilmiş olduğunu, borçlu tarafın icra takibine haksız şekilde itiraz etmiş olup bu sebeple takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamadığını, müvekkili tarafından davalıya faturada sayılı işler yapılarak teslim edildiğini, davalının yaptığı itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek öncelikle haklı davanın kabulüne, borçlu davalının icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında kurulmuş geçerli bir akdi ilişki bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin onayı olmadan düzenlenen fatura hukuken geçersiz olup işbu faturaya zamanında itiraz edilmiş olduğunu beyan ederek davanın reddine, ortada geçerli bir sözleşme ve alacak olmadığını bildiği halde haksız takip başlatan davacı aleyhine, İİK m. 67/2 gereğince asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava ----.İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali, icra inkar tazminat talebine ilişkindir.Davacı vekilinin 18.05.2026 tarihli dilekçesi ile, davalı şirket aleyhine ikame ettikleri davalarından feragat ettiklerini, taraflar arasındaki anlaşma gereğince vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, arabuluculuk ücretine hükmedilmesi halinde ücretin taraflarına yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin 26.05.2026 tarihli beyan dilekçesi ile davacı tarafın feragat dilekçesine muvafakat ettiklerini, taraflar arasındaki anlaşma gereğince vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, arabuluculuk ücretinin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, davacı vekili yazılı beyanı ile usulüne uygun şekilde davadan feragat ettiğini beyan ettiğinden, incelenen vekaletnamesinde feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE , 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/337, K. 2026/527, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-337-e-2026-527-k-b15fcb9b7a6f