İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/581 E. 2026/685 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/581
- Karar No
- 2026/685
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/581 Esas KARAR NO : 2026/685
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) DAVA TARİHİ : 29/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, keşidecisi ... olan, ...Bankası A.Ş.... Şubesine ait, ... keşide tarihli, ... seri numaralı, 200.000,00 TL bedelli çekin hamili olduğunu, çekin müvekkili tarafından bir müşterisine (Kol Nakliyat) gönderilmek üzere ... aracılığıyla zarf içinde kargoya verildiğini, kargo poşetinin açılmış ve yırtılmış halde bulunduğunu, çekin çalındığını/kaybolduğunu, bunun üzerine ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile 28/03/2025 tarihinde çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı alındığını, müvekkilinden sonra gelen cirantalarla müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinden sonraki ciroların gerçeği yansıtmadığını, davalı faktoring şirketinin kanundan kaynaklanan araştırma yükümlülüklerini yerine getirmeden çeki iktisap ettiğini, bu nedenle iyiniyetli sayılamayacağını, çekin ... 4. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ve müvekkilinin bu dosyaya 253.069,66 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, ödenen 253.069,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadan açıldığını, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadığını, ayrıca zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, dava konusu çekin...Şti. tarafından faktoring sözleşmesi kapsamında müvekkiline verildiğini, müvekkilinin cirantalar arasındaki ticari ilişkiyi fatura ile teyit ettikten sonra faktoring sözleşmesi, fatura ve tevdi bordrosu ile çeki devraldığını, Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin 8/d maddesi uyarınca faturaya bağlı olmayan alacağı devralmasının zaten mümkün olmadığını, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine ... 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, İİK'nın 72/8 ve TTK'nın 792. maddeleri uyarınca ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğuna dair delil bulunmadığını, TTK'nın 801. maddesi uyarınca yalnızca ciro silsilesinin düzenliliğini incelemekle yükümlü olduğunu, imzaların istiklali ilkesi gereğince cirantaların gerçekte var olup olmadığının araştırılmamasının kötüniyet olarak kabul edilemeyeceğini (Yargıtay HGK... E., ...K.; İstanbul BAM 44. HD ... E., ... K.; Yargıtay 11. HD ...E., ...K.), çeki sigortasız şekilde kargo ile gönderen davacının basiretli tacir gibi davranmadığını savunarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, çek değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile %10 para cezasının davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Dava konusu çekin ön ve arka yüz örneği, ... Şti. tarafından ...Şti. adına düzenlenen 08/04/2025 tarihli .... numaralı e-arşiv fatura, davalı tarafından sunulan faktoring sözleşmesi ve tevdi bordrosu, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, ... Bankası A.Ş. ...Başkanlığının 05/05/2026 tarihli, Gelir İdaresi Başkanlığı Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığının 30/03/2026 tarihli, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 06/02/2026 tarihli ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 21/01/2026 tarihli cevabi yazıları ile tüm dosya kapsamı toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, rızası dışında elinden çıktığı ileri sürülen çek nedeniyle hakkında yürütülen icra takibinde ödenen paranın, 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesi ve 2004 sayılı İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca istirdadı istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin açıklamalar bölümünde bir yerde bedelin "... firmasından" istendiği belirtilmiş ise de, dilekçenin başlığında davalı olarak takip alacaklısı ... A.Ş. gösterilmiş olup taraf teşkili bu şirket ile sağlanmıştır; anılan ifade maddi hata niteliğindedir. 6102 sayılı TTK'nın 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi uyarınca, ticari davalardan konusu bir miktar para olan istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Somut dava, mutlak ticari dava niteliğindeki çekten kaynaklanan ve bir miktar paranın iadesine yönelik istirdat davası olup dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Davacı tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğu, anlaşamama son tutanağının dava dilekçesine eklendiği anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca istirdat davası paranın icra dairesine ödendiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Dava konusu çekin keşide tarihinin 30/05/2025, takibin bu tarihten sonra başlatıldığı ve ödemenin 19/06/2025 ve 20/06/2025 tarihinde yapıldığı, davanın ise 29/07/2025 tarihinde açıldığı dikkate alındığında bir yıllık süre içinde açıldığı açıktır. Davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları somut bir süreye dayandırılmamış olup yerinde görülmemiştir. TTK'nın 790. maddesine göre cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Aynı Kanunun 792. maddesine göre ise çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etmek kaydıyla, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Çek bedeli icra takibi sonucunda tahsil edilmişse, çekin iadesi yükümlülüğünün yerini tahsil edilen bedelin iadesi alır. Bu davalarda davacı; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür (İİK m. 72/8). Davalı faktoring şirketidir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi uyarınca faktoring şirketleri, kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacakları devralamaz ve tahsilini üstlenemez. Bu hükme dayanılarak çıkarılan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 5. maddesi, kuruluşun müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışması yapmasını, sadece müşterinin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapmamasını; bu kapsamda faturadaki bilgilerin mevzuattaki fatura tarifi, şekli ve nizamı dikkate alınarak kontrol edilmesini, müşterinin mali durumunun, itibarının ve işlem geçmişinin değerlendirilmesini, gerektiğinde fatura borçlusu ve çek keşidecisine başvurularak borcun teyit edilmesini ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılmasını, bunların yetersiz kalması halinde ilave yöntemlere başvurulmasını zorunlu kılmaktadır. Yönetmeliğin 6. maddesi e-arşiv faturaların Gelir İdaresi Başkanlığından teyidini, 8. maddesi ise çeki ciro eden kişinin faturada alacaklı, ondan önceki cirantanın ise faturada borçlu olarak görünmesini aramaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23/02/2021 tarihli, ...Esas, ...Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, bu mevzuat karşısında faktoring işlemi bakımından mal veya hizmet satışının yalnızca fatura ile tevsik edilmesi yeterli olmayıp, faktoring şirketince faturaya konu satışın fiktif nitelikte olup olmadığı, işlem taraflarının ve faturanın güvenilirliği ile ilgililerin mali durumları konusunda araştırma ve istihbarat çalışması yapılması gerekmektedir; imtiyazlı kuruluşlar olan faktoring şirketlerinin bu usul ve esaslar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapmaksızın işlem yapmaları halinde, bundan doğan sonuçlar bakımından ağır kusurlu kabul edilmeleri gerekir. Aynı ilamda, çekin rızası dışında elden çıktığına dayanan bu tür bir talebin, keşideci veya önceki hamillerden biriyle doğrudan ilişkiye dayanan kişisel def'i niteliğinde olmadığı, bu nedenle 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesinin ve TTK'nın 818/1 yollamasıyla uygulanan 687. maddesinin "bile bile borçlunun zararına hareket" ölçütünün somut uyuşmazlığa uygulanamayacağı da vurgulanmıştır. Aynı yönde, faktoring müşterisinin fatura tarihinde vergi dairesince terkin edilmiş olmasına rağmen yeterli mali araştırma yapmadan çeki iktisap eden faktoring şirketinin ağır kusurlu kabul edildiği İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin 02/04/2026 tarihli, ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile kargoda çalınan çeki fatura ve taraflar hakkında gerekli araştırmayı yapmadan iktisap eden faktoring şirketinin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek istirdat talebinin tamamen kabul edildiği İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 31/12/2025 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı da mevcuttur. Dava konusu çekin keşidecisi ..., lehtarı ... olup çekin arka yüzünde sırasıyla lehtar... (.... Şti., davacı ... A.Ş., ...(...), ..., ...Şti. ve ...Şti. ciroları ile son olarak davalı... A.Ş.'nin kaşe ve imzası bulunmaktadır. Davacı, çekin kargoda kaybolduğunu/çalındığını ileri sürmüş, bu iddiasını destekler şekilde 28/03/2025 tarihinde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle çek iptali davası açmış, anılan mahkemece 03/04/2025 tarihli tensip tutanağı ile TTK'nın 818/1-s delaletiyle 757 ve 762. maddeleri uyarınca teminat karşılığında ödeme yasağı kararı verilmiştir. Çek iptali davasının, çekin davacıdan sonraki cirantalar arasında dolaşıma girmesinden ve özellikle davalının müşterisi tarafından düzenlenen 08/04/2025 tarihli faturadan önce açılmış olması, davacının kayıp iddiasının sonradan kurgulanmış bir savunma olmadığını göstermektedir. Davacının çeki göndermek istediğini bildirdiği alıcı ile davacıdan sonraki ilk ciranta arasında herhangi bir bağlantı bulunmaması, davacıdan sonra çekin mermer sektöründen kozmetik işletmesine, oradan bir gerçek kişiye ve ardından tekstil şirketlerine geçmesi de hayatın olağan akışı içinde çekin davacının rızası dışında elinden çıktığı iddiasını doğrulamaktadır. Bu itibarla davacının çekin yetkili hamili olduğu ve çekin rızası dışında elinden çıktığı ispatlanmıştır. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 21/01/2026 tarihli yazısına göre davalının faktoring müşterisi ... Şti. 26/03/2025 tarihinde faaliyete başlamış, 23/06/2025 tarihinde ise 213 sayılı VUK'un 160/A maddesi kapsamında vergi dairesince re'sen terk ettirilmiştir. Faktoring işlemine dayanak faturanın numarası ... olup bu numara, faturanın müşterinin e-arşiv sisteminde düzenlediği ilk fatura olduğunu göstermektedir. Başka bir anlatımla davalı, faaliyete başlamasının üzerinden yaklaşık iki hafta geçmiş, hiçbir işlem geçmişi ve değerlendirilebilir mali durumu bulunmayan bir şirketin ilk faturasına dayanarak 200.000,00 TL bedelli çeki devralmıştır. Yönetmeliğin 5/1-c maddesinin açıkça aradığı mali durum, itibar ve işlem geçmişi değerlendirmesi bu koşullarda olumlu bir sonuca ulaştırılamayacağı gibi, davalı tarafından müşterisi hakkında yapılmış bir istihbarat çalışmasına ilişkin herhangi bir belge de sunulmamıştır ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 06/02/2026 tarihli yazısına göre fatura borçlusu ve davalının müşterisine çeki ciro eden ... Ltd. Şti.'nin vergi kaydı 07/11/2024 tarihinde başlamış ve 02/04/2025 tarihinde "..." olarak sona ermiştir. Faktoring işlemine dayanak fatura ise bu tarihten altı gün sonra, 08/04/2025 tarihinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla fatura, düzenlendiği tarihte vergi kaydı terk edilmiş, faal olmayan bir mükellef adına düzenlenmiş olup, mükellefiyet durumu Yönetmeliğin 5/1-c maddesinde işaret edilen ve herkesin erişimine açık vergi kayıtlarından basit bir sorgulama ile öğrenilebilecek niteliktedir. Faaliyeti sona ermiş bir şirketin yeni kurulmuş bir şirketten 200.000,00 TL tutarında iplik satın alması ve bu borcu karşılığında çek ciro etmesi, olağan bir ticari ilişki görünümünde değildir. Faktoring işlemine dayanak e-arşiv faturada mal ve hizmet cinsi "Muhtelif İplik Ürünleri", miktarı ise "1 Adet" olarak gösterilmiştir. 213 sayılı VUK'un 230. maddesi faturada malın nev'inin, miktarının, fiyatının ve tutarının gösterilmesini aramakta olup, niteliği ve miktarı belirsiz "muhtelif" ürünlerin "1 adet" olarak faturalandırılması, Yönetmeliğin 5/1-a maddesi uyarınca faturanın tarifi, şekli ve nizamı yönünden yapılacak asgari kontrolde dahi dikkat çekici olup faturanın gerçek bir mal satışını yansıtıp yansıtmadığının fatura borçlusundan teyit edilmesini gerektiren bir durumdur. Davalı tarafından fatura borçlusundan veya çek keşidecisinden borcun teyit edildiğine dair herhangi bir delil sunulmamıştır. Gelir İdaresi Başkanlığının 30/03/2026 tarihli yazısı ile faturanın Başkanlık veri tabanında bulunduğu ve iptal/itiraz kaydının olmadığı bildirilmiş ise de, bu durum yalnızca faturanın e-arşiv sisteminde şeklen düzenlendiğini ve Yönetmeliğin 6. maddesindeki teyidin yapılabileceğini gösterir; faturaya konu mal satışının gerçekleştiğini ve Yönetmeliğin 5. maddesindeki istihbarat yükümlülüğünün yerine getirildiğini göstermez. Aynı şekilde ciro silsilesinin Yönetmeliğin 8. maddesine şeklen uygun olması da, bu maddedeki şartın bir ön koşul olmasının ötesinde, 5. maddedeki araştırma yükümlülüğünü karşılamaz. Bu olguların tamamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının faaliyete başlamasının üzerinden iki hafta geçmiş müşterisinin ilk faturasına, faturanın düzenlendiği tarihte vergi kaydı terk edilmiş bir fatura borçlusuna ve niteliği ile miktarı belirsiz bir faturaya dayanarak, müşterisi ve fatura borçlusu hakkında Yönetmeliğin asgari olarak öngördüğü istihbarat ve teyit işlemlerini yapmaksızın çeki devraldığı, anılan araştırmaların yapılması halinde faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığının ve çekin olağan dışı bir şekilde dolaşıma sokulduğunun kolaylıkla anlaşılabileceği, müşterisinin kısa süre sonra VUK'un 160/A maddesi uyarınca re'sen terk ettirilmesinin de bu tespiti doğruladığı sonucuna varılmıştır. Faktoring şirketi olarak mevzuattan kaynaklanan ilave özen yükümlülükleri bulunan davalının bu şekilde çeki iktisabı, TTK'nın 792. maddesi anlamında ağır kusur teşkil etmektedir. Davalının diğer savunmaları yönünden; TTK'nın 801. maddesi muhatap bankanın ödeme sırasındaki inceleme yükümlülüğüne ilişkin olup çeki iktisap eden hamilin iyiniyeti veya kusurunun değerlendirilmesinde uygulanacak ölçütü düzenlememektedir. İmzaların bağımsızlığı ilkesine ilişkin savunma da sonuca etkili değildir; zira davacının çekteki imzasının geçerliliği tartışma konusu olmayıp, uyuşmazlık, rıza dışında elden çıkan çeki ağır kusurla iktisap eden hamilin TTK'nın 792. maddesi uyarınca çeki veya bedelini iade yükümlülüğüne ilişkindir; ağır kusurla iktisap eden hamil, çekteki geçerli imzalara dayanarak bu yükümlülükten kurtulamaz. Çekin kargo ile ve sigortasız gönderilmesi ise TTK'nın 792. maddesi bakımından hamilin iktisaptaki ağır kusurunu ortadan kaldıran veya azaltan bir durum değildir (İstanbul BAM 12. HD,...E., ...K.). Öte yandan davacı vekili, davalının bankadan basit bir sorgulama ile çek hakkındaki ödeme yasağını öğrenebileceğini ileri sürmüş ise de, ...Bankası A.Ş.'nin 05/05/2026 tarihli yazısına göre ödeme yasağı şerhi Çek Takas Merkezince 30/05/2025, şubece ise 02/06/2025 tarihinde işlenmiş olup, davalının çeki iktisap ettiği tarih itibarıyla bu kaydın banka sisteminden görülebilir olduğu ispatlanamamıştır. Bu nedenle mahkememizin ağır kusur değerlendirmesi, ödeme yasağının bilinebilirliğine değil, yukarıda açıklanan ve davalının kendi faktoring işlemine ilişkin yükümlülüklerine dayanmaktadır. Davacının, çek nedeniyle hakkında yürütülen ... 4. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına cebri icra tehdidi altında toplam 253.069,66 TL ödediği anlaşılmaktadır. Çek ticari iş niteliğinde olduğundan, iadesine karar verilen bedele 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca ödeme tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının yetkili hamili olduğu çekin rızası dışında elinden çıktığı, davalı faktoring şirketinin çeki iktisapta ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-DAVANIN KABULÜ ile; davacı tarafından ... 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına ödenen 253.069,66 TL'nin 200.000,00 TL'sine 19/06/2025, 53.069,66 TL'sine 20/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 17.287,18.TL nispi karar harcının peşin alınan 4.321,80.TL harçtan mahsubu ile geri kalan 12.965,38.TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00.TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 5.024,70.TL( 615,40TL BVH, 87,50.TL VSH, 4.321,80.TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 100,80TL tebliğler ve posta, yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır