İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/977 E. 2026/755 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/977
Karar No
2026/755
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/977 Esas KARAR NO : 2026/755

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/12/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari bir ilişkisi neticesinde ... San. Tic. Ltd. Şti.'den alarak yetkili hamili olduğu "... Bankası'nın ... Şubesi'ne ait; keşidecisi ... İnşaat San Ticaret Ltd Şti olan, ... seri numaralı, 31/10/2025 keşide tarihli, 250.000,00TL bedelli çek", müvekkili şirket tarafından kaybedilmek suretiyle zayi edildiğini, bunun üzerine çekin zayi nedeniyle iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dosya kapsamında ilgili çekin ödenmemesi için çek bedelinin %15'i oranında yatırılan teminat karşılığında ödeme yasağı konulduğunu, dava halen derdest olup 21/11/2025 tarihli ara karar ile "Davaya konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ... İnşaat San. Ticaret Ltd. Şti. olan, ... seri numaralı, 31/10/2025 keşide tarihli, 250.000,00-TL bedelli çeki ibraz eden ... T.C. Kimlik Numaralı ... aleyhine istirdat davası açmak üzere" tarafımıza 2 haftalık kesin süre verildiğini, açılacak istirdat davası öncesinde tarafımızca arabuluculuğa başvurulduğunu 08.12.2025 tarihli arabuluculuk son tutanağı ekte sunulduğunu, çekin yasal süresi içinde muhatap bankaya ibrazında tedbir kararı nedeniyle ödenmemesi üzerine davalı tarafından keşideci ve tüm cirantalar hakkında Beykoz İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, ancak dava ve icra takibine konu çek, yetkili hamil olan müvekkili şirketin rızası dışında olduğundan davalı ... meşru ve haklı hamil olmadığını, yetkili hamil olmayan davalı tarafından icra takibi başlatılması açıkça hukuka aykırı olduğunu, Dava konusu çek, müvekkil şirketçe cirolanmış ve ticaret gereği müşterilere gönderileceği aşamada kaybolmuş (çalınmış), bütün aramalara rağmen bulunamadığını, bu durumda davalı ...'ın meşru ve haklı hamil kabul edilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirket uhdesindeyken kaybedilmek suretiyle zayi edilen ve çek iptali davası nedeniyle ödemesi mahkemece tedbiren durdurulan çeke dayanılarak meşru ve haklı hamil olmayan davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle keşideci ve diğer cirantalar icra ve haciz tehdidi altında olduğunu, bu nedenle ileride telafisi güç zararların önlenmesi için dava konusu çeke dayanılarak başlatılan Beykoz İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. Sayılı icra takibinin teminatsız olarak (%15 teminat bedeli çek zayii davasında tarafımızca yatırılmıştır.) tüm borçlular bakımından durdurulmasını talep ettiğini, bu talebimizin kabul edilmemesi halinde icra dosyasına depo edilecek bedelin İİK.nun 72/3 maddesine göre alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemeye sunulan çek ile icra takibine konu edilen çekin aynı olmadığını dava dışı ... tarafından ciro edilerek teslim edilen çekin fotokopisi üzerinde oynama yapılmış veya sahte ikiz çek üretilmiş olabileceğini, çekteki imza ve yazı karakterlerinin farklılık gösterdiğini, keşideci ve cirantaların birlikte hareket ettiklerini düşündüklerinin davalı müvekkilin ...'tan borç para karşılığında aldığı çeki yasal yollarla teslim aldığını ve bu durumu belgeleyen ıslak imzalı borç para verme tutanağının mevcut olduğunu, çekin ödenmemesi üzerine 04/10/2025 tarihinde Beykoz İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve Beykoz İcra Ceza Mahkemesi Hakimliğinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, icra borcunun 09/12/2025 tarihinde ... tarafından banka kanalıyla ödendiğini, aynı tarihte icra dosyasına haricen tahsil beyanında bulunularak dosyanın infaz edildiğini ve ilgili mahkemeye feragat beyanı sunulduğunu, davalı müvekkilin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, çekin keşidecisi ile önceki hamiller arasındaki ilişkilerin müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu ve davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının tedbir taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, icra takibini sürüncemede bırakma amacı taşıdığını belirterek davanın tüm yasal sonuçları ile birlikte reddini ve davacı aleyhine çek bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Taraflara ait kayıtlar, Ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. Beykoz İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı ve diğer dava dışı kişiler hakkında 250.000,00 TL asıl alacak 25.000,00TL çek tazminatı, 9.395,55TL işlemiş faiz, 750,00TL komisyon olmak üzere 285.145,55TL üzerinde takip başlatıldığı görülmüş olup icra dosyasına 09.12.2025 tarihinde davalı tarafından; ''dosyamız ... tarafınadan haricen tahsil edildiğine dair beyan atıldığı, sunulan borç verme tutanağı ve ... finansbank banka dekontu ile ... tarafından Beykoz icra dosyası açıklaması ile 334.555,45TL ödeme yapıldığı görülmüştür. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde davaya konu çek hakkında çek iptali davası açıldığı ve talebin reddine karar verildiği görülmüştür. Bilirkişi ...'ın 17/09/2026 tarihli raporunda özetle; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, davacı yana ait ticari defter, belgeler, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusu olan ve davacının dava dışı ... San. Tic. Ltd Şti. ile olan cari hesap ilişkisinin takip edildiği, dosyaya sunulan 9 adet çekin toplam 2.850.000,00 TL bedel ile cari hesaba alacak olarak kaydedildiği, ancak dava konusu 31.10.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 250.000,00 TL bedelli çekin davacının ticari defterlerinde ve cari kayıtlarında yer almadığı, bu nedenle dava konusu çekin anılan şirketten alındığı hususunun muhasebe kayıtları üzerinden doğrulanamadığını, davacının ticari defterlerinde dava konusu çek dahil toplam 6 adet çekin kayıtlı olmadığı, diğer cirantalarla ticari ilişkiyi gösteren bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı, takip dayanağı, çek suretinde davacı unvanını taşıyan kaşe ve imza bulunduğu, davalının sunduğu 03.07.2025 tarihli borç verme tutanağında belirtilen çekin seri numarası ve IBAN bilgilerindeki farklılıklar nedeniyle dava konusu çek olduğunun doğrulanamadığı, 09.12.2025 tarihinde Beykoz İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına ilişkin borç ödemesi açıklamasıyla davalıya gönderilen 334.555,45 TL tutardaki ödemenin davacı şirket tarafından değil dava dışı ... tarafından yapıldığı, çekin zayi olup olmadığı, ciroların geçerliliği, davalının meşru hamil sıfatı ve yapılan ödemenin hukuki etkisi ile davacının tüm taleplerine ilişkin nihai takdirin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE: Dava; davacı şirket tarafından ticari ilişki kapsamında ... San. Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak yetkili hamili olunduğu ileri sürülen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ... İnşaat San. Ticaret Ltd. Şti. olan, ... seri numaralı, 31/10/2025 keşide tarihli ve 250.000,00-TL bedelli çekin davacı uhdesindeyken rıza hilafına elden çıkması (kaybolması/çalınması) nedeniyle, Türk Ticaret Kanunu’nun 686. ve devamı maddeleri uyarınca davalı elindeki çekin istirdatına, bunun mümkün olmaması halinde çek bedelinin ticari faiziyle tahsiline ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir. Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda, davacı taraf ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ... İnşaat San. Ticaret Ltd. Şti. olan, ... seri numaralı, 31/10/2025 keşide tarihli ve 250.000,00-TL bedelli çekin kaybedildiğinden bahisle çek iptali davası açıldığını, çekin ibraz edilmesi sebebi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında istirdat davası açılması için süre verildiğini, davalının meşru ve yetkili hamil olmadığını, davaya konu çekin cirolandıktan sonra müşterilerine gönderildiği aşamada kaybolduğunu beyan ederek çekin istirdadını talep etmiş olup dosya kapsamında davacı taraf beyanlarında soruşturma dosyası bulunmadığını beyan etmiştir. Davaya konu senet aslının incelenmesinde ise çeki elinde bulunduran davalının geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın senet metnindeki imzaya bir itirazının olmadığı ve beyanlarında senedin davacı (borçlu) tarafından imzalandıktan sonra kaybedildiği, her ne kadar menfi tespit davalarında ispat yükü davalı (alacaklı) tarafa ait ise de, davanın kambiyo senedine ilişkin olması sebebi ile kambiyo senetlerinde menfi tespit davasında ispat yükü borçludadır. Borçlu, senedin gerçekte bir borca dayanmadığını, borcun ödenmiş olduğunu veya geçersiz olduğunu yazılı ya da kesin delillerle kanıtlamak zorundadır. Davacı taraf çekin çalındığını ileri sürmüş ise de bu nitelikteki şahsi def’îlerin ciro yolu ile çeke hamil olan kişiye karşı ileri sürülebilmesinin ancak hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olmasının kanıtlanması koşuluna bağlı olduğunu, dosya kapsamında TTK 790 kapsamında davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğuna dair ispata yarar bir delil bulunmadığı, borç verme tutanağındaki seri numaranın ve Iban bilgisinin farklı olmasının tek başına TTK790 kapsamında davalının kötüniyetli olduğuna dair ispata yeterli olmadığı gibi başkaca bir delilde sunulmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine ve İİK 72/3 kapsamında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiş ise de haricen tahsil yapıldığı alacaklının bir zararı oluşmadığı görülmekle kötü niyet tazminatı reddedilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın ve kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 4.269,38-TL harcın mahsubu ile artan 3.537,38TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.09/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/977, K. 2026/755, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-977-e-2026-755-k-59786284d019