İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/75 E. 2026/752 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/75
- Karar No
- 2026/752
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/75 Esas KARAR NO : 2026/752
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi, 11.09.2023 - 11.09.2024 tarihleri arasında geçerli olan .../... no’lu "... Sigorta Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi" kapsamında, sigortalısı olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul/... adresinde faaliyet gösteren iş yerinde 24.10.2023 tarihinde davalıların kusuru sebebiyle hasar meydana geldiğini, ...'ın mülkiyetinde, kiraya veren ve müteahhit firma yetkilisi sıfatlarını da taşıyan ... Grup İnşaat Ticaret Anonim Şirketi tarafından yaptırılan binanın giriş bölümünde bulunan zemin altı ve yağmur suyu gideri süzgeçlerinde var olan izolasyon eksikliğinden kaynaklanan yağmur suyu sızıntılarının sigortalı iş yerine sirayet ettiğini, bu olaya ilişkin sigortalı tarafından yapılan hasar ihbarı sonucu, müvekkili tarafından ... sayılı hasar dosyası üzerinden görevlendirilen sigorta eksperi tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda, tazminat toplamının 1.700,00 USD olduğu tespit edildiğini, müvekkili, 16.11.2023 tarihinde söz konusu tazminatı sigortalısı adına ödemiş, böylece Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.1472 ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.183 ve devamı maddeleri uyarınca sigortalının haklarına halef olmuş ve alacağını temlik aldığını, bu kapsamda, ödenen 1.700,00 USD tutarındaki tazminat ve fer’ileri ile ilgili olarak davalılara karşı rücu hakkının doğduğunu, ancak, müvekkili tarafından davalılardan tazminatın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış, davalılarca bu takip haksız şekilde itiraz edilmiş ve yürütülen arabuluculuk görüşmeleri sonuçsuz kaldığını beyan ederek, davalıların ... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyasına koydukları tüm haksız itirazların iptalini, takibin asıl alacak miktarı ve fer’ileri üzerinden devamını, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin merkezi, İstanbul ili ... ilçesinde bulunduğu, ... ilçesi, yargı çevresi olarak ... Adliyesi’ne bağlı olduğu, bu nedenle işbu davada genel yetkili mahkeme, 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesi uyarınca ... Mahkemeleri olduğunu, dava, bu husus dikkate alınmaksızın yetkisiz İstanbul (Çağlayan) Mahkemesi nezdinde açılmış olup, usule aykırı olduğunu, bu nedenle, HMK’nın 116 ve 19. maddeleri uyarınca ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunma zorunluluğu olduğunu, zamanaşımı defi yönünden itirazlarını sunduklarını, davaya konu kaza 21.03.2023 tarihinde gerçekleştiğini, kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı gerçekleştikten sonra, 02.09.2025 tarihinde itirazın iptali istemiyle açılan işbu davanın zamanaşımından reddine karar verilmesini talep ettiğini, davaya konu edilen kazada ... plakalı aracın kim tarafından kullanıldığını, olay anında kimlerin nerede olduğunu, hangi trafik kuralının hangi oranda ihlal edildiğini, hangi aracın ne kadar hasar aldığı gibi hayati hususların hiçbiri objektif olarak ortaya konmadığını, kaza tespit tutanağına göre kazaya karışan sürücünün kimliği tespit edilemediğini, dolayısıyla bu kişiyle ilgili kusur isnadı yapılamayacağı gibi, bu kusur üzerinden müvekkili şirkete de sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı taraf, sürücünün olay yerini terk ettiğini ileri sürmekte ancak bu terk davranışının ne zaman, hangi şartlarda ve ne sebeple gerçekleştiğine dair hiçbir delil sunmadığını, davacı şirketin sunduğu dilekçede, karşı araca 27.261,57 TL ödeme yapıldığını belirtttiğini, ancak bu ödemeye ilişkin banka dekontu veya ödeme belgesi sunulmadığını, davacı taraf, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün kazada “asli ve ağır kusurlu” olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddianın tamamen soyut olup hiçbir şekilde somut delil ile desteklenmediğini, dosyaya sunulan kaza tespit tutanağında, sürücünün kimliği tespit edilmediğini, ifadesi alınmadığını, herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadığıını, kusur oranına ilişkin davacı tarafça sunulan hiçbir teknik rapor, resmi tespit veya objektif değerlendirme bulunmadığını, bu nedenle, müvekkili şirkete ait aracı kullanan sürücünün kazanın oluşumunda asli ya da tali kusurlu olduğunu gösterir herhangi bir tespit olmadığını, kusur oranı belirlenmeden ve bu kusur müvekkili şirkete atfedilmeden rücu talebinde bulunulması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle, kusurun davacı tarafça somut delil ve teknik raporla ispatlanması mümkün olmadığı, kusurun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, bu hususta gerekirse uzman bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, öncelikle haksız ve mesnetsiz ikame edilen huzurdaki davanın reddine ve takibin iptaline, asıl alacak miktarlarının % 20’sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini saygıyla bilvekale arz ve talep etmiştir. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, , poliçe, trafik kaza tespit tutanağı, fatura, Ticaret sicil kayıtları, isticvap, araç tescil özet raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 15/04/2025 tarihinde 27.261,57TL alacak ve 20.693,96TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinin sunduğu rapor özetinde; Olan trafik kazasında, ... plakalı aracın firari sürücüsünün % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın kusurunun bulunmadığını, dosya muhteviyatı, hasar fotoğrafları, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporunda tespit edilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğunu, dava konusu ... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırması sonucunda; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen KDV dahil 27.261,57 TL hasar miktarının uygun olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan, davalının maliki/işleteni bulunduğu ... plakalı aracın 21/03/2023 tarihli kazanın ardından olay yerini terk ettiği iddiasıyla; zarar gören üçüncü kişiye (... plaka sayılı araç malikine) rücu ilişkisi kapsamında ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali, takibin 27.261,57 TL asıl alacak ve 20.693,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.955,53 TL üzerinden devamı ve %20 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı sigorta yapığı ödemenin rücu koşullarının oluştuğundan bahisle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takiplerini başlatmış olup; ödeme emirleri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emirlerine itiraz ettiğinden takiplerin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. Maddesi (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali" rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B-4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut ehliyetsiz olması gibi durumun varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Söz konusu maddeki bedeni hasar ibaresi ile kastedilen olay yerinin terk edilmesi için zorunlu hallerin neler olduğunun açıklanmasıdır. Dolayısıyla; olay yerini terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanmasına engel bir hal bulunmamaktadır. Tüm bu açıklamalardan yola çıkarak somut olaya bakıldığında; davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 03/09/2022 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınmasının gerekli olduğu, davacı sigorta şirketinin, davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kazaya karışmadığını savunmuştur. Anılan bu savunma karşısında ispat külfeti üzerinde bulunan davacının davalı aracının kazaya karıştığını ve kazada kusurlu bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Dosya arasında mevcut kaza tespit tutanağı incelendiğinde; görevli polis memurları tarafından 24/03/2023 tarihinde, kazadan 3 gün sonra kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün beyanlarına dayanılarak düzenlendiği, kazaya karışan diğer araç sürücüsüne dair tespit yapılamadığı görülmüş olup davacı sigorta şirketi tarafından sunulan hasar dosyası içerisindeki fotoğraflar incelendiğinde, davalıya ait ... plakalı aracın kaza mahallinde olduğunu gösteren bir görüntünün bulunmadığı görülmüş ve davacıya kazaya karışan araçlara dair fotoğraf, video kayıtlarını sunması için süre verilmiş ise de herhangi bir delil sunulmamış ve mahkememizce davalı şirket yetkilisinin isticvabına karar verilmiş olup mahkememizce ve talimat mahkemesince alınan şirket yetkililerinin beyanlarında kazayı kabul etmedikleri, aracı kiraladıklarını ancak geri aldıklarında kazaya dair bir emare bulunmadığını beyan ettikleri görülmüş olup meydana gelen trafik kazasına davalının maliki olduğu aracın karıştığına dair HMK 190 TMK 6 gereği ispata yarar bir delil bulunmadığından ispatlanamayan davanın ve kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın ve kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır