İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/56 E. 2026/704 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/56
Karar No
2026/704
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/56 Esas KARAR NO : 2026/704

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... ...' nin hac organizasyonu kapsamında davalı ... ... ' a hac hizmeti verdiğini, bu hizmetten faydalanan davalının davacı şirket yetkililerine ve görevlilere hakarette bulunduğunu, organizasyon sırasında ve sonrasında davalının davacı şirketin müşterileri, mesleki itibarı, ticari faaliyetlerinin zarar görmesine neden olduğunu, davacının kiralamadığı başka bir ziyaretçinin kalacağı odaya haksız şekilde el koyduğunu, ziyaretçilerin huzur ve sükununu bozduğunu, davacının yeterli hizmet veremeyen izlenim verdiğini, davacının müşteri kaybetme tehlikesi oluşturduğunu, itibarının zedelendiğini, seyahat sonrasında da davacı şirketin müşterilerinin bulunduğu Whatsapp grubunda davacıyı zarara uğratma amacıyla gerçeğe aykırı iletiler gönderdiğini, şirket hakkında alçaklar, yüzsüzler gibi ifadeler kullandığını, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız rekabetin önlenmesi, karardan sonra Whatspp grubunda kararın yayınlanmasını, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini, haksız rekabet fiilini kaldırmadığı veya düzeltme beyanını yayınlamadığı taktirde TTK 62.madde hükmü gereği hapis cezası alabileceğinin ihtarının yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kalacağı yerin kendisine gösterilen görsellerle uyuşmadığını, odanın koktuğunu, eşyaların eski olduğunu, klimanın çalışmadığını, kendi talebi üzerine farklı bir odaya geçtiğini, Türkiye' ye döktükten sonra hakkını aramak için ... Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, davanın süresinde açılmadığından zaman aşımı itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ... olduğunu, yetki itirazlarının olduğunu, davalının kendilerine ayıplı hizmeti sunan davacıya karşı konunun kendilerine tanıdığı hakları diğer arkadaşlarına bildirdiğini, haksız rekabet şartlarının oluşmadığını, davacının amacının davalı ve diğer tüketicilerin taleplerinden vazgeçmeye yönelik olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce davaya konu olarak ... İl Tüketici Hakem Heyeti' nin 22/10/2024 tarih ... karar sayılı dosyası istenmiş, ... 1. Tüketici Mahkemesi' nin 2024/... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti celp edilmiş, taraf tanıkları dinlenmiş, iddia, savunma, dinlenen tanık beyanları, toplanan tüm deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişiden rapor alınmıştır. Davacı ve davalı tanıkları beyanlarında; Tanık ...' ün imzalı beyanında; Ben ...' de çalışan birisiyim. Hac' da da otel görevlisiyim. Ben hac sırasında görevli olduğum için ve daha önceden planlanan otel kalma organizasyonuna göre davalı Seva yaşlı bir bayanla aynı otel odasına düşmüş idi. Ancak kendisi odasını beğenmedi. Tanıktan soruldu; Odamız gayet temiz bir oda idi, odanın herhangi bir sorunu olmamasına rağmen temizlik bahanelerine başladı. Bizde kendisine ayrı bir yalnız kalacağı oda tahsis ettik. Geçici bir süre kendisine yardım etmek amacıyla böyle bir yola başvurduk. Yeni odasından memnundu ancak otel lobisine indiğinde özellikle ... hacıların olduğu grup arasında firmamızı kötülemeye başladı, hatta davacının çalışanlarına yani bizlere hakaretler etmeye başladı. Sürekli yeni tahsis ettiğimiz odada yalnız başına kaldı. Başka bir sorun yaşanmadı. Tanıktan soruldu: Biz bu farklı odayı kendisine geçici olarak tahsis etmiştik, kısa dönemler geldiğinde bu yeni odada kalacaklardı. Biz kendisine bu durumu söylediğimizde davalı bu geçici odadan çıkmayacağım diye diretti ve orada kaldı. Tanıktan soruldu: Ayrıca davalı sürekli olarak ... kötüdür, bir daha bu firma ile gitmeyin diye müşterilere söylüyordu. Biz çalışanlara yönelik de sizi süründüreceğim diye tehdit ediyordu. İt gibi köpek gibi bana hizmet zorundasınız diye bize hakaret ediyordu, bu hakaret mevzusunu diğer hacıların yanında yapıyordu, Tanıktan soruldu: Otel odalarının kokması, klimanın çalışmaması, eşyaların eski olması savunmaları doğru değildir diyerek beyanda bulunmuştur. Tanık ...' in imzalı beyanında; Ben sonradan öğrendim hacca gittiğim grubun içerisinde davalı da vardı. Biz otel lobisinde müşteriler olarak bulunuyor idik. Bu esnada davalı bayan davacı firmanın çalışanlarına yönelik gariz ifadelerle it gibi, eşşek gibi bana hizmet vereceksiniz, sizi bütün medyaya söyleyeceğim şeklinde yanımızda hakaret etti. Bende bunları duydum. Tanıktan soruldu: Bende o yıl davacı firmanın hac organizasyonu ile hacca gitmiştim. Yani bende müşteriyim. Bize tahsis edilen otel odalarında herhangi bir koku söz konusu değildi. Klimalar çalışıyordu. Zaten bu konuda Diyanet sürekli denetim yapıyordu. Herhangi bir sorun olsa Diyanet İşleri Başkanlığı ' da o sırada müdahale eder. Böyle bir söz konusu değildi. Oteller konaklama ve diğer hizmetler gayet yerinde ve iyiydi. Davalı bayan arkadaşın ne sıkıntısı var bir türlü anlayamadım. Tanıktan soruldu: Bu bayan arkadaş yani davalı taraf genç bir arkadaştı. 25 yaşlarında değişik bir haleti ruhiye içerisinde olan bir arkadaştı. Ben orada bulunan başka bir müşteriden herhangi bir şikayet duymadım. Bu arkadaş niye böyle yaptı bende anlamadım. Hizmetlerde herhangi bir sıkıntı görmedik. Tanıktan soruldu: O kadının bulunduğu bir whatsapp grubunda ben yokum, bayanlara ait olan gruba bize dahil etmemiş olabilirler diyerek beyanda bulunmuştur. Tanık ...' ın imzalı beyanında; Ben 2023 yılında ... ile hacca gittim, davalı ... Hanım' lada orda tanıştım, 40 gün birlikte hac yaptık, davalının davacı şirket çalışanlarına herhangi bir hakarette bulunduğunu görmedim ancak vaad edilen şeylerde eksiklikler vardı, mesela ... Hanım' ın odası küçükmüş, bunu kendisinden duydum, ben bu konuda şanslıydım, benim bir sıkıntım olmadı, kaldığımız otel daha önce kullanılmamış biz gittiğimizde kullanılmaya başlanmıştı bu nedenle otelde ciddi hijyen problemi vardı, banyolar hiç temiz değildi aynı şekilde restorant da hiç temiz değildi, benim bildiklerim bundan ibarettir dedi. Hacdan sonra davalının davacı şirket hakkında başkalarına olumsuz bir şey söylediğine şahit olmadım, kaldığımız otelin odalarında kötü bir koku vardı, yine eşyalar ve mobilyalar eski ve kokuyordu, biz hacca gitmeden önce orada konaklayacağımız otelde kimlerle kalacağımıza dair herhangi bir belirleme yapılmadı, orada rastgele belirlendi, ben dört kişilik odada iki kişi kaldım, davalının odası iki kişilikti ve yaşlı bir teyze ile kaldığını biliyorum, ben davalının odasına bir erkeğin girdiğine şahit olmadım dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu; Benim kaldığım odada zaman zaman klima ile ilgili sorun yaşadım, davalının böyle bir sorun yaşadığını bilmiyorum dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Otele giriş yapacağımız gün bazıları otelde kesinlikle kalmak istemediğini söyledi ve bir kaos ortamı oluştu, davacı şirket yetkilileri de onları sakinleştirmeye çalışıp rahat ettireceklerini ve iyi bir yer ayarlayacaklarını söylediler ancak bu vaadlerini yerine getirmediler. Ayrıca davalı ile davacı şirket çalışanları arasında bir münakaşa yaşanıp yaşanmadığını ben bizzat görmedim. Davalı whatsapp grubunda ne sorun yaşadıysa onu paylaştı, bundan bir çıkarı olduğunu düşünmüyorum diyerek beyanda bulunmuştur. Tanık ... ...' ın imzalı beyanında; Ben iki yıl önce davalı ile birlikte hacca gittim. Bizi davacı ... hacca götürdü. Gittiğimizde orada kaldığımız oteli beğenmedik. Bi çok kişi beğenmedi. Çünkü davacının vaad ettiği nitelikte bir otel değildi. Davacı otelin Kabe' ye yakın olduğunu söylemişti. Ancak o kadarda yakın değildi. Ayrıca otel ve odalar çok pisti. Gireceğimiz odaya çarşafları değiştirip öyle girdik. Davalının kaldığı odaya da gittim. Orası da öyleydi. Zaten herkez benzer sıkıntıları yaşadı. Yine yemek konusunda da sorunlar vardı. Zaten gittiğimizde otele girmeden sorunlar başladı. Otelin durumunu ve pis olduğunu görenler girmek istemediler. Klimaların da çoğu çalışmıyordu. Çalıştırıldığında pis bir koku geliyordu. Odalarda da bir nem kokusu vardı. Çamaşırhane de çok pisti. Hatta bir kaç kişiyi de elektrik çarptı. Davalı odada yaşlı bir teyze ile kalıyordu. Sorunlar yaşadı. Bu teyze ile anlaşamadılar. Kimin kimle kalacağına bizi götüren şirket karar vermişti. Bize direk odalara yerleştirdiler. Davalının sorunları çözülmeyince başka bir otelde kalma sorunda kaldı. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Giden ziyaretçilerin otelle ilgili şikayetlerine karşı ...' in çalışanları yapabildiklerimiz bu dediler. Davalı yaşadığı sorunlarla ilgili whatsapp ta bazı paylaşımlar yaptı, davacı tarafta ona karşılık verdi. Davalının bu paylaşımlarından bir çıkarının olmadığını düşünüyorum. Otelin odalarının camları çok küçüktü ve camlarda açılıp kapanmıyordu diyerek beyanda bulunmuştur. Tanık ...' ın talimat yoluyla alınan imzalı beyanında; Biz davalı ile aynı şirketin düzenlendiği hac organizasyonuna katıldık. Otelde ben beşinci katta başka bir erkek ile aynı odada kalıyordum. Bayanların kimi eşiyle kimi ise başka bir bayanla kalıyorlardı. Bayanların kaldığı kat üçüncü kattı. Olay günü ... bizim kaldığımız beşinci kata geldi. Oradaki boş bir odaya bir bayanla yerleşmek istedi. Biz ve tur yetkilileri kendisine buranın diğer gelecek hacılara ait olduğunu ve kendi odasına geri dönmesi gerektiğini söyledik. Ancak kendisi tur yetkililerine ve bana bir sürü hakaret etti. Bu turizm bana it gibi hizmet etmek zorunda. Alçaklar, yüzsüzler ve bunun gibi bir çok hakarette bulundu. Biz davacı turizm şirketinin vermiş olduğu hizmetten oldukça memnun kaldık. Kaldığımız bu otelde başka şirketlere ait hacılarda kalıyordu. Onlarda davalının yaptığı bu hareketleri gördüler. Tanıklık ücreti talebim yoktur diyerek beyanda bulunmuştur. Dinlenen tanık beyanlarından sonra dosyamız uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiden alınan raporun tetkikinde; davacıya yönelik olarak "alçaklar" ve “yüzsüzler" gibi kullanılan beyanların haksız rekabet halleri arasında yer alan “dürüstlük kuralına aykırı... incitici açıklamalarla kötülemek” niteliğinde oldukları dolayısıyla da haksız rekabet şartlarının oluştuğu, davacının, TTK. m. 56 ve 59 hükümleri uyarınca, manevi tazminatın yanı sıra, haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, haksız tecavüzün men'ini ve verilecek kararın ilan edilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. TTK'nın 54/2.maddesinde, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak nitelendirilmiştir. Haksız rekabet TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup 54/2. maddede rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak nitelendirilmiştir. TTK'nın 55.maddesinde, ''Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar'' kenar başlığı altında, altı ana başlık sayılmıştır. Bu ana başlığın ilk kategorisinde ''Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar" gelir (TTK md. 55/1.a-1). TTK'nın 55. maddesinde sayılanlarla sınırlı olmamak üzere başlıca haksız rekabet halleri düzenlenmiş olup aynı maddenin 1.a.1 hükmümde başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemenin haksız rekabet teşkil ettiği belirtilmiştir. Somut olayda toplanan deliller, tanık beyanları ile tüm belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının hac organizasyonu sırasındaki davranışları ve seyahat sonrasında da davacı şirketin müşterilerinin bulunduğu Whatsapp grubundaki paylaşımlarının içeriği itibariyle, şikâyet hakkının kullanılması ve ifade özgürlüğü kapsamında bir açıklamadan ibaret olup olmadığının, davalının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup olmadığının ortaya konulması gerekir. İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Her ne kadar davacı, davalının paylaşımlarının kötüleme suretiyle haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmekte ise de mahkememizce davalının paylaşımlarının da hak arama özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve şikayet hakkının kullanılması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, tazminat talebine konu ifadelerin manevi tazminat gerektirir hakaret boyutunda olmadığı değerlendirilerek yorumun eleştiri ile ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı kanaatine varılmış olup davanın reddine karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40 TL' den düşümü ile bakiye kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.28/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/56, K. 2026/704, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-56-e-2026-704-k-660ca0e6e722