Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/232 E. 2026/894 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/232
- Karar No
- 2026/894
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO :2025/232 Esas
KARAR NO :2026/894 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:28/03/2024
NUMARASI:2022/154 E. - 2024/101 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :04/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Nişantaşı’ndaki ... ... mekanını 2014’ün Mayıs ayında hayata geçirdiğini, 28 Mart 2013 yılından beri "..." ibaresini Instagram sosyal medya hesabında kullandığını, müvekkilinin,Türkiye’de yeni şubeleri ile hizmet ağını genişletirken Dubai, Doha, Cidde ve Riyad gibi dünyanın gözde kentlerinde de yeni şubelerle "..." ve "..." markasını evrensel hale getirdiğini, müvekkilinin, 2014 yılında dünyada ilk ve tek mangal programı olma özelliğine sahip "... ile ..." programını hazırladığını ve sunduğunu, "...'in ..." isimli bir kitap yazarak ünlü tariflerine yer verdiğini, müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu ("TPMK") nezdinde 33 adet marka tescili, 2 adet de marka tescil başvurusu olduğunu, müvekkilinin 27.01.2014 yılında 3 ortağı ile birlikte davalı firmayı kurduğunu, yabancı ortakların şirkette pay devralmasından sonra 17.04.2019 tarihinde paylarını devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, müvekkilinin, davalı Şirket'ten ayrılmasına rağmen davalı tarafın, müvekkili adına kayıtlı "..." ibaresini sosyal medya hesaplarında müvekkilinin tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanmak suretiyle kullandığını, davalının Suudi Arabistan'da açmış olduğu restoranında da müvekkilinin "..." markasını kullandığını, dava dilekçesinde yer alan görüntüde davalının Suudi Arabistan'daki Instagram sosyal medya hesabında müvekkilinin markasını açık bir şekilde izinsiz olarak, hem de kendi adını ve mesleğini de içerecek şekilde kullanıldığını belirterek, davacının ... numaralı ''...'' markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ihtiyati tedbire hükmedilmesi, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BEDEL ARTIRIM TALEBİ:Davacı vekili 21.02.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 100.000,00 TL olarak artırmıştır.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, ... ŞİRKETİ olarak ... numaralı "...", ... numaralı "... ...", ... numaralı "...", ... numaralı "...'in ..." ve ... numaralı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davacı ...'nun müvekkili şirketin eski ortağı olup ...'nun kendi rızası ile ... ŞİRKETİ' ndeki tüm hisselerini 08.04.2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı üzere devrettiğini, şirketteki tüm yetkilerinin de sona ermiş olduğunu, ilgili markaların müvekkili şirket adına kayıtlı olduğunu, müvekkil şirket adına tescilli markaların restaurant işletmelerine ilişkin faaliyetin yürütülmesi amacıyla tescil edilmiş ve tanınmış bir marka olduğunu, davacının da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının hisse devrinden sonra özellikle "..."ibaresi taşıyan markaları adına tescil ettirmeye çalıştığını,müvekkilinin davacıya karşı İstanbul 3.Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/62 Esas sayılı dosyasından hukuka aykırı olarak tescil edilen markaların hükümsüzlüğüne ilişkin 06.04.2022 tarihinde dava açtığını, davacının, 01.08.2016 tarihli rekabet etmeme ve gizlilik sözleşmesine de aykırı hareket ettiğini, müvekkil şirketin, davalı adına tescilli "..." isimli markayı görsellerinde ya da internet sitesinde kullanmadığını, kaldı ki bu şekliyle kullanılsa bile bu hitap şeklinin halk arasında bir şeyin çok beğenilmesi durumunda yaygın kullanılan bir hitap şekli olduğunu, davacının üzerinde tarih dahi olmayan bir kısım görseli dava dilekçesine taşımış olduğunu,dava dilekçesinde sunulan görsellerdeki kullanım "..." şeklinde ayrı yazılmak suretiyle olduğunu, davacının tescil ettirdiği markanın ise "..." şeklinde birleşik yazıldığını, herkes tarafından kullanılan bir hitap şeklinden dolayı marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.
MAHKEME KARARI:İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 28/03/2024 tarihli 2022/154 E. - 2024/101 K. sayılı kararıyla; "...Toplanan deliller kapsamına göre, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal edilen hakkın özellikleri, ihlalin sonuçları, tecavüzün boyutu ve tecavüzün şekli gözetilerek günün ekonomik verilerine göre takdiren 20.000- TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,Mahkememizce verilen 9.5.2023 tarihli tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2- Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre takdiren 50.000- TL maddi tazminatın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine,makul pay eklenmesi isteminin reddine,
3-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000- TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Mahkememizce verilen 9.5.2023 tarihli tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına,
5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı tarafın sosyal medya hesaplarındaki neredeyse tüm fotoğraflarında "..." etiketini kullandığını, dosyaya buna ilişkin onlarca fotoğraf sunduklarını, Davalının mali kayıtlarının incelenmesi ile davalı tarafın restoran işletmesinden ciddi cirolar elde ettiğinin tespit edildiğini, bu rakamlar üzerinden de... kayıtlarına göre %10 bir bedel belirlendiğinden Yerel Mahkemenin takdir ettiği 50.000,00-TL'nin çok çok üzerinde tazminat rakamının ortaya çıktığını, bilirkişi heyetinin BK’nın 50. maddesine göre tazminat belirlenebilir tespitinde bulunulduğundan müvekkilinin zararını karşılayacak seviyede olmasa da, işbu davadaki taleplerinin artırılarak 100.000,00-TL maddi tazminat talep edildiğini,Davalı tarafın bir ... işletm 4-esi olduğunu ve bir steak yemeğinin en az 1.000,00-TL olduğunu, her iki tarafın da yemek sektöründe bulunması nedeniyle davalının müvekkilinin markasını bilmeme ihtimalinin olmadığını, ilk derece mahkemesinin kararında belirttiği gibi davacının tanınmış olmasa da bir marka değeri yarattığını, bu değerin izinsiz olarak davalı tarafından kullanıldığını ve eylemin haksız rekabete neden olduğunu, davacının markasından ve reklam gücünden hiçbir çaba sarf etmeden yararlanan davalının lisans seçeneğine göre bir tazminat ödemesinin gerektiğini, tazminat hukukun genel ilkelerine göre marka hakkı sahibinin maruz kaldığı zararın adil bir biçimde denkleştirilmesi amaçlandığı dikkate alındığında, yerel mahkeme tarafından takdir edilen 50.000,00-TL'nin günümüz ... koşullarında çok çok az kaldığını, bu çerçevede maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini,İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen manevi tazminat tutarının da yeterli olmadığını,Davalının müvekkiline ait markasını kullanımı ile haksız kazanç elde ettiğini, müvekkili markasına hem maddi, hem de manevi olarak zarar verdiğini, davalı tarafın işbu dava devam ederken bile 14 Eylül 2022 tarihinde "..." ibaresini içeren yeni bir paylaşımda bulunduğunu,Mahkemenin takdirini kullanırken bu gerçekleri dikkate almadığını, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye sebep olmaması gerekmekle birlikte caydırıcı niteliğe sahip olması gerektiğini, 2024 yılında 20.000,00-TL tutarında manevi bir tazminat bedelinin milyonlarca TL ciro elde eden davalı nezdinde bir caydırıcılığı olmayacağını,Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiğini,Hal böyle iken ilk derece mahkemesi tarafından verilen manevi tazminat tutarının düşük olduğunu ve caydırıcı nitelikte olmadığını belirterek, açıklanan ve Mahkeme tarafından resen gözetilecek sebeplerle, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 02/04/2024 tarih, 2022/154 E.,2024/101 K. sayılı kararının reddedilen kısım bakımından istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı adına 43. sınıf için 2.4.2018 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyada mevcut hisse devri sözleşmesi incelendiğinde; davacı ...'unun davalı ... Şirketi'ndeki hisselerini 05/02/2016 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince bilirkişiler ..., ..., ...'dan oluşan heyetten alınan 26/09/2022 havale tarihli raporda;davacı tarafından sunulan flaş bellek içerisinde yer alan görsellerin doğruluğu kabul edilecek olur ise, davalının Instagram üzerinden ...hesabı ile yapmış olduğu kendi markasına ilişkin paylaşımlarda davacıya ait "..." markasını hashtag, yani başlık etiketi olarak kullanmasının davacı marka hakkına tecavüz eylemi olarak kabulünün gerekeceğini, TTK madde 55’de "Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar" belirlenmiş olup,TTK madde 55/4’de "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" fiili dürüstlük kuralına aykırı davranış, ticari uygulama olarak sayıldığını, davalının Instagram üzerinden ... hesabı ile yapmış olduğu kendi markasına ilişkin paylaşımlarda davacıya ait "..." markasını hashtag, yani başlık etiketi olarak kullanmasının ayrıca davacı aleyhinde haksız rekabete yol açtığını bildirmişlerdir.İlk derece mahkemesince bilirkişiler ..., ..., ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 01.03.2023 havale tarihli raporda; Flash bellek ve davacı ...'nun Instagram hesabı ... üzerinde yapılan incelemelerde "..." ... "..." içerikli resimlerin 2019, 2021, 2022 yıllarında paylaşıldığının görüldüğünü, yapılan paylaşımların fotoğraf içeriklerinde "..." ibareleri içerdiğinden daha sonra düzenlenerek değiştirilmesinin mümkün olmadığını, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete dayalı iddialarının yerinde olduğu kanaatine varıldığını bildirilmişlerdir.İlk derece mahkemesince bilirkişiler..., ..., ..., ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 01.09.2023 havale tarihli ek raporda; davalının defter ve belgelerine göre dava konusu marka altında yapılan satışlarının tespitinin mümkün olmadığı, Mahkemenin tazminata karar verebilmesine yardımcı olabilmesi adına davalının 2021 yılında 2.395.751,10 TL ve 2022 yılı dava tarihine kadar 2.994.155,94 TL mal satış karı elde ettiği, tazminat hesabı yönünden TBK'nın 50/2. maddesine göre takdirin Mahkemede olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişiler..., ..., ..., ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26.12.2023 havale tarihli 2. ek raporda: İstanbul Ticaret Odası lisans oranı için % 10 görüşünü bildirdiği, buna göre davalının tüm satışlarını dava konusu marka altında yapıldığı yönünde bir hesaplama yapıldığında; 2019 Yılı net Satışlarının 19.533.751,68 %10 1.953.375,16 TL 2020 Yılı net Satışlarının 6.745.196,01 %10 674.519,60 TL 2021 Yılı net Satışlarının11.285.224,50%10 1.128.522,45 TL olduğu, Esas marka unsurunun "..." olduğu, buna göre davalı tarafından yapılan YURT İÇİ SATIŞLARI’ na ait toplam satışların içindeki, dava konusu "..." markası altında yapılan satışların içindeki payının ne olduğunun bilinemeyeceğini, tazminat hesabı yönünden TBK'nın 50/2. maddesine göre Mahkeme tarafından takdir edilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.
G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile, maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde;davacı tarafın maddi tazminat hesaplamasının SMK’nın 151/2-c maddesi uyarınca lisans bedeline göre yapılmasını talep ettiği,..’nun lisans oranını %10 olarak bildirdiği, Mahkemece her iki tarafın cirolarına ilişkin kayıtların ilgili vergi dairesinden istenilmesine karar verildiği, ancak yalnızca davalı şirkete ilişkin kayıtların geldiği, bilirkişiden alınan ek raporda, davalının tüm satışları üzerinden %10 oranında lisans bedeli hesaplandığı, Mahkemece TBK’nın 50. maddesi uyarınca 50.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.Lisans bedelinin hesaplanmasında yalnızca davalının değil, davacının da tecavüze konu edilen dönemdeki cirosunun, markasının tescil tarihinin ve lisans sayılarının dikkate alınması gerekir.Davacı dosyaya örnek lisans sözleşmesi sunmadığı gibi, başka firmalarla lisans sözleşmesi yapıp yapmadığına dair bir bilgi de sunmamış, kendi cirosuyla ilgili bilgi de vermemiştir. Bu nedenle lisans bedelinin kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından Mahkemece maddi tazminatın TBK’nın 50. maddesi uyarınca takdir edilmesinde hukuka aykırılık yoktur.Bu durumda, davalının davacıya ait "..." markasını Instagram hesabı üzerindeki kullanım şekline ve davacının markasını davalının kendisine ait "..." markasıyla birlikte kullanmış olmasına göre, tecavüze konu edilen 2019, 2020 ve 2021 yıllarındaki tüm cirosunu davacıya ait marka kullanımından elde ettiğinin kabul edilemeyeceği, davalının gelirinin %10’unun tamamının maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilemeyeceği, davacının markasının tanınmış marka da olmadığından, takdir edilen 50.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı 2022 yılındaki ekonomik koşullara ve davalının cirosu ile kusur derecesine göre hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.