İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/527 E. 2026/339 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/527
- Karar No
- 2026/339
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/527 Esas KARAR NO : 2026/339 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 21/06/2025 KARAR TARİHİ : 11/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin --------- ilçesinde inşaat malzemeleri satışı yapan bir firma olduğunu, ticari ilişki sonucu elde edilen iki adet senedin muhasebe biriminde kaybolması üzerine Tır. Görülen Dava Sonucunda --------- Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 30/01/2025 tarihinde -------- E. ve --------- K. sayılı kararlarla iptaline karar verildiğini, söz konusu senetlerin --------- Ş tarafından düzenlendiğini, lehtarının --------- Şti olduğunu, son hamilinin müvekkili olduğunu, 18.12.2023 ve 18.01.2024 vade tarihli 230.000 TL bedelli bonoların asıl alacak tutarlarının 18.02.2025 tarihinde ödenmesine rağmen vade tarihinden itibaren işlemiş olan ticari avans faizlerinin ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla 14/03/2025 tarihinde başvurulan arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını, Yargıtay kararları uyarınca ibraz edilemeyen bonolarda borçluların temerrüt faizinden kurtulması için bedeli vade tarihinde depo etmeleri gerektiğini, ancak mahkeme muhtırasına rağmen bu bedellerin depo edilmediğini, davalıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek, senetlerin vadesinden fiili ödeme tarihi olan 18.02.2025 tarihine kadar işlemiş olan ticari avans faizinin tespit edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tutarındaki alacağın işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davacıya ait iptal edilen 2 adet bononun bedelini hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödediğini, bu hususun davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça kabul edildiğini, asıl borcun ifa ile sona ermesi nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun 131. maddesi gereğince fer'i hakların da sona erdiğini, bu sebeple davacının faiz talep etme hakkının bulunmadığını, sona ermiş bir borcun dava edilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın kıymetli evraktan doğan bir borç ilişkisi olduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulama alanı bulmadığını, davacının faiz alacağı iddiasını kanunun etrafından dolanarak müstakil bir hak gibi ileri sürdüğünü, bu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının faiz tutarına ayrıca faiz işletilmesini talep ettiğini, bileşik faiz uygulamasının kanunen yasaklandığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını, haksız açılan davanın reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı --------- Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi, tensip zaptı ve tevzi belgesinin tebliğ edildiğini, babasının 05/09/2025 tarihinde vefat etmesi nedeniyle yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulamadığını, --------- davalı --------- hak edişi karşılığında 18/12/2023 vade tarihli 230.000 TL bedelli ve 18/01/2024 vade tarihli 230.000 TL bedelli iki adet bono aldığını, bu bonoların davacı ---------- şirketine malzeme karşılığında cirolandığını, söz konusu bonoların davacı tarafından Kaybedilmesi Sonucunda --------- sayılı kararlar ile zayi edildiğini, bu durumun öğrenilmesi üzerine davalı ---------- Ş. 'ye ödeme yapılması için talep dilekçesi sunulduğunu, davalı şirketin bu talebi kabul ederek 18/02/2025 tarihinde bonoların ödemesini gerçekleştirdiğini, tarafların davacının alacağını geciktirecek bir tutum sergilemediğini, asıl borcun ifa edilmesiyle birlikte buna bağlı hak ve borçların sona erdiğini, davacının ödeme anına kadar faiz veya ceza koşulu talep etmediğini, bu nedenle faiz talep etme hakkının bulunmadığını, açılan davanın sebepsiz zenginleşme hükümleriyle bir ilgisinin olmadığını, zenginleşme ve fakirleşme arasında illiyet bağının kurulmadığını, davalıların herhangi bir hatası veya kötü niyetinin bulunmadığını, sürecin disiplinle yürütülerek asıl alacağın ödendiğini, davacının faiz talebinin reddedilmesi gerektiğini, ayrıca faiz tutarına faiz işletilmesi talebinin bileşik faiz yasağına aykırı olduğunu, müvekkil şirketin davacıya karşı herhangi bir borcunun kalmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı -------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davacıya ait iptal edilen 2 adet bononun bedelini hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödediğini, bu hususun davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça kabul edildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 131. maddesi uyarınca asıl borç ifa ile sona erdiğinden buna bağlı faiz ve ceza koşulu gibi fer'i hakların da sona erdiğini, sona ermiş bir borcun dava edilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın kıymetli evraktan doğan bir borç ilişkisi olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanamayacağını, faiz tutarının müstakil bir alacak hakkına dönüştürülmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının faiz tutarına faiz işletilmesini talep ederek bileşik faiz yasağını ihlal ettiğini, müvekkil şirketin senetlerin yetkili hamilini bilememesi nedeniyle mahkeme kararını bekleyerek ödeme yaptığını, senetlerin kaybolmasında davacının kusuru bulunduğunu ve müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi gereği temerrüt iddiasının yerinde olmadığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, açılan davanın haksız olduğunu, bilirkişi incelemesi ile hesaplama yapılmasının kanunen hatalı olduğunu belirterek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER--------- Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, bonodan kaynaklı faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafın hamili olduğu dava konusu, -Düzenleyeni --------Ş, Lehtarı ---------- Şti, son hamili müvekkilimiz olan 18.12.2023 vade tarihli 230.000 TL bedelli bono, -Düzenleyeni --------Ş, Lehtarı -----------Şti, son hamili müvekkilimiz olan 18.01.2024 vade tarihli 230.000 TL bedelli bononun davacı tarafın elinde iken kaybolması nedeniyle-------- sayılı karar ile işbu senetlerin iptaline karar verildiği, ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bono borçluları için ödeme yerinin belirtildiği ancak asıl alacak bedellerine ilişkin ödemenin 18.02.2025 Tarihinde davalı ----------Ş tarafından ödendiği, huzurdaki dava ile senetlerin vadesinden fiili ödeme tarihi olan 18.02.2025 tarihi arasında geçen zamana ilişkin işlemiş faiz alacağının davalılardan tahsilinin talep edildiği görülmüştür. SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 21.12.2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmı aynen; "..1.Seçenek; Dava konu olan senetlerin temerrüt tarihlerin senetler üzerinde yazılı olan vade tarihleri olduğunun kabulü halinde; Davaya konu olan 18.07.2023 düzenleme tarihli 18.12.2023 vade tarihli 230.000,00 TL bedelli bono alacağına 18.12.2023 vade tarihinden 18.02.2025 ödeme tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ön görülen yıllık %41,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi üzerinden 134.527,95 TL hesaplanmıştır. Davaya konu olan 18.07.2023 düzenleme tarihli 18.01.2024 vade tarihli 230.000,00 TL bedelli bono alacağına 18.01.2024 vade tarihinden 18.02.2025 ödeme tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ön görülen yıllık %44,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi üzerinden 125.962,81 TL hesaplanmıştır. 2.Seçenek; Dava konu olan senetlerin temerrüt tarihlerin ---------- E. sayılı dosyasında ---------Ş. ne gönderilen 28.10.2024 tarihli muhtıranın tebliğ tarihi olduğunun kabulü halinde; Davaya konu olan 18.07.2023 düzenleme tarihli 18.12.2023 vade tarihli 230.000,00 TL bedelli, 18.07.2023 düzenleme tarihli 18.01.2024 vade tarihli 230.000,00 TL bedelli bono alacaklarına, davalı ----------Ş.ne gönderilen 28.10.2024 tarihli muhtıranın tebliğ edildiği 08.11.2024 tarihinden 18.02.2025 ödeme tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ön görülen yıllık %51,75 oranında avans faizi üzerinden 66.523,56 TL hesaplanmıştır." şeklindedir. Zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinde; TTK m. 749/1, 778 gereği bonodaki zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, dava konusu bonoların vade tarihleri ile dava tarihi dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 3 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davacı tarafın işlemiş faiz alacağı talebinin zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürüldüğü anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Esasa ilişkin yapılan değerlendirmede; Bonodaki vade, belirli vade olup TBK'nin 117/2 maddesi ile belirlenen temerrüt için ihtara gerek olmayan durumlar kapsamındadır. TBK'nun 121. maddesi; "(1)Faiz veya irat borcunun ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüte düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. (2)Buna aykırı olarak yapılan anlaşmalar, ceza koşulu hükümlerine tabi olur. (3)Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez." hükmünü içermektedir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; asıl alacak bedellerine ilişkin ödemenin 18.02.2025 Tarihinde davalı ----------Ş tarafından ödendiği, TBK m. 131/1 gereği asıl borcun ödenmesi ile faize ilişkin borcun da sona ereceği, ancak ödeme tarihine kadar geçen süre içerisinde işlemiş olan faiz alacağının alacaklı tarafından talep edilebileceği, bonoda yer alan vadenin belirli vade niteliğinde olduğu ve temerrüt için ayrıca ihtara gerek olmadığı, dava konusu bonoların vade tarihlerinden ödeme tarihine kadar geçen süre içerisinde işlemiş faiz alacağının davacı alacaklı tarafça keşideci borçludan talep edilebileceği, faiz hesabının bilirkişi marifetiyle yapılarak rapora yansıtıldığı, davacı tarafın 09.01.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile raporda yer alan 2. Seçenek üzerinden davanın ıslah edildiği anlaşılmakla davanın 66.523,56 TL işlemiş faiz talebi üzerinden ve davalı keşideci ---------Ş bakımından kabulüne diğer davalı bakımından reddine karar vermek gerekmiştir. Somut olayda, hüküm altına alınan alacak davacı alacağının vadelerinde davacı hesabına davalı tarafından yatırılmaması nedeniyle paranın yatırıldığı tarihe kadar işlemiş temerrüt faizi alacağıdır. TBK m. 121/3' de açıkça yer verildiği üzere temerrüt faizine temerrüt faizi işletilemeyecektir. Hal böyle olunca, huzurdaki davada hüküm altına alınan alacağın temerrüt faizi alacağı olduğu, TBK'nun 121. maddesi uyarınca temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği anlaşılmakla hükmedilen alacağa faiz işletilmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davalı ---------Ş bakımından KABULÜ ile 66.523,56 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, -Davanın davalı ---------- Şti bakımından REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.544,22 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 615,40 TL peşin harç ve 1.128,00 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 2.800,82 TL karar ve ilam harcının davalı ----------Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 1.128,00 TL tamamlama harcının toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 6.570,00 TL'nin davalı ----------Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı davalı -------Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı ----------- Şti kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 500,00 TL nispi vekalet ücretinın davacı taraftan tahsili ile davalı----------Şti'ne tarafa ödenmesine, 6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı davalı ------------Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, davalı ------------ Şti'nin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle;---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/05/2026