İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/298 E. 2026/421 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/298
- Karar No
- 2026/421
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/298 Esas KARAR NO : 2026/421
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2026 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 YAZIM TARİHİ : 17/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkil şirket, çevre bakımı ve temizliğine yönelik faaliyetleri yürüten, buna yönelik olarak gerek kendi üretimi olan araçları gerek ise yurt dışında üretilen temizlik araç ve ekipmanlarının, kanal açma ve temizlik araçlarının, atık toplama sistemlerinin, kar, buz, kış ile mücadele ekipmanlarının Türkiye'de temsilciliğini ve satışını yapan, keza güvenlik ile ilgili araç ve sistemlerin temsilciliğini ve satışını yapan bir firma olduğunu, davalı şirket, 2017 yılında davacı şirketten, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nden almış olduğu ihale konusu işi, ... Mahallesi .... Caddesi Beylikdüzü/İstanbul'daki adreste icrası için .... 7.2 M3 HİDROSTATİK VAKUMLU YOL SÜPÜRME ARACI satın almış ve ... Seri numaralı araç, Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Tescil Başkanlığı nezdinde ... plakası ile tescil edilmiştir. Gerek aracın garanti süresi içerisinde gerek garanti süresi dolduktan sonra davalı şirket tarafından müvekkil şirkete başvurulduğunda müvekkil şirket tarafından davalı şirket adına tescilli araç üzerinde muhtelif hizmetler verildiğini, davacı müvekkil şirket, temizlik araçları ve ekipmanlarının satışı ile bakım ve servis hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirket, davacıdan yol süpürme aracı satın almış olup taraflar arasında ticari ilişki ve cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından muhtelif tarihlerde, davacı müvekkil şirkete başvurulmuş ve 2021 - 2022 yılları arasında davacı müvekkil şirket tarafından davalı şirket adına tescilli araç üzerinde, gerek arıza teşhitleri yapılmış, gerek servis hizmetleri verilmiş gerek ise teşhis edilen arıza tespitleri doğrultusunda verilen servis hizmeti ile parça değişimi gerçekleştirilmiştir ve bu hizmetler karşılığında faturalar düzenlenmiş olduğunu, düzenlenen faturalar davalıya tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğunu, bu nedenle faturalar Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2 maddesi uyarınca kesinleştiğini, davalı şirketçe ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili için taraflarınca Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı şirketin taraflarınca başlatılan icra takibine haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz etmesi üzerine taraflarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu nezdinde ticari uyuşmazlıklarda zorunlu olarak arabuluculuk başvurusu yapılmış olup ... arabuluculuk nolu dosya ile yapılan arabuluculuk neticesinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, takip konusu alacak, “taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve cari hesap ilişkisine dayanan, faturalarla sabit, likit (belirlenebilir) bir alacak kalemi olduğunu, bu doğrultuda huzurdaki itirazın iptali davasında, icra inkar tazminatı hususunda davalı/borçlunun haksızlığının saptanmasında Yargı kararları uyarınca önem arz eden; “davalı/borçlunun borcunun miktarını bilebilecek durumda olması” şartı da dağlandığını, İİK’nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca; davalının borcunu ödemekten kaçınması ve alacağın tahsilinin tehlikeye düşmesi nedeniyle davalının banka hesapları ve menkul varlıkları üzerine alacak miktarı kadar ihtiyati haciz konulmasını, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; ticari ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili 17/04/2026 tarihli dilekçesinde müvekkilinden aldığı talimat doğrultusunda davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.. Davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre, feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatın davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan/istemden feragatın yöntemine uygun, süresinde ve üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek hususta olduğu anlaşılmış olup, bu doğrultuda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken 244,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 965,06-TL peşin harcın indirilmesi ile fazlaca alınan 721,06-TL harcın davacıya geri verilmesine, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 17/04/2026
Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪