Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1114 E. 2026/1353 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1114
- Karar No
- 2026/1353
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1114 - 2026/1353 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1114 KARAR NO : 2026/1353 KARAR TARİHİ : 21/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2023 NUMARASI : 2021/869 ESAS 2023/285 KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/869 esas 2023/285 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 16.06.2020 tarihli sözleşmenin 8. maddesi gereği müvekkilinin davalılardan 111.750,00.TL alacağı olduğunu, bu alacağın ilk KDV iadesinin bankaya yatması ile birlikte davacı yana ödeneceğinin kararlaştırmasına rağmen, KDV iadesi olarak davalıların iş ortaklığının banka hesabına yatan tutarın müvekkiline ödenmediğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacı ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/6915 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçluların haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalılar vekili, müvekilleri ile davacı arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, davalı şirketin müşterek imzaya geçtiği 17.02.2020 tarihli karardan bir gün sonra, ortak ... tarafından eşi olan ... adına, şirket adına kayıtlı 2 adet gayrimenkulün tapuda satış gösterilmek suretiyle devredildiğini ve buna benzer usulsüzlüklerin davalılar tarafından tespit edildiğini, davacı yan bu usulsüz işlemler ile ilgili olarak aleyhine dava açılmasının akabinde uzlaşma isteği ile müvekkili ile irtibata geçtiğini ve dava konusu protokolün imza altına alındığını, protokol incelendiğinde, taraflara karşılıklı edimler yüklendiğini, davacı yan sözleşme ile kendisine yüklenen 9. madde,10. madde ve 13.madde kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, talepte bulunulan 8. madde ile ilgili olarak öngörülmeyen ve protokol esnasında gizlenen bir kısım hususlar sebebiyle anılan karın elde edilmediğini, dolayısıyla 8. madde kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi ile, ortaya konulacağı üzere davacıya ödenmesi gereken bir bedel bulunmadığını, arz ve izah olunan nedenler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " tarafların davalı şirketin ortakları olup aralarındaki iş ilişkisine istinaden protokol düzenledikleri, bu protokol kapsamında dava dışı ... ... İnş...A.Ş. isimli şirketle yapılan iş ortaklığı neticesinde protokolün 8. maddesi uyarınca davacıya Diyarbakır ili Menfez işi dolayısıyla 111.750,00.TL bedelin iş ortaklığı hesabına gelecek ilk KDV iadesinde ödeneceği hususunun kararlaştırıldığı, davacının da icra takibine işbu protokole dayandırdığı görülmekle, her ne kadar davalılarca protokolün taraflara karşılıklı edimler yüklediği ve davacının edimlerini yerine getirmediği bu nedenle takibin haksız olduğu itirazında bulunulmuş ise de incelenen protokol hükümleri uyarınca ilgili maddede davacıya ödemenin ilk KDV iadesiyle yapılacağı ve ödemenin başkaca bir ifaya veya herhangi bir şarta bağlanmadığı anlaşıldığından bu yöndeki itirazlara itibar edilmemiştir. Mahkememizce yapılan araştırma ve Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı uyarınca yapılan incelemede taraflar arasında tanzim edilen protokol tarihinden sonra iş ortaklığının hesabına 719.814,74.TL KDV iadesi yapıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca taraflar arasındaki protokol gereğince KDV iadesi alındığı halde davacı yana ödeme yapılmadığı ve davacının davasında haklı olduğu davalıların icra takibine itirazının yersiz ve haksız olduğu bu suretle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaati ile takibe konu alacağın likit olması ve yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle yasal şartları oluştuğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiştir. DAVALILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ ; Davalılar vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; dava dışı ortaklar ile müvekkili arasında herhangi bir sorun olmadığını, davacının cevap dilekçesinde açıkladığı gibi dürüstlük kuralına aykırı ve ortakların protokol çerçevesinde bir araya gelerek uzlaşma iradesine aykırı işlemlerde bulunduğunun ortaya çıktığını, davacı şirket ortağı olarak şirket ana sözleşmesine aykırı ve diğer ortakların zararına hareket etmiş ve müvekkili şirket zararına sebep olan eylem ve işlemler gerçekleştirdiğini ve bundan kendisine menfaat sağladığını, taşınmazın satışına ilişkin 26.11.2007 tarihli sözleşme davacılar ile müvekkili şirket arasında düzenlendiğini, davalılardan B.S 'ın diğer davalı şirketin müdürü olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğunu, yasal olarak şirket müdürlerinin şirket adına yapmış oldukları işlemlerden ötürü kişisel olarak sorumlu tutulmaları olanaklı olmadığını, bunun tek istisnasının TTK'nu 644. Maddesi delaletiyle 553. Maddesine göre şirketi zarara uğratma kastının varlığı halinde ancak davalı şirket yetkilisinin kişisel olarak sorumluluğu cihetine gidilebileceğinin belirtildiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı olarak kendi yararına menfaat sağlaması halinde artık ortakların uzlaşma iradesine aykırı hareket ettiğinin gözetilerek dava konusu protokolün davacı açısından geçerli olmadığını ve hukuk düzenince korunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında akdedilen protokole göre müvekkiline ödenmesi gereken alacağın ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise davacının şirketi zarara uğrattığını ve kendi edimlerini yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, taraflar arasında imzalanan protokole rağmen dava ve takip konusu borcun davalı tarafından ödenmediği, bu sebeple davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.633,65.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.908,41.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.725,24.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır