Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1734 E. 2026/688 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1734
Karar No
2026/688
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1734

KARAR NO: 2026/688

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/06/2022

NUMARASI: 2021/360 Esas - 2022/682 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafın kötü niyetle .... Noterliği'nin 25/12/ 2020 keşide tarihli ...yevmiye no'lu ihtarnamesiyle davacı tarafından davalıya satışı yapılıp teslimi yapılan hurda kağıt bedellerine ilişkin aşağıda dökümü yapılan .. adet faturanın kabul edilmeyip, faturaların iade edildiği belirtildiği, iade edilen faturalara konu malların iade edilmemiş olması ve faturalara itiraz sürelerinin geçmesi ve davalının ticari mallara ilişkin iddialarının mesnetsizliği nedeniyle iade edilen faturalar .... Noterliği'nin 05/01/2021 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle davalıya iade edildiği

ve 05/01/2021 tarihi itibarıyla 182.474,10 TL alacağının 3 gün içerisinde davacıya ödenmesinin davalıya ihtar edildiğini, davalının bu kez yine kötü niyetiyle 11/01/2021 tarihinde ....tr isimli mail adresinden, davacıya ait....com isimli mail adresine bu kez düzenlediği 31/12/2020 tarihli toplam 9 adetten oluşan iade faturası gönderdiğini, iade faturalarına konu malların iade edilmemiş olması ve iade faturalarının mesnetsizliği nedeniyle iade faturaları .... Noterliği'nin 13/01/2021 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle davalıya iade edildiğini, davalı yanın kötü niyetle davacı firmanın alacağını ödememek için önce yasal süresini geçtikten sonra davacı tarafından keşide edilen faturaları iade etmeye çalışmış (ancak malların iadesi söz konusu olmadığını) akabinde ise bu kez

iade faturası düzenleyerek" (yine iade faturasına konu malların iadesi söz konusu olmadığını) ayrıca iade faturasına konu edilen ticari ürünler dahi davacı firma tarafından davalıya satılmayan ürünler olduğunu, davacı firmanın ticari kayıtlarına işlettirmeye çalıştığını, davalıdan alacağını tahsil edemeyen davacı firmanın .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalı borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine icra dosyasında yetkisizlik kararı verilerek ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla borçlu davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı ise yine kötü niyetle borca itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu ifade ederek davalarının kabulüyle, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptaline, davalı

borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının hurda kağıt alımı yaparak bu kağıtları kağıt fabrikalarına satan bir şirket olduğunu, geri dönüşüm sektöründe hurda kağıtların alımı ve fiyatlandırmasındaki işleyişinin “öncelikle satıcı firma hurda kağıtları alıcı şirkete gönderir, sonrasında alıcı şirkete gelen hurda kağıtları ekspertiz inceler, malın cinsi, kalitesi ve nem fire oranlarını belirler” şeklinde olduğunu, satıcıya, mal kalitesi, cinsi ve net kg bildirilerek fatura düzenlemesi talep edileceği, eğer satıcı firma çıkarılan raporu beğenmez ise malını her zaman iade alma hakkına sahip olduğunu, eğer bir itirazı bulunmaz ise ekspertiz tarafından belirlenen bedeller üzerinden fatura düzenlemesinin gerekli ve zorunlu olduğunu, davacının davaya konu hurda kağıtları davalı şirkete gönderdiğini, davalıya gelen hurda kağıtlar ekspertiz tarafından incelenmiş ve ürünlerin bedelleri belirlenerek davalıya bildirilmiş olduğunu, fakat davacı, bir kısım faturaları ekspertiz tespitlerini beklemeden, bir kısım faturaları ise ekspertiz raporu kendilerine gönderilmesine rağmen hiçbir şekilde rapora itiraz etmeden tamamen kendi belirlediği fiyatlar üzerinden toplam 5 adet fatura düzenlediğini, davacı tarafından, yukarıdaki bir kısım faturaları ekspertiz tespitlerini beklemeden, bir kısım faturaları ise ekspertiz raporu kendilerine gönderilmesine rağmen hiçbir şekilde rapora itiraz etmeden tamamen kendi belirlediği fiyatlar üzerinden kesilmesi nedeniyle, davalı şirket tarafından .... Noterliği 25.12.2020 keşide tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname ile bu faturaların kabul edilmediğini, iade edildiğini davacıya bildirildiğini, davacının kestiği faturalar ekspertiz raporlarına uygun olmadığından, ekspertiz raporuna uygun fiyatların davacıya ödenmesi için kesilen fatura farklarına ilişkin davalı şirket tarafından 9 iade faturası düzenlenip davacıya gönderildiğini, davacının işbu dava ve icra takibi ile talep ettiği miktarlar ekspertiz raporlarında belirlenen miktarlar ile oluşan farkların toplamı olduğunu, eksper raporlarında görüleceği üzere, davacı tarafından gönderilen hurdaların gerçek değerleri, kilogramları ve fireleri ekspertiz tarafından belirlenmiş olup davacının kendi talebiyle belirlenen değerleri gerçek durumu yansıtmadığını, davacı bu eksper raporlarına itiraz etmediği gibi hurda kağıtların geri alınması talebinde de bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacının, cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup düzenlenen bilirkişi raporlarında her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 168.824,44TL alacağının bulunduğu; davalı ticari defterlerine göre ise davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından düzenlenen ve ticari defterlerine kaydedilen 9 Adet 168.824,44 TL'lik iade faturasının davacının ticari defter ve kayıtlarına kaydetmemesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Takip ve dava konusu faturalara davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edilmemiş olup söz konusu fatura içeriklerinin aksinin davalı tarafça ispatlanması gerekir. Her ne kadar davalı vekili tarafından teslim edilen ürünlerde fire-zayiat meydana geldiği bu nedenle de davacıya iade faturası düzenlendiği iddia edilmiş ise de zayi olduğu iddia edilen ürünlerin imha edildiğinin bildirilmiş olması nedeniyle ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamış olup dosya kapsamında davalının iade faturası içeriğinin haklılığı ispatlanamamıştır. Yine davalı tarafından dosyaya fire ve zayiatın ispatına yönelik sunulan bir kısım fotoğrafların ise dava konusu ürünlere ait olup olmadığı anlaşılamadığından mahkememizce söz konusu fotoğraflara itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 168.824,44 TL asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 33.764,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmayan davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin icra takibinin asıl alacak yönünden devamına karar verdiğini ancak ... Noterliği'nin 05/01/2021 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesini göz ardı ederek ihtarname ile icra takibi tarihleri arasında işlemiş 1.007,16 TL'lik faiz yönünden taleplerini reddettiğini, mahkemenin kısmen ret kararını kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, iade edilen faturalara konu malların iade edilmemiş olması ve faturalara itiraz sürelerinin geçmesi ve davalının ticari mallara ilişkin iddialarının mesnetsizliği nedeniyle iade edilen faturalar ihtarnameyle davalıya iade edildiğini ve 182.474,10 TL alacaklarının 3 gün içerisinde davacıya ödenmesinin gerektiği davalıya ihtar edildiğini, davalı yan kötüniyetle davacı firmanın alacağını ödememek için önce yasal süresini geçtikten sonra "davacı tarafından keşide edilen faturaları iade etmeye " çalıştığını ve akabinde bu kez "iade faturası düzenleyerek" davacı firmanın ticari kayıtlarına işlettirmeye çalıştığını, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerden özellikle "teknik değerlendirme" başlıklı kısım fahiş hatalarla, TTK'ya ve VUK'a aykırı şekilde adeta yeni hukuk normu yaratma iradesiyle yapılmış olduğunu ve kabulünün hukuka uyarlığının bulunmadığını, davalının, fire oranı olduğu iddia edilen ve iade faturasına konu ettiğini hurda kağıtlara ilişkin sektörel ortalama bulunmadığını, bilirkişinin hurda kağıt sektöründe tespit ettiğini beyan ettiği fire oranlarını dahi belirtmeden, denetime elverişsiz ve yanıltıcı beyanlarla davalının iddialarını savunmasının hukuka uyarlığının bulunmadığını, bilirkişi yine ekspertiz sonuçlarına ve fire oranlarına itiraz edilmediğini beyan ettiğini ancak bu tespitini hangi verilere dayandırdığını beyan etmediğini, yapıldığı iddia edilen ekspertizin hangi eksper tarafından yapıldığının ve ilgili eksperin alanında yetkin olup olmadığının dahi belli olmadığını, ilgili belgeler veya ayıp iddiasına ilişkin ihbar davacı şirkete yapılmadığını, davalı tarafından ekspertiz raporu olduğu yönünde beyanla ibraz edilen kağıt parçaları, bağımsız bir ekspertiz tarafından düzenlenmeyen davalının tek taraflı iradesi ile düzenlendiğini ve dava konusu faturalara konu ticari mallara ilişkin olduğu kabul edilemeyeceğini, bilirkişi açıkça; dosyaya sunulan fotoğrafların davacıdan alınan mallara veya firelere ilişkin olduğunun tespit edilemediğini, atıksa firması tarafından davalı adına düzenlenen faturalardaki malların davacıya ait mallar olup olmadığının tespit edilemediğini ancak fire oranlarına karşılık gelen miktarlar ile örtüştüğünü, bilirkişi fire oranlarının ne olduğunu denetime elverişli şekilde açıklayamadığını, davalının savunmasını rapor haline getirdiğini, davalı tarafından ibraz edilen Atıksa firmasına ait faturaların davacının mallarına ilişkin olma ihtimalinin dahi bulunmadığını, davacının malları olduğu ve imha edildiği davalı tarafından iddia edilen malların, imha edildiğine dair fatura tarihlerinin taraflar arasındaki ihtilaflı fatura tarihlerinden önce olduğunu ve miktar olarak da örtüşmediğini, dava konusu edilen faturalardaki mallar hurda kağıt olduğunu, imha edilmesi gereken tıbbı atık, kimyasal atık vb atık niteliğinde olmadığını, davalının, taraflarına ait malları imha ettirdiğine ilişkin savunmasının kabulünün izahının bulunmadığını, davacıdan alınan malların fire, zayiat oranlarının belirlenerek, kullanılamayacak durumdaki malların imha yahut davacıya iadesi sonrası kalan mallar için davacı tarafça fatura düzenlenmesi gerekir iken somut olayda davacının faturayı önceden düzenlediğini, bu çerçevede davalının fire, atık malların ayrımı sonrası düzenlediği, fire oranları ile örtüşen iade faturalarının kabulünün gerekeceğini,

davalının iade faturasına konu ettiği mallar taraflarına iade edilmediğini, taraflarına iade edildiğine ilişkin irsaliye davalı tarafça dosyaya ibraz edilemediğini, ortada iade edilen mal bulunmayıp yalnızca davalının iade faturalarının mevcut olduğunu, malın teslim edilmemesi iade faturalarının kabul edilmesi sonucunu doğuramayacağını, bilirkişinin tespiti dikkate alındığında davacı tarafından davalıya teslim edilen mallara teslim tarihinden yaklaşık 30 gün sonra fatura kesilmesi gerekir ki bu husus kanuna açık aykırılık taşıyacağını, davalı, davacının alacağını ödememek için tüm aşamalarda kötüniyetli olarak hareket ederek usuli yol arama gayretinde bulunduğunu, davalının istinaf dilekçesinde belirttiği iddiaların yasal dayanağının bulunmadığını,beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konusu uzmanlık gerektiren bir alanda (kağıt atık sektörü) alınan bilirkişi raporundaki görüş dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki dava bakımından da hakimin gerekçeli kararda bilirkişi raporundaki uzman görüşünün aksi yönde kendi bilgisiyle karar vermesi nedeniyle sürpriz karar yasağı ihlal edilmiş olup kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini, aynı hususun Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nda da tartışıldığını ve hakimin çözümü uzmanlık gerektiren bir durumda bilirkişi raporunu yok saymasının mümkün olmadığını aksi düşüncede ise yeniden rapor alması gerektiğini açık ve net bir şekilde ifade edildiğini, doktrin ve Yargıtay kararları ile tam bir bütün ve aksi görüş olmaksızın hakimin çözümü uzmanlık gerektiren bir konuda bilirkişi görüşüne başvurması gerektiğini, bu bilirkişi görüşünün aksine kendi görüşü ile karar veremeyeceğini, bunun sürpriz karar yasağına aykırılık teşkil edeceğinin kesin olarak ortaya konulduğunu, huzurdaki dava bakımından çözümü uzmanlık gerektiren kağıt sektöründeki işleyiş gibi bir konuda bilirkişi raporuna başvurulmasına karar verilmesine rağmen bu karardan dönülmesini gerektirecek hiçbir gerekçe olmaksızın aksi yönde tamamen hakimin şahsi görüşü ile karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacının faturalarına yasal süresi içerisinde itiraz edilmesine rağmen mahkemece bu hususa dikkat edilmeden itiraz edilmemiş gibi karar verildiğini, davacı, bir kısım faturaları ekspertiz tespitlerini beklemeden, bir kısım faturaları ise ekspertiz raporu kendilerine gönderilmesine rağmen hiçbir şekilde rapora itiraz etmeden tamamen kendi belirlediği fiyatlar üzerinden toplam 5 adet fatura düzenlediğini ve ihtarname ile bu faturaların kabul edilmediğinin ve iade edildiğin davacıya bildirildiğini, davacının kestiği faturalar ekspertiz raporlarına uygun olmadığından, davacının kesmiş olduğu faturalara itiraz edildiğini, ekspertiz raporuna uygun fiyatların davacıya ödenmesi için kesilen fatura farklarına ilişkin davalı şirket tarafından 9 iade faturası düzenlenip davacıya gönderildiğini, mahkemenin kabulünün aksine davacının faturalarına noter yoluyla itiraz edildiğini, bu faturaların içerisindeki fire oranları için davacıya iade faturaları düzenlenerek gönderildiğini, bu nedenle, karardaki itiraz edilmediği hususunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda hukuka uygun olarak belirtildiği üzere fire ve zayiat oranları iade faturalarıyla örtüşmekte olup davanın reddi gerektiğini, gönderilen hurda kağıtlar ekspertiz incelemesinden geçmeden fire oranları belirlenmeden fatura kesilmesi sektöre ve ticaretin olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının öncelikle malların fire ve zayiat oranlarını beklemesi ve daha sonrasında fatura kesmesi gerekirken beklemeden fatura kesmesi ticari teamül ve hukuka aykırı olduğunu, davacının bu hukuka aykırı faturaları sonrası davalı şirketin fire, atık malların ayrımı sonrası düzenlediğin, fire oranları ile örtüşen iade faturalarının kabulü gerekeceği bilirkişi raporu ile hukuka uygun olarak belirtildiğini, bilirkişi raporunda hukuka uygun olarak belirtildiği üzere, davaya konu faturalarda davacı göndermiş olduğu hurda kağıtlara ilişkin ekspertiz raporlarını beklemeden veya kendisine ekspertiz raporu gönderilmesine rağmen kendi belirlediği miktarlar üzerinden fatura kesmesi nedeni ile davalı şirket tarafından ekspertiz raporlarında belirlenen gerçek miktar ile davacının faturalarında yer alan miktarlara ilişkin aradaki farkın iade fatura olarak kendisine yansıtılması gerekli ve zorunlu olduğundan davacının talepleri haksız olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalı tarafından düzenlenen iade faturalarından davacının sorumlu olup olmadığı, işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı noktalarındadır.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, " 16.01.2021cari hesap alacağı 169.831,60 TL" sebebine dayalı olarak 168.824,44 TL asıl alacak, 1.007,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 169.831,60 TL'nin tahsili istemiyle 29.01.2021 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.

Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2). Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.(TTK'nın 83/1,2)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Davalı ticari defterlerine göre, davacının takibe konu ettiği faturaların davalının kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafından davalıya düzenlenen 14 adet fatura toplamı 1.648.530,05 TL, davalı tarafından BA formunda 14 adet belge karşılığı 1.648.528,00 TL olarak bildirilmiş olduğu ve davalı tarafından düzenlenen iade faturaları nedeniyle davalının defterlerinde davacıya borcu bulunmadığı görünmektedir.

Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davalı tarafından, davacının takibe konu yaptığı faturaları ticari defterlerine kaydettikten sonra davacının defterlerine göre davalıdan alacağı olan168.824,44 TL tutarlı iade faturası düzenlemesinden ve bu iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır.

Davalı, adına fatura düzenlenen faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu malın teslim edildiği anlamına gelir. Davalı borçlunun iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştiremez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Bu durumda davalı, davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir.

Davalı taraça iade faturalarına dayanmış ise de bu faturaların, davalının ticari defterlerindeki kayıtla çelişmeyecek şekilde haklı bir nedenle kesildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge mevcut değildir. Davalının, ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalarının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan iade faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davalının savunmalarını ispata elverişli değildir.

Her ne kadar davalı taraf, müvekkilinin hurda kağıt alıp bu kağıtları kağıt fabrikalarına satan bir şirket olduğunu, geri dönüşüm sektöründe hurda kağıtların alımı ve fiyatlandırmasındaki işleyişinin “öncelikle satıcı firma hurda kağıtları alıcı şirkete gönderir, sonrasında alıcı şirkete gelen hurda kağıtları ekspertiz inceler, malın cinsi, kalitesi ve nem fire oranlarını belirler.”

şeklinde olduğunu, satıcıya, mal kalitesi, cinsi ve net kg bildirilerek fatura düzenlemesi talep edileceği, eğer satıcı firma çıkarılan raporu beğenmez ise malını her zaman iade alma hakkına sahip olduğunu, eğer bir itirazı bulunmaz ise ekspertiz tarafından belirlenen bedeller üzerinden fatura düzenlemesinin gerekli ve zorunlu olduğu, davacının bir kısım faturaları ekspertiz tespitlerini beklemeden, bir kısım faturaları ise ekspertiz raporu kendilerine gönderilmesine rağmen hiçbir şekilde rapora itiraz etmeden tamamen kendi belirlediği fiyatlar üzerinden toplam 5 adet fatura düzenlediğini iddia etmişse de, taraflar arasında faturanın davalının iddia ettiği şekilde düzenleneceğine dair bir anlaşmanın yada uygulamanın olduğu davalı tarafça ispatlanamamıştır.

Bilirkişi tarafından yapılan inceleme de, davalının fire, atık malların ayrımı sonrası düzenlediği, dosyaya sunulan fotoğrafların doğrudan davacıdan alınan mallara yahut fireye ayrılan mallara ilişkin olduğu açıkça tespit edilemediği, fotoğrafların çekim tarihlerinde bulunmadığı, balyalar halinde değil dağınık halde oldukları, davalı adına düzenlenen faturalar incelendiğinde faturalarda belirtilen malların davacıdan alınan mallardan fireye ayrılarak mallar olup olmadığının kesin olarak tespit edilemediği belirtilmiş olup, taraflarında kabulünde olduğu üzere davacıya iade edilen bir ürün olmadığı gibi satın alınan kağıtların da işlenmek üzere fabrikalara gönderildiğinden artık davalının söz konusu ürünleri bu şekilde kabul etmiş olduğunun kabulü gerekir.

Davalının iade faturaları nazara alınmadığında taraf defterleri tam mutabık olup, buna göre davacının takip tarihi itibariyle 168.824,44 TL alacağı bulunmaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüte düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüte düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.

Davacı tarafça davalıya gönderilen, .... Noterliği 05.01.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile takip konusu faturaların 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 12.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 16.01.2021 tarihinde temerrüte düştüğü görülerek, takip tarihi olan 29.01.2021 tarihine kadar resen yapılan hesaplamada, 16.01.2021 ile 29.01.2021 (bu tarih hariç) arasındaki 13 gün için (168.824,44 x %16,75 x 13/36500 ) davacının 1.007,16 TL işlemiş faiz talep edebilecektir. Bu durumda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın KABULÜ ile, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 168.824,44 TL asıl alacak ve 1.007,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 169.831,60 TL yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,

2-Kabulüne karar verilen asıl alacağın %20'si olan 33.764,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

4-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 11.601,19 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.051,14 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 9.550,05 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından sarf olunan 3.300,00 TL bilirkişi ücreti, 213,10 TL posta/tebligat/müzekkere/talimattan gideri ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.572,40- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yatırılan 2.051,14 TL peşin harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

9-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

10- Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine,

11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 36,00 TL olmak üzere toplam 256,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c-Davalı tarafından yatırılan 3.460,00 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 11.601,19 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 8.141,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

d-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

bırakılmasına,

e-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

09/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1734, K. 2026/688, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1734-e-2026-688-k-0af5685c634c