İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/43 E. 2025/348 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/43
Karar No
2025/348
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/43 Esas KARAR NO : 2025/348

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

ASIL DAVADA DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ... - [16458-54954-09918] UETS DAVALI : ... - ... [25919-90612-95338] UETS VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... - ... DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)

BİRLEŞEN ... 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/390 ESAS SAYILI DAVASINDA DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... - ... [25919-90612-95338] UETS VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ... ...

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 16/01/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü 2013/8185 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığını, takip dosyasında en son 25/01/2019 tarihinde icra takip işleminde bulunulduğunu, 25/12/2020 tarihinde dosyanın takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığını ve huzurdaki davanın açıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesecek herhangi bir işlem yapılmadığını dosyada zamanaşımını kesmeye matuf herhangi bir işlem yapılmamış olup takibe konu bononun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle taraflarınca icranın geri bırakılması taleplerinin ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/295 E. Sayılı dosyası ile kabul edilerek icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın huzurdaki dava tarihi itibariyle kesinleşmediğini, icra mahkemesi hükümleri maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden huzurdaki davanın açıldığını beyanla müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalının %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, icranın geri bırakılması kararı kesinleştiğinden ve alacaklı tarafından 7 gün içerisinde dava açılmadığı takdirde kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, takibe dayanak kambiyo evrakının zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de; icra dosyasında 3 yıllık süre dolmadan yenileme, sorgu vb. icra takip işlemleri yapılmış olup her işlemden sonra zamanaşımı tekrar işleyeceğinden takip konusu kambiyo senedinin zamanaşımına uğramadığını beyanla davanın reddine, davacı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü 2013/8189 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığını, takip dosyasında en son 24/01/2019 tarihinde icra takip işleminde bulunulduğunu, 25/12/2020 tarihinde dosyanın takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığını ve 11/04/2023 tarihinde alacaklı vekilinin talebiyle yenilendiğini, özetle bu tarihler arasında zamanaşımını kesecek herhangi bir işlem yapılmadığını, takibe konu bononun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle taraflarınca icranın geri bırakılması taleplerinin ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/293 E. Sayılı dosyası ile kabul edilerek icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın huzurdaki dava tarihi itibariyle kesinleşmediğini, icra mahkemesi hükümleri maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden huzurdaki davanın açıldığını beyanla müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalının %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/390 Esas sayılı dosyasının, Yine ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/389 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Akabinde ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/389 Esas sayılı dosyası üzerinden; 2023/389 Esas, 2024/452 Karar sayılı ve 12/07/2024 tarihli karar ile dosyanın bankacılık/finans ihtisas mahkemesine gönderilmesine dair gönderme(görevsizlik) kararı üzerine dosyanın mahkememize tevzi edilmekle işbu 2025/43 Esas kaydını aldığı görülmüştür. Asıl ve birleşen davalar; kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takibe dayanak kambiyo evrakının zamanaşımına uğramış olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine dair menfi tespit istemine ilişkindir. Öncelikle davalı yanın arabuluculuk dava şartı itirazı yönünden; dava tarihi itibariyle menfi tespit davaları bakımından dava şartı arabuluculuk henüz yürürlükte olmadığından davalı yanın bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Bu bağlamda borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Dolayısıyla borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Menfi tespit davalarında özetle; bir kimsenin, gerçekte var olmayan bir borç nedeniyle hâlihazırda icra tehdidi altında olması veya icra takibine maruz kalması, hukuki durumunun bu sebeple zararına yol açacak düzeyde belirsizlik içinde olması hâlinin, böyle bir borcunun bulunmadığına dair bir hüküm ile ortadan kaldırılabileceği durumlarda menfi davası açmakta hukuki yararın mevcut olduğu kabul edilebilir. (Menfi tespit davasına ilişkin yukarıdaki açıklamalar için Y. HGK. 2021/11-479 E., 2023/492 K., 17/05/2023 T., ilamı incelenebilir.) İcranın geri bırakılması kararı bulunması halinde, menfi tespit istemi için hukuki yararın bulunup bulunmadığı konusunda; kural olarak icra mahkemesince icra takibinin geri bırakılmasına karar verilmesi, genel yetkili mahkemelerde borçlu olunmadığının tespiti talebinde bulunulmasına engel teşkil etmez.(Aynı yönde bkz. Y. 19 HD 2014/7645E., 2014/12117 K., 01/07/2014 T.) Anlatılanlar doğrultusunda somut olayda mahkememizce de; davaya konu takip hakkında icranın geri bırakılması kararının bulunması eldeki menfi tespit davasının açılmasına hukuki yarar anlamında engel olarak görülmemiştir. Bununla birlikte somut olayda menfi tespit isteminin salt zamanaşımına dayalı olarak istenildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümlenmesi için “zamanaşımı” kavramı üzerinde durulmalıdır. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 125-140. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 146-161.) maddelerinde düzenlenmiş bulunan zamanaşımı, alacak hakkının, belli bir süre kullanılmaması yüzünden “dava edilebilme” niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir. Borcun zamanaşımına uğramasıyla, borç (alacak) sona ermez, sadece alacaklının dava yoluyla alacağını elde etme olanağı, "alacağın dava edilebilme niteliği" ortadan kalkar. Zamanaşımına uğramış bir borç, ifa edilebilen, fakat dava edilemeyen eksik bir borçtur. Zamanaşımına uğramış borç ifa edilirse, ifa geçerlidir, bir bağışlama veya alacaklı yönünden bir "sebepsiz zenginleşme" söz konusu değildir. Borçlu, borcun zamanaşımına uğradığını bilmediğini, bu nedenle hataen (yanılarak) ödemede bulunduğunu ileri sürerek verdiğini geri isteyemez(BK m. 62; TBK m. 78/2). Zamanaşımı hukuki açıdan "def'i" (kişisel savunma nedeni) niteliğindedir. Borçlu borcunu ifadan kaçınmak istiyorsa, zamanaşımı def’inde bulunup, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava edilebilme niteliğini kaybettiğini ileri sürebilir(BK m. 140; TBK m. 161). BK m. 140’da açıkça belirtildiği üzere, "zamanaşımı ileri sürülmezse, hakim bunu kendiliğinden gözönüne alamaz". (Zamanaşımı kavramına ilişkin yukarıdaki açıklamalar için Y. HGK. 2013/15-169 E., 2013/1365 K., 18.09.2013 T. ilamı incelenebilir.) Yapılan açıklamalar kapsamında, somut olay ele alındığında; asıl ve birleşen davaya konu icra takiplerinde takibe dayanak senetlerin zamanaşımına uğradığı ihtilafsız olup bu yönde icra mahkemesince icranın geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşme şerhlerinin ise (dava tarihi itibariyle) henüz tebliğ edilmediği sabittir. Davaya konu takibe ilişkin icranın geri bırakılmasına karar verilmesi kural olarak tek başına hukuki yararı ortadan kaldırmaz ise de; takipten/senetten temel ilişki nedeniyle sorumlu olunmadığı veya kambiyo taahhüdünün hükümsüzlüğü veya borcun hiç doğmadığı ya da borcun sona erdiği gibi nedenlerle değil salt kambiyo senedinin zamanaşımına uğramasına dayalı olarak menfi tespit davası açılamaz.(Aynı yönde bkz. Y. 11 HD. 2020/2929 E., 2021/1141 K., 11/02/2021 T.) Bu itibarla asıl ve birleşen davaların reddine ve yine koşulları bulunmadığından davalı yanın asıl davada ileri sürdüğü tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; A)Asıl Dava Yönünden: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı yanın inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 3.226,30-TL'den mahsubu ile fazladan alınan 2.610,90-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.227,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, B)Birleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/390 Esas Sayılı Dava Yönünden: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 187,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 428,27-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.975,68-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

29/04/2025

Katip ... (E-imzalıdır)

Hakim ... (E-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/43, K. 2025/348, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-43-e-2025-348-k-6f0045225099