İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/393 E. 2026/637 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/393
Karar No
2026/637
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/393 Esas KARAR NO :2026/637

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:30/05/2025 KARAR TARİHİ:13/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, davalının 11/12/2024 tarihinde Balıkesir'den İtalya'ya malların taşınması için müvekkilinden tekli istediğini ve müvekkilince sunulan teklifin kabul edildiğini, davalının navlun talep ederken "Cuma günü kesinlikle organize olunmalıdır" şeklinde talepte bulunduğunu, yine davalının 12/24/2024 tarihli mailde de cuma günü yüklerin alınması hususunu belirttiğini, bu nedenle davalı talebi üzerine 13/12/2024 tarihinde yükleme için organizasyon sağlandığını, müvekkilinin 13/12/2024 tarihinde organize olunmaması halinde ölü navlun bedelinin yansıtılacağını davalıya aktardığını, 13/12/2024 tarihinde davalının hazırlaması gereken gümrük beyannamelerinin hazırlanmaması nedeniyle yüklerin araçtan boşaltıldığını, müvekkilinin fiili taşımayı üstlenen şirkete rezervasyon bedelini ödemiş olduğunu, bu nedenle bu bedelin tahsili için takip başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 2ç650,00-EURO borcun ödenmesi amacıyla 12/02/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 24/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28/02/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir ve Taşıma Uzmanı Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 06/01/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davalı tarafından incelemeye ibraz edilen 2024-2025 yıllarına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde borcun dayandığı belgelerin tamamının kayıtlı olduğu, davacı taraf ticari defterlerine göre icra takip tarihi 19.02.2025 itibariyle davacı tarafın davalıdan 2.650,00-Euro karşılığı 96.620,06-TL alacaklı göründüğü, taraflar arasında karayolu ile uluslararası taşımada kısmi araç yükü taşıması sözleşmesinin sabit olduğu, fiili taşıyıcının ro-ro hattı üzerinden karayolu taşımasını organize ettiği, RO-RO taşımasının CMR m.2 kapsamında karayolu taşıma vasfını değiştirmediği, davalının taşıma ve sevk evrakı ile gümrük sürecini gereği gibi işletememesi sebebi ile davalı risk alanında taşıma engeli sebebi ile taşımanın iptal edildiği, davacının organize ettiği fiili taşıyıcının da diğer müşteri yükleri ve taşıma tarihleri gözetilerek daha fazla bekleyememesinin taşımanın iptalinde etkin olduğu, davacının her ne kadar 2.400-Euro dava dışı fiili taşıyıcıya ödemesi sabit ise de dava dışı fiili taşıyıcının taşımanın iptali sebebi ile doğrudan tam navlun alamayacağı, dava dışı taşıyıcının 1/3 navlun hak ettiği bunun 800-Euro hesaplandığı, ayrıca davacının navlunda payının 250-Euro olduğu ve bunun tamamından davalının sorumlu tutulabileceği, davacının davalı yandan talep edebileceği tutarın 1.050-Euro hesaplandığı, davacının takip talebinde işlemiş faiz talep etmediği" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; taraflar arasındaki mail ve yazışma suretleri, 2.400,00-Euro ve 2.650,00-Euro bedelli fatura suretleri, 2.900,00-Euro bedelli dekont sureti -Davalı vekili tarafından sunulan; Dolaşım Belgesi sureti, 1.289.532,04-TL bedelli fatura sureti, Gümrük Beyannamesi sureti, Transit Refakat Belgesi -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Sosyal Güvenlik Merkezi müzekkere cevabı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşıma işinden kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma işleri komisyoncusu olan davacının, gönderici davalıdan, taşımanın gerçekleşmemesine dayalı kusur atfı nedeniyle fiili taşıyıcıya ödediği ölü navlun bedelinin tahsili için başlatılan takipte itirazın 2.400,00-Euro'luk asıl alacak yönünden kısmen iptali istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde her ne kadar talep sonucunu 2.400,00 Dolar olarak bildirmiş ise de takipteki yabancı paranın Euro cinsinden olduğu, ön inceleme duruşmasında yapılan açıklamada belirtildiği gibi dava dilekçesi talep sonucunun açık maddi hataya dayalı olduğu, davacının takipteki gibi Euro cinsinden itirazın iptalini talep ettiği, maddi hatanın açık ve basit olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. TTK 865. maddesi; "(1) Gönderen taşıma sözleşmesini her zaman feshedebilir. (2) Gönderen sözleşmeyi feshederse, taşıyıcı; a)Kararlaştırılan taşıma ücreti ile bekleme ücretinden ve tazmini gereken giderlerden, sözleşmenin feshi sonucunda tasarruf ettiği giderlerin veya başka bir şekilde elde ettiği veya kötüniyetli olarak elde etmeyi ihmal ettiği menfaatlerin indirilmesiyle kalan tutarı veya b)Kararlaştırılan taşıma ücretinin üçte birini, isteyebilir. Taşıma sözleşmesinin feshi, taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanmışsa, bu fıkranın (b) bendi uyarınca bir istem ileri sürülemeyeceği gibi, sözleşmenin ifasında gönderenin menfaati yoksa, taşıyıcının bu fıkranın (a) bendinden doğan istem hakkı da düşer. (3) Eşya, sözleşmenin feshinden önce yüklenmişse, taşıyıcı, giderleri gönderene ait olmak üzere, 869 uncu maddenin üçüncü fıkrasının ikinci ilâ dördüncü cümlelerine uygun önlemleri alabilir. Taşıyıcı, eşyanın boşaltılmasına, boşaltma, işletmesi için sakınca oluşturmadığı ve diğer gönderilerin gönderenleri ve alıcıları bundan zarar görmediği takdirde izin verebilir. Fesih, taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanıyorsa, taşıyıcı, birinci ve ikinci cümlelerden farklı olarak, yüklenmiş bulunan eşyayı giderleri kendisine ait olmak üzere hemen boşaltmak zorundadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli, davalının inkar etmediği taşıma ilişkisinde yükleme yapıldıktan sonra gümrük işine ilişkin evrakı temin edememesi üzerine iptal edilen taşımadan kaynaklı zararın davalıdan istenip istenemeyeceğine yöneliktir. Taraflar arasındaki ticari yazışmalardan, 12/12/2024 tarihinde 2.650,00 Euro bedelle taşıma sözleşmesinin CMR hükümlerine tabi olacak şekilde kurulduğu, 13/12/2024 tarihinde yükleme yapılabileceğinin bildirildiği, aracın başkaca yükler de içerdiği, yılbaşı nedeniyle en geç 15/12/2024 tarihinde aracın gemiye binmesi gerektiği (malzeme gemiye indirilmeyip araçla yola devam edeceğinden deniz taşımacılığı kapsamına girmemektedir), gümrük işlerinin tamamlanması gerektiği, ancak 14/12/2024 tarihinde davalının taşıma ve sevke dair belgeyi ikmal edememesinden dolayı taşımanın iptal edilerek yükün araçtan indirildiği, davacının fiili taşıyıcıya iptal edilen rezervasyondan dolayı faturaya bağlanacak şekilde 2.400,00 Euro ödediği görülmüştür. Alınan rapor ve dosya kapsamı itibariyle sevk ve taşıma evraklarına dair sorumluluğun davalının risk alanında olduğu, davacının iptal edilen taşımadan dolayı üzerine düşen bir yükümlülük bulunmadığı, kendi organizasyonunu kurarak işlemlerin tamamlanması gereken tarihi davalıya bildirdiği, bu yönden davacının uğradığı zararın müspet zararın davalı yanca tazmin edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda her ne kadar kısmi araç yükü nedeniyle TTK 865 maddesi uyarınca ödenen ücretin 1/3'ü (800,00 Euro) ve organizasyon payının (250,00 Euro) talep edilebileceği, davacının, iptal edilen yük kapsamında başkaca yük taşıyarak zararın artmasını engelleyebileceği, bu nedenle kısmen 1.050,00 Euro bedelin tazmin edilebileceği mütalaa edilmiş ise de davacının komisyoncu olduğu, organizasyon kapsamında üçüncü kişilere karşı da sorumluluğu bulunduğu, basiretli tacir olarak hareket etmesi gerektiği, kısa süreli sözleşme ilişkisi kapsamında iş takvimini davalı ile paylaştığı, sözleşmenin bu şartlarla kurulduğu, ancak davalının kusuru nedeniyle iş takviminin sarkmaması için davalı yükünün iptal edildiği, davacıdan, bir gün sonrasında gemiye binecek araca aynı güzergah için, aynı şartlarda yük bulmasının beklenemeyeceği, bu kapsamda elde edebileceği bir menfaatten kaçındığının veya bu duruma kayıtsız kaldığının, fırsat olmasına rağmen değerlendirmediğinin usulünce ortaya konmadığı, ticari hayatın olağan akışında bu ihtimalin düşük olduğu, kısa sürede zararı tolere etmesinin veya azaltmasının kendisinden beklenemeyeceği, davalının belge temin edemediği sürede davacıdan yeni bir akit kurmasının beklenemeyeceği, dolayısıyla sözleşmenin yerine getirilmesine duyduğu güven üzerine fiili taşıyıcıya yapması gereken ödemeyi müspet zarar olarak davalıdan talep edebileceği, herhangi bir indirime gidilmemesi gerektiği, davacının kötüniyetli veya ihmalkar olmaması, fesih nedeninin davalıdan doğması, sözleşmenin geldiği ve geçirdiği aşama itibariyle tamamlanmış gibi sonuç doğurması gerektiği, tamamlanmamasına dayanak kusurun davalıdan sadır olduğu, bu nedenlerle TTK 865/2 maddesindeki şartların gündeme gelmeyeceği, davanın kısmen iptali istenen miktarın yerindeliği nedeniyle tam kabulüne karar verilmesi gerektiği, %3 işleyecek faiz talebinin takip tarihi için TCMB kayıtlarına uygun bir oran olduğu, bu yönden itirazın yersiz olduğu anlaşılmıştır. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, itiraza uğrayan ve iptal edilen takip çıkış miktarı üzerinden alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Kısa kararın 1. fıkrasında sehven yazılan "fazlaya dair talebin reddine" ibaresinin, hüküm sonucuna göre açık maddi hataya dayalı olduğundan gerekçe yazım aşamasında hükümden çıkarılarak resen tashih edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 2.400,00-Euro üzerinden ödeme emrindeki diğer kayıt ve şartlarla birlikte devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan haksız itiraza uğrayan miktar üzerinden (2.400,00-Euro * 37,52 takipteki kur; 90.048,00-TL) %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 18.960,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 7.311,90-TL karar ve ilam harcından 1.799,47-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.512,43-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 1.799,47-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.414,87-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti toplamı 18.500,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 13/07/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/393, K. 2026/637, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-393-e-2026-637-k-8fe59676473c