İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/873 E. 2026/534 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/873
Karar No
2026/534
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/873 Esas KARAR NO : 2026/534

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/11/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin yazılım, kavşak yönetimi ve elektronik denetleme sistemleri konusunda uzman bir şirket olduğunu, ...'da kurulu ve işletilen EDS cihazına, davalı sigorta şirketinin İMM müşterisi olan araca ait çekicinin %100 kusurlu şekilde sebep olduğu kaza sonucunda zarar verildiğini, meydana gelen hasar sebebiyle ZMMS kapsamında başka bir sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde alınan Sigorta Tahkim Komisyonu kararı ve bilirkişi raporuna göre müvekkil şirketin toplam zararının tespit edildiğini, bu kapsamda ZMMS limitleri dışında kalan 1.146.382,00 TL tutarındaki alacak için davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı tarafın HMK m. 121 ve m. 194 gereğince delillerini usulüne uygun şekilde tebliğ etmediğini ve delillerini somutlaştırmadığını, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca ihtiyari mali mesuliyet sigortasının sorumluluğunun zorunlu mali sorumluluk sigortası limitlerinin bitiş noktasında başladığını, trafik poliçesi limitleri tüketilmeden müvekkil şirketin sorumluluğunun doğmayacağını, somut olayda zorunlu mali mesuliyet sigortası limitlerinin tüketilmediğinin ispat edilemediğini, bu nedenle müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davacının kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığının netleştirilmesi gerektiğini, mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi adına kasko sigortacısına müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacının dava açmadan önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu durumun dava şartı yokluğu oluşturduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kaza tarihindeki poliçe limitlerinin ve sigortalının kusurunun dikkate alınması gerektiğini, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması ve sigortalı aracın hususi nitelikte olması nedeniyle avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek, öncelikle davanın usulden, aksi kanaatte esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ederek davanın reddini savunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı tarafından kurulup işletilen EDS cihazına davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalanmış olan aracın vermiş olduğu hasardan kaynaklı cihaz bedelinin kasko poliçesi kapsamından davalıdan tahsili istemi ile başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; ... ili ... ilçesi ... mahallesi yer alan davacı şirkete ait olan ve davacı şirket tarafından kurulan ve işletilen EDS cihazına davalı şirket nezdinde İMMS kapsamında sigortalanmış olan dava dışı ... Nakliyat İnşaat Mad. Hay. Gıda Pet. Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait, dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı çekici ve çekiciye takılı ... plakalı dorse aracın karışmış olduğu trafik kazası neticesinde hasar görmesi sebebiyle ZMMS kapsamında ödenen bedelden kalan bakiye kısmın davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan .... İcra Dairesinin 2024/... Esas Sayılı dosyasına vaki davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının hükmolunacak meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi, istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş., kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle dava dışı sigortalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açıktır. Bu kapsamda somut olay bakımından yapılan kontrolde; davalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde dava dışı ... Sigorta şirketi nezdindeki poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu, ZMMS kapsamında işbu bedelin tamamı davacı tarafa ödenmekle dava dışı ZMMS kapsamında poliçe limitinin tüketilerek usulüne uygun şekilde davalıya İMMS kapsamında başvuru yapılmış olduğu kanaatine varılmıştır. Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, hasar dosyası evrakları, sigorta tahkim komisyonu dosyası bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosya 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiş olup bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda özetle ; 13.04.2023 günü saat 20:45 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı çekici ve çekiciye takılı ... plakalı dorse cinsi aracı ile ... ili, ... ilçesinde ... kavşağı istikametinden gelip Otogar istikametine seyir halindeyken ... Plaza isimli iş yeri önüne geldiğinde aracında yukarı doğru yönde kalkık vaziyette bulunan dorsesinin Karayolları üzerinde bulunan EDS direğine çarpması ve çarpmanın etkisi ile EDS direğinin bu sırada Otogar istikametinden gelip ... kavşağı istikametine seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonet aracının üzerine devrilmesi sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir. Yukarıdaki "Olay" kısmında anlatıldığı ve kaza yeri krokisinden de görüldüğü gibi ... plakalı çekici ve çekiciye takılı ... plakalı dorse yukarıya doğru kalkık vaziyette EDS direpine çarpmış ve ... plakalı kamyonetin üzerine devrilmiştir. Dosya içeriğindeki veriler incelendiğinde ... plakalı çekici ve çekiciye takılı ... plakalı dorse sürücüsü ..., Karayolları Trafik Kanununun 47.d maddesine göre "Karayollarından faydalananlar Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar." kuralına uymamış, dorsesi kalkık bir vaziyette dikkatsiz ve kontrolsuz bir şekilde kullandığı aracı ile EDS direğine çarparak ... plakalı kamyonetin üzerine devrilmesi sonucu meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı görüşüne varılmıştır. KDV'li hasar bedeli 1.303,782 TL olmaktadır. Toplam hurda değerinin: 11 x3400= 37.400 TL olduğu hesaplanmıştır. Söz konusu parçalar optik, elektronik ve hassas parçalar olup tamiri mümkün değildir, tamir edilseler bile istenen özellikleri göstermezler. Bu sebeple yenileri ile değiştirilmeleri herekmektedir. Davacı taraf 24.11.2025 tarihli dava dilekçesinde ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı ... Sigortadan teminat limiti olan 120.000 TL ödeme almış olduğunu belirtmektedir. Bu durumda Davacı tarafın bakiye alacağı bedel 1.303,782 - 120.000 = 1.183,782 TL olmaktadır, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu, sigorta tahkim komisyonu dosyası bir bütün olarak incelendiğinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalanmış olan aracın davacının cihazına vermiş olduğu hasardan kaynaklı olarak sorumlu olacağı, davalının poliçe limitinin 2.500.000,00 TL olması sebebiyle bilirkişi tarafından hesaplanan 1.183,782,00 TL'den hurda bedeli olan 37.400,00 TL mahsup edildiğinde 1.146.382,00 TL bedelin davalıdan talep edilebileceği, bu kapsamda davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda dava konusu alacak miktarı haksız fiile ilişkin olup alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; davalının .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine 3-Alınması gerekli olan 78.309,35-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 13.845,43-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 64.463,92-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 14.548,33-TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç) davetiye, posta gideri: 120,00-TL, bilirkişi ücreti: 8.000,00-TL olmak üzere toplam: 22.668,33-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 177.957,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip .. e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/873, K. 2026/534, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-873-e-2026-534-k-1456442d55b7