İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/174 E. 2025/1011 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/174
Karar No
2025/1011
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/174 Esas - 2025/1011 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/174 Esas KARAR NO : 2025/1011 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/03/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (...) tarafından 11/09/2023, 19/09/2023, 06/10/2023 ve 12/10/2023 tarihlerinde ...'nın Keçiören, Altındağ, Mamak ve Yenimahalle ilçelerindeki dört farklı adreste yapılan kazı çalışmaları sırasında müvekkili ... .... .... A.Ş.'ye ait kablolara hasar verildiğini, bu haksız fiil neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, zararın tazmini için davalıya 10/11/2023 tarihli yazılarla başvurulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Gölbaşı (...) İcra Dairesi'nin 2024/211 Esas sayılı dosyası ile 16.758,86 TL'lik alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 31/01/2024 tarihinde borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını, davalının faaliyetlerinin özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, HMK'nın 16. maddesi uyarınca zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olması ve Gölbaşı'nda müstakil ticaret mahkemesi bulunmaması nedeniyle HSK kararları uyarınca ...Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu olayların meydana gelmesinde müvekkili idareye atfedilecek bir kusur bulunmadığını, belirtilen adreslerdeki çalışmaların ihale ile farklı yüklenici firmalara (... .... .... Yapı İnş. San. Tic. Ltd. Şti-... Petrol Ürün Paz. Nak. A.Ş. İş Ortaklığı) yaptırıldığını, idare ile yükleniciler arasındaki sözleşmelerin "eser sözleşmesi" niteliğinde olduğunu ve sözleşmelerin özel teknik şartnamelerinde kazı sırasında üçüncü kişilere verilecek her türlü zarardan yüklenicinin sorumlu olacağının açıkça düzenlendiğini, bu nedenle husumetin müvekkili idareye yöneltilemeyeceğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davanın adı geçen yüklenici firmalara ihbar edilmesi gerektiğini, davacının tek taraflı düzenlediği hasar tespit tutanaklarının ve talep edilen fahiş miktarın kabul edilemeyeceğini, davacı tesislerinin standartlara uygun döşenip döşenmediğinin de belli olmadığını, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığını ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, öncelikle usule ilişkin zamanaşımı ve yetki itirazları doğrultusunda, aksi halde esasa ilişkin nedenlerle davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Gölbaşı (...) İcra Dairesi'nin 2024/211 Esas sayılı takip dosyası, davacı tarafından sunulan hasar tespit formları ve ekleri, 10/11/2023 tarihli ihtarlar, davalı kurumun yüklenici firmalara yazdığı yazılar, 11/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 02/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 16.758,86-TL asıl alacağın tahsili amacı ile Gölbaşı(...) İcra Dairesi'nin 2024/211 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 30/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 31/01/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 08/03/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Dava haksız fiilden kaynaklanmakta olup, davanın kanuni dayanağının Türk Borçlar Kanunu 49-76. maddeleri olduğu tespit edilmiştir. İlgili kanun maddeleri şöyledir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Türk Borçlar Kanunu 50/1. maddesi, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi, “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” hükmü yer almaktadır. 30.11.2000 tarih ve 24246 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 58. maddesinde" Kablolar: b) Kabloların döşenmesi: 11) Yeraltına döşenecek kablolar, sokak ve alanlarda en az 80 cm derinliğe gömülmelidir. Bu yerlerin dışında en az 60 cm olmalıdır. Bu derinlik zorunlu durumlarda özel koruyucu önlemler alınarak 20 cm dolaylarında azaltılabilir. 13) Kablolar duruma göre toprak içine, kablo kanallarına ya da duvarlara tutturulan delikli tavalara veya merdiven raflara döşenmelidir. Deliksiz yapılmış tavalarla kablo döşenmesi tavsiye edilmez. Toprak içine yerleştirilen kabloların altında ve üstünde yaklaşık 10 cm kalınlıkta elenmiş kum bulunmalıdır. Kablonun üzerindeki kumun üzerine ve aynı kanala döşenen AG ve YG kabloları arasına tüm kablo boyunca dolu tuğla veya en az 6 cm kalınlıkta beton plaka veya plastik vb. malzemelerden yapılmış koruyucu elemanlar yerleştirilmelidir. Böylece çukuru açan işçilerin kazma darbelerinden kablo korunmalı ve orada kablo bulunduğu önceden anlaşılmalıdır. Bu koruyucunun yaklaşık 30 cm üzerine ise en az 10 cm genişliğinde polietilenden yapılmış uyarı şeridi konulmalıdır. e) Kablo yerlerinin işaretlenmesi: Kablo tesisleri bulunan kuruluşlar, bunların yerlerini tam olarak işaretleyerek bu kabloların geçiş güzergahlarını gösteren planları, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyelere, diğer yerlerde de ilgili mülki idare amirliklerine vermelidir. Yer altı kablo güzergahları kaplamasız yerlerde işaretli beton kazıklarla, kaplamalı yerlerde oyulmuş işaretlerle belirtilmelidir. Şöyle ki güzergahı görünmeyen kablolar (mesela hendek içindekiler), kablo güzergahı ve niteliği anlaşılacak şekilde işaretlenmelidir. Bu çerçevede düz güzergah maksimum 100 m'de bir, ek ve branşman yerleri dönüş noktaları vb. yanılgıyı önleyecek şekilde işaretlenmelidir. Bu işaretler yerine göre beton kazık, pirinç veya döküm levha yada kaldırım kaplamasında oyulmak suretiyle yapılmalıdır." hükmü yer almaktadır. Yapı İşlerinde İş Güvenliği Tüzüğü'nün 20.maddesinde "Kazı işlerinin yapılacağı yerlerde; elektrik kabloları, gaz boruları, suyolları, kanalizasyon ve benzeri tesisatın bulunup bulunmadığı hususu önceden araştırılacak ve duruma göre gereken tedbirler alınacaktır." ifadeleri bulunmaktadır. ...Altyapı Koordinasyon Merkezi Çalışma Usul ve Esasları Uygulama Yönetmeliğinin ''Alt Yapı Tesis Çalışmalarının Yürütülmesi” kenar başlığını taşıyan 15. maddesinin m bendinde, “ Alt yapı kuruluşlarına ait tesis bulunduğu kısımlarda çalışmayı yaptıran kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler kazı yerinde bu kuruluşlardan gözlemci bulunmasını sağlayacak, diğer kurumların alt yapı tesislerinde çalışma sırasında meydana gelecek zararlardan kazıyı yaptıran veya yapan kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler sorumlu olacaktır. İlgili zararın tahsil edilmesi zararı veren ve zarara maruz kalan taraflar arasında gerçekleştirilir.” ibaresi yer almaktadır. Mahkememizce görevlendirilen elektrik-elektronik mühendisi ve nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 11/03/2025 tarihli kök raporda özetle; davaya konu dört farklı adreste davacıya ait altyapı tesislerinin davalı veya yüklenicileri tarafından hasara uğratıldığının dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, davacı tesisatının ilgili teknik mevzuata ve standartlara uygun olarak döşendiği, davalının kazı öncesi davacıdan gözlemci talep etmediğinin anlaşıldığı, her bir hasar için yapılan hesaplamada toplam zararın KDV dahil 13.484,73 TL olduğu ve davalı tarafından dava açıldıktan sonra 2.736,98 TL ödeme yapıldığının belirtildiği bildirilmiştir. Tarafların itirazları üzerine alınan 02/09/2025 tarihli ek raporda ise; kök rapordaki hesaplamaların KDV yönünden tekrar incelendiği, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davacının talep edebileceği toplam asıl alacak miktarının 13.330,93 TL olduğu, haksız fiil tarihlerinden takip tarihi olan 24/01/2024'e kadar her bir alacak kalemi için ayrı ayrı hesaplanan avans faizi toplamının 1.624,60 TL olduğu, böylece davacının takip tarihi itibarıyla toplam alacağının 14.955,53 TL olduğu, davalının dava açıldıktan sonra 22/03/2024 tarihinde yaptığı 2.736,98 TL'lik ödemenin bu toplamdan mahsubu ile bakiye alacağın 12.218,55 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalının kazı çalışması sırasında davacıya herhangi bir bildirimde bulunmadığı, bu nedenle kazı anında davacı tarafın gözlemci bulundurmasını ve ilgili yönetmelik gereği bilgi vermesini talep etme zorunluluğunun yerine getirilmediği, doğan zarardan yükümlülüğünü ihlal eden davalının bilirkişi raporu ile hesaplanan 13.330,93 TL asıl alacak, 1.624,60 TL faiz alacağından sorumlu olacağı, davalının takip başladıktan ve dava açıldıktan sonra 22/03/2024 tarihinde yaptığı 2.736,98 TL'lik ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Gölbaşı(...) İcra Dairesi'nin 2024/211 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 13.330,93 TL asıl alacak, 1.624,60 TL işlemiş faiz alacağı yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -Takip başladıktan sonra yapılan 2.736,98 TL ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, -Kabul edilen asıl alacağın %20 si oranında hesaplanan 2.666,19 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 14.955,53 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.021,61 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 594,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 720,00 TL tebligat gideri, 9.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.220,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 9.120,28 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.099,72 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 387,38 TL'sinin davacıdan, 3.212,62 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 14.955,53 TL üzerinden takdir edilen 14.955,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.803,33 TL üzerinden takdir edilen 1.803,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 23/12/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/174, K. 2025/1011, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-174-e-2025-1011-k-06b78fb54341