İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/840 E. 2026/607 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/840
- Karar No
- 2026/607
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/840 Esas KARAR NO : 2026/607
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 15/09/2025 KARAR TARİHİ : 08/06/2026 YAZIM TARİHİ : 19/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 23.06.2025 tarihli nakliye sözleşmesi yapılmış olup, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle oluşan bekleme bedeli, şoför bekleme primi ve yol masraflarının tahsilinin talep edilmekte olduğunu, davacı şirketin .... tarihinde ... ve ...’den boş dönecek araçları bulunduğunu davalıya bildirdiğini, davalı tarafın 18.06.2025 tarihinde ...’dan yük verilebileceğini belirttiğini, daha sonra yüklemenin 23.06.2025 tarihinde yapılacağının kesin olarak bildirildiğini ve taraflar arasında bu tarihli nakliye sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği yükleme ... ...’da yapılacak olup davacıya ait ... plakalı aracın 20.06.2025 tarihinde yükleme yerinde hazır edildiğini, ancak davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle yükleme yapılmamış ve aracın 24.06.2025 tarihinde boş olarak geri çekildiğini, araç bekleme süresi nedeniyle oluşan bekleme bedeli, şoför bekleme primi ve yol masraflarının davalıya ... tarihli ve ... numaralı fatura ile yansıtıldığını, ancak davalı şirketin bu faturayı ödemediğini ve iade etmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre yükleme için 24 saat, boşaltma için 48 saat serbest süre tanınmış, bu sürelerin aşılması halinde araç başına 150 Euro demoraj uygulanacağı ve mücbir sebep dışında taşımanın gerçekleşmemesi halinde doğacak zarardan taşıtanın sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ancak davalı taraf toplantıya katılmadığı için anlaşma sağlanamadığını alacağın tahsilinin güvence altına alınması ve mal kaçırma ihtimaline karşı davalı şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, şimdilik 500 Euro karşılığı 24.281 TL’nin (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) davalıdan tahsilini, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasında tek bir taşımaya ilişkin taşıma sözleşmesi bulunmakta olduğunu, ancak söz konusu taşıma işinin, davacı şirketin talimatlara aykırı hareket etmesi nedeniyle gerçekleşmemiş olduğunu, davacı şirketin, taşıma aracını yükleme tarihinden çok önce yükleme yerine gönderdiğini, oysa taşımacılık sektöründe yükleme tarihinin ertelenmesi ihtimalinin olağan ve bilinen bir durum olduğunu, davacının bu riski bilmesine rağmen aracı erken göndererek zararın doğmasına kendisinin sebep olduğunu, bu nedenle bekleme bedeli, şoför bekleme primi ve yol masrafı talep etme hakkı bulunmadığını taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, cari hesap kat edilmeden ve mutabakat sağlanmadan likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, dolayısıyla davacının alacak talebinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturanın haksız olduğunu faturaya süresinde itiraz edilerek davacıya iade edildiğini, bu nedenle iade edilmiş faturaya dayanılarak alacak talep edilmesinin mesnetsiz olduğunu davacının dilekçesinde yer alan bazı belgelerin davalıya tebliğ edilmediğini, bu nedenle belgeler tebliğ edildikten sonra beyan ve itiraz haklarının saklı tutulduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğu gerekçesiyle tamamen reddini, ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. 12/03/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; "... I. TİCARİ DEFTER TASDİKLERİ VE KAYIT DÜZENİ: a. DAVACI ...Ş.’nin 2025 yılı ticari defterleri incelenmiştir. İncelenen dönemlerde DAVACI ŞİRKETİN e.defter mükellefi olduğu, e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görülmüş olup, takdir yetkisi mahkemenindir. b. DAVALI ....’nin 2025 yılı ticari defterleri incelenmiştir. İncelenen dönemde DAVALI ŞİRKETİN e.defter mükellefi olduğu, e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görülmüş olup, takdir yetkisi mahkemenindir. II.DAVA DOSYASI KAPSAMI, TARAFLARIN BA-BS BEYANLARI VE İNCELEMEYE SUNULAN TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA KARŞILAŞTIRMALI İNCELEME VE TESPİTLER SONUCUNDA: a. Yukarıda, ayrıntısı açıklandığı üzere; DAVALI şirket tarafından yapılan 2.850,00-EURO karşılığı 129.175,97-TL ödemenin tahsilat olarak kaydedildiği, 610,00-EURO karşılığı, 28.361,40-TL için ise DAVALI tarafından düzenlenen “iade faturasının” DAVACI tarafından kabul edilip, DAVALI ŞİRKET lehine alacak kaydedilerek, DAVALI ŞİRKETİN BORCUNUN sıfırlandığı, DAVACI ŞİRKET kayıtlarına göre DAVALI ŞİRKETİN BORÇLU olmadığı tespit edilmiştir.(Tarafların BA-BS beyanlarını karşılıklı olarak doğrulamaktadır.) b. Yukarıda BA-BS beyanlarında belirtilen DAVACI tarafından düzenlenen(BS Beyanı ile beyan edilen) ve DAVALI tarafından kabul edilen(BA Beyanı ile beyan edilen)129.175,97-TL tutarlı 2 adet fatura karşılığının DAVALI tarafından ödendiği, DAVACI tarafından ise tahsilat olarak kaydedildiği, c. DAVALI tarafından BS Beyanı ile beyan edilen, 1 adet 28.361,40-TL tutarlı “iade faturası”nın DAVACI tarafından BA Beyanı ile kabul edilen fatura olduğu ve kayıtlarına alınan “iade faturası” olarak, DAVALI lehine alacak olarak kaydedilerek, DAVALI ŞİRKETİN borcunun sıfırlandığı, başka bir deyişle DAVACI kayıtlarına göre, DAVALI ŞİRKETİN BORÇLU OLMADIĞININ kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. d. Lojistik ve taşıma süreci bakımından: Taraflar arasında ticari defter kayıt ve belgeleri uyumlu bir şekilde taraflar arasında borç-alacak bakiyesi vermemekle beraber, davacının 23.06.2025 tarihli yükleme için davalı yana ...-Türkiye arasında CMR hükümlerine göre uluslararası karayolu ile eşya taşıması konusunda taahhüdü gereği aracı hazır ettiği, Davacının 20.06.2025 tarihinde yükleme mahalline vardığı, 23.06.2025-24.06.2025 itibarı ile taşıma işi verilmediği, davalının söz konusu taşıma için davacıya işi vermeyeceği anlaşıldığı, buna göre sözleşme iptali kaynaklı davacının zararının TTK m.865 hükmüne göre davalı yanca tazmin edilmesi gerektiği, Daha yüksek navlun kararlaştırma ve davacı zararı sabit olmadığı takdirde, davacının rayiçlere uygun 2.850 EURO navlun varsayımı ile iptal için 950,00 EUR tazminat talep ve dava edebileceğinin değerlendirildiği, Taraflar arası sözleşme 18.06.2025 tarihli olmakla beraber 23.06.2025 tarihli yükleme öngörülmesinden dolayı 23.06.2025 öncesi için davacının bekleme kaynaklı zarar ziyan tazmin talep edemeyeceği gibi bekleme ücreti de hesaplanamayacağı, " şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; İşbu dava Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı .... tarihli görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi olmuştur. Dava, Taraflar arasında akdedilen 23/06/2025 tarihli nakliye sözleşmesinden kaynaklanan bekleme ücretinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalı ile aralarında, 23.06.2025 tarihli nakliye sözleşmesi yapıldığını, davacının 16.06.2025 tarihinde ... ve ...’den boş dönecek araçları bulunduğunu davalıya bildirdiğini, davalının 18.06.2025 tarihinde ...’dan yük verilebileceğini belirttiğini, daha sonra yüklemenin 23.06.2025 tarihinde yapılacağının kesin olarak bildirildiğini ve taraflar arasında bu tarihli nakliye sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği yüklemenin ... ...’da yapılacağını, ... plakalı aracın 20.06.2025 tarihinde yükleme yerinde hazır edildiğini, ancak davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle yüklemenin yapılamadığını ve aracın 24.06.2025 tarihinde boş olarak geri çekildiğini, araç bekleme süresi nedeniyle oluşan bekleme bedeli, şoför bekleme primi ve yol masraflarının davalıya ... tarihli ve ... numaralı fatura ile yansıtıldığını, ancak bedelin ödenmediğini belirterek şimdilik 500 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davalı tarafça, taşıma işinin, davacının talimatlara aykırı hareket etmesi nedeniyle gerçekleşmediğini, davacının, taşıma aracını yükleme tarihinden çok önce yükleme yerine gönderdiğini, davacının aracı erken göndererek zararın doğmasına kendisinin sebep olduğunu, bu nedenle bekleme bedeli, şoför bekleme primi ve yol masrafı talep etme hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunulmuştur. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ve taşımaya ilişkin bilgi belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması sağlanmış olup, buna göre davacı ve davalı şirketin incelemeye sunulan 2025 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, tarafların birbirini doğrulayan ticari defter ve kayıtlarına göre davacını davalıdan alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davanın konusu itibariyle cari hesap alacağı, salt faturaya dayalı bir alacak talebi olmaması hasebiyle davacının talebinin sadece tarafların ticari defter ve kayıtlarının duruma göre çözülemeyeceği anlaşılmıştır. Davacının talebi yüklemenin kararlaştırıldığı tarihte yapılmaması ve taşıma akdinin fillen yerine getirilmemesi sebebiyle uğranılan beklemeye dayalı zararların tazmini istemine ilişkin olup, tarafların da beyanlarından anlaşıldığı üzere davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesinin 23.06.2025 tarihli yükleme olacak şekilde kararlaştırıldığının anlaşıldığı, bu durumda taraflar arasında sözleşmenin 18.06.2025 tarihli olmadığı, davacının beyanına göre 16.06.2025 tarihinin davacının davalıya araçlarını bildirdiği tarih olduğu, 18.06.2025 tarihinde davalının beyanına kadar taraflar arasında taşıma sözleşmesinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla 18.06.2025-24.06.2025 tarihleri arasında bekleme olduğu ve davacının bu tarihler arasında bekleme ücretine hak kazındığının çıkarılamayacağı, davacının, 16.06.2025 tarihinde araçlarını bildirdiği, davalının 18.06.2025 tarihli bildirimi ile sözleşmenin kurulduğu anlaşılmıştır. Bu sözleşmeye göre yükleme 23.06.2025 tarihli olacak iken, davacının aracının 20.06.2025 tarihinde yükleme mahalline vardığı, 23.06.2025 tarihinde yükleme yapılmadığı, taraflar arasında taşıma işine dair ifa sürecinin başlamadığı anlaşılmıştır. Davacının 23.06.2025-24.06.2025 tarihlerindeki beklemesi ve işin ifa edilmemesi bakımından bekleme, şoför harcırah veya sair bir hak edişi söz konusu olmayacak olup, davacının sözleşmenin iptali, 23.06.2025-24.06.2025 tarihlerinde yükleme yapılmaması ve taşıma işi verilmemesi sebebi ile sözleşmeden dönme kaynaklı zararını tazmin talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu husus dava konusu uluslararası taşımaları düzenleyen CMR hükümlerinde yer almamakta ise de TTK'nın 865/2.fıkrasıhnda düzenlenmiştir. Buna göre davacının davalı ile 23.06.2025 tarihli yükleme öngörülen taşımada ... – Türkiye yükü için dönüş yükü olarak ne kadar navlun kararlaştırıldı ise bunun1/3 oranından az olmamak üzere tazmin talep etme hakkı vardır. Taraflar arasındaki sözleşmede navlun bedelinin 3.650 Euro olarak kararlaştırıldığı, bunun 1/3'nün yaklaşık 1.216,6 Euro yaptığı ancak davacının ıslah ile 950,00 Euro talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi gereği bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. Davacının dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığı, ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından ıslah tarihinden itibaren alacağa faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; - 950,00-EURO'nun ıslah tarihi olan 18/05/2026 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.154,14-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 615,40-TL peşin ve 409,00 tamamlama harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 2.129,74-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 409,00 tamamlama harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere 1.639,80-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 23.385,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/06/2026
Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ..... ☪ e-imzalıdır. ☪