İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/371 E. 2026/152 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/371
Karar No
2026/152
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/371 Esas - 2026/152 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/371 KARAR NO : 2026/152

....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/04/2024 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla taraflarınca .... E. sayılı dosyası üzerinden .... hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu taraflarınca cari hesaptan doğan alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla .... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamamış ve bu husus 19.04.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alınmış ve davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu, davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili .... işletmesinin sahibi olup, tacir sıfatı ile ticari işletme faaliyetinde bulunduğunu, Davacı şirketin, müvekkiline ait olan ticari işletmeye ürün tedarik etmekte olup aralarında ki ilişki ticari işletmeleri ile ilgili olduğunu, Bu nedenle, iş bu davanın görevsiz mahkemede açılmış olup, TTK m.4/1'e göre iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve her iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava olduğunu, Buna göre, ticari dava olabilmesi için iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gerekmektiğini, Müvekkili Harper's coffee işletmesinde ticari faaliyet yürütmekte olup, işletmesi için ürün tedarik ederek ticari faaliyet yürüten davacı şirket ile bir dönem çalıştığını, tereddütsüz olarak dava konusu uyuşmazlık iki tarafından ticari işletmesi ile ilgili olup, iki taraf tacir olduğunu, bu nedenle iş bu dava görevsiz.... mahkemesinde açılmasının gerektiğini, davaya bakmaya görevli mahkeme .... Mahkemesi olduğunu, ve Tüm bu nedenlerle öncelikle eldeki davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, Aksine davacı yan tarafından gönderilen ürünlerin bayatlamış ve bozuk olması nedeniyle müvekkilinin ticari kazanç ve itibar kaybının söz konusu olduğunu, Bu nedenle müvekkili aleyhine haksız olarak icra takibi başlatan davacının davasının reddedilerek takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (.... karar sayılı emsal ilamı) Mahkememizce tarafların tacir olmaları ve uyuşmazlığın niteliği gözetilerek tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 24/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, anılan kayıtlara göre 12/01/2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 11.856,20TL alacaklı olduğu; davalı tarafın ticari defterlerinin de usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu belirtilmekle birlikte davalının 2024 dönemi yasal defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle karşılaştırma yapılamadığı mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Bu kapsamda davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 11.856,20TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığı görülmekle davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davalının .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 11.856,20TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutarda asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Alacağın belirgin nitelik taşıdığı anlaşılmakla asıl alacağın %20 si tutarındaki 2.371,24TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 809,89-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 382,29-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 6.500,00TL bilirkişi ücreti, 1.510,00TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 8.865,20TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-AAÜT uyarınca belirlenen 11.856,20TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/02/2026

.....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/371, K. 2026/152, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-371-e-2026-152-k-f3d475f5b0cc