İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/353 E. 2026/493 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/353
Karar No
2026/493
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/353 Esas KARAR NO : 2026/493

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2024 KARAR TARİHİ : 30/06/2026

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 14.07.2023 tarihli danışmanlık, aracılık ve komisyon sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket tarafından ödenen sigorta bedellerinin; üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen ve sözleşmeyi hiçbir şekilde ifa etmeyen davalı şirketten sözleşme maddeleri ve edimin ifa edilmemesi gereği ödenen bedellerin iadesi istemli icra takibi yapıldığını, ancak davalı yanın başlatılan takibe itiraz ettiğini, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeye göre fesih iradesi, taraflardan birisinin sözleşmenin esasını oluşturan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden başlayarak 10 gün içerisinde kullanılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte haklı feshin yapılabilmesi için 10 günlük sürenin kaçırıldığını, bu sebeple davacının fesih iradesinin haksız olduğunu, müvekkilinin geri iade yükümlülüğü doğacaksa dahi müvekkilinin yapmış olduğu harcama ve masrafların mahsup edilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine, icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.

Dava: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. .... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 05.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31.07.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 01.08.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık; taraflar arasında yapıldığı iddia edilen ancak davalı tarafça edimlerinin yerine getirilmediği iddiası ile davacı tarafça ödenen bedellerin iadesi talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, hizmetin yerine getirildiğinin ispat yükü davalı taraftadır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararında;".. ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır." denilerek ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarının HMK'nun 222. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre sözleşme uyarınca 42.500,00-TL ödeme yaptığı, davalının ticari defterlerini sunmadığı, hizmetin yerine getirildiğine dair davalı tarafça delil de sunulmadığı nazara alındığında davacı tarafça ödenen bedelin sözleşme kapsamında iadesi talepli ikame olunan davanın kabulü ile alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; Davalının .... Genel İcra Dairesi 2024/.... sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin aynı koşullarda takibin DEVAMINA, İtirazın iptaline karar verilen icra dosyasındaki asıl alacak toplam tutarı 42.500,00-TL bedelin %20 oranına isabet eden 8.500,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2.903,18-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 725,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.177,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 42.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.153,40-TL ilk gider, 9.241,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 10.394,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/06/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/353, K. 2026/493, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-353-e-2026-493-k-bf3c2bcdb3a2