İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/301 E. 2026/230 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/301
Karar No
2026/230
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/301 Esas - 2026/230 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/301 Esas KARAR NO : 2026/230

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18.04.2025 KARAR TARİHİ : 14.04.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18.05.2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin taşımacılık ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren, müşterilerinin talepleri ve siparişleri doğrultusunda gerek kendi araçlarıyla gerekse davalı ... gibi taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren başka kişilerce malları taşıtarak işlemlerini yürütmekte olduğunu, müvekkili şirketin dilekçe ekinde sunulan irsaliyeden de anlaşılacağı gibi ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait olan 2.158.911,36-TL değerindeki malları, irsaliyede belirtilen ..... adresine teslim edilmesi için davalı ...'la anlaştığını ve davalıya ait ... plakalı, ...'ın çalışanı olan şoför ... sevk ve idaresindeki tır ile taşınmak üzere malların 18.02.2025 tarihinde ... / .....'den yola çıktığını, ancak ekte sunulu karakol ifade tutanaklarından anlaşılacağı üzere ...'a gitmesi gereken malların, davalı ... ve çalışanının ağır kusuru ya da kasıtlı davranışı nedeniyle, 19.02.2025 tarihinde ..... mevkinde tırdan mal indirmeye dahi elverişli olmayan bir mahalle arasında, 140 ton paketli parakende satışa hazır zeytinin müvekkilinin hiçbir talimat ve yönlendirmesi olmaksızın kimliği henüz belirlenemeyen kişilere teslim edildiğini, üstelik karşı tarafın çalışanının, kolluk ifadesine göre mahalle ortasında indirilen malların akabinde 36.000,00-TL'yi kimliği belirsiz kişilerden nakden teslim aldığını, müvekkilinin ... kurucusu olduğu ... şirketi olup, elden para ödenmesinin mümkün olmadığını, yapılan hatalı teslimata dair konu hakkında müvekkili şirkete hiçbir şekilde haber verilmediğini, ürünleri irsaliyede yazan adresten farklı bir adrese bırakan davalı ...'ın şoförü'nün, ürünleri teslim ettiğine dair teslim belgesi de almadığını, 26.02.2025 tarihinde müvekkil şirket yetkilileri tarafından ...'a gitmesi gereken malların akıbeti sorulduğunda ise davalı ...'ın şoförü tarafından malların .....'ya götürüldüğü bilgisinin öğrenildiğini, yaşanılan hadisenin müvekkili şirket tarafından öğrenilmesi akabinde müvekkili şirket yetkilileri tarafından konunun emniyet birimlerine aktarıldığını ve müvekkili şirket zararına hareket edenler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu hatalı teslimat nedeniyle taşınan malların zayi olduğunu ve bulunamadığını, bu nedenle ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye ait ürünlerin bedeli olan 2.158.911,36 TL'nin ödenmesi için ... San. ve Tic. A.Ş., faturayı tanzim ettiğini ve faturanın müvekkili şirketçe defterlerine ve cari hesabına işlenmekle ödeme işleminin cari hesap üzerinde gerçekleştirildiğini, bu sebeple müvekkillinin talep hakkının doğmuş bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından TTK hükümlerince taşıyanın, taşınılan ürünleri tesliminden kaynaklı sorumluluğu nedeniyle davalı ...'dan ilgili 2.158.911,36-TL bedeli talep etme hakkı bulunduğunu, taşıyan sıfatında bulunan ...'a ait ... plakalı aracın şoförü olan ...'in ağır kusurlu davranışı ve ihmali ya da kasıtlı davranışı nedeniyle tesliminden sorumlu olduğu malların zayi olduğunu ve malların teslim adresine götürülmediğini, davalı ...'ın TTK hükümleri gereğince malların bedelini tanzim yükümlülüğü altında olduğunu, davalı ...'ın, şoförü olan ...'in 26.02.2025 tarihinde karakolda vermiş olduğu ifadeden de anlaşılacağı üzere olaydan haberdar olduğunu, ayrıca .... Noterliğinin 07.03.2025 tarihli ... yevmiye nolu, davalı ...'a 11.02.2025 tarihinde tebliğ edilen ihtarname uyarınca, zayi olan mal bedellerinin müvekkiline ödenmesi ile ilgili ihtarname gönderildiğini, ancak bu güne kadar ödeme yapılmadığını, ...'ın iş bu mal bedellerini ödememek adına, tahsil kabiliyetini azaltıcı eylemlere girme endişesi yaratmasından dolayı öncelikle talebin kabulü ile davalı ... için şimdilik 2.158.911,36-TL tutarında menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız şekilde, mahkeme aksi kanaatte ise takdir edecekleri teminat karşılığında ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile 2.158.911,36-TL'nin olay tarihi olan 19.02.2025 tarihinden itibaren işlemiş ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın .....'de ikamet etmekte olup ... plaka nolu çekicinin maliki olduğunu, 18.02.2025 tarihinde kendisini ... Sorumlusu olarak tanıtan erkek şahıs tarafından ..... numaralı telefon numarasından arandığını ve ... / ..... ilçesinden ...'a yük götürüp götüremeyeceği konusunda iş teklif ettiğini, görüşme detaylarında ... ilçesindeki zeytin fabrikasında ... ve ... isimli sevkiyat sorumlularının kendilerini karşılayacağını ve götürülecek malı yükleyeceklerini söylediğini, 32.000 TL+KDV bedel üzerinde anlaşmaları üzerine ..... telefon numaralı şahsın müvekkiline ait çekicinin şoförü ... ile iletişime geçtiğini, ...'den öğrendiği kadarıyla ...'teki fabrikadaki sevkiyat sorumluları ... ve ...'i tanıdığını ancak olay günü ... ve ...'in fabrikada bulunmadığını, bunun üzerine şahsı tekrar aradığını, şahsın onlar gelecek birazdan dediğini ancak ... ve ...'in değil fabrika forkliftçisinin bir süre sonra gelerek malı çekiciye yüklediğini öğrendiğini, aracın ...'a zeytin sevkiyatı için fabrikadan irsaliyesini alarak yola çıktığını, şoför ...'i aradığını ve kendisinden araç ruhsatı, ehliyet ve irsaliyenin fotoğraflarını göndermesini istediğini, araç ... civarında iken şoför ...'in yeniden arandığını ve zeytinlere .....'daki ... mağazalarının daha çok ihtiyacının olduğunu söyleyerek yükün .....'a değil .....'ya gitmesi gerektiğini söylediğini, müvekkiline ait aracın 19.02.2025 tarihinde ..... 'ya vardığını ve burada kendisini telefondan arayan şahsın ...... sokak kesişiminde kendisini karşılayacağını söylediğini, burada kendisini karşılayan beyaz cerrahi maskeli şahsın, müvekkiline ait araç şoförü ...'e deponun ...... Sk. içerisinde olduğunu, buraya tır ile yanaşamayacağını, nakliyeyi kaldırım üzerine indirmesini, buradan kendisinin kamyon ile depoya alacağını söylediğini ve nakliye bedeli olarak elden nakit 36.000,00-TL'yi şoför ...'e verdiğini, sonrasında ...... sokaktan bir forklift geldiğini ve malzemeyi çekiciden indirdiğini, şoför ...'in irsaliyeyi istediğinde cevaben yolda konuştuğu telefondaki şahsın kendisine ileteceğini söylediklerini, araç şoförü ...'in de sürekli olarak .....'teki fabrika ile iş yaptığı için bir sorun olmayacağını düşünerek kabul ettiğini, 19.02.2025 tarihinde telefonu kullanan şahıs tarafından ... isimli şahsın IBAN bilgilerini içeren fotoğraf gönderildiğini ve komisyon olarak 1.000,00-TL atmasını talep ettiğini, akabinde de ... A.Ş.'ye ait kaşenin fotoğrafını gönderdiğini ve faturayı kesmesini talep ettiğini, 1 hafta sonrasında 26.02.2025 tarihinde ...'i ... adına aradığını söyleyen şahsın .....'na getirilen yükün gelmediğini söylediğini ve bunun üzerine bu şahıslar ile yükü indirdikleri yere beraber gidildiğini ve sonrasında .....'ne gidildiğini, taraflarınca ... vekili ile görüşüldüğünü ve durum hakkında bilgi alındığını, müvekkilinin ... firmasına fatura kesmek suretiyle dolandırıcılar vasıtası ile farklı bir noktaya teslim ettiği ürünlerin muhtemeldir ki piyasa fiyatının altından piyasaya el altından sürüldüğünü, haricen edinilen bilgi kapsamında .....'teki zeytin fabrikasından çıkışı olan 150 kilo kadar zeytinin burada bulunduğu, bu olayla ilintisi olan şahsın ... olduğu bilgisi edinildiğini, ayrıca sonradan edinilen bir başka bilginin ise ... adına bu iş için ... firmasının nakliye grubunda ilan paylaştığı, telefonu kullanan şahsın da buradan böyle bir işin bulunduğunu görerek haksız bir şekilde malları kendi uhdesine geçirmek için araya girmek suretiyle hareket ettiğinin düşünülmekte olduğunu, sonuç olarak müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşımacılık işinden kaynaklanan, zayi olan emtia nedeniyle oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, taraf iddia ve savunmalarında geçen ..... sayılı, .....ve ..... sayılı soruşturma dosyaları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyanın tevdi edildiği taşımacılık uzmanı, gıda mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından sunulan 12.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... TTK’da sorumluluğu kısmen ya da tamamen ortadan kaldıran hallere ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda özel sorumluluktan kurtulma hallerinin uygulanması söz konusu değildir. Genel sorumluluktan kurtulma hali ise TTK m. 876 hükmünde düzenlenmiştir. TTK m. 876 hükmü uyarınca zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda eşyanın, gönderenin talimatı olmaksızın irsaliyede yazan adres dışında bilinmeyen birine teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu halde eşyanın gönderilene teslimi mümkün olmadığından zayi hali söz konusudur. Zira zıya hali hem eşyanın telef olmasını hem de kayıp halinde olduğu gibi tesliminin gerçekleşmediği her hali kapsar. Davalı taşıyıcının adamı (araç sürücüsü),eşyanın dava dışı gönderilenin ..... şubesine teslim edilmesi yönünde bir telefon aldığını ifade etmişse de dosya içeriğinden eşyanın gönderilenin şubesinin bulunduğu yerde de teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Olayda TTK m. 876 hükmünün uygulama alanı bulacağı bir durum tarafımızca tespit edilememiştir. Bu durum Sayın Mahkemenin takdirindedir. ... TTK’da kural olarak sınırlı sorumluluk ilkesi benimsenmiştir. Sayın Mahkemenizce sınırlı sorumluluk ilkesi kabul edilirse sorumluluk miktarı; taşıyıcının azami sorumluluk miktarının TL cinsinden değeri; 108.756,48-ÖÇH x 47,4915-TL=5.164.845,23-TL tutarında olacaktır. Bu halde anılan miktarı aşmayacak şekilde gerçek zarar tazmin edilir. Dosyada yer alan 18.02.2025 tarih ve ... numaralı fatura uyarınca taşınan eşyanın değeri 2.137.536.00-TL + KDV %1 21.375,36-TL = 2.158.911,36-TL’dir. ... Taraflar arasındaki çekişme konularından olmamakla birlikte, kaybolan malın yitmiş kaybolmuş olmasına bağlı olarak zıya olduğu, dosya içeriğinde taşıyıcının yüksek özeni gösterdiğini destekleyen delillerin yokluğunda, teknik anlamda taşıyıcı olan davalının taşımak için teslim alınmış eşyanın zayi olmasından sorumluluğu bulunduğu, ... taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için TTK md. 876 gereğince zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana geldiğini ispatlaması gerektiği, dosya içeriğinde sorumluluğun eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğine dair yeterli delile rastlanmadığı, taşıyıcının sorumluluğunun azami sorumluluk limiti altına kaldığının tespit edilmiş olması sebebi ile her halde sorumluluk miktarının 2.158.911,36-TL tutarında olduğu ..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınması uygun bulunan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, ... plakalı aracın davalı ...'a ait olduğu, davacı ile davalı arasında mezkur araç ile zeytinyağı taşınması konusunda anlaşma sağlandığı, bu kapsamda yükün 18.02.2025 tarihli irsaliye ile ...'ya taşınmak üzere ... plakalı araç sürücüsü ...'e teslim edildiği ve davalı ... tarafından davacıya 19.02.2025 tarihli 16.000,00-TL miktarlı nakliye bedeli faturasının tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Ancak yükün, ... plakalı araç sürücüsü tarafından, davalı yanca iddianın ileri sürülüş şekline göre kendisini davacı yetkilisi olarak tanıtan kimliği belirsiz kişilerce telefonla verilen talimat üzerine .....'nda yer alan ...... Sokak civarında bir kaldırım üzerinde boşaltıldığı anlaşılmış, bu esnada araç sürücüsüne beyaz cerrahi maskeli bir şahsın eşlik ettiğinin ve kendisine elden 36.000,00-TL verildiğinin iddia edildiği görülmüş ve bu hususta davalı, kendisinin de dolandırıldığını sonradan fark ettiğini, bu nedenle ..... nezdinde suç duyurusunda bulunduğunu beyan etmiştir. Niza konusu olaya uygulanması gereken, TTK'nın 875. maddesi, "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." hükmünü, TTK'nın 876. maddesi ise, "Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." hükmünü haizdir. Somut olayda, davacıya ait yükün taşınmasını üstlenen davalı tarafından görevlendirilen ... plakalı araç sürücüsü tarafından kimliği belirsiz kişilerce verilen talimat üzerine kimliği belirsiz kişilerin nezaretinde, davacının şubesi, deposu vs. yerine bir kaldırım üzerine yükün boşaltıldığının iddia edilmesi karşısında, davalının TTK'nın 876. maddesi anlamında en yüksek özeni gösterdiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu bağlamda, yapılan ceza soruşturması neticesinde davalı tarafından iddia edildiği şekliyle davalının adı geçen kimliği belirsiz kişilerce dolandırıldığı tespit edilse dahi, TTK'nın 876. maddesi kapsamında varılan bu sonucun değişmeyeceği görüldüğünden, davalı tarafından bildirilen ceza soruşturma dosyası, eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılmamış ve incelenen soruşturma dosyalarıyla birlikte mevcut dosya kapsamı itibariyle yargılamaya yenilik katmayacağı görüldüğünden aynı konularda tanık da dinlenmemiştir. Yine davalı tarafından, işin, dava dışı "..." isimli şirket tarafından kendilerine verildiğinden bahisle de sorumluluklarının olmadığı iddia edilmiş ise de, davalının bu iddiası, dosya kapsamına uygun olmadığı gibi her durumda TTK'nın 888. maddesi de nazara alındığında, davalı lehine hükme esas alınması uygun bulunmamıştır. Son tahlilde, bilirkişi raporunda da hesaplandığı üzere, TTK'nın 882. maddesi gereğince sınırlı sorumluluk esası uygulansa dahi, davacının 2.158.911,36-TL maddi zarar talep edebileceği anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Temerrüt durumu bakımından ise; .... Noterliği'nin 07.03.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi nazara alınarak, davacı tarafından bu ihtarnamenin tebliğine dair bir delil sunulmamış olmakla beraber, davalının .... Noterliği'nin 18.03.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname cevabı göz önüne alındığında davalının 18.03.2026 tarihinde temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerekmiş, hükmolunan maddi tazminata 18.03.2025 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; 2.158.911,36-TL’nin 18.03.2025 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 147.475,23-TL harçtan peşin alınan 36.868,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 110.606,42-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 320.247,59-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 36.868,81-TL peşin harç, 540,00-TL tebligat, 25,00-TL müzekkere gideri ve 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 53.049,21-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14.04.2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır.

Hakim ..... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/301, K. 2026/230, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-301-e-2026-230-k-0a240f76817c